Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5445
2024/1828
6 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1306 Esas, 2022/889 Karar
Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/35 E., 2019/117 K.
Taraflar arasındaki tecavüzün ref'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Üniversitesi’nde öğretim gördüğünü, ... İnşaat şirketi ile üniversitenin, şirketin bir projesinde slogan bulunması için ortak çalışma yaptığını, katılımın nota tabii tutulacağını bu nedenle üniversitenin öğrencileri yarışmaya katılmasının zorunlu tutulduğunu, müvekkilinin bulduğu “Modernizmin Mimarı” sloganının birinci seçildiğini, müvekkilinin plaket aldığını, daha sonra müvekkilinden izin alınmaksızın bu sloganın şirketin logosu haline getirildiğini belirterek tedbiren kullanımdan men edilmesini, tecavüz tarihinden itibaren yasal faiziyle fazlası saklı 500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket ve üniversitenin ortak yarışma düzenlediğini, birinciye plaket ve tablet ödülü verildiğini, zorunlu katılımın söz konusu olmadığını, üniversite dekanı ile yapılan görüşmelerde tüm öğrencilerin gönüllü katılımlarının sağlandığını, tüm öğrencilere slogan konusunun detaylı anlatıldığını, slogan aramanın amacının zaten projede kullanmak olduğunu, ödül töreni ilanında kullanılan ibarenin “ ... İnşaat Sloganını Arıyor” olduğunu, sloganın bir ... olmadığını, müvekkilinin “... İnşaat” ibaresini sloganı ile birlikte 2014/60449 no ile tescil ettirdiğini belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddi ile davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (5846 sayılı Kanun) hükümlerine ve haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) hükümlerine dayanmakta olduğu, davacı tarafından ileri sürülen '...' iddiası ve tazminat taleplerinin incelenmesi gerektiği, davacının, ibarenin ilim ve edebiyat eseri grubuna girdiğini ileri sürdüğü, kural olarak, 5846 sayılı Kanun kapsamında bir eserin mevcudiyeti ve buna ilişkin ihlal ileri sürüldüğünde, eserin yasal şartları taşıyıp taşımadığı ve kullanıcı tarafın kullanımının mali, manevi ihlali olup olmadığı konularının teknik incelemeye muhtaç olduğu, bununla birlikte, 'Modernizmin Mimarı' şeklindeki sloganın teknik incelemeyi gerektirecek bir genişliği ve kapsamı bulunmadığı, iki sözcükten ibaret olan sloganın, herhangi bir özgünlük taşımadığı, hususiyeti yansıtacak bir içerik oluşturmadığı açıkça belli olduğundan teknik incelemenin yersiz olduğu, kaldı ki, içtihat hukukunun da bu kabulü doğrulamakta olduğu ("Köyde Hayat Bizimle Başlar" Kararı, 15.05.2008 2007/4708 2008/6401; "Gölge" Kararı, 17.04.2009 2008/542 2009/4761; "Hayal Gücü Engel Tanımıyor" Kararı, 25.04.2011 2009/11936 2011/4897), dolayısıyla davacının slogan üzerinde ... sahipliğinin kabul edilmemiş olup, maddi ve manevi tazminat taleplerinin temeli bulunmadığı, marka tescili bakımından esas olan yasaya uygun marka seçiminin, 3 üncü kişilerin ... hakkını ihlal etmeyen sözcüklerin seçimi olduğu, markanın tescili konusunda orijinallik üzerinde durulmadığı, ibare veya şekillerin ... olması, ... olmasının şart olmadığı, söz konusu ibare buluşsal ... niteliği taşımadığından davacının izni olmaksızın marka başvurusuna konu olabilecek nitelikte olduğu, kaldı ki, fakültede sırf bu amaçla bir yarışma düzenlenerek anılan sözcüklerin birinci kabul edilmiş olup, sahibi davacıya ödül verilmiş olduğu, buna ilişkin gazete haberi kanıtlarının da dosyaya eklenmiş olduğu, yarışmanın hangi şartlarda, hangi bürokratik ortamda yapıldığının sonuca etkili olmadığı, davalı şirketin bu beklenti ile yarışmaya destek olduğunun da görüldüğü dolayısıyla açılan dava temelsiz olduğu gerekçesiyle, ... olmayan maddi tazminat ve manevi tazminat davalarının reddine şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtilaf konusu 'modernizmin mimarı’ şeklindeki sloganın 5846 sayılı Kanun kapsamında ... niteliğinde olduğunu, zira slogan şeklinde meydana getirilen bir eserde hiç bilinmeyen olgularla buluş niteliğinde bir yapıt ortaya konmasının aranmadığını, kaldı ki sloganın bir buluş olmadığını, bir reklam unsuru olan sloganın, markanın ticari değerini arttırması yanında, adeta markanın da önüne geçerek ortalama bir tüketici üzerinde markanın devamlı olarak çağrışım yapmasına yönelik oluşturulan bir ilim ve edebiyat eseri olduğunu, dolayısıyla, slogan şeklinde vuku bulan eserleri buluş şeklinde tanımlamanın mümkün olmadığını, sloganların ilim ve edebiyat eseri olarak marka siciline, buluşların ise patent siciline tescil edildiğini, dolayısıyla, müvekkilince meydana getirilen eserin buluş niteliğine haiz olmadığı gerekçesiyle ... nitelinde sayılamayacağına ilişkin kararın hakkaniyet unsurlarıyla bağdaşmadığını, fikri hakkın, kişilerin fikri çabaları sonucu yarattıkları fikir ve sanat ürünleri üzerindeki haklar olduğunu, fikri hak sahipliğine neden olan unsurun ‘yaratma’ olduğunu, fikri hakkın daima bir fikri ve sanat çabasını gerektirdiğini, bütün fikri mülkiyet haklarında, korumanın ana ... olan ‘yenilik unsuru’nun fikri haklarda ‘sahibinin hususiyetini taşıma’ olarak hükme bağlandığını, buradaki ‘sahibinin hususiyetini taşıma’ unsurunun yaratıcı fikri çabayı, yeniliği ifade ettiğini, 11.11.2015 tarihli Marka Tescil Belgesiyle de müvekkilince meydana getirilen Modernizmin Mimarı şeklindeki eserin davalı ile yasaya ve usule aykırı olarak davalı şirket tarafından markalarıyla özdeştirildiği ve markalarının logolarıyla birlikte müvekkilince yaratılan sloganın da tescil ile koruma altına alındığını, davalı şirketin müvekkilince yaratılan eseri markasıyla özdeştirip logosunun ve markasının ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini, 2 kelimenin bir araya getirilmesinden fazla olarak müvekkilinin yaratıcılığı neticesinde ortaya çıkan ... niteliğine haiz bir reklam unsuru olduğunu, aksinin düşünülmesi halinde aynı sektörde faaliyet gösteren tüm şirket ya da şahısların birbirlerinin slogan ya da başkaca reklam unsurlarını kullanmalarında sakınca bulunmaması gerektiğini, kaldı ki, sloganların ... işlevinin az sözle çok şey ifade edebilmesi olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir saniyeliğine dahi olsa öğrencilere kesinlikle zorunlu tutulmadığı düşünülse dahi; neden yalnızca müvekkilinin öğrencisi olduğu Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’ndeki öğrencilere yarışmanın duyurulduğu ve öğrencilerin almakla mükellef olduğu ‘Yaratıcı Yazarlık Dersi’ kapsamında düzenlendiğine ilişkin hayatın olağan akışına uygun bir izahat bulunmadığını, zira, slogan bulunması hususunun öğrencilerin zorunlu olarak aldığı bir ders kapsamında düzenlendiğini, müvekkili ile birlikte dersi ... tüm öğrencilerin iddia edilen yarışmaya katılmalarının da başkaca izahatı olmadığını, bahsi geçen unsurların bir yarışmadan bahsedilip bahsedilemeyeceği hususuna doğrudan etken olmaları nedeniyle önemsiz şeklinde ifade edilemeyecek nitelikte açık olduğunu, dolayısıyla, müvekkilinin bir ... meydana getirdiği ve karşılığında ödülünü de aldığından bahsedilemeyeceğini, kaldı ki, mahkemenin gerekçeli kararında bahsi geçen gazete haberlerinin, müvekkilince meydana getirilen eserin davalı şirketçe beğenilmesi sonucunda müvekkilinin öğrencisi olduğu üniversite ile davalı şirketin bir araya gelerek fotoğraf çektirmesi ve davalı şirketin sloganı ilk olarak basına duyurması amacını taşıdığını, 2013 yılında 22 yaşında bir öğrenci olan müvekkilinin, davalı şirketin bahsi geçen eyleminin ne anlama geldiğinin ya da sonradan davalı şirketçe meydana getirdiği eserin nasıl bir kullanıma iştirak edeceğini tahmin edememesinden sorumlu tutulmasının kabul edilemez olup, haklarını devrettiğinden bahsedilemeyeceğini, 22 yaşında bir öğrenci olan müvekkilin 'meydana getirdiği eserin' kullanımı yahut ... sahibi olarak haklarını bilmemesinden adeta kusurlu bulunmasının kabul edilemez olduğu gibi, işbu kanaatin hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmayacağını, öte yandan müvekkilinin eseri birinci seçilmişse de, davalı şirketçe projelerinde kesin olarak kullanılıp kullanılmayacağı konusunda bilgi sahibi olmadığını, işbu hususun ne yarışmadan evvel ne de yarışma akabinde davalı şirketçe öğrencilere aktarılmadığını, bahsi geçen, izinsiz kullanım ile müvekkilinin mali ve manevi haklarına davalı şirketçe tecavüzün buradan başladığını, davalı şirketçe ne proje kapsamında eserlerin meydana çıkarılmasından evvel ne de sonrası bir tarihte beğenilen eserlerin kullanılıp kullanılmayacağı ya da kullanılması halinde ... sahibi olan öğrencilerin mali haklarına dair nasıl bir yol izleneceği bilgisinin verilmediğini belirterek, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça her ne kadar bunun bir yarışma olmadığı ve katılımın dersleri bakımından zorunlu tutulduğu ileri sürülmüşse de, bu yönde hiçbir delil sunulmadığı ve dosya kapsamındaki görseller, davacıya düzenlenen ödül töreni, gazete haberleri ve sair tüm evraklardan davalı şirketin kullanabileceği sloganın arandığı bir yarışmanın sözkonusu olduğu, bahsi geçen savcılık soruşturma dosyasının uyap üzerinden incelenmesinde; İzmir CBS Fikri ve Sınai Haklar Soruşturma Bürosu' nun 2019/24777 sor. sayılı dosyası üzerinden 01.03.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın da reddedildiği, davalı şirket tarafından açılan yarışmanın koşulları itibariyle yarışmayı kazanan davacının, dava konusu eserinin seçilmesi halinde davalı şirket tarafından kullanılacağını ve bu maksatla kullanım haklarının süresiz olarak davalıya ait olacağını peşinen kabul etmiş sayıldığı, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesine dayalı mali haklara dair tazminatı isteyemeyeceği gibi yarışma sonunda kazanan yarışmacıya telif ücreti verileceğinin vaadedildiğinin de iddia ve ispat edilemediği, söz konusu yarışma tarihi ile dava tarihi arasında ... bir süre de geçmiş olduğu, davacının taleplerinin 4721 sayılı “Türk Medenî Kanununun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. (Bu yönde Yargıtay 11. HD 2012/3458 E. 2013/4849 K).
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tecavüzün tespiti, refi, ve 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20