Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4044
2024/183
11 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2380 Esas, 2022/291 Karar
DAVALILAR: 1....
2.... vekilleri Avukat ...
İHBAR OLUNANLAR: 1....
2.... ...
3....
4....
5.Artı Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş.
6.Atacem İnş. Müh. Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/293 E., 2018/456 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı Artı Gayrımenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. arasında Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi imzalandığını, müvekkili şirketin sigortlısı olan Artı Gayrimenkul Değerleme Şirketinin T. ... Bankasına aralarındaki sözleşmeye istinaden gayrımenkul değerleme hizmeti verdiğini, gayrımenkul değerleme şirketinin Bolu ilindeki taşınmazlar ile ilgili olarak gayrimenkul değerleme raporlarını aralarındaki temsilcilik sözleşmesine dayanarak davalıların murisi ... ...'a yaptırdığını, sigortalı Artı Gayrımenkul Değerleme ve Danışmanlık A.Ş. temsilcisi olan davalıların murisi ... ... tarafından 02.01.2012 tarihinde T.... Bankası T.A.O. için banka müşterisi Atacem İnş. Müh. Mim. Oto. Tur. Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şirketi'nin kredi talebine istinaden banka müşterisinin krediye teminat olarak verdiği taşınmaz için tanzim edilen gayrimenkul değerleme raporunda, taşınmazın değerinin 550.000,00 TL olarak takdir edildiği, söz konusu rapor sonrasında dava dışı banka tarafından Atacem İnş. Müh. Mim. Oto. Tur. Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şirketine 04.01.2012 tarihinde banka lehine 1.120.000,00 TL ipotek tesis edilerek kredi tahsis edildiğini, ancak daha sonra kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine banka tarafından takibe geçildiğini, taşınmaz hakkında yaptırılan kıymet takdiri sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 189.185,00 TL olarak tespit edildiğini, anılan bankanın bakiye kredi nedeni ile yapılan açık artırma sonucunda taşınmazı alacağına mahsuben 98.000,00 TL bedel ile devraldığını, bankanın hatalı değerleme raporu düzenlenmesi nedeni ile uğradığı 360.815,00 TL zararın tazmini nedeni ile başvuran bankaya müvekkili tarafından poliçe teminat limiti dahilinde 250.000,00 TL ödeme yapıldığını ve müvekkilinin sigorta poliçesine istinaden rücu hakkının doğduğunu belirterek, ödeme konusu alacağın ödeme tarihi olan 30.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve yargılama giderleri ile birlikte raporu tanzim eden muris ... ...'ın mirasçıları olan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; gayrimenkul değerleme raporunda müvekkillerinin ortak murisi olan ... ... ile birlikte kontrolör olarak görev yapan ... ile ... ...'ın da imzalarının bulunduğunu, bu nedenle söz konusu raporun hatalı olduğu kabul edilse dahi bu görevlilerinin rapordaki hatadan asıl sorumlu olduklarının kabulünün gerektiği, müvekkilleri murisinin raporu tanzim etmeden önce gayrimenkul ile ilgili her türlü inceleme ve ayrıntılı araştırmaları yapması ve SPK Başkanlığı tarafından 06.03.2010 tarih ve 26100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmakla yürürlüğe konulan tebliğe uygun olarak hazırlanması nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığını, değerleme şirketinin temsilcisi olan ortak murisin değerlemeyi temsilcilik hizmet sözleşmesinin 1 ... maddesi gereğince Artı Gayrımenkul Şirketinin hazırladığı matbu forma uygun olarak yaptığını, ayrıca şirketin yasal ve fiili durumu ayrı ayrı belirleme şeklinde bir uygulamasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar murisi ... ...'ın dava dışı gayrımenkul şirketinin temsilcisi olarak anılan şirketin dava dışı bankaya sunmayı üstlendiği değerleme hizmeti nedeni ile düzenlediği 02.01.2012 tarihli değerleme raporunda, Temsilcilik Hizmet Sözleşmesinde öngörüldüğü şekilde rapor tanziminden önce taşınmazın tüm tapu takyidat bilgileri, imar durumu ve konumu ile değer azaltıcı ve artırıcı unsur ve özelliklerini araştırarak tespit ettiği, tüm bu hususları raporunda belirttiği, her ne kadar taşınmazın mimari projesinde yer ... pasaj içerisindeki giriş kapısı haricinde ön cephesinden imara ve projesine aykırı olarak caddenin ön cephesine açılan ... nitelikte bir kapının varlığını gayrimenkul değerlemesinde değer azaltıcı unsur olarak dikkate almayarak taşınmazın değerini 550.000,00 TL olarak belirtmiş ise de; ... kapı bulunduğu olgusunu raporunda açıkça belirttiği ve raporunda taşınmaza ilişkin olarak ... dışı hiçbir tespit ve hesaplamaya esas kabulü bulunmadığı gibi murisin sunduğu raporun temsilcisi olduğu gayrımenkul değerleme şirketinin yetkilileri ve gayrımenkul değerleme uzmanları olan ... ile ... ...'ın da kontrol ve onaylama süreçlerinden geçtiği, dava dışı sigortalı gayrmenkul değerleme şirketinin taşınmazdaki ... giriş kapısını raporunda açıkça belirtmesine rağmen lisanslı çalışan ve ortakları aracılığıyla yetkili temsilcisi olup rapor tanzim eden davalılar murisinin raporundaki söz konusu zararın doğumuna neden olan hatalı hesaplamayı murise düzelttirmek ve raporu iade etmek olanağı mevcut iken raporu mevcut sunulduğu haliyle özensiz bir şekilde davranarak onaylamaları sonucunda, dava konusu zararın bizatihi değerleme şirketi çalışanlarının ve ortağının kusurlu eylemi sonucunda doğduğu, kaldı ki; bir an için davalılar murisinin sözkonusu hatasının kendisinin de müterafik sorumluluğunu doğurduğu ileri sürülse dahi dava dışı gayrimenkul değerleme şirketiyle raporun sunulduğu banka arasındaki hukuki ilişki ve sözleşme hükümleri de dikkate alındığında; davalılar murisine akidi olan değerleme şirketine karşı temsilcilik hizmet sözleşmesinde belirlenen araştırmaları eksiksiz şekilde yaparak gerçeğe uygun şekilde rapor sunmasına rağmen temsilcilik hizmet sözleşmesinde öngörülmeyen çerçevede bir hukuki sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temsilci ... ...'ın üzerine düşen görev ve yükümlülüğü gereği gibi yerine getirmediğini, yanlış bilgiler ile yasal durumun aksine bir rapor tanzim ettiğini, kontrolör ve ... sorumlusunun imzası sahada araştırmayı yapan temsilci ... ... tarafından verilen yanlış bilgilerin esas alınarak yapıldığını, bu hatadan sahada araştırmayı yapan ve eksik ve hatalı bilgiler ile ön cepheye açılan kapının ... olduğunu belirtmeyen temsilci ... ...'ın kusur ve mesleki sorumluluğunu doğurduğunu, davalıların murisi ... ... tarafından hazırlanan 03.01.2012 tarihli eksper raporunun 10 uncu maddesinin alt başlığı olan olumsuz faktörler altında caddeye açılan kapının ... olduğu ve 1985 tarihli yapı kullanma izin ruhsatında bulunmadığının belirtilmemesi ve 10.01.2011 tarihinde tanzim edilen ve hukuken geçerli olan Temsilcilik Hizmet Sözleşmesinin 6 ve 7 nci maddeleri gereğince davalıların murisinin 3 üncü şahıs zararlarından ... başına sorumlu olması sebepleri ile davalıların murisi ... ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair yerel mahkeme kararını kesinlikle kabul etmediklerini, yerel mahkeme kararının Temsilcilik Hizmet Sözleşmesine ve genel hukuk kurallarına aykırı olduğunu, ayrıca yerel mahkeme usul hükümleri gereğince uzmanlık gerektiren işlerde hakimin konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırması gerektiği gerekçesi ile aldırmış olduğu ve dosyada son olarak aldırılan 03.05.2018 tarihli 3 üncü ve son bilirkişi raporunda yapılan mütalaanın da tam aksine karar verdiğini, yerel mahkeme konusunda uzman bilirkişisinden kusur incelemesi yönünde rapor aldırmasına karşın uzmanlık gerektiren konuda son bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarının aksine hüküm tesis etmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararı izah edilen gerekçelerle ve resen dikkate alınacak sair hususlar doğrultusunda usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,mesleki sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında gayrimenkul değerleme hizmetinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:52