Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5653

Karar No

2024/2049

Karar Tarihi

13 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1222 Esas, 2022/1253 Karar

vekili Avukat ...

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/281 E., 2020/61 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti durdurulması, önlenmesi, giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun reddine, davacı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin plastik sektöründe yenilikçi ve uzmanlaşmış bir şirket olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde onlarca marka tescili bulunduğunu, bu marka tescillerinden birinin de 21 ... sınıfta tescilli 2013/107866 sayılı "STORM" ibareli marka olduğunu, davalının müvekkilinin anılan markadan ... haklarını ihlal eder nitelikte ürünleri üretip satışını yaptığını, davalıya söz konusu eylemini durdurması için 26.01.2018 tarihinde ihtar gönderildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde 2018/16364 sayılı "PAREX STROM" ibareli marka başvurusunda bulunduklarını, esas unsurun PAREX olduğunu iddia ederek haksız eyleme son vermediğini, davalının bahsettiği 2018/16364 sayılı marka başvurusunun başvuru tarihinin bilgilendirme yazısından sonra olduğunu, davalı tarafın kötü niyetle marka başvurusunda bulunduğunu, davalının müvekkiline ait "STORM" ibareli markayı aynı ürün çeşidinde birebir aynı şekilde kullandığını, müvekkilinin markasal haklarının ihlal edildiğini, davalının "STORM" ibaresini kullandığının Mahkemenin 2018/151 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit ve tespit neticesi sunulan bilirkişi raporu ile de ... olduğunu, davalının eyleminin 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve devam maddeleri uyarınca tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rakebetin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, haksız tecavüzün önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, bu suretle tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına, imhasına, davalı tarafın müvekkili şirketin tescilli markasından ... haklara karşı haksız eylemlerinden ve tecavüzlerinden dolayı 6769 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen şekilde hesaplama yapılarak şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminatın dava açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 22.11.2019 havale tarihli dilekçesi ile 30.000,00 TL'lik maddi tazminat talebini 64.982,91 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "PAREX" ve "PAREX" esas unsurlu markalarının sahibi olup "PAREX" markalarının tanınmış olduğunu, müvekkilinin "PAREX STROM+Şekil" markasının bir bütün halinde kullanımının meşru bir kullanım olduğunu, davacının "STROM" markası ile benzerliği olmadığından tüketici nezdinde iltibas ihtimali ve dolayısıyla marka hakkına tecavüz eden bir eylemin de olmadığını, markanın asli unsurlarının, renk, şekil, komposizyon olarak davacı markasından çok farklı olduğunu, markalar arasında benzerlik olmadığını "PAREX" esas unsurlu 21 ... sınıfta tescilli pek çok seri markanın kazanılmış hak teşkil ettiğini, fonetik olarak da markaların birbirinden ayrıldığını, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2018/16364 kod no ile yapılmış başvurularının 12.03.2018 tarihli resmi marka bülteninde yayınlandığı gözetildiğinde müvekkilinin markasının tescilini talep etmiş olduğu ürünler üzerinde tespitin yapıldığı 14.05.2018 tarihindeki kullanımının meşru olduğunun kabulünün gerektiğini, hukuka uygun kullanımda ne marka tecavüzü ne de haksız rekabet eyleminin mevcut olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının ürünlerinde "STORM" ibaresini kullanımının davacı markasıyla işitsel, anlamsal, görsel olarak ayrı ayrı ve bütün olarak tetkikinde ortalama tüketici nezdinde karışıklığa mahal verecek derecede benzerlik ve aynılık içermekte olduğu, aynı emtialarda kullanılan markaların görünüş itibari ile ortalama tüketici nezdinde benzerliğinin ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve bu itibarla markaya tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, davalının "PAREX" markasının tanınmış marka olmasından bahisle yapmış olduğu itirazların, davaya konu markanın "STORM" oluşu ve "PAREX" ibaresinin davalı kullanımı ile davacı markası arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalini ortadan kaldırmayışı karşısında yerinde olmadığı, tazminat talebi değerlendirilirken davacının, tecavüz ve haksız rekabet olmasaydı elde edebileceği gelirin hesaplanmasında, yalnızca davalının davaya konu "STORM" ibaresini içerir ürün satışlarından elde etmiş olduğu kârın hesaplanmasının doğru ve kesin sonuç vermeyeceği, tarafların işletmelerinin ticari boyutları, reklam ve pazarlama faaliyetlerinin birlikte nazara alınması gerektiği; buna göre davalının, davacı şirkete nazaran satış, pazarlama, reklam faaliyetlerinin daha yoğun olmasının da satışların artmasında etkili olduğu ve tazminat hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 ... maddelerinin gözetilmesi gerektiği, ayrıca tazminata ilişkin dönem hesabında haksız fiilin başladığı tarih ile dava tarihine kadar olan dönemde uğranılan kazanç kaybının hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait 2013/107866 tescil numaralı markadan kaynaklı haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturduğu belirlenen "STORM" ibareli davalı yana ait ürünler ile münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla cihaz ve makinelere el konulmasına ve hüküm kesinleştiğinde imhasına, 6769 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri nazara alınmak suretiyle takdiren 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte; 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm özetinin masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin eksik vekalet ücretine hükmettiğini, davada markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile 30.000,00 TL manevi 64.982,91 TL maddi tazminat talep ettiklerini her bir talep için müvekkili lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, yine takdir edilen tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, 19.06.2019 tarihli bilirkişi raporunun yoksun kalınan karın tespit edilebilir nitelikte olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin ticari kayıtları incelendiğinde 2013 2018 arası 148.667 adet ürün satıldığının, davalının ise 2017 2018 yılları arasında 11.883 adet ürün sattığının anlaşıldığını, bilirkişilerin müvekkili ile davalının kar zarar oranlarının birbirine yakın olduklarını belirttiklerini, buna göre davalının sattığı 11.883 adet ürünün müvekkilince satılabilecek kapasitede olduğunu, Mahkemenin 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri uyarınca tazminat takdirinin hatalı olduğunu, takdiri tazminat hesabı için zarar miktarının somut verilere göre belirlenmesinin mümkün olmaması gerektiğini, davalının tacir olup basiretli davranması gerektiğini, davalının ürünlerinin büyük marketlerde müvekkilinin ürünleri ile yan yana satıldığını, markanın ticari itibarının da zedelendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markalarının tanınmışlığının hükme esas bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, markanın tanınmış marka olmadığı yolunda tespit yapıldığını, bu husustaki itirazlarının da dikkate alınmadığını, müvekkilinin 21 ... sınıfta yurt dışında tescilli birçok markası bulunduğunu ve markalarının tanınmış olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, yine birçok "PAREX" esas unsurlu markalarının müvekkili açısından kazanılmış hak oluşturduğunu Mahkemenin bu hususu da göz ardı ettiğini, müvekkili aleyhine açılan benzer davada "PARMEX" markası ile "PAREX" markasının benzer olmadığına karar verildiğini ve bu kararın derecattan geçtiğini, bütünsel olarak değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkilinin markası ile davacı markasının birbirine benzemediğini, bilirkişi raporunun mali inceleme bölümünde hatalar ve çelişkiler bulunduğunu, adet ve tutar olarak tutarsızlıklar olduğunu, satış rakamlarının gerçeği yansıtmadığını, ürünün 160 adedinin iade alındığını, ayrıca "storm otomotik temizlik seti" stok kodlu ürünlerinin 2018 yılı satışından 12.718,30 TL zarar olduğunu, bu yöndeki itirazlarının da dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri uyarınca takdirinin hatalı olduğu ileri sürülmüşse de, somut olay bakımından davacının istediği tazminat miktarının tam olarak belirlenemediği anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ayrıca tazminat miktarlarının düşük olduğu ileri sürülmüş ise de, ihlalin niteliği, ağırlığı ve olayın oluş şekli dikkate alındığında bu husustaki istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı; ancak kabul edilen bu talepler yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece maddi ve manevi tazminat talebi yönünden vekalet ücretine hükmedildiği, markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden vekalet ücretine hükmedilmediği davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin yerinde olduğu; davalı yanın istinaf taleplerine gelince, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli nitelikte bulunduğu, davalının davacının marka haklarını ihlal ettiği, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği, davalının markasının tanınmış marka olduğu yönündeki itirazının yerinde olmadığı, markanın bilinir olmasının tanındığı anlamına gelmeyeceği, öte yandan raporların mali inceleme bölümünde hatalar ve çelişkiler bulunduğu satış rakamlarının doğru olmadığı yolundaki istinaf sebebinin ise Mahkemece tazminat miktarının 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri gözetilerek tayin edildiği anlaşılmakla yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait 2013/107866 tescil numaralı markadan kaynaklı haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, tecavüz oluşturduğu belirlenen "STORM" ibareli davalı yana ait ürünler ile münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla cihaz ve makinelere el konulmasına ve hüküm kesinleştiğinde imhasına, 6769 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri nazara alınmak suretiyle takdiren 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte; 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm özetinin masrafı davalıdan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; takdir edilen tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, ihlalin başladığı tarihinde davalı defterinden açıkça anlaşılabileceğini, 19.06.2019 tarihli bilirkişi raporunun yoksun kalınan karın tespit edilebilir nitelikte olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin ticari kayıtları incelendiğinde 2013 2018 arası 148.667 adet ürün satıldığının, davalının ise 2017 2018 yılları arasında 11.883 adet ürün sattığının anlaşıldığını, bilirkişilerin müvekkili ile davalının kar zarar oranlarının birbirine yakın olduklarını belirttiklerini, buna göre davalının sattığı 11.883 adet ürünün müvekkilince satılabilecek kapasitede olduğunu, Mahkemenin 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri uyarınca tazminat takdirinin hatalı olduğunu, takdiri tazminat hesabı için zarar miktarının somut verilere göre belirlenmesinin mümkün olmaması gerektiğini, davalının tacir olup basiretli davranması gerektiğini, davalının ürünlerinin büyük marketlerde müvekkilinin ürünleri ile yan yana satıldığını, markanın ticari itibarının da zedelendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla ve müvekkili adına tescilli "PAREX" ve "PAREX" esas unsurlu markaların 21 ... sınıf temizlik ürünleri emtialarında yüksek tanınırlığa sahip olup, davaya konu kullanımda da bu markalarının ön plana çıktığını, bütüncül olarak yaklaşıldığında tüketiciler nezdinde davacının itirazına mesnet markayla iltibasın söz konusu olmayacağını, tecavüzün tespitinde sadece ... bir kelimenin aynı olmasına bakılamayacağını, müvekkilinin kullanımının seri marka mahiyetinde olduğunu ve önceki tarihli tanınmış "PAREX" esas unsuru muhafaza edilerek kullanıldığından tecavüzün oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının "STORM" ibaresini 21 ... sınıf ürünler üzerindeki markasal kullanımının davacının 21 ... sınıfta tescilli 2013/107866 sayılı "STORM" ibareli markadan ... haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ... etmediği, tecavüz teşkil ediyorsa durdurulması, önlenmesi, giderilmesi ile maddi ve manevi tazminata karar verilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  3. 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ve 149 uncu ve devam maddeleri

  4. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devam hükümleri

  5. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafparexkararımahkemesiderecetürkpatenttemyizvı.kararın"parex""strom"onanmasınacevap"storm"incelenen"parex"parmex"strom"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim