Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4052

Karar No

2024/1864

Karar Tarihi

7 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/404 Esas, 2023/86 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kredi kartıyla üçüncü şahsa altın sattığını, davalı bankanın satım bedelinin 10.596,90 TL'lik kısmına 3 üncü kişiye ait kredi kartının sahteliği gerekçesiyle bloke koyduğunu, müvekkilinin tahsil için açtığı davanın sonuçlanarak 2011 yılı içinde alacağını faiziyle tahsil ettiğini, 2001 yılında satım işlemi yaptığını, satış tarihindeki altın değeri ile tahsil tarihindeki altın fiyatları esas alındığında munzam zararının sabit olduğunu, davalının oluşan munzam zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 40.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işyerine müvekkilinin POS cihazının takıldığını, kredi kartıyla yaptığı satışlara ilişkin itiraz gelmesi sonucu bloke konulduğunu, davalının charge back süresini beklemeden dava açtığını, görülen dava sonucu müvekkilinin icra kanalıyla davacının alacağını faiziyle ödediğini, munzam zararının oluşmadığını, salt altın fiyatlarına göre de zararın belirlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Önceki Karar

Mahkemece 12.04.2018 tarih, 2016/34 E. ve 2018/332 K. sayılı kararı ile sahtecilik ihbarı sonrasında Uluslar Arası Kredi Kartı Kuruluşları kurallarına göre davalı bankanın işlemle ilgili olarak davacı adına tahakkuk eden para üzerinde 2 yıllık süre ile sınırlı olarak bloke koyma hakkı olduğu, her ne kadar davacı taraf bu süreyi beklemeden tahsil davasını erken açmış ise de anılan sürenin yargılama sırasında dolduğu, davalının bu sürede ve sonrasında da bloke edilen parayı iade etmediği, davalının aleyhine erken tahsil davası açılmasına rağmen 2 yıllık süre dolduktan sonra davacıya kredi kartıyla yaptığı satış bedelini ödeme imkanı varken bu imkanı kullanmadığı ve davacının alacağını geç almasına neden olduğu, bu nedenle davalının geç ödemede kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre 25.09.2001 tarihinde has altının gram fiyatının 14,885 TL 30.05.2011 tarihinde ise has altının gram fiyatının 78,800 TL olduğu, davacının bloke konulan 10.596,90 TL ile 28.09.2001 tarihinde 731,57 gram has altın alabileceği, 30.05.2011 tarihinde ise bu miktar ile 134,47 gram has altın alabileceği, bu durumda aradaki zararın 597,10 gram karşılığı 47.051,48 TL olduğunun hesaplandığı, davalının takip dosyasında ödediği faiz miktarının takip öncesi işlemiş faiz 18.674,68 TL ve takip sonrası işlemiş faiz 5.040,89 TL olmak üzere 23.715,57 TL olduğu, bu miktarın ise davacının zararı olarak hesap edilen 47.051,48 TL'den tenzili sonucu munzam zararının 23.335,91 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.335,91 TL' nin 01.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 24.09.2019 tarih, 2018/4349 E. ve 2019/5760 K. sayılı kararıyla davalı bankaya karşı açılan ve dosya içinde bulunan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin Dairemizin 2009/8598 E. ve 2011/1430 K. sayılı ilamı ile onanıp, karar düzeltme talebinin reddi ile kesinleşen 2008/10 E., 2008/527 K. sayılı davada davanın kabulü ile 10.596,90 TL'nin 28.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği bu durumda, davalının 28.09.2003 tarihinde ödemesi gereken 10.596,90 TL'yi ödemediği ve bu suretle temerrüte düştüğü kabul edilip 28.09.2003 tarihinde bu parayla kaç gram altın alabileceği; bilahare ise bu parayı tahsil ettiği 30.05.2011 tarihinde kaç gram altın alabileceği bulunarak aradaki altın farkı miktarı esas alınarak Türk Lirası zararının belirlenmesi; bu zarar tutarından icrada tahsil ettiği 23.715,57 TL faiz getirisinin düşülerek ne zararın tespiti, bulunan bu miktardan da ülkede gerçekleşen enflasyondan herkesin etkilenebileceği gözetilerek makul miktarda hakkaniyet indirimine gidilerek hüküm kurulması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayıları verilen karar ile davalının temerrüt tarihi ile paranın tahsil edildiği tarih olan 30.05.2011 tarihi arasındaki farkın 493,49 gr altına tekabül ettiği ve TL değerinin 38.887,01 TL olduğu, bu miktardan davacının icrada tahsil ettiği 23.715,57 TL faiz getirisinin düşülerek bulunan 15.171,44 TL üzerinden Yargıtay bozma ilamı gereğince ülkede gerçekleşen enflasyondan herkesin etkilenebileceği gözetilerek dosya kapsamı ve somut olay özellikleri gereği takdiren %5 oranında hakkaniyet indirimi uygulanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bulunan 14.412,87 TL munzam zarar tazminatının temerrüt tarihi olan 01.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin usuli kazanılmış hakkı ve taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek son bozma kararının verildiğini, somut olaya hakkaniyet indirimi uygulanamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; munzam zarar talep edebilmek için davacının kusurunun olmaması gerektiğini, somut olayda davacının erken dava açarak kusurlu bulunduğunu, davacının munzam zararı bulunmadığını, davacının alacağının faizi ile birlikte ödendiğini, yargılamanın uzun sürmesinin sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, munzam zararın tazminine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42, 43 ve 105 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizincelenenmahkemekararınv.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim