Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4097
2024/1800
6 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1094 Esas, 2023/1228 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin her çeşit vasıtanın kurtarılması, çekilmesi, muhafazası ve otopark işletmeciliği alanında faaliyet gösteren tacir olduğunu, davalının ise muhtelif tarihlerden bugüne kadar çeşitli sayıda vasıtayı çektirerek muhafaza edilmek üzere müvekkiline teslim ettiğini ancak davalı tarafından herhangi bir ücret ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla her vasıtanın otoparka çekilmesi için çekici ücreti, her vasıtanın muhafaza ücreti olmak üzere toplam 7.500,00 TL muhafaza ücretinin tevdi ve çekme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili idareye husumet düşmeyeceğini, idarenin kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2016 tarihli ve 2011/325 E., 2016/569 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla beraber davalının el koyduğu araçları uzun yıllardır davacıya muhafaza için tevdi ettiğinin tartışma konusu olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin vedia akdi mahiyetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı, idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra muaccel hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacminin arttığı ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci kararlarına göre muhafaza altına alınan araçların otopark ücretleri işlem sırasında araç sahibi tarafından ödendiği, araç icra satışı ile satılmış ise satış bedeli üzerinden otopark ücreti öncelikle tahsil edildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa (2918 sayılı kanun) muhalefetten dolayı trafikten men edilen ve muhafaza altına alınan araçların otopark ücretlerinin Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 122. maddesine göre araç sahiplerinin araçlarını otoparktan çıkarırken çekme ve otopark ücretlerini ödemeleri gerektiği, 2918 sayılı Kanunun Ek 14 üncü maddesi kapsamında olan araçlar için ise 296 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinde belirtildiği üzere aracın trafikten men edildiği tarihten altı ay sonra satış işlemlerinin başlayacağı ve kısa sürede tamamlanacağının hüküm altına alındığı, bu kapsamda davalı idareden çekme ve otopark ücretlerinin istenemeyeceği, keza Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’nün cevabi yazısından sonra çok sayıda aracın otoparktan çıkışının da yapıldığı belli olduğundan davacı işletici tarafından çıkışına izin verilen araçlarla ilgili çekme ve muhafaza ücretinin de tahsil edilmiş olacağının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli ve 2018/636 E., 2020/1609 K. sayılı kararıyla; Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu otoparkının yedieminli otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu, davacı ile davalı arasında fiilen saklama sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, aynı komisyonun kararı ile yedi eminli otopark ücretlerinin belirlenmiş olduğu, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanunu’nun Ek 14 üncü maddesine göre trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde teslim alınmayan ve aranmayan araçların Hazinece satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan masrafların satış bedelinden mahsup edileceğinin düzenlendiği, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b 2. bendine göre araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verildiği ve 2918 sayılı Kanunu’nun Ek 14 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının hizmet bedelini en son çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ancak davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak keşif tarihindeki hurda bedelinin 165.500.00 TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince davacının müterafık kusuru ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, bu durumda sonuç olarak dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750,00 TL olduğu, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenlemeler nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, davacının ıslahı bulunmadı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL alacak telep edildiğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500,00 TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 13.10.2022 tarih, 2021/1944 E. ve 2022/6985 K. sayılı kararıyla " 1 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2 Dava araç muhafaza ve otopark işletmeciliği yapan davacının davalı idare tarafından otoparka bırakılan araçlarının ödenmeyen muhafaza ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporunda tespit edilen değer üzerinden, olayda uygulanması gerekmeyen TBK’nın 52. maddesi uyarınca kusur indirimi yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 165.500,00 TL olduğu, 2918 sayılı Kanunu’nun Ek 14 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin % 25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 41.375,00 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL nin tahsilini istediği ancak herhangi bir ıslah talebi bulunmadığından taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, husumetin davalı idareye yöneltilemeyeceğini, davacının varsa otopark ücretini araç sahiplerinden talep etmesi gerektiğini, çekici ücretlerinin idare tarafından ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının teslim alınmayan araçların satımını isteme ve bu satış üzerinden otopark ve yedi eminlik ücretini tahsil etme hakkı mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, araç muhafaza ve otopark işletmeciliği yapan davacının davalı idare tarafından otoparka bırakılan araçlarının ödenmeyen muhafaza ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2918 sayılı Kanun'un (ek) 14 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20