Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7519

Karar No

2024/1622

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1714 Esas, 2022/1296 Karar

Avukat ...

Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/230 E., 2021/709 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü hazır bulunan davacı şirket yetkilisi ... ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya mal sattığını, malların sevk irsaliyeleri ile davalıya teslim edildiğini, faturaların davalı defterine kaydedildiğini, davalı tarafından BA BS formlarının sunulduğunu, davalının mal bedelini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin kısımlar saklı kalmak üzere şimdilik 449.205,00 TL'nin fatura ... tarihinden itibaren ticari faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı arabuluculuk başvurusunun alacak konulu olduğunu, bu davanın ise tazminat davası olarak açıldığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, sevk irsaliyelerinde yalnızca davacı şirket tarafından sevkiyatta yetkili kılınan şahısların isim ve imzalarının yer aldığını, müvekkili şirket ile dava dışı ... ... ve ... ... arasında "Danışmanlık Sözleşmesi" yapıldığını, sözleşme bedeli olarak müvekkiline ait şirket çeklerinin verildiğini, ancak sözleşme bedeli ödenmişse de sözleşmenin diğer tarafının edimini yerine getirmediğini, bahsi geçen faturaların da alınan bedel karşılığında danışıklı olarak ... ... ve ... ... tarafından müvekkiline verildiğini, müvekkili şirkete ait çekler ile ilgili bu faturaların kabul edilmek zorunda kalındığını, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/270 E. sayılı dosyasının incelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının defterleri Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında bulunduğundan inceleme yapılamadığı, fatura içeriği malın teslimine ilişkin olarak tanzim edilen sevk irsaliyelerinde isim imzanın bulunduğu, dava konusu faturaların davalı şirket tarafından Vergi Dairesine BA formu ile bildirildiği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere "alım" olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceği, fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karine oluştuğu, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta dosya kapsamında somut herhangi bir belge bulunmadığı, davalı tarafın dava dışı kişilerle danışmanlık sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşme kapsamında verilen çekler karşılığı faturaların alındığı savunmasını ispata ilişkin herhangi bir evrak bulunmadığı, gerekçesi ile davanın kabulü ile 449.205,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fatura ... tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.

  1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, dava dışı 3. kişiler ... ... ve ... ... tarafından müvekkiline temin edileceği bildirilen taşınmazın bedeli olarak dava dışı bu kişiler ile imza altına alınan "Danışmanlık Sözleşmesi" uyarınca, müvekkilinin davacı şirketten haberdar olduğunu, ilgili sözleşme uyarınca müvekkili tarafından ödemelerin bir takım çekler keşide edilmek suretiyle gerçekleştirildiğini, bu çeklerin dava dışı ... ... ve ... ...'ın talebi doğrultusunda ve sözleşmede de açıkça yazdığı üzere davacı şirket adına keşide edilerek teslim edilmiş bulunduğunu, dava konusu faturaların da alınan bedel karşılığında danışıklı olarak ... ... ve ... ... tarafından müvekkiline verildiğini, müvekkili şirkete ait çekler ile ilgili bu faturalar kabul edilmek zorunda kalınmışsa da aslında hiçbir zaman böyle bir ticari iş yapılmadığını, ödenen bedelin de karşılıksız kaldığından müvekkile iadesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilmişse de bu hususun değerlendirmeye alınmadığını, bahsi geçen sözleşme ve kendisinden alınan çekler ile müvekkilini alenen dolandıran dava dışı 3. kişiler ... ... ve ... ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapmış oldukları şikayet neticesinde şikayetlerinin kabul edilerek ilgililer hakkında iddianame düzenlendiğini ve İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/9 E. sayılı dosya üzerinden ilgililer hakkında kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçu üzerinden ceza yargılaması başlatıldığını, müvekkil şirketin dolandırıldığı, davacı şirketin de bu işin içerisinde olduğu hususlarının söz konusu danışmanlık sözleşmesi uyarınca açıkça ortada olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir emtia teslim edilmediğini, davaya konu faturalarda belirtilen malların hiçbir zaman müvekkili tarafından sipariş edilmediğini, hiçbir zaman davacı tarafından müvekkiline gönderilmediğini, sevk irsaliyeleri incelendiği takdirde yalnızca davacı şirket tarafından sevkiyatta yetkili kılınan şahısların isim ve imzalarının yer aldığı hususunun açıkça görüldüğünü, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/720 E. sayılı dosyasının ve İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/9 E. sayılı dosyasının bu dosya için bekletici mesele yapılmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği, dava dilekçesinin ilk sayfasında tazminat ibaresi geçmesinin davanın usulden reddini gerektirmediği, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/270 E. sayılı dosyasının Mahkemece ara karar ile istenildiği, bilirkişi raporunda belirtilen dosya incelenerek değerlendirme yapıldığı ve gerekçeli kararda da rapora iştirak edildiğinin belirtildiği, yine İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/9 E. sayılı dosyasının da Mahkemece yargılama sırasında Uyap ortamından getirtilerek dosya arasına alındığı nazara alındığı, davaya dayanak faturaların tarihlerinin 02.11.2017 olduğu, 05.11.2017 tarihi itibarı ile davacı kayıtlarına işlendiği, dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, ayrıca fatura içeriği malın teslimine ilişkin olarak tanzim edilen sevk irsaliyelerinde isim imzanın bulunduğu belirtilerek teslim ... şahısların isimlerinin belirtildiği, sevk irsaliyelerinde teslim ... kısımlarının imzalı olduğu, davalı tarafça rapora karşı sunulan itiraz dilekçesinde, bilirkişi raporunda belirtilen isimlere yönelik açık bir itiraz ileri sürülmediği, danışmanlık sözleşmesinin taraflarının işbu davanın tarafları olmadığı, sözleşmenin ödeme şartları başlıklı 7. maddesinde, çeklerin ... Kutlar Gıda İnşaat Turizm Nakliyat Tekstil İtalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olup fatura karşılığında Alfa Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenleyeceği belirtilmiş ve davalı tarafça da dava konusu çeklerin bu sözleşme kapsamında verildiği savunulmuş ise de, sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen rakamın sözleşmenin imzalandığı tarihte düzenlenip teslim edileceğinin belirtildiği, sözleşmenin 29.11.2017 tarihli olduğu, ayrıca verilecek çeklerin vadelerinin gösterildiği, belirtilen çeklerin ilkinin tarihinin 08.12.2017, davaya dayanak fatura tarihlerinin ise 02.11.2017 olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, faturaların sözleşme tarihinden önce düzenlendiği; bu hali ile Mahkemece de bilirkişi raporu benimsenmekle kabul edildiği şekilde, davalı tarafın dava dışı kişilerle imzalanan danışmanlık sözleşmesi kapsamında verilen çekler karşılığı dava konusu faturaların alındığı savunmasının dosyada mübrez delillerle ispatlanamadığı, davalı tarafça yemin deliline dayanılmış, Mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamış ise de bu hususun istinaf sebebi yapılmaması nedeniyle incelenemeyeceği, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/9 E. sayılı dosyasında verilecek kararın bu dosyada verilecek kararı etkilemeyeceği, dolayısıyla Mahkemece gerekçeli kararda bu hususun tartışılmamasının sonuca etkili olmadığı, takibe ve davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, satım akdinde, malın teslim edildiğinin ispat yükümlülüğü satıcıya, satım bedelinin ödendiğinin ispat yükümlülüğü ise alıcıya ait olduğu,

Mahkemece de tespit edildiği üzere, davacı tarafça düzenlenen toplam 449.205,000 TL bedelli 4 adet faturanın davalı tarafça BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, davacı tarafça mal teslimine ilişkin ispat yükünün yerine getirildiği, BA bildiriminin mal alımına ilişkin karine teşkil ettiği, davalı tarafça bu karinenin aksi ya da fatura bedellerinin ödendiğinin ispat olunamadığı, dolayısıyla Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 25.11.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminin yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını, faturaların danışıklı ilişki sebebiyle ile müvekkili tarafından kabul edildiğini, aksi kanaat halinde dahi fatura bedellerinin davacı adına keşide edilen çekler ile ödendiğini, davacı şirket lehine düzenlenen toplam çek bedelleri ile davacı şirket tarafından sunulan toplam fatura bedellerinin birebir aynı olduğunu, sevk irsaliyelerine ilişkin bilirkişi tespitine açıkça itiraz edildiğini, davacının mal teslimini ispatlaması gerektiğini, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/270 E. sayılı dosyası ile İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinde 2021/9 E. sayılı dosyasının değerlendirilmediğini, yemin deliline dayanmalarının göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticari satımda faturaya dayalı mal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim