Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4231
2024/1661
29 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/35 Esas, 2021/502 Karar
TEREKE İDARE
MEMURU: ... vekili Avukat ...
DAVALILAR: 1....
2.Biltur Turizm İnşaat Ticaret A.Ş. vekili Avukat ...
3....
4....
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın reddi
Taraflar arasındaki şirket hisse devir işleminin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı müteveffa tereke idare memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı anonim şirketin %8,75 hissedarı ve kurucu ortağı olduğunu, kurucu ortaklıktan gelen ve eşinden miras kalan hisselerini hiç bir şekilde devretmek arzu ve iradesi olmadığı halde dava dışı oğlu ...'in davalı ... ile birlikte evine gelerek 73 yaşındaki müvekkiline formalite bir işlem için "şu evrakları bir imzalayıver" demek suretiyle, evrak arasında hisse devir evrakı olduğunu bilmeden oğlu tarafından hata ve hileye düşürülerek imza attırılmak suretiyle 30 adet hissesinin gasp edildiğini, müvekkilinin davalılar gerçekten hisse satmadığını, manevi değere sahip hisselerin devri arzusu olmadığını, maddi olarak satma ihtiyacı da bulunmadığını, davalı ...'in torunu, diğer davalıların da şirketin maaşlı çalışanları olduklarını, hisseleri satın alabilecek maddi güçleri bulunmadığını, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetleri nama yazılı ise de, hisselerin pay senedine bağlanmamış ve hisse senedi olarak bastırılmamış olduğunu, devre ilişkin olarak 818 Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 162 ve 163 üncü maddelerine uygun bir sözleşme yapılmadığını, şirket yönetim kurulunu 5 kişiye tamamlamak için yapılmış gibi gösterilen hisse devrinin aldatılma ve hile nedeniyle geçersiz olup, yok hükmünde olduğunu, işlemin terkini amacıyla Ankara 38. Noterliği'nin 09.02.2011 tarihli ihtarnamesi gönderilmiş ise de, cevap verilmediğini ileri sürerek hisse devirlerinin şirket pay defterinden tamamen terkin ve iptal edilerek eski hale getirilmesini, bu hisselerin gerçek sahibinin müvekkili olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının 20.10.2010 tarihinde onar adet hissesini davalılara devrettiğini, devir senedini sadece imzalamakla kalmamış, isim ve soyadını da yazdığını, devir senedinin bir adet olmayıp, üç adet olmasının davacının yanlışlıkla ya da hile ile imzaladığı iddiasını boşa çıkardığını, şirketin 20.10.2010 tarihinde yapılan genel kuruluna katılan davacının, yönetim kurulu seçiminde davalıların yönetim kuruluna girmesi yönünde oy kullandığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) gereğince şirket ortağı olmayanların yönetim kuruluna seçilmeleri mümkün olmasına rağmen göreve başlayabilmeleri için pay sahibi olmaları gerektiği, davacının da kendi hisselerinden sembolik bir kısmı olan sadece 30 adedini devrederek yönetim kurulu üyelerini göreve başlattığını, ancak daha sonra büyük oğlu ...'in baskı ve tehditleri ile karşılaşınca manevi baskı altında bu davayı açtığını, hisse devrinin yazılı şekilde yapılmasının yeterli olduğunu, davacının gönderdiği ihtarnameye Beyoğlu 15. Noterliğinin 03.03.2011 tarih 3935 numaralı ihtarnamesi ile cevap verilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 18.06.2019 tarih, 2013/609 E., 2019/513 K. sayılı kararı ile davaya konu hisselerin değeri ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/428 E. sayılı dosyasındaki emsal hisse satış bedelleri arasında bariz aşırı oransızlık bulunduğu, davaya konu hisselerin değerinin çok altında davalılara devredildiği, murisin davaya konu hisseleri devir ve satma iradesinin bulunmadığı, murisin iradesinin sözleşme tarihinde yaşı da dikkate alınarak davalılar tarafından sakatlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, muris ... ile davalılar ..., ... ve ... arasında düzenlenen 20.10.2010 tarihli 10'ar adet Biltur Tur. İnş. Tic. A.Ş. hisse satış senedinin iptali ile her bir davalı adına olan 10 payın şirket pay defterinden terkinine, muris adına pay defterine tesciline karar verilmiş, davalılar Biltur Turizm İnş.Tic.A.Ş., ..., ... vekili ve davalı ... temyiz temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.10.2020 tarih, 2019/5427 E., 2020/4319 K. sayılı kararıyla davacı, yönetim kurulu üyeliğine seçilen davalıların o tarihte şirket ortağı olmadığı genel kurul hazirun cetveli ile sabit olduğu, bu durumda davacının 20.10.2010 tarihli genel kurul toplantısına katılarak davalıların yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi için olumlu oy kullandıktan sonra aynı gün sembolik miktardaki hisselerini şirkette pay sahibi olmayan davalılara devretmek suretiyle 6762 sayılı Kanun'un 312 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hükmü yerine getirerek davalıların yönetim kurulunda göreve başlamalarını sağladığı anlaşıldığı, davacı, dava dilekçesinde hile suretiyle iradenin fesada uğratıldığını iddia etmiş olup, gabin iddiası da bulunmadığı, bu durumda iradenin fesada uğratıldığı da ispatlanamadığına işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı anonim şirketteki hisse devrinin hile ve aldatma sureti ile yapıldığını iddia ettiği, davacı davalı şirketin kurucu ortağı olduğu, 20.10.2010 tarihli genel kurul toplantısında 5 kişiden oluşan yönetim kurulu seçildiği, yönetim kurulunun 3 üyesi hisse sahibi olmayan kişiler arasından seçildiği, bu kişilerin göreve başlayabilmesi için hisse senedi sahibi olmaları gerektiği, bu nedenle davacı tarafından aynı gün göreve başlayabilmeleri için davalılara sembolik olarak 10'ar adet hisse devri gerçekleştirildiği, hisse devri yapılan ...'ın davacının torunu diğer davalıların ise şirket çalışanları oldukları, davacının amacının 6762 sayılı Kanun'un 312 nci maddesi kapsamında davalıların yönetim kurulu üyesi olarak göreve başlamalarını sağlamak olduğu, davacının iradesinin fesada uğratıldığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tereke idare memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı tereke idare memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk duruşmada davacı tereke idare memurunun mazereti kabul edilirken ikinci duruşmada tereke idare memurunun avukatının mesleki mazeret dilekçesi kabul edilmeyerek tahkikatın bittiği tefhim edildiği ve sözlü yargılama aşamasına geçildiğini, bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 184 ve 186 ncı maddelerine aykırı olduğunu ve davacının adil yargılanma hakkın ihlal eden bir karar olduğunu, davacının durumdan faydalanılarak söz konusu hisselerin devrine ilişkin belgelerin ve buna uygun genel kurul toplantı tutanaklarının müteveffa ...'in iradesini sakatlayarak imzalatıldığını, gerek davacının ölümünden önceki beyanları gerekse dinlenen tanık beyanları durumun bu şekilde olduğunu ortaya koyduğunu, dosya kapsamında belirlenen hisselerin emsal değerleri bilirkişi raporu ile de belirlendiğini, cüzi bir fiyata hisselerin devrinin gabin oluşturduğunu, davacının sembolik bedelle sahip olduğu hisseleri sırf davalıları yönetim kuruluna seçtirmek için devretmesi akla ve vicdana doğru gelmemekle birlikte hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, davacının açık irade beyanı varken farazi bir irade atfedildiğini, 20.10.2010 tarihindeki genel kurulda hukuksuz bir şekilde annesi ...'in hisselerini oğlu ... ve çalışanlarının üstüne geçiren Bil Tur A.Ş. yönetim kurulu başkanı Cihat Bilal ve yardımcısı ...'in, bu tarihten sonra yaptıkları yolsuzluklardan dolayı Ankara 2. Ticaret Mahkemesi tarafından şirkete özel denetçi atandığı ve devlet bankasını nitelikli dolandırma suçu, resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılandıkları ceza davasının mevcut olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket hisse devir işleminin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
818 sayılı Kanun'un 23 vd. maddeleri.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı tereke idare memuru vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı tereke idare memuru vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı tereke idare memuruna yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03