Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/73
2024/1817
6 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1895 Esas, 2022/1960 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/150 E., 2022/470 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 16.03.2017 tarihinde evlendiğini, ancak 02.05.2017 tarihinde müvekkilinin davalıya boşanma davası açtığını, bu kapsamda tarafların arasında 13.09.2017 tarihli boşanma protokolünün düzenlendiğini, bu protokolün 6 ncı maddesine göre davacı tarafından, bir miktar paranın ve düzenlenecek senetlerin davalıya verilmesine ve tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığını, fakat sonrasında yeni bir protokol imzalandığını ve tarafların Kayseri 4. Aile Mahkemesi'nin 2017/393 E. ve 2017/813 K. sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere 22.09.2017 tarihli protokole göre boşandıklarını, bunun 11 inci maddesinde ise "ziynet, maddi ve manevi tazminat, çeyiz ve nafaka ile ilgili konularda tarafların birbirini ibra ettiği ve birbirlerinden başka bir talebinin bulunmadığı" nın kararlaştırıldığını, bu nedenle davalı tarafından eski tarihli protokol uyarınca tanzim edilen senetlere dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığını, senetlerin düzenlenme sebebi olan eski tarihli protokolün geçerli olmadığını, bu protokolün hakim tarafından onaylanmadığını ve geçersiz hale geldiğini ileri sürerek icra takibinin tedbiren durdurularak, takibe konu bono ile takibe konu edilmeyen 30.04.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bono; 30.10.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bono ile 30.04.2020 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının arabuluculuk yoluna ilişkin tutanağı sunmadan iş bu davayı açtığını, bu sebeple davacının dava şartını yerine getirmediğini, davacının ödeme veya imzaya ilişkin bir iddiasının bulunmadığını, borcun sebebini inkar etmediğini, bonoların protokol ile ibra edilemeyeceğini, bonoların sebepten mücerret olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddine ve %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.09.2019 tarihli ve 2019/488 E. 2019/783 K. sayılı kararıyla arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.20219 tarihli ve 2019/88 E. 20219/90 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 16.12.021 tarih, 2020/5144 E. 2021/7204 K. kararıyla menfi tespit davaları arabuluculuk dava şartına tabi olmadığından mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 13.09.2017 tarihli boşanma protokolünde ...'ün tazminat olarak karşı tarafa senet düzenleyip vereceği şeklinde karar alındığı, ancak bu protokolün boşanma davasının görüldüğü dava dosyasına sunulmadığı, taraflar arasında daha sonra 22.09.2017 tarihinde yeni bir protokol düzenlenmiş olup bu protokol incelendiğinde davaya konu edilen 4 adet bonoya ilişkin herhangi bir ibare olmadığı, Kayseri 4. Aile Mahkemesi'nin 2017/393 E. sayılı dosyası incelendiğinde de 22.09.2017 tarihli boşanma protokolünün taraflarca imzalanarak 22.09.2017 tarihinde dosyaya ibraz edildiği ve aynı gün duruşma yapılarak 22.09.2017 tarihli boşanma protokolüne göre anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği, 13.09.2017 tarihli protokole göre boşanma kararı verilmediği anlaşılmakla, 13.09.2017 tarihli protokolde boşanmaya bağlı olarak ödenmesi kararlaştırılan 4 adet bononun da hükümsüz kaldığı gerekçesiyle menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir.
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş ve istinaf dilekçesinde özetle; davada Aile Mahkemelerinin görevli olduğunu, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, taraflar arasındaki 13.09.2017 tarihli protokol kapsamında verilen senetlerin geçerli olduğunu, sonra protokolde yer almasa da tarafların karşılıklı olarak bu hususta anlaşmaya vardığını, davacının ilk protokol kapsamında tazminat olarak ödediği peşin parayı dahi geri istemediği, mahkemece delillerinin toplanmadığını, ceza dosyasının celb edilmediğini, tanık dinletme taleplerinin haksız olarak reddedildiğini, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, boşanmaya esas alınmayan protokol kapsamında karşı taraf verilen bonoların bedelsiz kalıp kalmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
İlk Derece Mahkemesinin 02.09.2019 tarihli ve 2019/488 E. 2019/783 K. sayılı kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının Dairemizin 16.12.021 tarih, 2020/5144 E. 2021/7204 K. sayılı kararıyla bozulduğu ve dosyanın bozma sonra yine İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen nihai kararın temyize tabii olduğu ve kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması gerekirken, davalı vekilinin istinaf dilekçesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan inceleme yapılması doğru görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi sonucu verdiği 06.10.2022 tarihli 2022/1895 E. 2022/1960 K. sayılı kararının yok sayılarak kaldırılmasına ve davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin temyiz başvuru dilekçesi olarak kabul edilip incelenmesine karar verilmiştir.
2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1 Bölge Adliye Mahkemesi kararının yok sayılarak KALDIRILMASINA, davalının istinaf dilekçesinin temyiz başvuru dilekçesi olarak kabul edilip incelenmesine,
2 Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20