Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5182
2024/1753
5 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2963 Esas, 2022/680 Karar
ASIL DAVADA DAVACI: ... vekili Avukat ... ...
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI: Polinas Plastik Sanayi ve Ticareti Anonim Şirketi vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVA TARİHİ: 17.07.2017 (Asıl dava), 07.05.2018 (Birleşen dava)
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/483 E., 2019/214 K.
BİRLEŞEN DAVA: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/208 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalının plastik ambalaj ve benzer konularda yurt içi ve yurt dışı piyasada ticari faaliyet gösterdiğini ve tarafların ulusal ve uluslararası düzeyde nihai tüketici tarafından tercih edilen benzer ürünler konusunda ticari rekabet içerisinde olduklarını, davalı şirketin 26.04.2016 tarihinde streç film kutularına entegre edilen bir kesme aparatın buluş başlıklı faydalı model belgesini tescil ettirdiğini ancak söz konusu faydalı model belgesinin yenilik unsuru taşımadığını, müvekkili şirketin 2011 yılından beri Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki bir şirketten dava konusu faydalı model ile koruma altına alınan ürünleri satın aldığını ve bu işleme ait mail yazışmalarının dava dosyasına delil olarak sunulduğunu, ayrıca dava dışı Çinli firmanın faydalı model konusu ürün ile ilgili olarak 2003 yılında patent ve 2005 yılında tasarım belgesi olmak üzere iki ayrı tescilinin mevcut olduğunu ve davalı şirketinde dava dışı Çinli firmanın müşterisi olduğunu, söz konusu nedenler ile davalı faydalı model belgesinin başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşımadığını ileri sürerek davalı adına 2016/05415 sayı ile tescilil faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ve davalı adına tescilli olan faydalı model belgesinin, tescille ilgili gerekli şartları taşımadığını, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin, tescil tarihinden çok daha önce kamuya sunulduğunu ve yenilik niteliğine haiz olmadığını ileri sürerek davalı adına 2016/05415 sayı ile tescilil faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili adına tescilli olan dava konusu faydalı model belgesinin içeriğinin streç film kesilmesi için ayrı bir kesiciye ihtiyaç duyulmadan ray üzerinde hareket eden kesme bıçağının streç film kutusuna entege olması olduğunu, buluş öncesinde kesicinin harici olarak kullanımının bulunduğunu ancak streç film kutusu ile entegre kullanımının olmadığını, müvekkilinin haklı gerekçeler ile başvurusunu yaparak tescil sürecini tamamlamış olduğu dava konusu faydalı model belgesini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait tescilli streç film kutularına entegre edilen bir kesme aparatı başlıklı faydalı modelin yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olduğunu ve iddiaların yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu faydalı model belgesinin istemlerinin başvuru tarihi itibariyle yenilik unsuru taşımadığı ve faydalı model belgesinin tescil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dikey ve yatay doğrultuda bir ray üzerinde hareket eden bir bıçak yardımı ile malzemelerin düzgün bir şekilde ve minimum fire ile kesilmesi için geliştirilen sistemlerin neredeyse tüm sanayi dallarında uzun yıllardır kullanıldığını ancak her ürünün daha fonksiyonel hale getirilmesinin mümkün olduğunu, dava konusu faydalı modelin streç filmler için kayar kesici veya kesme aparatı olmadığını, tescilin konusunun film kesme bıçağı değil, streç film kutusuna takılan yani entegre edilen kesme bıçağı olduğunu, başvuru tarihi itibariyle faydalı modelin dünyanın hiçbir yerinde bir patent ya da faydalı modele konu olmadığını, aynı iş kolundaki diğer bir üretici firmanın itirazlarının başvuru süresince reddedildiğini, davacı tarafın Çinli firmalarla yaptığı e postaları delil olarak sunduğunu ancak yasaya uygun elektronik imza ihtiva etmeyen e posta yazışmalarının hukuken delil olamayacağını, kaldı ki e posta yazışmalarının da tutarsızlıklar içerdiğini, bilirkişinin dava dosyasına sunulan 27.08.2013 tarihli CN204096733U numaralı patent belgesinin çevirisi ile karşılaştırma yaparak karar verdiğini, bu belgeye delil olarak dayanıp kanaat belirtilenin hatalı olduğunu zira dava dosyasının içinde de yeminli tercüme evrakları içerisinde bu tarih ve numarada bir patent belgesine rastlamadıklarını, dolayısıyla bu patent belgesi üzerinden yapılan bilirkişi incelemesine dayalı hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki böyle bir delilin bulunduğu varsayılsa bile ek bilirkişi raporunun teknik inceleme bölümünde bu patent belgesinin Türkçe çevirisinde hatalar olduğunu ve bilirkişilerce anlaşılamadığının görüldüğünü, bu belgelerin yalnızca birer fotokopi olduğunu, gerçekten tescillenmiş olup olmadığının varsa bile üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı anlaşılmadan bu delillere dayalı olarak hüküm kurulamayacağını, yine bu iki patent belgesinin sağladığı korumanın 2013 ve 2015 yıllarında sona erdiğinin müvekkilinin faydalı model belgesinin ise 26.04.2016 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile geçerli olduğunu, dolayısıyla tescilde bir engel bulunmadığını, davacı tarafın bilirkişilere doğrudan ulaşıp telkin ve yönlendirme yapmasının bilirkişilerinde dava ve delil listesinde yer almayan belgelere dayanarak rapor hazırlamasının ve mahkemenin de bu rapora dayanarak hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı inceleme içerdiği gibi istinaf denetimine de elverişli nitelikte olduğu, her ne kadar davalı tarafça söz konusu patent belgesinin Türkçe çevirisinde hatalar bulunduğunu ve bilirkişilerin bunu anlamadığı ileri sürülmüş ise de davalı tarafça bu hataların ne olduğunun açıkça ortaya konulamadığı, özellikle ek raporda istemlerin tek tek ele alındığı ve bütün istemler yönünden davalı tarafın faydalı modelinin yenilik unsurunu taşımadığının belirtildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen dosya ile asıl dosyanın farklı vekiller ile takip edildiğini, İlk Derece Mahkemesince birleşen dosyaya ilişkin kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının taraflarına tebliğinin gerektiğini ancak müvekkillerinin hak kaybı yaşamaması ve verilen kararın istinaf aşamasında onandığı için kararı temyiz etmek zorunlulukları doğduğunu, müvekilleri adına tescilli faydalı modelin yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğunu, bilirkişilerin karşılaştırma yaptığı patent belgesi dava dilekçesi ve delil dilekçesinde sunulmadığından söz konusu delile dayanılarak inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, incelemesi yapılan söz konusu patent belgesinin Türkçe'ye çevirisinin bilirkişilerce yeterince anlaşılamadan inceleme yapıldığı ve yanlış yapılan çeviri üzerine hatalı karar verildiğini, karar esas alınan patent belgelerinin sağladığı koruma süresinin tamamlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin açılan davada davalı adına tescilli faydalı modelin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 143 ve 144 üncü maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davalı vekillerinin ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:34