Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3700

Karar No

2024/2068

Karar Tarihi

13 Mart 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/271 Esas, 2022/488 Karar

DAVALILAR: 1. Devir Alan Birleşik Fon Bankası A.Ş.

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2022 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 5.810,00 TL’ye yükseltilmiş olup dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalılar vekilleri tarafından temyize konu edilen toplam miktar 3.634,00 TL olduğundan Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 5.810,00 TL’nin altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalılar vekillerinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesi'nde 3 ayrı vadeli hesap açtırdığını, müvekkilinin hasta ve yaşlı olması nedeniyle uzun süre bankaya gitmediğini, Türk Ticaret Bankasının tasfiyesiyle birlikte Birleşik Fon Bankası'na devredildiğini, müvekkilinin parasının miktarını öğrenmek istediğinde hesaplardaki paraların vadeye bağlanmadığını, hesaplara faiz yürütülmediğini öğrendiğini ileri sürerek paranın hesaplanarak davalıdan tahsilini talep etmiş, 16.11.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini ... yönünden 10.158,49 TL, Birleşik Fon Bankası yönünden 16.088,34 TL olarak artırdıklarını, davanın toplamda 26.246,83 TL olarak kabulüyle, dava tarihinden itibaren davalılardan sorumlu oldukları miktarlar üzerinden avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı temlik alan Birleşik Fon Bankası vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet düşmediğini, 12.03.2004 tarihi itibariyle ... A.Ş. nezdindeki mevcut ayni ve nakdi mevduat ile cari hesap bakiyelerinin karar gereği Birleşik Fon Bankası A.Ş.’ye Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kararı kapsamında yediemin sıfatı ile devredildiğini, söz konusu faiz talebinin hesapların müvekkili bankaya devir tarihine kadar olan kısım bakımından davanın ... A.Ş.'ye karşı açılması gerektiğini, BFB mevduata faiz uygulanmasının kaldırıldığını, davacının dava konusu hesaplarda hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini, hak sahipliğini kanıtlayamadığından davacıya ödeme yapılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı temlik eden ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 21.06.2016 tarihli bilirkişi raporu uyarınca ... A.Ş.’nin öncelikle ödeme yükümlülüğü bulunduğu, tasfiye halinde olması nedeniyle tüm mevduat ve diğer alacakların Birleşik Fon Bankası A.Ş.’ye devredilmiş olması nedeniyle davacının mevduatından her iki bankanın da kendi sorumlulukları alanları içinde ödeme yükümlülükleri bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.158,49 TL’nin Tasfiye Halinde Türk Ticaret Bankası A.Ş.’den, 16.088,34 TL’nin Birleşik Fon Bankası A.Ş.’den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 14.02.2019 tarih, 2017/1596 E. ve 2019/1189 K. sayılı kararıyla; "1 Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, ...'nı temsilen Birleşik Fon Bankası'nın davalı olarak gösterildiği, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile taraf değişikliği isteminde bulunulduğu, esasen dosya kapsamı itibari ile davacı tarafın amacının ...'nı davalı olarak göstermek olduğu ancak adı geçen bankanın Birleşik Fon Bankası’na devredildiği inancı ile Türk Ticaret Bankası'nı temsilen Birleşik Fon Bankası'na temsilci sıfatıyla davanın yönetildiğinin anlaşıldığı, bu hali ile davacı tarafın temsilcide hatası söz konusu olup, mahkemece davanın ...'na karşı görülüp sonuçlandırılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

Bu durumda mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde davanın ...'na karşı görülüp sonuçlandırılması gerekirken 16.088,34 TL’nin Birleşik Fon Bankasından tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı Birleşik Fon Bankası yararına bozulması gerekmiştir.

2 Davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davacı, davalı ... Fethiye Şubesi’nde 3 ayrı vadeli mevduat hesabı açmış, 310/114256 nolu hesaba 06.01 2001 tarihinde 928,83 TL, 310/141887 nolu hesaba 16.02.2001 tarihinde 334,88 TL, 310/178640 no'lu hesaba 13.03.2001 tarihinde 890,55 TL’nı 3 ay vadeli olarak yatırmıştır. Türk Ticaret Bankası’ndan temin edilen ekstrelere göre söz konusu hesaplar davalı banka tarafından 2 dönem üst üste faizlendirilmiş, başka bir deyişle söz konusu vadeli hesapların vadeleri dolduğunda vadeleri temdit edilip 2. kez faizlendirilmiştir. BDDK’nın 15.06.2001 tarihli ve 346 nolu kararı ile 01.07.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türk Ticaret Bankası’nın bankacılık işlemleri yapma, mevduat kabul izni ve yetkisi kaldırılmakla söz konusu hesapların vade dolum tarihleri 17.08.2001, 07.07.2001 ve 11.09.2001 tarihlerinden itibaren yasal engel gereği faiz uygulaması mümkün olmadığından bu tarihlerden sorası için faiz tahakkuk ettirilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla mahkemece dava konusu hesaplar bakımından 17.08.2001, 07.07.2001 ve 11.09.2001 tarihlerindeki mevduatlar nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken, BDDK’nun 12037 sayılı yazısı gereği Türk Ticaret Bankası nezdindeki mevcut ayni ve nakdi mevduat ve cari hesap bakiyelerinin 12.03.2004 tarihi itibariyle TMSF’nu temsilen yediemin sıfatıyla Birleşik Fon Bankası AŞ’ye devredildiği tarihe kadar faiz tahakkuk ettirilerek yapılan hesaplamaya itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.

3 Ayrıca davalı bankaların harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulmaları da doğru görülmemiş, bu yönüyle de kararın davalı bankalar yararına bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararI ile bozma ilamı doğrultusunda devreden davalı banka cevap dilekçeleri ile devreden davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen 24.10.2011 tarihli 112184 sayılı cevapta, davacıya ilişkin 310 141887 numaralı hesabın yeni müşteri numarası 333596, hesap numarası 300 4346136 olarak 554,43,00 TL’lik, 310 114256 numaralı hesabın yeni müşteri numarası 333596, hesap numarası 300 4346110 olarak 1.633,61,00 TL’lik, 310 178640 numaralı hesabın yeni müşteri numarası 333604 hesap numarası 300 4346169 olarak 1.436,30,00 TL’lik bakiyelerle Birleşik Fon Bankası A.Ş.’ne 12.03.2004 tarihinde diğer hesaplar gibi devredildiğinin bildirildiği, her üç hesaba ilişkin devreden bakiyelerin toplamının 3.651,34 TL olup bilirkişi raporu ile devredilen bakiyeler toplamı arasındaki farkın bilirkişinin 01.07.2001 tarihinden sonra her bir vadenin sonu olan 17.08.2001, 07.07.2001 ve 11.09.2001 tarihlerine kadar değil de her üç hesap yönünden 01.07.2001 tarihine kadar faiz tahakkuk etmesi olduğundan, rapora itibar edilmediği, bankanın bankacılık faaliyetinden men edilmesine karar verilmesini takip eden vade sonlarına kadar işleyen faizli bakiyeleri toplamı olan 3.651,34 TL olarak davalı tarafça bildirilmiş olduğundan, davacının davalıdan 3.651,34 TL alacaklı olduğuna kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.651,34 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte temlik alan sıfatı ile davalı Birleşik Fon Bankası A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, temlik eden davalı ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 19.06.2016 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, bozma ilamının hatalı olduğunu, davalı ...'nın her ne kadar bankacılık faaliyeti sona ermişse de müvekkilinin mevduatının davalının uhdesinde olup, geçen zaman içerisinde bu mevduatların değişik şekillerde nemalandırıldığını, davalı tarafından nemalandırılan bu mevduatlara da faiz tahakkuk edilmesinin hem hakkaniyete hem de işin doğasına uygun olacağını, yediemin bankası olan Birleşik Fon Bankası'nın yediemin sıfatıyla kendisine devredilen fon ve mevduatları istediği gibi nemalandırma hakkının bulunduğunu, kendi adına piyasada işlem yapılıp ciddi anlamda faiz geliri elde edilen bir kurumun kendisine emanet edilen paraya faiz ödememesinin hakkaniyete aykırı olduğu gibi dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek kararın kısmen reddedilen kısım yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalılar vekillerinin harç yönünden temyiz istemlerinin, harçtan muaf olan banka aleyhine harca hükmedildiği, önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere harçtan sorumlu tutulmaları doğru görülmemişse de bu hatanın mahal Mahkemesinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde bulunduğundan bu hususun incelenmesine gerek görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davacı Temyizi Yönünden

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

B. Davalı Temyizi Yönünden

Davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizmahkemev.onanmasınareddinesonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim