Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3589

Karar No

2024/1639

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/270 Esas, 2023/25 Karar

ASIL DAVADA

BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2011/569 E. SAYILI DOSYASINDA;

BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/238 E. SAYILI DOSYASINDA;

DAVA TARİHİ: 06.07.2009 (Asıl dava) 15.09.2011 (Birleşen 2011/569 E.), 19.04.2021 (Birleşen 2021/238 E.)

HÜKÜM: Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü

Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili ve katılma yoluyla asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; tarafların, davalının ürettiği 19 litrelik damacana ve bardak sularının büyük bir nüfusu barındıran Keçiören ve İncirli Mahallelerinde müvekkili tarafından satışı hususunda 12.04.2007 tarihli ... satıcılık sözleşmesi düzenlediklerini, müvekkilinin bu nedenle dört adet

araç satın aldığını, damacanalar yaptırdığını, akdin ifası sırasında davalının aynı bölge için üçüncü kişilerle ... sözleşmeler akdettiğini, müvekkilinin satışlarının düştüğünü, aldığı araçların, istihdam ettiği şoförlerin, yaptırdığı damacanaların atıl kaldığını, kâr ve kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek şimdilik yoksun kalman kâr için için 70.000,00 TL, fiili zarar için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL' nın 26.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

  1. Davacı vekili birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/569 E. sayılı dosyasında dava dilekçesinde; asıl davanın açıldığı tarihten itibaren sözleşmenin feshedildiği 29.06.2011 tarihine kadar 10.000,00 TL daha kâr kaybına uğradıklarının tespit edildiğini ileri sürerek 10.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle 10.000,00 TL kâr kaybının fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini, 1.000,00 TL müşteri tazminatının (denkleştirme tazminatının) fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

  2. Davacı vekili birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/238 E. sayılı dosyasında dava dilekçesinde; tarafların, davalının üretmiş olduğu 19 litrelik damacana ve bardak sularının Keçiören ve İncirli Mahallelerinde müvekkili tarafından satışı hususunda 12.04.2007 tarihli ... satıcılık sözleşmesi düzenlediklerini, akdin ifası sırasında davalının aynı bölge için üçüncü kişilerle ... sözleşmeler akdettiğini, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine açıkça aykırılık taşıdığını, zararın tazmini için davalar açıldığını, Mahkemece verilen kısmen kabul kararının temyizi üzerine kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma ilamına uyularak dosyada bilirkişi raporunun alındığını, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda yoksun kalınan kârın 34.027,07 TL olarak hesaplandığını, bu nedenle ilk davanın açıldığı tarih olan 06.07.2009 tarihinden sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği 29.06.2011 tarihine kadar oluşan kâr kaybı sebebiyle 24.027,27 TL'nin davalıdan tahsili için işbu davanın açıldığını, davalının ... satıcılık sözleşmesini haksız yere feshettiğini, bu hususun bozma ilamındaki tespitlerle de teyit edildiğini, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince alınan 23.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda denkleştirme tazminatı talebinin 63.575,62 TL olarak hesaplandığını ileri sürerek 24.027,27 TL tutarındaki tazminatın, 4.119,20 TL kâr kaybının ve 62.575,62 TL müşteri tazminatının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının 12.04.2007 tarihi sonradan yazılan belge ile geçici bir süre su satışını üstlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ileride düzenlenmesi öngörülen sözleşmeye zemin hazırlayan, müeyyidesi ve şartları olmayan, geçici bir sözleşme teşebbüsü, niyet mektubu olduğunu, satış ve bayilik sözleşmesi niteliği taşımadığını, hazırlandığı esnada davacının su satış ve dağıtımı için ruhsatı, donanımının bulunmadığını, iyi niyetinin görülmesi, şartlarını hazırlaması halinde sözleşmenin yapılmasının düşünüldüğünü, davacının bir müddet ... su sattıktan sonra 28.08.2008 tarihinde ruhsat alıp legal faaliyete başladığını, damacanaları dışarıdan temin ettiğini, belgenin Keçiören İlçesini kapsamadığını, bağlayıcı bir kural olmadığı halde müvekkilinin Keçiören’de hiçbir satıcıya su vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı vekili birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/569 E. sayılı dosyasında cevap dilekçesinde; davacının mükerrer taleplerde bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ileride düzenlenmesi öngörülen sözleşmeye zemin hazırlayan, müeyyidesi ve şartları olmayan, geçici bir sözleşme teşebbüsü, niyet mektubu olduğunu, hazırlandığı esnada davacının su satış ve dağıtımı için ruhsatı, donanımının bulunmadığını, iyi niyetinin görülmesi, şartlarını hazırlaması halinde sözleşmenin yapılmasının düşünüldüğünü, davacının bir müddet ... su sattıktan sonra ruhsat alıp legal faaliyete başladığını, belgenin Keçiören İlçesini kapsamadığını, müvekkilinin Keçiören’de hiçbir satıcıya su vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

  3. Davalı vekili birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/238 E. sayılı dosyasında cevap dilekçesinde; davacının ilgisiz kişileri davaya dahil etmeye çalıştığını, hayali isimler adına broşürler hazırladığını, sahte bayilikler oluşturduğunu, muhasebe kayıtlarında oynama yaptığını, müvekkilinin sözleşmeyi haklı feshettiğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 20.04.2015 tarih, 2014/810 E., 2015/368 K. sayılı kararı ile sözleşmeyi ihlal eden davalının kusurlu davrandığı, sözleşmeyi haksız feshettiği, davalının tazminat ödeme borcundan kurtulabilmesi için kusursuzluğunu ispat edemediği, davacının olumlu zararı ile birlikte kârdan yoksun kalma zararını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.05.2017 tarih, 2016/19153 E., 2017/4211 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, bilirkişi raporlarına göre sözleşmenin ... satıcılık sözleşmesi olduğu ve sözleşmenin haksız bir şekilde davalı tarafından feshedildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece davacının istediği tazminat miktarları açıklattırılıp, isteyebileceği zarar ve kar kaybı yönünden sözleşme hükümleri de değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davalının üretmiş olduğu 19 litrelik damacana ve bardak sularının Keçiören ve İncirli Mahallelerinde davacı tarafından satışı hususunda 12.04.2007 tarihli ... satıcılık sözleşmesi düzenlediği, sözleşmenin 29.06.2011 tarihli ihbarla feshedildiği, sözleşmenin geçici bir sözleşme teşebbüsü olduğu yolundaki davalı savunmasının yerinde görülmediği, esasen davalının davacıya ihtarname keşide ederek sözleşmeyi feshettiğini bildirmesinin de sözleşmenin varlığının davalı yanca kabul edildiği anlamına geleceği, dinlenen davacı tanığının anlatımları ve davacı yanca dosyaya sunulan fotoğraf ve broşürler itibariyle davacının yetki alanında üçüncü kişilerin su sattığının, bu hali ile sözleşmeyi ihlal ... kusurlu davrananın davalı olduğu, davacının bir kusurunun bulunmadığı, davacının bunun üzerine ifa yerine tazminat istediği, davalının tazminat ödeme borcundan kurtulabilmesi için kusursuz olduğunu ispatlaması gerektiği halde ispatlayamadığı, davacının olumlu zararı ile birlikte sözleşmenin feshedildiği 29.06.2011 tarihine kadar olan kârdan yoksun kalma tarzındaki zararını ve portföy tazminatını talep edebileceği, davacı sözleşmenin feshi öncesine ilişkin kar mahrumiyeti talep edebilir bulunduğundan bu kısma ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiş ise de sözleşme feshedildikten sonra sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle kâr kaybı (müspet zarar) talep edemeyeceğinden bu taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, müspet zarar talep edilebileceğinden davalının davacıya kâr kaybı ve denkleştirme tazminatı ödemesi gerektiği, davacının borca aykırılık yüzünden uğradığı zararı ispat etmesi gerekli ise de zararın ... miktarının ispat edilmesinin zor ve imkansız bulunduğu, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zarar hesabı yoluna gidildiği, davacı, bir yandan kar yoksunluğu isteyip diğer yandan o kârı elde edebilmek için yapması gereken masraflar nedeniyle menfi zarar tazminini ileri süremeyeceği, davacının bu başlık altında talep ettiği tazminat talebi yönünden taleplerinin ise reddinin değerlendirildiği, sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde talep ettiği kâr mahrumiyeti taleplerinin de menfi zarar kapsamında kaldığı, portföy tazminatı talebi yönünden ise davacının taleplerinin yerinde olduğu, ... satıcının denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için sözleşmenin devamı süresince ... satıcının bir müşteri çevresi oluşturması ve sözleşmenin sona ermesiyle birlikte bu müşteri çevresinden artık iş sahibinin yararlanmaya başlamasının yeterliliği gözetildiğinde davacının bu tazminatı talep edebileceği, gerekçesiyle 2019/270 E. sayılı dosyada davanın kısmen kabulü ile, 20.866,25 TL'nin dava tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/569 E. sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 06.07.2009 tarihinden 29.06.2011 tarihleri arasındaki dönem için talep edilen yoksun kalınan kâr mahrumiyeti yönünden 10.000,00 TL'nin fesih tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle talep edilen kâr kaybı zararı yönünden talebin reddine, portföy tazminatı yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL tazminatın fesih tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/238 E. sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile 06.07.2009 tarihinden 29.06.2011 tarihleri arasındaki dönem için talep edilen yoksun kalınan kâr mahrumiyeti yönünden 24.027,27 TL'nin dava tarihi olan 19.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedilmesi nedeniyle talep edilen kâr kaybı zararı yönünden talebin reddine, portföy tazminatı yönünden 62.575,62 TL tazminatın dava tarihi olan 19.04/.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili ve katılma yoluyla asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; haksız fesih ... olduğundan kâr kaybı talebinin reddinin usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, birleşen davalarda açıkça davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle yoksun kalınan kâr dolayısıyla müspet zarar talep ettiklerini, tanık beyanı, fişler ve zabıta tutanağı değerlendirildiğinde kâr kaybının düşük belirlendiğini, fiili zarar adı altında talep edilen kalemlerin taraflar arasındaki ... satıcılık sözleşmesinin devam edeceği, ... satıcı olarak taleplerin karşılanabilmesi için yapılan giderler olmayıp, müvekkilin ... satıcı olacağı inancıyla yaptığı giderleri başka şekilde kullanamaması nedeniyle uğradığı kazanç kaybına ilişkin olduğunu, müvekkilin bu kazançtan da mahrum kaldığını, anılan kazanç kaybının da hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; doğru söylemeyen tanığın ifadesinin esas alındığını, müvekkilin su sattığı iddia edilen kişilerin başka iş yaptıklarının belirlendiğini, bir kısmının adresinin iş yeri olmadığını, müvekkilinin bu kişilerle hiçbir bağlantı kurmadığını, şayet su sattılarsa müvekkilinden temin etmediklerini, 06.07.2009 29.06.2011 dönemlerine ait tazminat hesabında mükerrer olarak yoksun kalınan kâr tazminatına hükmedildiğini, davacının zarar ve kâr yoksunluğunun belirlenmesine ilişkin dönemlerde su sıkıntısı yaşandığını, o dönemde damacana su satanların sayısının arttığını, bunun da davacının satışını düşüreceğini, davacının ruhsatı daha sonraki bir tarihte aldığını, kabul etmemekle birlikte denkleştirme tazminatının acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon ve veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağını, davacının 63.575,62 TL toplam gelir tutarının toplamı üzerinden karar verilmesi yasaya açık aykırılık taşıdığını, su sıkıntısının giderildiği yıllarda davacının satışlarının düşmesinin müşteri çevresi oluşturmadığını gösterdiğini, fesih sebebiyle müspet zarara, yoksun kalınan kâra karar verilemeyeceğini, müvekkilinin kusurunun ispatlanamadığını, asıl ve ek davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, ticari faize karar verilemeyeceğini, davacının eşinin müvekkilini tehdit ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen davalar alacak ve tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 42, 96, 106 ve 125 ... maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı, birleşen dosyalarda portföy tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2011/569 E. sayılı dosyada davanın kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.05.2017 tarih, 2016/19153 E., 2017/4211 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, bilirkişi raporlarına göre sözleşmenin ... satıcılık sözleşmesi olduğu ve sözleşmenin haksız bir şekilde davalı tarafından feshedildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece davacının istediği tazminat miktarları açıklattırılıp, isteyebileceği zarar ve kâr kaybı yönünden sözleşme hükümleri de değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Taraflar arasındaki sözleşmede ve sözleşmenin kurulup devam ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6762 sayılı Kanun) portföy tazminatına dair bir hüküm bulunmamakla birlikte öğretide ve Yargıtay uygulamasında taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği süre ve ilişkinin ileriye dönük menfaat sağlayıp sağlamayacağı hususları nazara alınmak suretiyle hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Dairemizin 09.10.2015 tarih, 2015/462 E., 2015/10260 K. sayılı ilamı) Bu durumda Mahkemece ilişkinin devam ettiği süre ve ilişkinin ileriye dönük menfaat sağlayıp sağlamayacağı hususları nazara alınmak suretiyle hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken 17.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan sözleşme süresinde elde edilen toplam tahmini kazancın tümüne hükmedilmesi yerinde olmamış, kararın birleşen davalarda davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

  1. Mahkemece, sözleşmenin feshinden sonraki dönem için talep edilen kâr mahrumiyeti taleplerinin de menfi zarar kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacının fesihten sonra yoksun kaldığı kâr isteminin reddine karar verilmiştir.

"... Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden ... zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Hâluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426 427; Ejder ..., Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. ... Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır.... Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden ... zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır. Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden ... zararı ifade eder (... ..., Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, İstanbul 2010, s. 482). ...." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2023 tarih, 2021/(15)6 874 E., 2023/118 K. sayılı ilamı)

Dairemizin yerleşik kararları gereğince de, sözleşmenin haksız feshi halinde davacı, davalı tarafça sözleşmenin feshi üzerine aynı nitelikteki bir işi, aynı koşullarda, ne kadar sürede temin edebilecek ise bu süre için müspet zarar isteminde bulunabilir.

Bu durumda Mahkemece davacının fesihten sonra aynı nitelikteki bir işi, aynı koşullarda, ne kadar sürede temin edebileceği belirlenip bu süre için müspet zarar isteyebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen karar esas alınarak bu yöndeki talebin reddi yerinde görülmemiş, kararın birleşen davalarda davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili ve katılma yoluyla asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde taraflara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararyargılamav.reddineticaretbozmaasliyetemyizkararınbirleşensonrakikararlarıbozmadandavadadosyasındasayılıcevapankaraincelenenmahkemebozulmasınamahkemesinin

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim