Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5424

Karar No

2024/1867

Karar Tarihi

7 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/802 Esas, 2022/660 Karar

DAVALILAR: 1. Mengerler Ticaret Türk A.Ş. vekili Avukat ...

  1. ...Türk A.Ş. vekili ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/556 E., 2022/74 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 166.600,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın teslim tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme şikayeti ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza sebebi ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının muayene ve ihbar mükellefiyetini süresi içinde ifa etmediğini ve kanunun kendisine yüklediği hususları yerine getirmediğini ve aracı bu haliyle kabul etmiş olduğundan bu konudaki tüm dava ve talep haklarının düştüğünü, dava dilekçesinde yer alan talep sonucun kanunda düzenlenen şartları taşımadığını, dava konusu araçta herhangi bir imalat hatası veya açık/gizli aybın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki şikayetlerinin varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile terditli olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın teslimi ile bedelinin iade edilmesine dair talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılmasını teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın görevsizlik nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının ayıptan kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinde alıcıya tanınan hakları yenilik doğurucu yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla terditli olarak talepte bulunamayacağı, verilen kesin sürede seçimlik hakkını kullanmayan davacının lehine bir seçimlik hakka öncelik tanıyarak yargılamaya devam edilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 ve 26 ncı maddelerine açıkça aykırı olacağı, yasal ihtarata uygun olarak huzurdaki davacının 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi uyarınca açık bir talep sonucu barındırmadığı gerekçesiyle aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön inceleme tutanağında taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının ihtar edilmesine karar verildiğini, söz konusu ihtaratın taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, terditli yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme ile birlikte bedelin iadesi, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin; yargılama giderleriyle satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip ara kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verildiğini, görevli mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden keşif yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının istinaf incelemesi neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın usulden reddine karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep ettiklerini hatta sonrasında ek dilekçe de verdiklerini, feri talepler ile ilgili olarak inceleme yapılabilmesi için asıl talebin reddedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde alıcıya tanınan haklar yenilik doğurucu, yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla terditli olarak talepte bulunamayacağı, kanun, alıcıya genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunma hakkını tanıdığı gibi, maddenin 4 üncü fıkrasında hâkime, sözleşmenin feshi yerine bedelden indirim ya da satılanın onarılmasına karar verme konusunda seçimlik yetki tanındığı, bu nedenle, davanın terditli açılmasının mümkün olmadığı, mahkemece dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmaması sebebi ile 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi gereğince davacıya talep sonucunu açıklaması için bir haftalık kesin süre verildiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu eksiklik tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi uyarınca satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak; satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, yargılama giderleri ile satılan için yapılmış giderlerin ödenmesi, ayıplı araçtan doğan doğrudan zararın giderilmesi, olmadığı takdire malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi taleplerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  1. Değerlendirme

6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesine göre alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanbilir. Davacı vekili 23.05.2018 tarihli dilekçesinde öncelikle ayıplı malın misliyle değiştirilmesi talebinde bulunmuş olup belirtilen maddeye göre hakim satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

Davacı vekilinin mehil verilmesi üzerine asıl talebini belirttiği, olmadığı takdirde sözleşmeden dönme ile bedelin iadesine hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu beyanı; 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesine göre asıl talep olmadığı takdirde mahkemece de asıl talebin yerine hükmedilebilecek hususlara ilişkin olmakla mahkemece işin esasına girilerek inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınaincelenenvı.kararıkararınmahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim