Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4140

Karar No

2024/1760

Karar Tarihi

5 Mart 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2013/428 Esas, 2014/473 Karar

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVADA DAVACI: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili Avukat ...

ASIL DAVADA DAVALILAR: 1 ...

2 ...

3 ...

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVALILAR: 1 ...

2 ...

DAVA TARİHİ: 25.05.2013 (asıl dava), 25.05.2013 (birleşen dava)

HÜKÜM: Kısmen kabul

BİRLEŞEN DOSYA: Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/462 E.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile müvekkil banka arasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Ortaklar Sözleşmesi uyarınca sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bir borçlanma sözleşmesi olup bu hususta müvekkil bankanın 43.000,00 TL'lik bir alacağının söz konusu olduğunu, davalıların sözleşme uyarınca kredi borcunu ödeme yoluna gitmediklerinden dolayı müvekkil bankanın da alacağını tahsil edebilmek adına Siverek İcra Müdürlüğünün 2012/156 E. sayılı dosyası ile davalılardan 43.000,00 TL alacağı nedeniyle aleyhine ilamsız takip yolu ile icra takibi başlatıldığı, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkil bankanın davalılardan böyle bir alacağı mevcut olduğu halde borçluların uzun zamandan beri müvekkil bankaya olan borçlarını ödeme yoluna gitmediklerini, davalıların sözleşmeye aykırı hareket ederek Borçlar Kanunun 112 nci maddesi uyarınca müvekkil bankanın zarar uğramasına sebebiyet verdiklerini ve söz konusu zararın giderilmesi gerektiğini ileri sürerek bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne karar verilerek 43.000,00 TL'nin vade tarihinden itibaren işletilecek akdi temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl ve birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu Siverek Tarımsal Kalkınma kooperatifine kendisiyle birlikte birçok kişinin üye edildiğini, maddi durumlarının çok kötü olması nedeniyle Sosyal Yardımlaşma Vakfından kendilerine destek amaçlı olarak yardım yapılacağının söylendiğini ve bazı evraklarının imzalattırıldığını, kendisiyle birlikte tüm üyelerinde bu şekilde imzaları alındığını, ödeme emrinin tebliği ile bunun Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olduğunu öğrendiklerini, daha önceden böyle bir kooperatifin kurulmasından bilgilerinin olmadığını ancak evrakların yardım amaçlı olduğundan okumadan imzaladıklarını, adı geçen borçla ilgili olarak herhangi bir meblağ bankadan çekmediklerini, yine kooperatif tarafından da kendilerine herhangi bir hayvan teslimi yapılmadığnı, kendisiyle birlikte tüm üyelerin bu şekilde dolandırıldıklarını, borcun konusunun taraflarına teslim edilecek hayvanların karşılığı olarak müteaahit firmaya ödenmesi gerektiğini, böyle bir hayvan teslimi yapılmadığından borçta doğmadığını, müteaahit firma ile kooperatif yönetiminin tüm üyeleri ve kamuyu dolandırmaları sonucu oluşmuş borç olduğunu, borç şartlarının oluşmadığını, kendilerinden alınan imzalarla dolandırıcılık yapılabileceği ihtimaline binaen 2011 yılından Kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, ortaklar sözleşmesi muhtar olarak Esat Karavar ismiyle imzalandığını, bu tarih itibarı ile böyle bir şahsın mahalle muhtarı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalılar arasında 30.06.2010 tarihinde ortaklar sözleşmesi adı altında iki adet 42.135,60 TL bedelli (icra dosyalarında mevcut) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü arasında yapılan işbirliği ile uygulanan kırsal alanda sosyal destek projesinden yararlanan kooperatif ortaklarından alınacak taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin imzalandığı, davalıların anılan sözleşmelerde borçlu ortak ve müteselsil kefil ortak sıfatıyla yer aldıkları, borçlu ortağın kredi miktarını T.C. Ziraat Bankası Siverek Şubesinden aldığının sözleşmede belirtildiği, davacı tarafından ödemeye ilişkin sunulan banka dekontlarının mevcut olduğu, davalılar tarafından ortaklar sözleşmelerindeki imzaların inkar edilmediği, somut olayda ispat külfetinin davalılara ait olduğu ve krediye konu parayı almadıklarına yönelik savunmalarını yazılı delille kanıtlamaları gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü, kısmen reddi ile 42.135,60 TL'nin 01.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece asıl alacağa uygulanan faizin başlangıç tarihi hususunda hataya düşüldüğünü, faiz başlangıç tarihi olarak davalıların ilk ödemeyi yapmadığı tarihin esas alınması gerektiğini belirterek faiz başlangıç tarihi yönünden kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdavadakarartemyizincelenenv.kararınkararımahkemesionanmasınabirleşenderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim