Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4556
2024/1729
4 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/520 Esas, 2022/253 Karar
DAVA TARİHİ: 03.07.2014
HÜKÜM: Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 19.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandığını, davalının kullanılan krediden çeşitli tarihlerde komisyon, BSMV, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında kesintiler yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.176,59 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiz ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kesintilerin kredi sözleşmesi uyarınca yapıldığını, sözleşmenin 83 üncü maddesinde bu hususun açıkça kararlaştırıldığını, davacının tacir olduğunu, basiretli davranması gerektiğini, müvekkilinin de tacir olup yaptığı iş karşılığı ücret isteme hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.01.2020 tarih, 2018/408 E. ve 2020/8 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda genel işlem koşulları denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 21 nci maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22 nci maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğinden, bankanın yaptığı kesintilerin açıkça hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz etmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.06.2021 tarih, 2020/6689 E. ve 2021/5231 K. sayılı kararıyla''... Dava, davacı tarafından kullanılan ticari krediler sebebiyle, komisyon adı altında tahsil edilen masrafların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir. Bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir. Sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı görülmüştür. Bu hale göre, belirtilen sözleşme hükmünün taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın tahsil ettiği masrafların sözleşme ekindeki listeyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıması nedeniyle genel kredi sözleşmesinde yer alan düzenlemenin davacının sözleşme imzalamadan önce bilgilendirilmiş olması nedeniyle genel işlem koşulu niteliğinde olmadığı taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan kesintilerin sözleşme eki listede yer alan oranlarla uyumlu olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme ekinde bulunan ve Ticari Kredi Komisyonları başlığını taşıyan listede müvekkilin imzasının bulunması, kredi sözleşmesinin imzalanması öncesinde müvekkil ile banka arasında müzakere gerçekleştiği ve söz konusu masraflara ilişkin taraflarca anlaşılarak karar verildiği anlamına gelmediğini, fiili hayatta, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında, kredi çeken tarafa birçok belge sunulduğu ve bunların tamamının imzalanması gerektiğinin belirtildiği, belgelerin imzalanmaması durumunda kredi verilmediğinin herkes tarafından bilindiğini, bu hususta yapılan tespitin haksız ve hukuka aykırı olduğu ile fiili hayata uymadığı kanaatini taşıdıklarını, müvekkilinin bir takım ticari zorunluluklar sebebi ile kredi kullanmak durumunda kaldığını, neticede davalı bankaya yapılan başvurusunun kabul edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkil karşısındaki üstün konumunu hem Türk Medeni Kanunu’nun doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak hem de ticari ahlak ile bağdaşmayacak şekilde kötüye kullandığını, tip sözleşme olarak düzenlenen ve müvekkil ile müzakere edilmeksizin hazırlanan kredi sözleşmesi ve eklerinin müvekkili aleyhine olduğu, davalı bankanın uygulamasının haksız, hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri, Medeni Kanun’un doğruluk ve dürüstlük kuralları hakkındaki hükümleri ve ticari hayatın olağan akışı düşünüldüğünde davanın kabulü gerektiğini, dosya içerisinde alınmış bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunmakta olup, mahkemenin hüküm öncesinde bu çelişkileri gidermesi gerektiğini, konuya ilişkin olarak yapılan itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle komisyon, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti vs. adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 20 ve devamı maddeleri.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:48