Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5370

Karar No

2024/1802

Karar Tarihi

6 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1330 Esas, 2022/928 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 1. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2018/143 E., 2019/194 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu Kumsall adlı teknenin davalı sigorta şirketine mavi dalga yat poliçesi ile sigortalı olduğunu, teknede arıza sureti ile hasar meydana geldiğini, hasarın poliçeyi düzenleyen yetkili acentesine müvekkili tarafından aynı gün ihbar edildiğini, davalı şirketçe hasar tespiti amacıyla ekspertiz görevlendirildiğini, ekspertiz incelemesi neticesinde teknede meydana gelen hasarın neler olduğunun tespit edildiğini ve sigorta eksperinin onay vermesi ile ilgili serviste onarım işlemlerine başlandığını, onarımın tamamlanabilmesi için teknenin test ve gerekli kontrollerinin yapılması amacıyla denize indirildiğini, bu test aşamasında teknenin motorunda ve kompresöründe de hasar bulunduğunun tespit edildiğini ve sigortalı teknenin tekrar karaya çekildiğini, motor ve kompresör hasarı için sigorta eksperine tekrar ihbarda bulunulduğunu, sigorta eksperince tekrar ikinci kere teknede ekspertiz incelemesi yapıldığını, onay vermesi üzerine bu hasarın da yetkili servis tarafından onarım sureti ile giderildiğini, servis ve onarım bedellerinin yetkili servis tarafından 145.817,16 TL olarak fatura edildiğini ve müvekkili tarafından ödendiğini, meydana gelen zarar poliçe teminatında olmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından hiçbir sigorta tazminatı ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000,00 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 145.317,16 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu alındığı, davacı tarafın maliki olduğu teknede meydana gelen gerçek hasarın yıpranma ve muafiyet düşüldükten sonra 116.153,73 TL olduğu, davaya konu hasarın poliçe kapsamında teminat dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin 16.06.2017 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 116.153,73 TL' nin 16.06.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısmen ret kararı verilmesinin poliçe şartlarına aykırılık teşkil ettiğini, tazminattan %20 oranında tenzil yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ne taraflar arasındaki poliçede ne poliçeye dayanak genel şartnamede bu yönde bir hüküm bulunmadığını, sigortacının sigortalının gerçek zararını ödemekle yükümlü olduğunu, tüketici konumunda bulunan müvekkili aleyhine oluşturulan şartların geçersiz olacağını belirterek kararın kaldırılması ile davanın tümden kabulünü istemiştir.

  2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teknik yönden inceleme yapılmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, mahkeme kararın gerekçe içermediğini, sigortalı yatta meydana gelen ikinci hasarın sebebinin neden kaynaklandığı yönünde bilirkişilerce teknik inceleme yapılmadığını, ilk arızanın tekrarlamasının teknik nedeninin onarımdan mı kaynaklandığı yoksa sigortalı teknenin kullanımında kusur bulunması sebebine mi dayandığının dosya kapsamında açıkça belirtilmediğini, ayrıca ikinci hasar için müvekkili sigorta şirketine hasar ihbarı yapılmadığını, ikinci hasar yönünden müvekkili sigorta şirketinin sigortalı tekne üzerinde inceleme yapamadığını, fatura sunmanın sigortalı araçta meydana gelen hasarı ispat etmeye yeterli görülmeyeceğini, eksik inceleme sonucunda verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda davacının sunduğu tamir servis faturalarının incelendiği, teknenin önce tamir edilip test için denize indirildiğinde aynı hatayı verdiğinin görülmesi üzerine 2. defa tamir edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda belirlenen hasar tutarında bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk arızanın tekne denize indirildiğinde tekrarlama sebebinin onarım mı kullanım kusuru mu olduğunun belirlenmesi gerektiğine dair itirazın,teknenin ilk onarım sürecinden sonra test edilmek üzere denize indirildiğinde yeniden arıza verip yeniden servise alınmış olması karşısında yerinde görülmediği, sigorta eksperi raporunda da teknenin tamir edilip deneme seyrine çıkarıldığı, fakat problemin devam ettiğinin tespit edildiği ve makineye dair hasarın yeni parçalarla değişim suretiyle hasarın giderildiği, gerçek zararın tespiti kapsamında hesaplama yapıldığı, davalı sigorta şirketince ikinci hasar durumunun sigorta şirketine bildirilmediğine dair itirazın da yerinde görülmediği, "Mavi Dalga Yat Poliçesi" başlıklı poliçe incelendiğinde; %20 oranında kıymet kazandırma tenziline ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, davalı tarafça davaya cevap verilmediği ve bu yönde bir savunma da yapılmadığı halde davadan önce düzenlenen eksper raporunda bu şekilde bir indirim uygulandığı, mahkemece alınan raporda da bilirkişiler tarafından ekpertiz raporu doğrultusunda bu oranda indirim uygulandığı, poliçede %0,50 oranında tenzili muafiyet şartı olduğu, bu indirimin de uygulandığı ve davacı tarafça buna bir itirazda bulunulmadığı, bu indiriminin davacının kabulünde olduğu, ancak %20 kıymet kazanma tenziline itiraz edilerek yargılama sırasında Enstitü Yat Klozlarının sunulduğu, yine burada da %20 oranında kıymet kazandırma tenziline ilişkin bir hüküm bulunmadığı, davacı, tüketici konumunda olup, dosyaya sunulan poliçede imzası bulunmadığı gibi özel şartlar içeren ayrı bir sözleşme de sunulmadığı, yine bilgilendirme yapıldığına dair herhangi bir imzalı evrak ve sair bu şekilde hasardan indirim yapılmasına dayanak olabilecek bir belgenin sunulmadığı, bu durumda mahkemece %20 kıymet kazandırma tenzili uygulanmaksızın davanın tam kabulü yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 145.317,16 TL'nin 16.06.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının eksik inceleme ile oluşturulduğunu, teknede meydana gelen hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını, davacının hasarın meydana gelmemesi için gerekli özeni gösterip göstermediğinin mahkemece araştırılmadığını, poliçede kıymet kazanma tenzilatının uygulanmayacağına yönelik bir hüküm bulunmadığını, sigortacılık ilkeleri ve hakkaniyet gereğince kıymet kazanma tenzilatının uygulanması gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacıya ait olan ve davalı nezdinde sigortalanan teknede meydana gelen hasarın poliçe kapsamında tazmini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1453 ve devamı maddeleri.

  4. Değerlendirme

  5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  6. İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda ve sigorta şirketi tarafından yaptırılan eksper incelemesi sonucu alınan raporda; sigortalı 2010 model teknedeki arızalanan tüm ana parçaların 2017 model parçalarla değiştirildiği, değişimi yapılan parça bedelleri üzerinden % 20 oranında kıymet kazandırma tenzili uygulamasının makul olduğu belirtilmiş ve yerel mahkemece ödenecek tazminat tutarından %20 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince poliçede kıymet kazandırma tenziline ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı bu nedenle %20 kıymet kazandırma tenzili yapılmadan davanın tam kabulü gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 1409 uncu maddesinin birinci fıkrası "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur." düzenlemesini içermektedir. Buna göre sebepsiz zenginleşme yasağı kuralı gereğince sigortacı ancak geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulması sonucu oluşan gerçek zarar miktarından poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumludur.

Bu ilke gözetildiğinde davacının teknesinde oluşan hasar nedeniyle hasarlı parçaların yenisi ile değiştirildiği, değişen parçaların sigorta konusu tekneye kattığı değerin ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiği gözetilmeden davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesireddinederecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim