Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5400

Karar No

2024/2001

Karar Tarihi

12 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/656 Esas, 2022/639Karar

Avukat ...

Avukat ... ... ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/903 E., 2020/11 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde işçinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebi ile açılan tazminat davasının kabulüne ilişkin verilen kararın icra takibine konulması sonucu müvekkilinin ödeme yaptığını belirterek şimdilik 210.121,34 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, İHDS, ihale şartnamesi, hisse devir sözleşmesinin birlikte yorumlanması gerektiğini, ödemelerin hisselerin tamamının müvekkiline ait olduğu dönemde gerçekleştirildiğini, bu durumun bilançolara yansıdığını, bölgede faaliyet gösteren ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak davacı şirkete bağlandığını, bu nedenle İHDS öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden ... sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını, davacının işçisinin sözleşme kapsamında üçüncü kişi sayılamayacağını, müvekkilinin sorumluluk dönemiyle ilgili bildirim yapılmadığını, davacının kendi ihmaline dayanarak hak iddia edemeyeceğini, müvekkilinin davadan haberdar olmadığını, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini, iş kazasında kimin ne kadar kusurlu olduğunun anlaşılamadığını, müvekkiline ancak kusuru oranında rücu edilebileceğini, dayanak davada davacı vekili lehine vekalet ücretinin takdir edildiğini, bu miktarın yapılan ödemelerden mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İHDS'nin 7 nci maddesine istinaden devir sözleşmesinden önce 15.04.2001 tarihinde meydana gelen ve ölümle sonuçlanan iş kazası sonucu ölenin mirasçıları tarafından kaza nedeniyle 23.01.2004 ve 25.06.2010 tarihlerinde açılan davalara istinaden davacının 210.121,34 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, ödeme tarihlerinden itibaren davacının yaptığı ödemeleri davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 210.121,34 TL'nin, 58.543,30 TL'lik bölümünün 29.05.2008, 48.208,42 TL'lik bölümünün 08.04.2011 tarihinden, 103.369,62 TL'lik bölümünün 16.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bölgede faaliyet gösteren ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak il müdürlüklerine dönüştürüldüğünü, devre esas bilançoların düzenlendiğini, alacak davasına konu alacakların davacının bütçesinde bırakıldığını, müvekkiline devredilmeyen bedelin davacıya ödenmesine hükmedilmeyeceğini, ölen işçinin sözleşme kapsamında üçüncü kişi sayılamayacağını, müvekkilinin dağıtım ve perakende satış lisansı olmadığından bu davaların muhatabı olamayacağını, devre esas bilançolar ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, mahkemece bilançoların celp edilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, mahkeme kararına göre davacıya ödeme yapılması halinde müvekkili tarafından anılan şirkete haksız kazanç sağlanacağını, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, icra giderleri ve vekalet ücretinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte alacağa hükmedilmesinin İHDS hükümlerine aykırı olduğunu, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu, rücuya esas hesaplama yapılırken dayanak davalarda davacı şirket lehine hükmedilen vekalet ücretinin düşülmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... ... ... ve ... ... tarafından 15.04.2001 tarihli iş kazası sonucu murislerinin vefatı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebi ile davacı Adana ... İşletme Müdürlüğü aleyhine açılan davalarda yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, bu kararların icra takibine konulması nedeniyle davacının icra dosyalarına 29.05.2008 tarihinde 59.543,30 TL, 08.04.2011 tarihinde 48.208,42 TL, 16.07.2012 tarihinde 103.369,62 TL ödediği, davacı tarafından yapılan ödemenin İHDS imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Adana 4. ve 5. İş Mahkemelerindeki davanın davacısı olan ... ... ve ... ... ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olduğu, İHDS'nin 7/4 ve 7/6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7/2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmadığı, davacının icra dosyalarına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceği, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği, yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücretinde herhangi bir hata bulunmadığı, rücuen alacağa dayanak ilamlarda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, hükmedilen vekalet ücretinin davacının ödediği bedelden mahsup edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, İHDS'den kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  3. İHDS'nin 7 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim