Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3964

Karar No

2024/1853

Karar Tarihi

6 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/221 Esas, 2023/67 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen faydalı modelin kötü niyetle gasp edildiğinin ve faydalı model üzerindeki hak sahipliğinin tespiti ile devri davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Elecmag Eletromanyetik Selonoid Ltd. Şti. ve Apak Makine Ltd. Şti.'nin kurucularından olup Arge destekli elekromekanik ve Selonoid Kilit Sistemlerinin imalatını yaptığını, 2009 yılından 2011 yılı sonuna kadar davalıya uzaktan kumandalı elektro kilit sistemleri tasarlayarak Arge çalışmalarını yürütmüş olduğunu, davalının talebiyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının kilit sistemlerini kendi adına faydalı model başvurusuna konu ettiği ve tescilini yaptırdığı, davaya konu her iki faydalı modelin de tüm Arge çalışmalarının müvekkilince yapıldığını, ancak buluş sahibi olarak davalı şirket yetkilisi ile birlikte gösterildiğini, faydalı modellerin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, hak sahipliğinin gasp edildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2009/08785 ve 2009/08786 sayılı faydalı model belgelerinin kötü niyetli tescili ve gaspı nedeniyle gerçek hak sahibi konumundaki müvekkiline devrine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; faydalı model konusu ürünlerin Arge çalışmalarının ve tasarımlarının davacı tarafından yapıldığı iddiasının asılsız olduğunu, aradan 6 yıl geçtikten sonra bu tür iddialarda bulunulduğunu, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde birçok tescilli faydalı modeli bulunduğunu, davacının kurucusu olduğu dava dışı şirketin 2009/2011 yılları arasında müvekkilinin iki farklı müşteri projesi için geliştirdiği kilit tasarımlarında kullanılacak olan “Selenoid bobinlerinin” üretilmesi konusunda müvekkiline hizmet veren tedarikçilerden olduğunu, davacı ve yetkilisi olduğu şirketin sadece müşterilerinin verdiği ölçü, boyut ve teknik özellik gibi tasarım girdilerine göre kalıp çıkararak Selenoid üretimi yapan bir firma olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2017 tarih, 2015/107 E. ve 2017/63 K. sayılı kararıyla; davacı tarafın “Selenoid bobin” ile ilgili işlemlerde davalıya yardımcı olduğu, ürünün tarifname ile istemlerinde Selenoid bobin üzerinde hiçbir yenilik iddiasının bulunmadığı, yeniliğin uzaktan kumanda edilebilir kilit düzenlemesini ihtiva ettiği, davacının iddia ettiği husustan faydalı modelin gerçek hak sahibi olduğunun anlaşılamadığı ve kötüniyetin de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarih, 2017/3776 E. ve 2020/438 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 25.05.2021 tarih, 2020/1831 E. ve 2021/4400 K. sayılı kararıyla; "1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK m. 355 vd. hükümleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmadığı gibi HMK m. 369, f. 1 ve m. 371 hükümlerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

  3. Dava, faydalı modelin kötüniyetle gasp edildiğinin ve faydalı model üzerindeki hak sahipliğinin tespiti ile devri taleplerine ilişkindir. Mahkemece davacının yenilik unsuru bulunmayan “selenoid bobin” ile ilgili işlemlerde davalıya yardımcı olduğu, yenilik unsurunun “uzaktan kumanda edilebilir kilit düzenlemesine” ilişkin olduğu, dava konusu faydalı modelin gerçek hak sahibinin davacı olduğunun anlaşılamadığı, davalının kötüniyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun 14. sayfasında, mahkeme duruşma salonunda yapılan incelemede Mesan Kilit firmasının Ar Ge departmanının serverına uzaktan bağlantı yapıldığı belirtilen bilgisayar ortamında bulunan ve faydalı model başvurusundan önce Mesan Kilit tarafından yapıldığının ispatı amacıyla bir kısım görseller ile teknik çizimlerin bilirkişi heyetine gösterildiği, ancak, bilirkişi heyetinde bilgi işlem uzmanı yetkinliği bulunan bir kişi olmaması nedeniyle söz konusu bilgisayar kayıtlarının ilk oluşturulma ve değiştirilme tarihlerinin doğru olup olmadığı, bilgisayarın hangi serverına bağlanarak bilirkişi incelemesine dosya sunulduğu vb. teknik ayrıntıların tespit edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen, bu hususları da kapsar şekilde davacının rapora karşı haklı itirazları karşılanmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış ve dolayısıyla hükmün bozulması gerekmiştir.

  1. Dava konusu faydalı modellerin başvuru evraklarından anlaşıldığına göre, başvuru sahibi davalı şirket gösterilmiş ise de, davalı çalışanı olan dava dışı üçüncü bir kişi yanında davacı da müşterek buluş sahibi olarak gösterilmiştir. Bu kayıt davacının da buluş sahibi olduğuna karine oluşturmaktadır. Hal böyle olunca, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 551 sayılı KHK’nın 166'ncı maddesinin yollama yaptığı 44'üncü maddesi uyarınca, davalının tek başına faydalı model başvurusunda bulunma hakkını nasıl elde ettiğini açıklaması gerektiği halde, davalının bu hususta açıklaması bulunmadığı gibi mahkemece de bu husus incelenmemiştir. Zira, davalı şirket faydalı model başvurusunda “hizmet ilişkisi” açıklaması yapmış ise de dosya kapsamından anlaşıldığına göre davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi işveren) ilişkisi bulunmamaktadır. Buna rağmen, davalı tarafından başvuruların dayanağının “hizmet ilişkisi” olarak gösterilmiş olmasının aynı zamanda kötüniyetli bir davranış olup olmadığının da değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

  2. Davalı şirketin başvuru belgelerinde davacıyı da müşterek buluş sahibi olarak göstermiş olması karşısında, faydalı modellerin yenilik özelliğine sahip olup olmadığı üzerinde duran ve faydalı model sahipliği yönünden başvuru belgesine uygun düşmeyecek şekilde tespit içeren ve dolayısıyla dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması da doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Bu durumda, mahkemece yapılması gereken bilirkişi heyetine bir bilgisayar mühendisi ya da bilgi işlem uzmanı dahil edilip davalı ... şirketinin bilgisayarları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle tereddütleri giderecek şekilde söz konusu görsel ve teknik çizimlerin oluşturma ve değiştirme tarihlerinin tespitini de kapsayacak yeni bir rapor alınıp, iddia ve savunma üzerinde durulup, faydalı modellere ilişkin başvuru belgelerindeki beyan ve açıklamalar tüm delillerle birlikte yukarda ki tespitler dikkate alınmak suretiyle değerlendirilerek, söz konusu karine karşısında faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu ispat edilemediği takdirde davacının da müşterek buluş sahibi olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu faydalı modellerin başvuru evraklarından anlaşıldığına göre, başvuru sahibi davalı şirket gösterilmiş ise de, davalı çalışanı olan dava dışı üçüncü bir kişi yanında davacının da müşterek buluş sahibi olarak gösterildiği, bu kaydın davacının da buluş sahibi olduğuna karine oluşturduğu, başvuru ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 166 ncı maddesinin yollama yaptığı 44 üncü maddesi uyarınca, davalı tek başına faydalı model başvurusunda bulunma hakkını nasıl elde ettiğini açıklayamadığı, davalı şirket faydalı model başvurusunda “hizmet ilişkisi” açıklaması yapmış ise de dosya kapsamından davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi (işçi işveren) ilişkisi bulunmadığı, buna rağmen, davalı tarafından başvuruların dayanağının “hizmet ilişkisi” olarak gösterilmiş olmasının aynı zamanda kötüniyetli bir davranış olduğu, bu nedenle davacının davasının süresinde olduğunun kabulü gerektiği, davalı iş yerinde bilgisayarları üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça buluş konularına ilişkin olduğu belirtilen ve incelenen

dosyaların verilerinde dosyaların değiştirilme tarihlerinin, dosyaların oluşturulma tarihlerinden daha eski bir

tarih olduğu, ayrıca dosyayı oluşturan, değiştiren, oluşma tarihi ve değiştirme tarihi bilgilerin kolayca

kullanıcılar tarafından değiştirilir olması sebebiyle davaya konu işlemler açısından bilgisayardaki dosyalarda

davacının yada davalının bu bilgiler esas alınarak dosayalar üzerinde işlem yaptığı ya da işlem yapmadığı

kanaatine varmanın doğru olmayacağı ve

bu nedenlerle TR 2009/08785 no.lu faydalı modelin ve TR 2009 08786 no.lu faydalı modelin buluş

sahiplerinin tüm istemler bakımından müştereken ... ve ... olmadığına, davalı şirket olduğuna yönelik

dosyada bir delil bulunmadığı, davacının müşterek buluş sahibi olarak gösterilmesi nedeniyle davacı lehine oluşan söz konusu karine karşısında dava konusu faydalı modellerin sahibinin tek başına davalı şirketin olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirket adına tescilli 2009/08785 ve 2009/08786 tescil no.lu faydalı model belgeleri üzerinde davacı ...'ın davalı şirket ile birlikte müşterek hak sahibi olduklarının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin davacıdan tedarikçi olarak hizmet aldığı tarihlerde yenilik unsuru bulunmayan ve davaya konu faydalı model belgelerinin koruma kapsamında olmayan selenoid bobin üreticiliğini yaptığını, bunun aksinin davacı tarafından ispatlanamadığını, nitekim davaya konu faydalı modellerin koruma kapsamında selenoid bobin bulunmadığının bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açmadığı hususu bir kenara bırakılarak davalı şirketin bilgisayar kayıtları ve hizmet ilişkisi gibi hususlara indirgenmesinin hakkaniyete ve taraflarca getirilme ilkesiyle bağdaşmadığını, bozma kararı öncesi incelenen bilgisayar kayıtlarının davalı şirket lehine yorumlanması gerektiğini, nitekim bu kayıtların dava konusu buluşların davalı şirket bünyesinde çalışan ar ge departmanı teknik ekip tarafından geliştirildiğini ortaya koyduğunu, ek raporda incelemeye konu dosyaların oluşturulma tarih ve saatinin aynı gün, aynı saat, aynı dakika ve aynı saniye olduğunun tespit edildiğini, bu durumun ilk raporda da izah edildiği şekilde sistemde yapılan yedekleme, kopyalama gibi sistemsel bir müdahaleye işaret edildiğini, müvekkili şirket kayıtlarının güvenilirliğinin ve dava konusu buluşların müvekkili şirket tarafından meydana getirildiğinin sübuta erdiğini, kötü niyet iddiaları yönünden davacı delillerinin incelenmesi gerektiğini, davacının kötü niyet iddiasını ispatlayamadığını, davanın iki yıllık hak düşürücü süre sonunda açıldığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, faydalı modelin kötüniyetle gasp edildiğinin ve faydalı model üzerindeki hak sahipliğinin tespiti ile devri istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 551 sayılı KHK'nın 166 ncı madde yollamasıyla 44 üncü maddesi, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik'in 9 uncu maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple ;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararistinaftürkpatentyargılamatemyizkısmenincelenenkabulkararınkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim