Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3654

Karar No

2024/1986

Karar Tarihi

12 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2016/1167 Esas, 2019/461 Karar

DAVACILAR: 1. ...

  1. ...

  2. ...

  3. ... vekilleri Avukat ...

FERİ MÜDAHİLLER: 1. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (...)

DAVA TARİHİ 2. ... (OYAK) vekili Avukat ...

HÜKÜM: Davanın kabulü

KARAR DÜZELTME İSTEYEN: Davacılar vekili

Taraflar arasındaki alacak davasından yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, davalı banka ve feri müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; davacılar tarafının karar düzeltme dilekçesi verildikten sonra karar düzeltme usuli işlemleri beklenilmeksizin İlk Derece Mahkemesince verilen son kararın yerinde olmadığının anlaşılması üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen son kararının kaldırılarak davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Ege Bank A.Ş'nin Trabzon şubesine 29.11.1999 tarihinde, müvekkillerinin birlikte 100.000 USD mevduatını ortak hesap olarak yatırdıklarını, 21.12.1999 tarihinde Egebank A.Ş. yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak, yönetimi ...'ye devredildiğini, banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkillerinin mevduatlarının "Egebank Off Shore Ltd."adlı banka hesabına aktarılmış olduğunu ve Off Shore mevduatlarının sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile müvekkillerine ödenmediğini ileri sürerek, tüm hakları saklı kalmak kaydıyla,100.000 USD mevduatın bankaya yatırıldığı 29.11.1999 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3905 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve esas yönünden de davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

3.Fer'i OYAK vekili cevap dilekçesinde; davada asıl muhatabın ... olduğunu, davanın ... aleyhine açılması gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece 24.10.2019 tarih, 2016/1167 E., 2019/461 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 100.000 USD'nin 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacılardan ... ve ...'ndan temlik alan ... ile diğer davacı ... Çolakoğlu'na verilmesine karar verilmiştir.

IV.TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili ile fer'i müdahil ... ve feri müdahil OYAK vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 28.11.2022 tarih, 2020/1169 E., 2022/8356 K. sayılı kararı ile“... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22/04/2022 Tarihli ve 2021/7 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacıların 29.11.1999 tarihinde Bankaya yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Off Shore Bank Ltd. kıyı bankası hesabına aktarılmış, işbu dava ise 12.01.2015 tarihinde, birleşen dava ise 13.05.2015 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan işbu davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin, davalı banka vekilinin ve fer’i müdahil OYAK vekilinin tüm, fer’i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı ... ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

V. Karar Düzeltme

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadını değiştirmek üzere Hukuk Genel Kuruluna başvurmasının yasal koşulları taşımadığı gibi bu başvurunun da yasal dayanağını oluşturan 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun (2797 sayılı Kanun) 15 inci maddesinde yer alan ''..Yargıtay dairelerinden biri; yerleşmiş içtihadından dönmek isterse..''' ibaresinin de Anayasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin parasının bankalara olan güvenin kötüye kullanılması yolu ile davalı bankanın kasıtlı yönlendirmesi ile Kıbrıs'ta kurulan off shore adlı paravan bankaya ait bir hesaba usulsüz şekilde aktarıldığını, buradan da davalı banka yönetimi tarafından banka iştiraki grup şirketlere geri dönüşü olmayacak şekilde usulsüz kredi verilmek suretiyle tüketildiğini, ... ve BDDK'nın denetimi altındaki Türkiye'de faaliyet gösteren bankalar tarafından yapılmış olup esasen işlene haksız fiil ve oluşan zararın önemli bir kısmının BDDK tarafından denetim görevinin yeterince yerine getirilmemesinden kaynaklandığını, bozma gerekçesinin ve dayanağı olan Hukuk Genel Kurulu İçtihadi Birleştirme Kararının hukuki güvenlik ilkesine, adaletli yargılanma hakkına, mülkiyet hakkına, sürpriz karar verme yasağına, Hukuk Devleti ilkesine aykırı olduğunu, Dairenin taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki nitelemesi yapılırken önceleri sözleşme ilişkisi (mevduat sahibi ile off shore banka arasındaki sözleşmesi ilişkisi) esas alınırken daha sonra haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğuna dayandırıldığını, Kıbrıs'ta paravan olarak kurulan off shore bankalara kayden aktarılan paralardan Türkiye'deki bankaların tüzel kişiliği ve banka yönetiminde bulunan ve hukuka aykırı işlemin yapılmasında payı olan kişilerin banka sahipleri, yöneticileri, denetçileri ve off shore bankanın kuruluşunda görev alan çalışanlar ile bu bankadan kredi kullanan şirketlerin sorumlu olduğunu, bankanın (Egebank, Yurtbank, Sümerbank) tüzel kişiliği devam etmekte olup bu banka en son ING Bank olarak faaliyetini sürdürdüğünden ING Bank'ın ve Borcu Üstlenme Kararı ile ...'nin sorumluluğunun devam ettiğini, bunların sorumluluğun nedeninin devralma nedenine dayandığını, ...'nin bankaların iflasını istemek yerine hak ve alacaklarına olduğu gibi borçlarına da halef olarak bu bankaları OYAK gurubuna sattığını, gerekçeden ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde toptancı bir yaklaşımla 10 yıllık zaman aşımının başlangıcının paranın off shore bankaya yattığı tarihten başladığı ve 10 yıl sonra zaman aşımının dolmuş olduğu için davanın reddedilmesi gerektiği şeklindeki kararın usulsüz olduğunu, İçtihadı Birleştirme Kararınındaki muhalefet şerhinden de anlaşıldığı gibi zaman aşımının başlangıç tarihi olarak paranın bankaya yatırıldığı tarih alınması durumunda mevduat sahibinin paranın bankaya yattığı sırada dolandırılmış olduğunu bilmekte olduğu kabulüne götürür ki bununda hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, beş yıl boyunca içtihadı birleştirme kararı beklenildiği gerekçesiyle karara bağlanmadan bekletilmesinin hak arama özgürlüğünün ihlali olduğu ve adaletli yargılanma hakkını ortadan kaldırılması nedeniyle davaya bakanlar yönünden hukuki sorumluluğu gerektirdiğini, hukuki güvenlik ilkesinin kamu kurumu olan ... için değil de, zayıf durumda olan ve hukuki güvenliğe ihtiyacı bulunan mağdur taraf için olduğunu, Yargıtay içtihatlarının haklı bir sebep yokken sırf bazı üyelerin görüşünün değişmesi veya bazı üyelerin değişmesi nedeniyle içtihadın değişmesinin hukuka güven ilkesini ve yargıya güven ilkesinin ihlali olacağını, kanunların bile geriye yürümesi söz konusu değilken içtihadı birleştirme kararının geriye yürütülmesinin mümkün olmadığını, ...'nin sorumluluğu, halefiyet ve borcu üstlenme kararından, ING Bank'ın sorumluluğununda ... tarafından yönetimine el konulan bankaların halefi olmasından kaynaklandığını, görülen davada borçlunun zaman aşımı defini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Ege Bank AŞ yöneticileri ile görevlileri hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/309 E. sayılı dosya ile derdest olduğunu, ceza davası devam ederken zaman aşımı başlangıç tarihinin paranın off shore hesaba aktarılış tarihi olarak kabul edilip ceza davası zamanaşımı süresinin de 10 yıl olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, ceza davası devam etmesi durumunda zarara sebep olan haksız fiil için ceza kanununda öngörülen ve daha uzun olan dava zaman aşımı süresi geçmiş olsa dahi, maddi ve manevi tazminat davasının açılabileceğini, zaman aşımının kesilmesine ve durmasına ilişkin davada bunların gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda değerlendirilme yapılmadığını, müvekkilinin parasının borçlu olarak ING Bank ve ...'nin kendi uhdesinde tuttuğunu ve kullandığını, intifa olgusunun devam ettiğini, bu nedenle zaman aşımından 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 132 nci maddesi gereğince söz edilemeyeceğini, ayrıca bozma kararı ve içtihadı birleştirme kararı ile kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini belirterek bozma kararın kaldırılarak kararın onanmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ...Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank Bank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41, 49, 55, 60 ve 133 üncü maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 321 ve 336 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ve 154 üncü maddesi.

3.Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Davacılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararincelenentarihivı.kararınmahkemekararııvtemyizreddine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim