Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5337
2024/1659
29 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2304 Esas, 2022/854 Karar
DAVALILAR: 1 ...
2 Akgıda Çay İmalat ve Ticaret Limited Şirketi
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/126 E. 2021/116 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait olan bir miktar hissenin malik iken 19.10.2015 tarihinde Pazar Noterliğinde düzenlenen 06113 yevmiye numaralı işlemle bu hisselerinin tamamını davalı ...'a devrettiğini, ancak davalı ...'ın söz konusu hisse devrinin davalı şirket kayıtlarına intikal ettirip ticaret siciline bildirmediğini, söz konusu tescilin yapılmadığından davacının davalı şirketle ilişkisi kesilmediğini, bu nedenle bir takım sorunlarının söz konusu olduğunu, davalı ...'ın söz konusu tescili yapmayacağının anlaşıldığından tescilin mahkeme kararı ile yapılmasını talep etmek gerektiğini ileri sürerek Pazar Noterliğinde 19.10.2015 tarih ve 06113 sayılı işlemle davalı ...'ın davacıdan devraldığı şirket hisselerinin ticaret siciline ve davalı şirket kayıtlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketteki hissesine noterden devreden davacının, hisse devrinin onaylandığına dair ortaklar kurulu kararı sunmadığı gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesine göre hisse devrinin tescili için şirkete başvuru yaptığına dair bir delil de sunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, şirket müdürü tarafından tescil yaptırılmaması halinde ayrılan ortak adının silinmesi için ticaret siciline başvurabileceği anılan Kanun'un bu hükmüne göre, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu, dava şartının bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/4058 E., 2015/10985 K. sayılı kararı) somut uyuşmazlık bakımından hisse devrinin onaylandığına dair ortaklar kurulu kararı sunulmadığı gibi hisse devrinin tescili için şirkete yapılan bir başvuru da bulunmadığından ortaklar genel kurulunun onayından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı ... ile yapmış olduğu Pazar Noterliğinin 19.10.2015 tarih ve 06113 yevmiye numaralı işlemiyle davalı şirket üzerindeki hisselerinin tamamının davalı ...'a devrettiğini, devir sözleşmesinin son cümlesinde özetle davalının şirket hisselerinin 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinde belirtilen hak ve koşullarının bulunmadığını bilerek devraldığını, devir sözleşmesini davalı şirkete ibraz ederek Ticaret Sicili Müdürlüğünde ve ilgili diğer kurumlarda kayıt ve tescil ettirmeyi sağlayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, noter işlemi neticesinde davacının söz konusu devri hisse pay defterine işlettiğini ve bu hususta ortaklar genel kurulu kararının da alınmış olduğunu, söz konusu kararın Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarına işlenmemesi sonucunda davacı tarafça şirket yetkililerine ulaşılmaya çalıştığını ancak şirketin kapatıldığını öğrendiğini, bunun üzerine davacının 27.10.2017 tarihli dilekçesi ile Ticaret Sicili Müdürlüğüne başvurarak tescil işleminin yapılıp yapılmadığını öğrenmek üzere başvuruya verilen cevapta tescil işleminin yapılmadığını ve şirket yetkililerince gerekli belgelerle birlikte başvuru yapılması gerektiğini öğrendiğini, şirket yetkililerine ve şirket belgelerine ulaşılamaması nedeniyle mahkemeye başvurduklarını, İlk Derece Mahkemesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre şirkete tebliğ yaptığını ve bu tebligatı yeterli görerek, eksik inceleme sonucunda karar verdiğini, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Ticaret Sicili Müdürlüğünden gerekli belgelerin celp edilmemesi, şirketin fiziki durumunun tespit edilmemesi, şirket ve yetkililerinin durumları hakkında araştırma ve isticvap yapılmaması, tanık beyanlarının alınmaması ve delillerin toplanmamış olması sebebiyle eksik ve hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesinin ikinci fıkrasında şirket müdürü tarafından tescil yapılmaması halinde ayrılan ortak adının silinmesi için Ticaret Sicili Müdürlüğüne başvurabilir hükmünü içerdiği, dosya kapsamından davacının böyle bir başvuru yaptığının ispatlanamadığı, bu haliyle davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinde ileri sürülen, dava öncesinde hisse devrinin tescili için Ticaret Sicili Müdürlüğüne yapılan başvurunun dikkate alınmadığını ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davacının limited şirket ortaklığından ayrıldığının tescili istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 598 inci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03