Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5602

Karar No

2024/1972

Karar Tarihi

11 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1092 Esas, 2022/1031 Karar

HÜKÜM: Yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/294 E., 2018/207 K.

Taraflar arasındaki tasarım hakkına tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, hediyelik eşya imal ve ticareti ile iştigal eden müvekkilinin İslam dini için mukaddes bir anlam teşkil eden Allah, Muhammed, Esmaül Hüsna gibi vb. ifadeleri kendi yaratımı formlarda tasarladığı 2007/05229 sayı ile tescilli biblo tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar aynısı taklit ürünlerinin davalı tarafından satıldığının öğrenilmesi üzerine delil tespiti yaptırıldığını, davalı eylemlerinin müvekkili tasarımlarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek edildiğini, 2007/05229 numaralı 1 ve 2 no.lu tasarımın ayırt edilemeyecek surette aynısını satışa sunarak müvekkilin tescilli tasarımlarından doğan haklarına davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti ile bu fiillerin durdurulmasına, önlenmesine, ürünlere el konulmasına, kararın ilanına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, 21.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi ve manevi tazminata dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tek taraflı olarak yaptırılmış tespit ve bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, tespite konu dilekçeye müvekkilinin iş yerinde olmayan ve satışının yapılmadığı 16 tane ürünün tescil belgelerinin eklenmesi suretiyle hedef saptırılarak farklı algı oluşturmak istendiğini, 20.08.2015 tarihinde müvekkilinden alınan 25.00 TL’lik “H. Eşya” yazan fişin delil olarak gösterildiği raporun keşif tarihinden aylar sonra düzenlendiğini, davacının tespit bilirkişi raporuna sunduğu numune ve müvekkilinin satışını yaptığı iddia edilen ürünler arasında tecavüze konu olabilecek kuvvette benzerlik olmadığını, bilirkişi raporunu hazırlayanlar arasında Arapça bilen ve hüsnü hat alanında uzman olan kişilerin de bulunması gerektiğini, tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait 2007/05229 1, 2 sayılı çoklu tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün görsellerinin karşılaştırıldığı bilirkişi raporuna göre, davacıya ait dava konusu tasarımlar ile davalı tarafa ait ürün arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, tazminat hesabının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre yapıldığı, davacının yoksun kaldığı kârın 4.807,08 TL olduğu, yoksun kalınan kazancın yanı sıra fiili zararın da talep edildiği, davacı vekilinin, tecavüz eylemlerinin tespiti için yapmış olduğu harcamalardan dolayı belgelerini sunarak tazminat talep ettiği, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında teminat olarak yatırılan 720,00 TL'nin davacı tarafından geri tahsil edilebileceği göz önüne alınarak geri kalan 2.127,05 TL'lik ödeme belgelerinin kabul edildiği gerekçesiyle davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davacının 2007/05229 no.lu 1 ve 2 no.lu çoklu tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasıne ve önlenmesine, tecavüze konu ürünlere el konularak imhasına, üretimde kullanılan araçlara ilişkin talebin reddine, davacının yoksun kaldığı kazanç olan 4.807,08 TL tazminat ve fiili zararı olan 2.127,05 TL toplamı 6.934,13 TL'nin dava tarihinden itibaren itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, takdiren 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, masrafı davalıdan alınmak üzere yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişiler arasında Arapça bilen ve hüsnü hatlarda uzmanlığı olan kimsenin yer almadığını, "Allah" ve "Muhammed" kelimelerinin Arapça yazılışının 1400 seneden beri aynı olduğunu, dini sembollerin tescil ettirilerek insanların dini inanç ve kanaatlerinden para kazanmaya yönelik ticari faaliyetleri hukukun korumayacağını, davacı tarafın "Mahkeme kararının, masrafları davalıya ait olmak üzere ülke çapında tirajı en yüksek günlük 5 gazeteden birinde yayımlanması" talebi olmasına rağmen, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında "yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde hükmün ilanına" karar verdiğini, bu durumun taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, Türk Lirasının yabancı para ve enflasyona karşı değer kaybının değerlendirilmediğini, biblolar sadece Konya gibi dar bir pazarda satılıp pazar payı az olduğundan, davacının 2014, 2015 ve 2016 yıllarındaki satış düşüşlerinin müsebbibi olarak müvekkilinin gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin kusurunun davacı tarafın da bir mağduriyetinin olmadığını, davacının mahrum kalınan kârı incelenirken 2014 öncesi kâr oranının incelenmediğini, davacının ticari defterleri içerisinde davaya konu bibloların yüzdesinin değerlendirilmediği halde davacı tarafın kâr mahrumiyeti sadece biblolara hasredilerek 6.943,13 TL'lik maddi zarara hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme dayanak bilirkişi raporunda sadece davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, davalı şirketin ticari kayıt ve defterleri ve dava konusu emtianın satış durumunun da incelenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişilerin mali müşavir ve Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü Öğretim Görevlisi'nden oluşturulmasında usule aykırılık bulunmadığı gibi, uzmanlık alanları ile ilgili ve görevlendirildikleri konuda rapor düzenledikleri, "Allah" ve "Muhammed" ibarelerinin objelerde kullanılmasını ve bu objelerin satılmasını yasaklayan yasal düzenleme bulunmadığı, davacının, 2007/05229 numaralı tescil tasarım belgesi ile mülga 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 48 inci maddesi uyarınca davaya konu tasarımın hak sahibi olduğunun sübuta erdiği, davacı hak sahipliğinden kaynaklanan hakkını kullanarak dava açtığından, kötü niyetli değerlendirilemeyeceği, davaca tarafça 6769 sayılı Kanun'un 151 nci maddesinin ikinci fıkrasını (a) bendine göre tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelire göre tazminat talebinde bulunulduğu, karara dayanak olarak bilirkişi raporunun esas alındığı ve gerekçeli kararın hükümden önceki 3. paragrafında; "enflasyon farkı da dikkate alındığında" sözleri ile Türk Parası'nın değer kaybının ve "davacının piyasadaki kendi ürününün pazar kanalındaki eksikliği" sözleri ile davacının pazar payı kaybının nazara alındığı, davalı vekilince müvekkili dışında başkaları tarafından aynı ürünler satılmak suretiyle davacının mevcut kazanç kaybının oluşmasına sebebiyet verildiğinin ispat edilmediği, davacının kazanç kaybının davacı defter ve kayıtlar üzerinden tespit edilebileceği, raporda da bu ilke nazara alınarak hesaplama yapıldığı, davalının satış yaptığı şehrin nazara alınmamasında usule aykırılık bulunmadığı, davalının, davacıya ait tasarımı taklit ederek sattığının tespit edildiği, davalının tacir olduğu, tüm iş ve işlemlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği, dava konusu tasarımların taklit üretiminin ve satışının yasal olmadığını bilmesi ve bilebilecek durumda olması gerektiği, bunun yapılmamasının davalı yönünden kusur teşkil ettiği, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, olası zararın tespiti için, çekişmeye konu dönemden önceki ve sonraki dönemlere ait davacının ticari defterleri, gelir tabloları ve bilançolarının incelenmesi gerektiğinden, tecavüz tarihi 2014 yılı haziran ayı olup, dava 2016 tarihinde açıldığından, davacı tarafın 2014, 2015 ve 2016 yılı defter ve kayıtları sunularak inceleme yapılmasında usule aykırılık bulunmadığı, davacının mahrum kaldığı kazanç kaybı zararı olarak bilirkişi raporu ile belirlenen 4.807,08 TL ve ibraz ettiği belgeler doğrultusunda yatırılan teminatın geri alınacağı nazara alınarak gerçek zarar belgelerindeki miktardan kalan 2.127,05 TL'lık kısım ile birlikte tahsiline karar verildiği, 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrasına göre hak sahibinin uğradığı zararın, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsadığı, ispatlanan gerçek zarar ile kazanç kaybı toplamına hükmedilmesinde yasal düzenlemelere aykırılık olmadığı, ancak davacı tarafça, davalı aleyhine verilecek olan kararın, masrafları davalıya ait olmak üzere ülke çapında tirajı en yüksek günlük 5 gazeteden birinde yayınlanması talep edildiği halde, Mahkemece, yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi uyarınca Mahkemenin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talepten fazlaya veya başka bir şeye karar veremeyeceği, Mahkemece talep aşılarak 5 yerine daha yüksek tiraja sahip 3 gazete ile ilana karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinafının bu sebeple kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre davanın kısmen kabulüne, davacının 2007/05229 tescil numaralı 1 ve 2 no.lu çoklu tasarım hakkına davalının tecavüz ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, tecavüze konu ürünlere el konularak imhasına, üretimde kullanılan araçlara ilişkin talebin reddine, davacının yoksun kaldığı kazanç yönünden 4.807,08 TL ve fiili zararı için 2.127,05 TL toplam 6.934,13 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren itibaren avans faizi ile birlikte, takdiren 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, hükmün, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak, Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 5 (beş) gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişiler arasında hüsnü hat alanında uzmanlığı olan Arapça bilen kimsenin olmadığını, davacı kayıtlarına göre, davaya konu bibloların yüzdesinin ne olduğunun belirlenmediğini, davacı zararının tamamının davaya konu biblodan kaynaklanmış gibi fiili zarar hesabı yapıldığını, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında müvekkili kayıtlarının incelenmediğini, manevi, zarar açısından kusur şartının gerçekleşmediğini, davacının telafisi imkansız mağduriyetinin olmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, tespit dosyasında müvekkili işyerinde bulunan davaya konu biblo sayısına yer verilmediğini, örnek mahiyetinde bir iki biblonun bulunmasına göre karar verilemeyeceğini, müvekkilinin üretici değil satıcı olduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerine son vererek kapandığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 26, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim