Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4737
2024/2027
12 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2023/144 Esas, 2023/306 Karar
FER'İ MÜDAHİLLER: 1 ... (TMSF) vekili Avukat ...
2 ... (OYAK) vekili Avukat ...
HÜKÜM: Davanın reddine
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yurtbank A.Ş. Şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile 31.700,00 TL mevduatını 22.12.1999 tarihinde yatırdığını, paranın usulsüz olarak off shore hesabına aktarıldığını, talep edilmesine rağmen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek, davacının yatırdığı paranın 22.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın TMSF’ye yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil TMSF vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacılar murisinin müterafık kusuru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Fer'i müdahil OYAK vekili cevap dilekçesinde; davada asıl muhatabın TMSF olması gerektiğini, herhangi bir husumetleri ve sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 07.11.2019 tarih, 2019/201 E., 2019/853 K. sayılı karar ile davanın kabulüne, 31.700,00 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 05.12.2022 tarih, 2020/377 E., 2022/8680 K. sayılı kararıyla davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off shore hesabına aktarıldığı, iş bu dava ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığından, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off shore hesabına aktarıldığı, iş bu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın esasının haksız eyleme dayandığını, haksız fiil sorumluluğu nedeniyle zamanaşımı sürelerinin 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen süre olduğunu, bu yasa hükmüne göre zamanaşımı süresinin fail ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl olduğunu, fiilin cezayı gerektiren bir fiil olması halinde ise, uyuşmazlığa ceza kanunlarının öngördüğü zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, fiil, cezayı gerektiren bir fiil olduğuna göre suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesi ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre suç tarihi olan 1999 tarihinden sonra dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ...Ş.'nin külli halefi olduğu bankada bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Off Shore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Kanun’un (818 sayılı Kanun) 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 22.04.2022 tarih ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacı mirasçısından harç alınmasına yer olmadığına.
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37