Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5143

Karar No

2024/1591

Karar Tarihi

28 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2872 Esas, 2022/746 Karar

DAVALILAR: 1. ... vekili Avukat ...

  1. ...

  2. ...

... Mirasçıları

4....

  1. ...

  2. ...

  3. ...

  4. ...

  5. ...

  6. ... vekili Avukat ...

FER'İ MÜDAHİL: ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Davanın Kısmen Kabulü, Karar Verilmesine Yer Olmadığı

(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/539 E., 2019/740 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat ve ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalılardan ... vekili ve ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine, davacı vekilinin istinaf başvursunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA ve MÜDAHALE

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurtdışında yaşayan bir işadamı olduğunu, İstanbul'da kendisini işletme sahibi olarak tanıtan davalı ...'ün kendisini hileli davranışlarıyla aldatması sonucu Ziyade Restaurant isimli işyerinin devri konusunda 10.05.2014 tarihinde 8.000,00 TL'si doğalgaz ve elektrik gibi borçlarına mahsup edilmek üzere 250.000,00 TL karşılığında anlaştıklarını ve davalı ... lehine aynı bedelle ... Mahallesi 4060 parsel Beylikdüzü/İstanbul adresindeki taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, anlaşmalarına göre borcun davalı ...'e 10.06.2014'de 100.000,00 TL, 25.07.2014'de 50.000,00 TL, 25.08.2014'de 50.000,00 TL ve 25.09.2014'de 50.000,00 TL şeklinde ödeneceğini ve ödeme sonrası ipoteğin fek edileceğini, daha sonra davalı ...'ün müvekkilinden asıl borcun ipotek olduğunu beyan ... kendisini yanıltmasıyla piyasaya olan borçlarını ödemek üzere 16.05.2015 keşide tarihli yukarıda anılan vadeli bonoları aldığını, 09.06.2014 tarihinde 50.000,00 TL ...'e nakit ödemesine rağmen verilen ipoteği bu miktarda terkin etmediğini, müvekkilinin bonoları iade etmesini istediğinde ise davalı ...'ün bonoları ciro ettiğini öğrendiğini, daha sonra müvekkilinin aleyhindeki icra takiplerini ve işyeri devrinin gerçekleşmediğini öğrenmesiyle mülk sahibi olan ... ... ile yaptığı görüşmede davalı ...'ün işyeri devrine yetkisi olmadığını, Ziyade Restaurantçılık Ltd. Şti.'nin dahi devir hakkı bulunmadığını, mülk sahibi ... ... tarafından kiracı BDZ Ziyade Restaurant Gıda Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhinde İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/214 E. sayılı dosyasında tahliye davası açıldığını ve kiracının tahliyesine karar verildiğini, bu davada şirket yetkilisinin işyerini boş olarak teslim ettiklerine dair belge sunduğunu, daha sonra buranın dava dışı ... Toplu isimli kişiye 13.07.2014 tarihinde kiraya verildiğini öğrendiğini, davalı ... ve ...'in kendisini arayarak senet bedellerini talep ... tehdit ettiklerini, ...'in bonoya dayalı takibinde müvekkilinin taşınmazındaki ipoteği devraldığını iddia eden diğer davalı ...'ya ihale edildiğini, gerek davalı ...'nın da ... gibi muvazaalı şekilde aldığı bonoya dayalı olarak başlattığı takipte ve gerekse ...'in takibinde ... aleyhinde takip ilerletilmezken müvekkiline karşı takibin hızla devam ettirildiğini, davalıların eylemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/26943 soruşturmasının yürütüldüğünü, bu dosyanın incelenmesinde davalıların müvekkilini dolandırmak ve zarara uğratmak kastıyla birlikte hareket ettiklerinin anlaşılacağını, müvekkilinin ...'e borcu bulunmadığınından ipoteğin fekkinin gerektiğini, diğer davalıların ... ile aralarında ... bir ticari ilişki olmadan sırf müvekkilini zarara uğratmak kastıyla muvazaalı şekilde bonoları devralıp icra takipleri başlattıklarını, bu ve bonoların müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak alınmış olması nedeniyle bonoların bedelsizliklerine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'ya ipoteğin devrinin de muvazaalı olduğunu, taşınmazın ihale edilmesinden sonra davalı ...'nın diğer davalı ... ile birlikte taşınmaza geldiğini, ...'ün taşınmazın kendisine ait olduğunu söylediğini, ...'nın da taşınmazı alabilecek ekonomik durumu olmadığını ileri sürerek İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi, ... Mahallesi, 4060 parseldeki taşınmazda 16.05.2014 tarih 10940 yevmiye nolu 242.000,00 TL bedelli ipotek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine, lehdarı ... olan bonoların bedelsiz olduğunun tespiti ile diğer davalılar ... ve ... tarafından Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2014/8022 E., İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2014/22762 E. ve 2014/26675 E. sayılı dosyalarına konu anılan bonoların bedelsizliği ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takiplerin iptaline, davalı ... tarafından müvekkilinden tahsil edilen 50.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 03.06.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; dava devam ederken müvekkiline ait olan ve ipotekli bulunan taşınmaz icra ihalesi ile satıldığından müvekkilinin ipotek ile ilgili borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine ilişkin taleplerini ıslah ederek, müvekkilinin ipotek ile ilgili borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine, davanın istirdat davası olarak devamı ile 242.000,00 TL ipotek bedelinin 16.05.2014 ipotek tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, %40'... ... olmamak üzere kötü niyet tazminatının da davalılardan tahsiline,; talepleri kabul edilmezse müvekkilinin ipotek ile ilgili borçlu olmadığının tespitine ve ipoteğin fekkine, ipotekli taşınmaz İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2014/22762 E. sayılı dosyası ile yapılan icra ihalesi neticesinden ipotek alacağına mahsuben ipotek alacaklısına 315.000,00 TL'ye ihale edildiğinden, bu bedelin 13.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, %40'dan ... olmamak üzere kötü niyet tazminatının da davalılardan tahsiline; dava dilekçelerinin 4 no'lu bendinde davalılar ... ve ... tarafından başlatılmış olan Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2014/8022 E., İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2014/22762 E, ve 2014/26675 E. sayılı dosyalarına konu senetlerin bedelsizliği nedeniyle, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takiplerin iptaline ilişkin talepleri yanında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, 50.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle değil avans faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca dava dilekçesinde dayanmadıkları yemin ve ... bir kısım delillere dayandıklarını beyan etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olarak icra işlemlerini sürüncemede bırakmak amacında olduğunu, kendilerinin iyi niyetli hamil konumunda bulunduklarını, lehtar ile ciranta arasındaki ilişkiden senedi elinde bulunduran hamilin ayrı tutulduğunu, ikisi arasındaki defilerin yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, Yargıtay'ın kararlarının bu yönde olduğunu, kendisinin İstanbul ili ... İlçesi Denizköşkler Mahallesinde Yaşam Et Marketi adı altında kasaplık yaptığını, diğer borçlu ...'ün Ziyade Restorant'ına et satışında bulunduğunu, alacaklarına karşılık kendisine davaya konu senetlerin verildiğini, İstanbul 37. İcra Dairesinde icra takibine başlandığını, davacının bu takipte ihale yapılıp taşınmaz satıldıktan sonra davalar açtığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

  1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu işletmeyi BDZ Ziyade Restorant Gıda Ltd. Şti. olarak devraldığını, ilgili şirketin müvekkilinin eşi adına kayıtlı olup, eşinin yetkili müdür, müvekkilinin ise işletme müdürü olduğunu, restoranın davacıya 250.000,00 TL bedelle devrinin kararlaştırıldığını, ancak işletmenin kira borcu nedeni ile yapılan anlaşma gereği davacının öncelikle mülk sahibinin babası ... ...'in hesabına 50.000,00 TL birikmiş kira parasını ... Ar adındaki şahsın hesabından yatırdığını, daha sonra 8.000,00 TL işletmenin doğalgaz, elektrik ve su faturalarının ödendiğini, geriye kalan 242.000,00 TL'nin ise müvekkiline ipotek olarak verildiğini, işletmenin piyasaya borcunun olduğunu, durumun davacıya açıklanmasıyla kendisine bakiye kısmın parça parça senetler halinde verildiğini ve bu senetlerin işletmeden alacaklı olan kişi ve şirketlere verildiğini, senetler ödendiğinde de ipoteğin fekkinin kararlaştırıldığını, senet bedelleri vadesinde ödenmediğinden davacı aleyhinde takipler başladığını, diğer davalı ...'nın ipoteği kendisinden temlik aldığını, senet bedelleri ödendiğinde davacının borcunun kalmayacağını, davacı işletmenin mülk sahibinin ... ... olduğunu 2015 yılı Ekim ayında öğrendiğini söylemişse de mülk sahibine 13.07.2014 tanzim tarihli 26.000,00 TL senet verdiğini, bu senet de ödenmediği için davacı aleyhinde icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

3.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut SGK ve vergi kaydından davalı ...'in herhangi bir ticari faaliyet olmadığının tespit edildiği, her ne kadar davalı ... et satımı karşılığında senetlerin kendisine geçtiğini savunmuşsa da buna dair delil ibraz etmediği, faaliyet hususunun da tespit edilmediği; ...'ün ipotek alacağını ...'ya devrettiği ve Tapu Müdürlüğü cevabına göre taşınmazın İcra Müdürlüğünden alınan tescil yazısı ile önce ihale alıcısı ...'ya 13.06.2016 tarihinde tescil edildiği ve aynı gün ...'nın müdahil ...'un oğluna verdiği vekalete istinaden müdahil ... adına tapuda tescil ettirildiği, 14.11.2016 tarihinde ise davalı ...'in eşi ... adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, ipotek ve senetlerin aynı borca karşılık verildiğinin diğer davalılarında bilgisi dahilinde olduğunun belgeler ile ... olduğu, diğer davalılar ... ve ...'nın süreçten haberdar olduğunun savcılık ve ceza mahkemelerinde alınan ifadeler yanında taşınmazın son olarak ...'in eşine devredilmesi nedeniyle de bilindiği, bu nedenle senetlerin son hamillerinin senetlerin bedelsiz olduklarını bilebilecek konumda oldukları, işletmenin devredilmemesi ve diğer davalıların da ... ile anılan bağlantıları gözetildiğinde verilen bonolar nedeniyle de davacının borçlu olmadığı, dosya kapsamından davacı ile ... arasında işletme devri sözleşmesinin yerine getirilmediğinin ... olduğu, davalının beyanından işletmenin esasen dava dışı kişilere ait olduğunun davacının işletmenin sahibinin ... ... olduğunu 2015 yılı Ekim ayında öğrendiğinin anlaşıldığı, taşınmazın maliki tarafından başka kişilere kiralandığı, talebe konu 50.000,00 TL'nin de davalı için işletme devir sözleşmesi kapsamında davacı tarafça ödendiğinin her iki tarafın da kabulünde olduğu ve sözleşmenin yerine getirilmemesinin davalının kendi kusurundan kaynaklandığı, nihayetinde dava konusu işletme devir sözleşmesinin taraflar arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle bozulduğu ve devrin gerçekleşmediği, devrin gerçekleşmemesi nedeniyle tarafların birbirlerinden aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmeleri gerektiği, davalının tahkikat bittikten sonra yaptığı ıslahın dikkate alınamayacağı gerekçesiyle, davacının davaya konu İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi, ... Mahallesi, 4060 parselde 16.05.2014 tarih, 10940 yevmiye nolu 242.000,00 TL bedelli ipotekle ilgili borçlu olmadığını tespiti ve ipoteğin fekki hususunda konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ..., ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacının Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün 2014/8022 E. sayılı icra takibine dayanak 16.05.2014 keşide tarihli, 10.06.2014 ödeme tarihli, 92.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... olan bono nedeniyle, İstanbul 37.İcra Müdürlüğünün 2014/26675 E. sayılı icra takibine dayanak 16.08.2014 keşide tarihli, 25.09.2014 ödeme tarihli, 50.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... olan bono nedeniyle, İstanbul 37.İcra Müdürlüğünün 2014/22762 E. sayılı icra takibine dayanak 16.05.2014 keşide tarihli, 25.07.2014 ödeme tarihli, 30.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... olan bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten tahsiline, şartları oluşmaması nedeniyle kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin hüküm fıkrasında hata yaptığını, ipoteğin fekki konusunu konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde yazıldığını, oysa ipotekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine dair karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle hüküm fıkrasının birinci bendinde karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmın kaldırılarak ipotek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin fekki hususunda konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde düzeltilmesi gerektiğini, davada haklı olduklarını bu nedenle davalılar ... ve ... aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece ... aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ...'ün ipotek alacağını ... Ballıkayaya temlik ettiğini, buna göre ipoteğin bedelsiz olduğu hususunun davalı temlik ... ...'ya da ileri sürülebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

  2. Davalı ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mirasçısı ...'in hiçbir surette devir işlemine, ipotek tesisine ve senetlerine düzenlenmesine dahil olmadığını, bu hususun Mahkemenin de kabulünde olduğunu, murisin savcılıkta verdiği ifadesinde de belirttiği üzere davalı ... ile yaptığı ticari iş kapsamında bahse konu senetleri aldığını, iyi niyetli hamil olduğunu, senetlerin tahsili için icra takibi başlattıktan sonra davalı ... ... evine gittiğini, bu durumun senetlerin alındığı anda veya senetlerin alınış amacının borçlunun zararına hareket etme şeklinde yorumlanamayacağını, zira murisin alacağının tahsili için her iki borçluyla da görüşmüş olmasının normal olduğunu, murisin davalı ...'ten alacağı olmadığı bu nedenle davacıyla görüştüğü iddiasının tamamen asılsız olduğunu, davacının ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra bildirdiği ve celbini istediği delillerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 141 ... maddesine aykırı bir biçimde iddianın genişletilmesi yasağına tabi olduğu ancak Mahkemece hükme esas alındığını, Mahkemenin celbettiği SGK ve vergi kayıtlarından yola çıkarak murisin herhangi bir ticari işle uğraşmadığı yönündeki değerlendirmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, yine ipoteğin fekkine konu taşınmazın ... adına kayıtlı olduğuna dair tespit yapılarak buna göre karar verilemeyeceğini, zira davacının dayandığı tapu kayıtlarının 16.05.2014 10.10.2015 tarihleri arasını kapsadığını, bu tarihler dışındaki hiçbir delilin hükme esas alınmaması gerektiğini, ...'un oğlu ... ...'a verilen vekaletname ile yapılan işlemlerin 13.06.2016 tarihine ait olduğunu, davacının delil olarak sadece hazırlık soruşturmasını gösterdiğini, Mahkemenin ise ceza yargılama dosyasını ve zabıtlarını delil olarak değerlendirdiğini, gerek soruşturma dosyası gerek tanık beyanı ve diğer delillerin murisin senetleri iktisap anında kötü niyetli olduğunu göstermediğini, kaldı ki kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, senede karşı iddiaların senetle ispatı gerektiğini, murisin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, davacının murisin davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkiyi bildiğini ve bunu bilerek senetleri devraldığını ispatlaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesini müvekkilinin cevap dilekçesine dayandırdığını, oysa Mahkemenin cevap dilekçesinde bulunan bu hususu yanlış anladığını, değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkilinin ... ...'in mülk sahibi olduğunu belirttiğini, adı geçenin işletme sahibi olduğu yolunda bir beyanının bulunmadığını, Mahkemece kararda işletme devir sözleşmesinin müvekkili tarafından yerine getirilmediği belirtilmişse de bunun somut bir dayanağının bulunmadığını, işletmenin müekkili ve eşine ait olduğunun görmezden gelindiğini, işyeri devir sözleşmesinin yazılı olarak imzalandığını, aksinin yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, mülk sahibi lehine düzenlenen senedin tanzim tarihi ile davacı tarafından dosyaya sunulan kira sözleşmesinin tarihinin aynı olduğunu, buna göre davacının ... ... ile ortaklaşa devraldığı işletmeyi 13.07.2014 tarihinde bir başkasına devrettiklerini, yine Mahkemenin vergi dairesinden araştırma yapması halinde bunun ortaya çıkacağını, davacının verdiği senetleri kasıtlı olarak ödemediğini, davacı tarafın başvurusu üzerine başlatılan hazırlık soruşturması sonunda takipsizlik kararı verildiğini, Mahkemenin işletmenin başkalarına ait olduğu yönündeki gerekçesiyle taraflar arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle devrin gerçekleşmediği şeklindeki gerekçesinin çeliştiğini, davalı müvekkili ile davacı arasında bir anlaşmazlık yaşanmadığını, davacının işletme devrine karşılık senet ve bu senetlerin teminatı olarak ipotek verdiğini, davalının işletmesini davacıya devrettiğini, davacının devir sırasında nakit olarak ödediği 50.000,00 TL'nin de mülk sahibine verildiğini, işletmenin elektrik, su ve doğalgaz faturaları ödenerek davacıya teslim edildiğini, buna göre müvekkiline verilen senetlerin tamamının ve ipoteğin kısmen karşılıksız kaldığını, bu işlemde asıl mağdur olanın müvekkili olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu işletmenin devri hususunda davalılardan ... ile anlaştığını, işletme devri karşılığında dava konusu bonolar ile ipotek tesis edildiğini, ancak işletmenin devrinin gerçekleşmediğini iddia ettiği, davalıların ise davanın reddini savunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında da isabetli bir şekilde işletme devrinin gerçekleşmediğinin tespit edildiği, dolayısıyla herkesin sözleşme nedeniyle verdiğini alma hakkı bulunduğu, somut olayda lehine ipotek tesis edilen davalı ...'ün dava konusu ipoteği 10.03.2015 tarihinde yani dava açılmadan önce diğer davalı ...'ya temlik ettiği, ayrıca dava konusu bonolarda 50.000,00 TL ve 30.000,00 TL bedelli olanların davalı ... tarafından diğer davalı ...'e ciro edildiği, 92.000,00 TL bedelli bononun ise yine davalı ... tarafından davalı ...'ya ciro edildiği, 92.000,00 TL bedelli bononun davalı ... tarafından, 30.000,00 TL ve 50.000,00 TL bedelli bonoların ise davalı ... tarafından davacı ile davalılardan ... aleyhine icra takiplerine konu edildiği, bu bağlamda işletme devri nedeniyle verildiği anlaşılan bonolara ciro yoluyla hamil olan davalılar ... ve ...'in iktisaplarında kusurlu bulunup bulunmadıklarının tartışılması gerektiği, özellikle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/26943 soruşturma sayılı hazırlık evrakının incelenmesinde, davalı ...'ün 30.11.2015 tarihli ifadesi ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalılar ... ve ...'in bonoların bedelsiz olduğunu bildikleri kanaatine varıldığı, yine dosya içeriğinden ...'nın da ipoteğin bu bağlamda bedelsiz olduğunu bildiği şeklindeki İlk Derece Mahkemesinin gerekçe ve kanaatinin yerinde olduğu gözetildiğinde davalıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı; davacı vekilinin istinaf talebine gelince; ipoteğin fekki talebi konusuz kalmakla birlikte ipotek işletme devri nedeniyle tesis edildiğinden ve işletme devri gerçekleşmediğinden ve davadan önce ipotek davalı ... tarafından davalı ...'ya temlik edildiğinden davacının ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken bu talep yönünden de davanın konusuz kaldığı şeklindeki hükmün hatalı olduğu, öte yandan ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davasının nispi harca tabi davalardan olup, bu talep yönünden ipoteği temlik ... davalı ... aleyhine davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususa dikkate edilmemesinin de doğru olmadığı, bu talep yönünden davalı ... aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı reddi ve davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davaya konu İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi, ... Mahallesi, 4060 parselde 16.05.2014 tarih, 10940 yevmiye nolu 242.000,00 TL bedelli ipotekle ilgili davacının davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin fekki talebi hususunda konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ..., ... aleyhine açılan bonolardan dolayı menfi tespit davasının kabulüyle; davacının Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2014/8022 E. sayılı icra takibine dayanak 16.05.2014 keşide, 10.06.2014 ödeme tarihli, 92.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... olan bono nedeniyle, İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2014/26675 E. sayılı icra takibine dayanak 16.08.2014 keşide, 25.09.2014 ödeme tarihli, 50.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... olan bono nedeniyle, İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2014/22762 E. sayılı icra takibine dayanak 16.05.2014 keşide, 25.07.2014 ödeme tarihli, 30.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... olan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmaması nedeniyle kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

  1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalılardan ... tarafından davacıya işletme devri yapılıp yapılmadığı, buna göre davacının işletme devir bedeline istinaden verdiği ipotek nedeniyle ve lehtarı ... olup diğer bir kısım davalıya ciro edilen bonolar nedeniyle, davalı hamillerin iyi niyetli olup olmadıkları da dikkate alınmak suretiyle, borçlu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı ...'e ödediği bedelin istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... mirasçıları vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenler davalı ... ile davalılar ... mirasçılarına yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderecemüdahale

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim