Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3944

Karar No

2024/187

Karar Tarihi

11 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2013 Esas, 2022/1026 Karar

DAVA TARİHİ: **

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/1073 E., 2021/359 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile davacı arasında 04.05.2018 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince 320.000,00 TL karşılığında davalı borçlu şirket tarafından Eska Mare Projesindeki 13 numaralı dairenin 31.05.2018 tarihine kadar davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince davacı şirketin yerine getirmesi gerekli edimi olan 320.000,00 TL’nin ödemesini 25.05.2018 tarihinde 20.000,00 TL davalı borçlu şirketin hesabına banka havalesi yoluyla gönderildiği, kalan 300.000,00 TL'nin ise sözleşmede kararlaştırıldığı üzere üç ayrı çek ile davalı borçlu şirkete ödendiğini, davacı şirketin kendi üzerine düşen edimini yerini getirdiğini, davalı borçlu şirketin sözleşmede taahhüt ettiği üzere en geç 31.05.2018 tarihine kadar devir ve satışını yapacağı dairenin satışını yapmadığını, davaya konu dairenin devrinin yapılması talep edilmiş ise de davalı borçlunun edimi yerine getirmediğini ileri sürerek tahsilat için yapılan takibe itirazın iptalini, takibin devamını, fazlaya ve zararlarına ilişkin haklarının saklı tutulmasını, alacak likit olduğundan davalı borçlunun asıl alacak ve takip öncesi işlemiş faiz alacağının (324.217,53 TL'nin) %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin şirket unvanı altına her üç üyeden herhangi ikisinin müşterek imzaları ile temsil edileceğinin ilan edildiğini, davacı tarafın borcuna dayanak olarak gösterdiği 04.05.2018 tarihli daire devir ve satış sözleşmesinde davacı şirketin adının kullanıldığı, kim tarafından atıldığı belirsiz olan ... bir imza ile imzalandığı, şirket adına yetkili şirket temsilcilerinin çift imzasıyla imzalanmayan bu sözleşmenin davalı şirketi hiçbir şekilde bağlamadığını, davalının bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının sicil kayıtlarını bilmediğini iddia edemeyeceğini, iyi niyetli üçüncü kişi olmadığını, davalı şirkete davacı tarafından hiçbir ödeme de yapılmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekil şartından yoksunluk nedeniyle geçersiz olduğu, tarafların anılan sözleşmeye ilişkin aldıklarını iade ile yükümlü oldukları, davacının geçersiz sözleşmeye istinaden ödemeleri aynen yerine getirdiği, her ne kadar sözleşmede davalı şirkete atfen ... imza var ise de sözleşme gereği verilen çekler davalı şirket kaşe ve yetkili iki yetkilinin imzası ile tedavüle sokulduğu, yine 20.000,00 TL'lik ödemenin de sözleşmede belirtildiği gibi davalı şirket hesabına nakden yatırıldığı, davalı yanın söz konusu çekleri çift imza ile tedavüle sokmak sureti ile yetkisiz temsil kapsamındaki işleme sonradan icazet verdiği, davalının yetkisiz temsil kapsamında yani ... yetkilisi tarafından imzalanan sözleşme kapsamında davacıdan 320.000,00 TL tahsil ettiği ... olup sözleşme gereği verilen çekleri de çift imza ve şirket kaşesi ile tedavüle soktuktan sonra iş bu davada sözleşmenin kendisini bağlamadığı yolundaki itirazlarının iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, davacı ihtarının davalıyı temerrüde düşürecek mahiyette olmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2018/36047 E. Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; takibin 320.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 64.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada senetle ispat kuralına aykırı olarak tanık dinlenildiğini, hukuka aykırı delil ile karar verildiğini, taşınmaz devrinin resmi şekilde yapılması gerektiğini, dava konusu sözleşmenin geçerli olabilmesi için davalı yönünden çift imza gerekli iken ... imza ile düzenlendiğini, davalıyı bağlamayacağını, tanığın davada yararı bulunduğunu, beyanının kabul edilemeyeceğini, davalının sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının davalı şirket kayıtlarını bilmediğini iddia edemeyeceğini, çekin ödeme vasıtası olduğunu, kambiyo hukukunun ... prensibinin göz ardı edildiğini, davacının kesin ve yazılı delille ispat zorunluluğu bulunduğunu, davalının yetkisiz temsilciye icazet vermediğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, hukuka aykırı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, alacağın likit olmadığını, kısmen ret kararı verildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçersiz sözleşmeye dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği bedel iadesine ilişkin hükmün ve alacağın likit olduğu kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında tanık dinlenmesinin senetle ispat kuralına aykırı olduğunu, tanık dinlenilen hususun sözleşmenin geçerliliğine ilişkin olduğunu, fiili olguyu ispat etmediğini, tanık dinletilmeye muvafakatlerinin bulunmadığını, sözleşmede müvekkili şirketin taraf olmadığını zira çift imza kuralına uyulmadığını ve bu belgenin delil başlangıcı da sayılamayacağını, istinaf kararının bu konudaki gerekçelerinin çelişkili olduğunu, tanığın davada menfaati bulunduğunu, davacının temsile ilişkin çift imza kuralını bilmediğini söyleyemeyeceğini, çekin illetten mücerret olduğunu ve bu ilişkiye hiçbir şekilde icazet verilmediğini, davacının başka bir borcu için ödeme alındığı yahut devir yapıldığına ilişkin ispat yükünün taraflarına yüklenemeyeceğini, dayanılan tanık beyanında da icazet olmadığının belirtildiğini, davacı şirketin basiretli tacir gibi davranmadığını ve kötü niyetli hareket ettiğini, bilirkişi raporunun hatalı hukuki yorumlar içerdiğini ve rapora itirazlarının da değerlendirilmediğini, alacağın likit olmadığının kısmen kabul kararı ile mahkemece de onaylanmış olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, harici taşınmaz sözleşmesi ile taşınmaz bedeli olarak ödendiği ileri sürülen toplam 320,000,00 TL'nın tahsiline yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yöneliktir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı maddesi.

  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi.

  5. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim