Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5403
2024/1742
4 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/34 Esas, 2022/750 Karar
DAVACILAR: 1....
2.... vekilleri Avukat Hükmet Sönmez
DAVA TARİHİ: 14.03.2013
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/804 E., 2019/569 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; her biri davalı şirkette %25'şer pay sahibi olan müvekkillerinin, kurucu ortak Mehmet Ulaşan'ın ileride kendilerine iade edileceği sözü üzerine, şirkete alınan borç paraya karşılık %5 hisseyi dava dışı ...'ya devrettiklerini, müvekkillerinin halen sermayenin %45'ine sahip olduklarını, alınan borç ödenmesine rağmen %5 hissenin davacılara iade edilmediğini, davalı şirket yönetici ve denetçilerin şirkete verdikleri zararların tespiti, zararın bunlardan tazmini ve şirketin feshi talebi ile davalı şirket yöneticileri aleyhine sorumluluk davası açtıklarını, denetim kurulu üyesi tarafından yapılan olağanüstü genel kurul çağrısı üzerine 23.07.2012 tarihinde toplanan davalı şirket genel kurulunda yönetim ve denetim kurulu üyesi seçimi yapıldığını, olağanüstü genel kurulda görüşülmesi gereken ve herhangi bir aciliyeti bulunmayan hususların olağanüstü genel kurul kararına konu edilemeyeceğini, davaya konu toplantının şirket yönetici ve deneticilerine karşı açılan sorumluluk davasındaki iddiaların tartışılmasına engel olmak, yönetim faaliyetlerinin görüşülmesine engel olmak amacıyla yapıldığını, haklarında sorumluluk davası açılan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin davaya konu toplantıda yeniden seçildiklerini ileri sürerek toplantıda alınan 1, 4 ve 5 no.lu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 23.07.2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı gündemin 4 ve 5. maddelerinde yönetim ve denetim kurulları seçimi yapıldığını, bunun haricinde bir karar alınmadığını, davaya konu olağanüstü genel kuruldan önce, şirket yönetim kurulunun olağan genel kurulun 09.06.2012 tarihinde toplanması için karar alınmak istendiğini ancak yönetim kurulu üyeleri olan davacılar karara imza atmadıklarından karar alınamadığını, şirket yönetim kurulu toplanamadığı için olağanüstü genel kurul toplantısı yapılma kararı alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 23.07.2012 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı çağrısının denetçi tarafından yapıldığı, çağrı kararında gerekçe olarak, şirket yönetim kurulunun toplanamaması ve şirket aktif sistemlerinin çalışmamasının gösterildiği, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 365 inci maddesi uyarınca genel kurulu olağan toplantıya davetin yönetim kuruluna, olağanüstü toplantıya davetin hem yönetim kuruluna hem de 355 inci maddedeki koşulların varlığı halinde denetçilere ait olduğu, denetçinin çağrı yetkisinin zaruri ve müstacel sebeplerin varlığı halinde geçerli olduğu, davalı şirket yönetim kurulunun 15.05.2012 tarihli ve 89 no.lu kararında 2011 yılı Genel Kurulunun 09.06.2012 tarihinde belirlenen gündemle toplanmasının görüşüldüğü, yönetim Kurulunun beş üyeden oluştuğu, üç üyenin bahse konu kararı imzaladığı, davacı iki üyenin ise imzalamadığı, 6762 sayılı Kanun'un 330 uncu maddesi uyarınca ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça yönetim kurulunun karar verebilmesi için üyelerin en az yarısından bir fazlasıyla toplanmasının şart olduğu, beş üyeden oluşan yönetim kurulunda, kurulun toplanıp karar alabilmesi için en az dört üyenin toplantıda hazır bulunması gerektiği, yönetim kurulu üyelerinin ikisinin davacılar olduğu, diğer yönetim kurulu üyeleriyle çekişme yaşadıkları, aralarında devam eden davalar olduğu, bu şeklide yönetim kurulunun toplanıp karar alabilmesinin mümkün olmadığı, nitekim alınan kararın icra edilemediği ve genel kurul toplantısının yapılamadığı, mevcut yönetim kurulunun görev süresinin 04.06.2012 tarihinde sona erdiği, görev süresi dolan yönetim kurulunun Genel Kurulu toplantıya çağırmak ve şirkete ait günlük işleri yürütmek konularındaki yetki ve görevleri devam ediyor ise de yönetim kurulu arasındaki çekişmenin şirket faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği, somut olayın özellikleri dikkate alınarak Genel Kurul'un denetçi tarafından 25.06.2012 tarihinde toplantıya çağrıldığı, denetçi tarafından yapılan çağrının somut olayın özelliklerine göre zorunlu ve acele sebeplerden kaynaklandığı, aksi durumun şirket işlerini akamete uğratabileceği bu yönü ile denetçi tarafından çağrı yapılmasında usulsüzlük bulunmadığı, denetçinin çağrısı ile yapılan olağanüstü toplantıda sadece acele işlerden olan yönetim ve denetim kurulu üyeliklerinin seçiminin yapıldığı, bilanço ve faaliyet raporlarının okunup oylanması ve ibraların yapılacak ilk olağan genel kurul toplantısına bırakıldığı, gündemin 4. ve 5. maddelerinin yeni yönetim ve denetim kurulu seçimine ilişkin olduğu, yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılmış ve devam eden sorumluluk davaları nedeniyle bu kişilerin dava devam ettiği sürece yeniden yönetim ve denetim kuruluna seçilmelerini engelleyen yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, bu kişiler hakkında kesinleşmiş bir karar olmadığı nazara alınarak yeniden seçilmelerinin ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvru dilekçesinde özetle; davalı şirketin ana sözleşmesinin genel kurul toplantılarıyla ilgili 10. maddesi uyarınca yönetim kurulunun üç kişi ile toplanabileceğini ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alınabileceğini, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısına gerekçe olarak gösterilen 15.05.2012 tarihli ve 89 sayılı yönetim kurulu kararındaki üç imzanın olağan genel kurul toplantısı için yeterli olduğunu, olağanüstü genel kurul toplantısının yasal gerekçesinin bulunmadığını, 15.05.2012 tarihli yönetim kurulu kararından müvekkillerinin haberdar olmadığını, söz konusu yönetim kurulu kararının da yıllık bilanço, kar ve zarar cetvelleri ile yönetim ve denetim kurulu raporları görüşülmeden yeni yönetim ve denetim kurulu üyelerinin belirlenmesi için yapılan dava konusu olağanüstü genel kurul çağrısına dayanak olması amacıyla gerçeğe aykırı olarak hazırlandığını, davalı şirketin üç kişi ile toplanıp karar alamayacağı düşünülse dahi, kararda 6762 sayılı Kanun'un 330 uncu maddesiyle ilgili değerlendirmenin doğru yapılmadığını, maddeden anlaşılması gerekenin, yönetim kurulunun tam üye sayısının çoğunluğu ile toplanabileceği ve kararların toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alınabileceği şeklinde olduğunu, denetçinin olağanüstü genel kurul toplantısı çağırısında bulunabilmesi için “acil ve ivedi bir durumun” bulunması gerektiğini, yerleşik içtihatlara göre görev süreleri dolan yönetim kurulu üyelerinin yenileri seçilene kadar tüm olağan ve olağanüstü işlerde görevlerine devam edeceğini, olağanüstü toplantı çağrısının bu sebeple de gerekçesiz kaldığını, somut uyuşmazlıkta yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin bitmesine yaklaşık 1 yıllık süre varken olağanüstü genel kurul çağrısının yapıldığını, olağanüstü genel kurul toplantısına gerekçe olarak gösterilen sebebin doğru olmadığı, davalı şirket ortaklarından ..., ... ve ... ile ... aleyhine Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/713 E. sayılı dosyası ile açılan sorumluluk ve azil davasında ileri sürülen yolsuzluk iddialarının tartışılmasına engel olunması amacıyla olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığını, yolsuzluk yapan aynı kişilerin yönetim ve denetim kurulu üyesi seçimiyle ilgili gündem maddesıne istinaden yeniden seçilmelerinin sağlandığını, müvekkilleri tarafından davalı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine açılan tazminat davasında alınan ve farklı bilirkişiler tarafından düzenlenmiş örnekleri sunulan bilirkişi raporlarıyla iddialarının ispatlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı şirketin beş kişiden oluşan yönetim kurulunun 15.05.2012 tarihli kararıyla, davalı şirketin 2011 yılı olağan genel kurul toplantısının 09.06.2012 tarihinde yapılması yönünden yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulunun diğer iki üyesinin katılımıyla karar alındığı, yönetim kurulunun diğer üyeleri olan davacıların bu toplantıya katılmadığı, 25.06.2012 tarihinde davalı şirket denetçisi tarafından alınan kararla şirketin yönetim kurulunun tam olduğu halde toplanamaması ve şirket aktif sistemlerinin çalışamadığı hususunun ortaya çıkması sebebiyle 6762 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca yönetim ve denetim kurulunun ibrası, yeni yönetim kurulu üyelerini seçilmesi, yeni denetim kurulu üyelerinin seçimi konularının görüşülmesi için 23.07.2012 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiği, 24.09.2012 tarihinde dava konusu olağanüstü genel kurulda seçilen yeni yönetim kurulu başkan ve üyelerinin katılımıyla 2011 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığı, dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında iptaline karar verilmesi istenilen 1 no.lu karar ile toplantıya başkanlık edecek divanın seçiminin oylandığı, 4 no.lu karar ile 1 yıl süreyle yeni yönetim kurulu üyeleri, 5 no.lu karar ile yeni denetçinin oylandığı, davalı şirket yönetim kurulu üye tam sayısının beş kişiden ibaret olduğu, bu durumda 6762 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca yönetim kurulunun toplantı nisabının dört üyeyle karar nisabının üç üyeyle gerçekleşeceği, somut olayda 15.05.2012 tarihli, şirketi 09.06.2012 tarihinde 2011 yılı olağan genel kurula çağıran yönetim kurulu kararının üç kişiyle toplanılıp alındığı anlaşıldığından yasa hükmünde aranan toplantı ve karar nisabı sağlanamadığından yok hükmünde olan yönetim kurulu kararına dayanılarak olağan genel kurul toplantısının yapılamayacağı, davalı şirketin 04.06.2011 tarihinde yapılan 2010 yılı genel kurulunda yönetim kurulu üyeliklerine 1 yıl süre ile seçilen üyelerin görev sürelerinin bundan 1 yıl sonra dolduğu, şirketin 15.05.2012 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında 2011 yılı olağan genel kurulunun 09.06.2012 tarihinde toplanmasının planlandığı, kararda davacıların imzalarının bulunmadığı, davacıların bu yönetim kurulundan haberdar olmadıklarını iddia ettiği, ancak yönetim kurulu üyeleri ve hissedar davacıların, tutulmasından sorumlu oldukları karar defterindeki karardan habersiz oldukları iddia edilmesine rağmen haberdar olduktan sonra gerekli yasal yollara başvurulmuş olduğu ispatlanmadığından bu iddianın bu aşamada uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınamayacağı, sonrasında 6762 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi gereği denetçi tarafından dava konusu 23.07.2012 tarihli 2011 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığı, ve bu toplantıya davacıların vekillerinin katıldığı, bu toplantıda 2011 tarihinde seçilen 1 yıllık görev süreleri dolmakta olan 5 kişilik yeni yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin belirlendiği, davacılar vekillerinin, davacıların yönetim kurulunda yer almalarına ilişkin teklifin reddedildiği, seçilen yönetim kurulu ve denetçi ile 24.09.2012 tarihinde 2011 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığı, şu halde dava konusu 23.07.2012 tarihli genel kurul toplantı tutanağının içeriğine göre gerek davacı ortakların gerekse diğer ortakların tamamının genel kurul toplantısına katıldıkları gözetildiğinde davacılar vekilinin usulsüz çağrı ile toplantı yapıldığı iddiasına itibar edilmediği, 4. ve 5. maddelerindeki kararlarda iyi niyet kurallarına, ana sözleşmeye ve yasaya aykırı bir hal bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazları yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 23.07.2012 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan gündemin 1, 4 ve 5. maddelerinde alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6762 sayılı Kanun'un 330, 355 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:48