Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4579
2024/1730
4 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/385 Esas, 2023/302 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.06.2014 26.06.2015 tarihleri arasında geçerli olan “Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi” ile sigortalı, 2006 model “MELİSA 01” isimli özel teknenin 27.07.2014 tarihinde Göcek Belediye Marina’da bulunan hususi alana gerekli özen ve dikkat gösterilerek bağlandığını, ertesi gün teknenin battığının müvekkiline bildirildiğini, 28.07.2014 tarihinde meydana gelen hasarın karşılanması davalı sigortacıdan talep edilmiş ise de, 05.08.2014 tarihli yazısında, hasarın iskele motor körük lastiğinin eskiyip yırtılması ve teknenin su alması neticesinde meydana geldiğininin, poliçe kapsamına girmeyen hasardan dolayı herhangi bir tazminat ödenmeyeceğinin bildirildiğini, oysa ki, Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/23 D.iş sayılı tespit dosyasında alınan 09.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda, pervanenin sert bir yere göbeğinden çarpmış olabileceği, bu nedenden ötürü körüğün patlayabileceği ve dolayısıyla teknenin su alıp batabileceği, ek raporunda ise, toplam hasarın 58.861,94 TL olduğu şeklinde tespitte bulunulduğunu, hasarın poliçe kapsamında olduğunu, ayrıca aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı sigortacının, müvekkil şirketin uğradığı tüm zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 58.861,94 TL'nin, 28.07.2014'den itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiş; 25.07.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabihi artırarak 75.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesinde hasarın "teknenin iskele taraf motor körük lastiğinin eskiyip elastikiyetini kaybetmesi ve çatlayarak delinmesine bağlı olarak teknenin su almaya başlaması neticesinde" meydana geldiğinin tespit edildiğini, hasarın meydana geliş şekliyle Enstitü Yat Klozlarının "Tehlikeler" başlıklı 9 uncu maddesinde sayılan haller arasında yer almaması nedeniyle teminat dışı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli ve 2015/695 E., 2018/434 K. sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu "Melisa 01 "isimli teknenin batma sebebinin delik kuyruk lastiğinden su girmesi olduğu, bu kuyruk lastiğinin su almasının sebebinin de zamanında değiştirilmediği gibi zarar görmesinden dolayı fark edilip değiştirilmemesine bağlı olduğu, yine benimsenen bilirkişi raporuna göre teknenin elektronik ve mekanik aksamı ile seyir cihazları ve kamarasında deniz suyu kalıntısı tespit edilemediğinden batma sebebinin uygun bulunduğu, bu çerçevede teknenin kısmen batması sonucunda meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2018/1848 E., 2020/110 K. sayılı kararıyla; sigortalı teknenin barınağa bağlı olduğu esnada kuyruk kısmında su alarak kısmen batmasının, motor körük lastiğinin eskiyerek elastikiyetini kaybetmesi sonucunda kıvrım noktalarında çatlamaların meydana gelmesini bağlı olarak teknenin su almasından kaynaklandığı, nitekim motor pervane şaftı karşılama yatağının zamanla paslanmasının da bu sonucu desteklediği gibi dosyada yer alan tekneye ait körük lastiğine ait fotoğraflar, ekspertiz ve değişik iş dosyasından alınan tespit raporu ve gerekçeli denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerinde olup, davanın poliçeden kaynaklı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olması ve somut olayda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1445 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağı, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyenlerin arasında yer alan sigorta uzman bilirkişisi Ceyhun Nayman hakkında objektif ve tarafsız olmadığı ileri sürülmüş ise de buna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 24.03.2021 tarih, 2020/2010 E. ve 2021/2861 K. sayılı kararıyla ''...Dava, gezinti tekneleri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, olay sonrası davacı tarafın başvurusu üzerine yapılan delil tespitinde keşfen düzenlenen raporda; “...olayın meydana geldiği teknenin iskele makine, şanzıman ve pervanenin bulunduğu kuyruk kısmının demonte olduğu, pervane göbeğinden darbe aldığı, başka bir ifadeyle pervanenin sert bir yere göbeğinden çarpmış olabileceği, dolayısıyla ara şaft(mafsal) üzerindeki körüğün patlak ve yırtılmış olduğu, su kesiminin altında kalan bu bölümden tekne içerisine su girdiği, bu çarpma nedeniyle körüğün patlayabileceği ve dolayısıyla teknenin su alabileceği ve batabileceği...” belirtilmiştir. Hükme esas alınan raporda ise delil tespit raporundaki bu tespitlere ilişkin herhangi bir değerlendirmeye rastlanılmamıştır. Bu durumda raporlar arasında rizikonun sebebine ilişkin açık bir çelişkinin varlığı ve bunun giderilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, konu ile ilgili uzman teknik kişilerin oluşturduğu gerekirse bir heyetten tekrar rapor alınarak tüm çelişkilerin giderilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, dosya kapsamında bulunan Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/23 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile 04.08.2014 tarihli sigorta eksper raporunun ve mahkemelerince aldırılan 29.08.2014 tarihli raporun çelişkili olması nedeniyle, bir gemi makine mühendisi, bir makine yüksek mühendisi, bir kaptan ve sigorta alanında uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden çelişkileri giderecek mahiyette rapor alındığı; rapora göre; kazanın meydana gelişine ve teknenin
batmasına neden olan etkinin “Pervane Göbeğinin Darbe Almasına” bağlı
olduğu, pervanenin sert bir yere göbeğinden çarpmış olabileceği, dolayısıyla ara şaft (mafsal) üzerindeki körüğün patlak ve yırtılmış olduğu, bu hasardan
dolayı körüğün patlayabileceği, dolayısıyla teknenin su alıp batabileceğinin tespit edildiği, körüğün patlak ve yırtılmış olmasının çarpmanın / darbenin
etkisiyle olduğu, batma veya deniz suyunun tekneye girmesi nedeniyle uğranılan hasarın
Enstitü Yat Klozları ve Poliçenin kapsamına dahil olduğu, davanın poliçeden kaynaklı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup somut olayda 6102 sayılı Kanun'un 1445 inci maddesinin beşinci fıkrasının şartlarının oluştuğu ve bu suretle tespit edilen hasar sebebiyle ortaya çıkan davacı zararını, mezkûr sigorta poliçesi
hükümleri kapsamında davalı sigortacının ödeme sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delil tespit raporunun ve tespite ilişkin ara kararın müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, tek taraflı tespit ve alınan bilirkişi raporunun esas hakkındaki davada hükme esas alınmasının hukuki dinlenilme hakkına açık bir aykırılık teşkil ettiğini, davada delil vasfı bulunmadığını, Yargıtay'ın emsal içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davaya konu hasarın poliçe teminatı harici olduğunu, dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporu ve delil vasfını havi ekspertiz raporu ile uyum içerisinde olup hasarın poliçe teminatı dışında yer aldığını açıkça tespit ettiğini, poliçe kapsamında rehinli alacaklı bulunduğunu, davacı tarafından rehinli alacaklının sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesine muvafakati olduğuna dair muvafakatname sunulmadığını, hükme esas alınan raporda yer alan bilirkişilerin iddia ettiği gibi teknenin pervane göbeğinden bir hasar alması halinde dahi önemli olan hasarın meydana gelişindeki ana etken olduğunu, bu etkenin de lastik körüğünün eskimesi olduğunun açıkça ortada olduğunu, hal böyleyken Yargıtay'ın bozma ilamının bir tekrarı niteliğinde olan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, hasarın meydana geliş şekliyle Enstitü Yat Klozları'nın "Tehlikeler" başlıklı 9 uncu maddesinde sayılan haller arasında yer almaması nedeniyle teminat dışında olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, gezinti tekneleri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:48