Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4505

Karar No

2024/1856

Karar Tarihi

6 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

Mahkemesi: Ticaret Mahkemesi

Sayısı : 2022/1391 Esas, 2023/322 Karar

Davalı (Temlik Alan) : ... vekili Avukat ...

Davalı (Temlik Eden) : ...

Dava Tarihi :

Hüküm : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı temlik alan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ödünç aldığı para karşılığında dava dışı ...'e boş senet verdiğini, müvekkilinin borcunu ödemiş olmasına rağmen ...'in söz konusu senedi iade etmediğini ve devamında ...'in sigortalı çalışanı olan davalı ... tarafından bu senede dayalı olarak müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin vade tarihinde tahrifat yapılmış olması nedeniyle kambiyo vasfını haiz olmadığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı temlik alan ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli temlik alan olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; senedin düzenlenmesi ile ilgili tefecilik suçundan Bursa 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/467 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesi sanık ... ve sanık ... hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının bu senet nedeniyle davalı ...'ye borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı temlik alan vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 15.09.2022 tarih, 2021/3464 E. 2022/5892 K. sayılı kararıyla; "... 1 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre temlik alan davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2 Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yapılan incelemede Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/467 E. 2014/455 K. sayılı dosyasında sanıklar ... ve ...’nin iştirak iradesi altında mağdur ...'a ödeme tarihindeki has altın (24 ayar) kuyumcu satış fiyatı üzerinden altın satışı yapılmış gibi senet alınıp karşılığında sanki mağdurdan hurda altın alınıyormuş gibi kuyumcu alış fiyatı üzerinden ödeme yaparak ve ödenen miktarın üzerinde senet alarak aradaki fark kadar faiz kazancı elde etmek sureti ile ödünç para vererek tefecilik suçunu iştiraken işlediklerinin sabit olduğu, sanık ...'in ödünç, faizle mağdura borç verdiği para karşılığında alınan 335.000,00 TL bedelli senede alacaklı olarak çalışanı ...'nin ismini yazması ve senedin bu sanık tarafından icraya tahsil için verilmesinin sanık ...'nin atılı suça bilerek iştirak ettiğinin delili olduğu, sanıklara atılı suçun sabit olduğu gerekçesiyle kurulan mahkumiyet hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2020/1859 E. 2020/1605 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.

Somut uyuşmazlık bakımından kambiyo senedine bağlı mücerretlik durumu ortadan kalktığı için uyuşmazlığın temel ilişki çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Davacı ...’ın kabulünde olduğu üzere davacı, dava dışı ...’den 45.000,00 TL tutarında borç para aldığını ikrar etmiştir. Her ne kadar bu parayı iade ettiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını ispat etmiş değildir. Ceza mahkemesinin kabulüne göre de dava ve takip konusu senet hem ana para hem de faize ilişkin olup fahiş faiz talebine ilişkin kesimi bakımından kurulan hüküm yerinde ise de ana para bakımından davacının ödeme savunmasını ispat edememesi karşısında kurulan hüküm yerinde değildir. Davacının aldığını ikrar ettiği miktar bakımından davanın reddi gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3 Kabule göre de karar başlığında davalı olarak alacağı temlik etmiş olan ... ve alacağı temlik alan ... davalı olarak gösterilmiş olmasına rağmen hüküm bölümünde asıl alacağın % 20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine şeklinde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle karar davalı ... yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; tüm dosya kapsamından ve ceza dosyası içeriğinden davalı ...'nin senette lehtar olarak yer almasına rağmen gerçekte senete konu alacaktan dolayı bir alacak hakkının bulunmadığının sabit olduğu, ancak davacının 45.000,00 TL borç para aldığını ikrar etmesi karşısında davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temlik eden davalının tefecilik suçu kapsamında alacaklı (gerçekte lehtarı) olmadığı bir senedi icra takibine bilerek konu ettiği, temlik alanın da tüm bu hususları bilerek davaya konu alacağı eldeki davadaki tüm talepler ile birlikte temlik aldığı, bu sebeple takipte kötü niyetli kabul edilerek temlik alan davalı ... aleyhine % 20 kötü niyet tazminatına hükmolunmuştur.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temlik alan ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama giderlerinden devreden ve devralanın birlikte sorumlu tutulması gerektiğini, dava konusu bononun tefecilik fiili karşılığı alınmış bir bono olduğunu, davanın kısmen reddine konu 45.000,00 TL meblağın davacı tarafından iade edildiğinin ... tarafından ikrar edildiğini, bu hususun dikkate alınmadığını, bu hususun temlik alana karşı da ileri sürülebileceğini, ceza mahkemesince ...'nin hiç bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini dolayısıyla 45.000,00 TL ikrarı bulunsa dahi bu ikrarın gerçek alacaklıya karşı geçerli olacağını, davalı temlik alanın gerçek alacaklı olmadığını ileri sürerek kararın kısmen reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

  1. Davalı temlik alan vekili temyiz dilekçesinde özetle; esasa ilişkin bozma öncesi sair temyiz itirazlarını tekrar etmiş, ayrıca kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin ve davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilirken davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 294 üncü maddesinin ikinci fıkrası.

  1. Değerlendirme

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, 6100 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin ikinci fıkrasında gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Somut olayda, Mahkemece 08.03.2023 tarihli celsede kısa kararın (3) numaralı bendinde, “...3 Gerekçeli kararda açıklanacak yargılama giderinin HMK125/1 maddesi uyarınca temlik eden ve temlik alan davalıdan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

” şeklinde karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda hüküm fıkrasında “...3 Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 20.275,10 TL harçtan başlangıçta alınan 5.270,97 TL peşin harç ile 117,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 14.887,13‬ TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 4 Davacı tarafından yatırılan toplam 5.387,97‬ TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 5 Davacı tarafından yapılan 270,50 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 239,66 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,5 Davalı tarafça yapılan 69,25 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 52,14 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,6 Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 44.553,42 TL nisbi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,” demek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiş, ayrıca karar başlığında temlik eden ...'nin taraf olarak gösterilmemesi de doğru görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

2.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevaptemyizyargılamaincelenenv.kararınmahkemebozulmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim