Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5717

Karar No

2024/1838

Karar Tarihi

6 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1452 Esas, 2022/760 Karar

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVA TARİHİ: 07.06.2013 (Asıl dava), 09.07.2013 (Birleşen dava)

HÜKÜM: Asıl dava kabul birleşen dava kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2013/177 E., 2018/908 K.

BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/209 E.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili şirketin içinde sıvı emtiası taşıması yapılabilen Big Bag ve flexitank isimli kapların imalatını yaparak bunları müşterilerine sattığını, ticari faaliyetinin bu olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin ürettiği ürünlerle ilgili olarak doğabilecek ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlara ilişkin risklerin davalı ... tarafından düzenlenmiş olan K 100982 000 numaralı sigorta poliçesi ile sigorta kuvertürü altına alındığını, müvekkili şirket tarafından üretilen ve Tunus ülkesindeki müşterilerine satılan bir takım ürünlerin içerisine konulan sıvı emtiaların taşıma sırasında flexitankların dışına aktığını ve zarar oluştuğunu, bu zarara istinaden Tunus'ta bulunan Olivekom isimli firmanın müvekkili şirket aleyhine Tunus Sousa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde zararın tazmini için dava açtığını, müvekkilinin bu davayı davalı ... şirketine ihbar etmesine rağmen olumlu bir cevap alamadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin Olivecom'a karşı haklarının savunulması için Tunus'ta avukat tutmak suretiyle davayı Tunus'ta savunmak zorunda kaldığını, Tunus mahkemesinde müvekkilinden talep edilen bu tazminatın davalı sigortacı tarafından tazmin edilmesi gerekirken davalının sigorta şirketi olarak hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle sigorta tazminatının tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın bu takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde: ana davadaki iddialarını tekrarlamış ve ortaya çıkan zarara istinaden Tunus'ta bulunan Olivekom isimli firmanın müvekkili şirket aleyhine Tunus Sousa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi huzurunda zararın tazmini için dava açtığını, müvekkilinin bu davayı sigorta şirketine ihbar etmesine rağmen olumlu bir cevap alamadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2012/11946 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, Tunus Sousa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın sona erdiğini ve müvekkili tarafından üretilmiş olan flexitanklara kusur atfedilmesi sebebi ile müvekkilinin tazminat ödemesine karar verildiğini, bu zarardan davalı ... şirketinin poliçe hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın itirazın iptali davasını yasal süresi içerisinde açmadığını, davacı şirket tarafından hasar dosyasını oluşturacak gerekli belgelerin hiçbirinin bugüne kadar müvekkili şirkete sunulmadığını, dava dilekçesine ibraz edilen mahkeme kararı, bilirkişi raporu gibi belgelerin müvekkiline sunulmadığını, davaya konu taleplerin müvekkili şirket nezdindeki ürün sorumluluk poliçesi teminatı dışında olduğunu savunarak davanın zamanaşımı ve husumet yokluğu nedeni ile ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; işbu dosya ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/177 E. sayılı dosyası üzerinden açılan davanın tarafları, sebebi ve konusunun aynı olduğundan derdestlik itirazları bulunduğunu, davacı şirket tarafından hasar dosyasının oluşturacak gerekli belgelerin hiçbirinin bugüne kadar müvekkili şirkete sunulmadığını, hasarla ilgili değerlendirme yapılamadığını, davaya konu olayda müvekkili şirketin temerrüdü bulunmadığını, davacının yıllık %13 en yüksek orandaki faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... arasında akdedilen "Üçüncü Şahıs Sorumluluk Ve Ürün Sorumluluk Sigorta Poliçesi" ile 31.12.2007 ile 31.12.2008 tarihleri arasında davacının dökme mallar için FIBC çantalar ve sıvı malların taşınması için imâl etmiş olduğu esnek tankların sigortalandığı, davalı ... anılan poliçe ile sigorta süresi içerisinde ve sigortalının tesisi dışında meydana gelen kazalar sonucunda üçüncü şahıslara maddi zarar veya hasar ile ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu tüm tutarları tazmin etmeyi üstlendiği, dava dışı Olivecom şirketi davacı şirketten içerisinde zeytinyağı koyup ihraç etmek için 24.000,00 litrelik E Flexi Tank ve 1.000,00 litrelik K Flexi Tank ürünlerini doğrudan ithal ettiği, davacı tarafça dosyaya sunulan Tunus Sousa 2 Nolu 1. Derece Mahkemesi'nin 21744 dava numaralı kararından dava dışı Olivecom şirketinin davacıdan satın aldığı tankları yağ ihraç etmek için kullanmaya başladığında ürünlerin defolu olması nedeni ile yurt dışına taşıma sırasında bir miktar yağ sızıntıya uğradığı ve bu nedenle zararının oluştuğu iddiası ile zararın tahsili talebi ile davacı şirket aleyhine 30.03.2010 tarihinde açılan davanın yargılaması sonucunda 23.02.2011 tarihli karar ile davacı şirketin Olivecom şirketinin zararına karşılık yasal faizi ile birlikte 356.159.914 Tunus Dinarı ve yargılama giderlerini ödemeye mahkum edildiği ancak kararda davanın davalı şirkete ihbar edildiğine ilişkin ibare yer almadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava dışı Olivecom şirketinin söz konusu zararının davacı ve davalı ... arasında akdedilen sigorta poliçesi kapsamında olduğunun tespit edildiği, ancak davacı vekili 05.04.2018 tarihli duruşmadaki beyanında Tunus Sousa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin anılan tazminat kararına ilişkin dava dışı Olivecom şirketine müvekkili tarafından bir ödeme yapılmadığını beyan ettiği ve dosyaya ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, Tunus Mahkemesi'nin anılan kararının tanınması, tenfizi hususunda dava açılmadığını belirttiği, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda (818 sayılı Kanun) yer ... halefiyete ilişkin genel hükümlere göre eda tediye edilen oranda halef olunacağı, somut olayda davacı, dava dışı Olivecom şirketine sigorta teminatına giren bir zarardan dolayı herhangi bir ödeme yapmadığı, bu durumda halefiyet hakkının doğmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, somut olayın özelliğine göre yasal koşullar oluşmadığından asıl ve birleşen davada davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; önceki beyanlarını tekrarla; taraflar arasındaki poliçe uyarınca, davacı (sigortalı) aleyhine bir dava açılırsa, davalının bu davayı sigortalı namına takip etmesi gerektiğini, böylenin bir davanın Tunus'ta müvekkili sigortalı aleyhine açıldığını ve bu davanın müvekkilinin diplomatik tebligat yoluyla bildirildiğini, müvekkilinin de bu davayı davalı sigortacıya ihbar ettiğini, davalı sigortacının bu davayı sigortalı müvekkili namına takip etmediğini, böyle olunca davayı müvekkilinin bizzat takip etmek zorunda kaldığını, netice itibariyle Tunus'taki bu davanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını, müvekkilinin zamanaşımını durdurmak için icra takipleri yaptığını ve böylelikle zaman kazanıp meseleyi davalı sigortacı ile sulhen çözmeye çalıştığını, müvekkili bakımından elde kalan ... çarenin, itirazın iptali davalarını açmak olduğunu, çünkü aksi durumda müvekkilinin hak kaybına uğrayacağını, zira ileri bir tarihte Tunus kararı infaz/tenfiz edilirse, bu kez sigortacının yine ödemeden kaçacağını ve buna karşı müvekkilinin hukuki bir imkanı da olmayacağını, çünkü iki yıllık talep zamanaşımı süresinin sona ereceğini, Tunus Sousa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın sona erdiğini ve müvekkili tarafından üretilmiş olan flexitanklara kusur atfedilmesi sebebiyle müvekkilinin tazminat ödemesine karar verildiğini, üçüncü şahıslara henüz bir ödeme yapılmamış olmasının poliçe tazminatının davalı ... şirketinden talep edilmesine engel olmadığını, alınan üçüncü bilirkişi raporunda talepleri olan 242.077,22 ABD doları tutarın talep edebileceği kanaatine ulaşmış olduğunu, Tunus Mahkemesi'nin anılan kararın tanınması, tenfizi hususunda henüz dava açılmadığını, Tunus'taki mahkemeden Tunus'taki davanın Türk sigortacı davalıya ihbar edilmesini istemesini gerektiren bir yasal düzenlemenin Türk hukukunda bulunmadığını, davalı sigortacının Tunus'taki davanın davacı tarafından davalı sigortacıya ihbar edilmediği yönünde bir iddiayı da ileri sürmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6762 sayılı Kanun'un 1292 maddesinin uyarınca sigortalıya karşı üçüncü şahsın dava açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafasına mecbur tutan sorumluluk sigortalarında sigortacıdan talepte bulunabilmesi için sigortalı aleyhine dava açıldığının öğrenilmesi yeterli olup, tazminatın ödenmesinin zorunlu olmadığı, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 18.01.2011 tarih, 2009/2283 E., 2011/282 K. sayılı ilamı) davacının zarar gören lehine yabancı mahkemede hükmedilen tazminata ilişkin ödeme yapmadığı hususu kendisinin de kabulünde olduğu, dosya içerisinden davacının, sigortalı zarar gören şirketin kendisi aleyhine yabancı mahkemede açmış olduğu davadan kendi sigortacısı konumundaki davalıyı haberdar ettiği, dilekçe ekindeki yazışmalardan 11.07.2010 tarihli e mailin Döller Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş' ye gönderildiği, söz konusu mailin incelenmesinde dosya 08 55 812, hasar ihbar tarihi 04.07.20018, poliçe no 2240K....olarak bildirilen hasarla ilgili kusurlar olmadığına dair karşı tarafa itiraz ettiklerine dair Tunus'da taraflarına karşı dava açıldığına dair belgelerin kendilerine tebliğ edildiği, talep edilen hasar miktarının 356.134,91 Tunus dinarı olduğunun bildirildiği, davalı ... şirketince yabancı mahkemede görülmekte olan davanın 6762 sayılı Kanun'un 1292 nci maddesi uyarınca 11.07.2010 tarihinde ihbar edilmiş olduğunun kabulü gerektiği, davalı ... şirketinin 6762 sayılı Kanun'un 1292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu tarih itibariyle ödeme borcunun doğduğu, bu tarihin muacceliyet tarihi olarak kabul ederek temerrüdün bu tarihten itibaren başlaması gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının sigorta poliçesi kapsamında talep edebileceği sigorta tazminatının 242.077,22 USD olduğunun tespit edildiği, davacının asıl davaya konu takipte talep ettiği alacak miktarının 200.000 USD olduğu ve takipte davacının işlemiş faiz talebi bulunmadığından ayrıca bir hesaplama işlemine gerek bulunmayarak asıl davanın kabulüne, birleşen davada ise davacının talep edebileceği alacak miktarı olarak geriye 42.077,22 USD kaldığı gerekçesiyle birleşen davanın bu tutar üzerinden kabulü ile davacı vekili birleşen davaya konu takibinde işlemiş faiz talep ettiğinden 4,092,85 USD temerrüt faizine karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalının sigorta şirketinden talep ve dava hakkının ancak üçüncü şahsa bir ödeme yaptığı takdirde kabul edilmesi gerektiğini, sigortalı şirket ancak üçüncü şahsın zararını karşılaması şartıyla davalıdan tazminat talep edebileceğini, bu halde dahi zararın poliçe kapsamında olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, aksi halde zarar gören üçüncü şahsa değil de davacı sigortalı şirkete ödeme yapmış olması durumunda davacının sebepsiz zenginleşmiş olacağını, davacı tarafından dava dışı üçüncü şahıslara sigorta teminatına giren bir zarardan dolayı ödeme yapıldığı iddiasıyla açıldığını, davacının ödemeye dair herhangi bir belge sunulmadığını, takip alacaklısının zarar gördüğü iddia olunan üçüncü şahıslara sigorta teminatına giren bir zarardan dolayı herhangi bir ödeme yapmadığı halde, ödeme yapmış gibi tazminat talebinde bulunması, hiçbir surette doğmamış bir zararından ve doğmamış bir alacağından bahisle icra takibinde bulunması ve davalı aleyhine dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, bu husustaki emsal Yargıtay içtihatlarının değerlendirilmesi gerektiğini, davacı lehine verilmiş ve / veya kesinleşmiş ve Türkiye'de tanınmış yahut icra takibine konu edilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, dosya içerisinde anılan kararın tenfiz edildiğine dair bir belge bulunmadığı gibi, bu kararın gerçekten var olup olmadığının da belli olmadığını, davacının Tunus Dinarı cinsinden olduğunu iddia ettiği alacağını ... Doları cinsinden talep etmesi ve bu talebin istinaf mahkemesi tarafından kabul edilip ... Doları üzerinden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, mevzuatımızda, TCMB tarafından ... belirlenmeyen bir para biriminin tahsili için ... doları kullanılacağı yönünde bir düzenleme bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen K 100982 000 numaralı poliçenin "2 Ürün Sorumluluğu" başlıklı kısmında üçüncü şahısa verilen zararın teminat kapsamında olması için bir kazadan kaynaklanması gerektiğinin belirlendiğini, davaya konu olaydaki iddia edilen zarar bir kazadan değil, davacının ürettiği ürünlerin ayıplı olmasından ileri geldiğinden teminat dışında kalan bir zarar tazminin talep edilemeyeceğini, birleşen dava bakımından derdestlik itirazının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının düzenlediği ürün sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında, davacının Tunus'ta bulunan müşterisine sattığı zeytinyağı kaplarındaki ayıp nedeniyle davacının Tunus mahkemesi kararıyla ödemekle yükümlü tutulduğu zarar tutarının davalı ... şirketinden sigorta poliçesi hükümlerine göre tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi,6762 sayılı Kanun'un 1292 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davadaistinafkararcevaptemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınabirleşenderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim