Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1715
2024/159
7 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/656 Esas, 2022/1051 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile dava dışı arsa sahibi ... ... arasında imzalanan 26.01.2015 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkili şirketin İstanbul ili Sancaktepe İlçesi 120 Ada 17 parsel sayılı arsa üzerinde dükkan ve dairelerden oluşan inşaatı tamamlayarak arsa sahibine teslim ettiğini, bu sözleşme gereğince zemin kat 10 nolu bağımsız bölümde bulunan bodrum katta deposu bulunan asma katlı dükkanın müvekkilinin payına düştüğünü, dükkanı davalı şirketin satın almak istemesi üzerine, iki harç masrafına katlanmamak amacıyla arsa sahibi üzerinden müvekkili şirket yetkilisi adına vekaletname alınarak 06.10.2016 tarihinde şeklen arsa sahibinden davalı şirkete tapuda devir yapıldığını, devir işlemi esnasında bedel alınmadığını, rayiç bedelin 430.000,00 TL olarak gösterildiğini, taraflarca mutabık kalınan ... bedel olan 1.499.957 TL’lik faturanın davalı şirkete gönderildiğini, davalının ödememesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, davalı şirket bedeli tapu kaydında malik görünen ... ... isimli şahsa ödediğini iddia ettiğini, işlemin vekaleten müvekkili şirket yetkilisi tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin, 06.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı ... ...'... satın aldığını ve bedelinin ödendiğinin tapu kayıtları ile ... olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2018 tarihli ve 2017/474 E., 2018/295 K. sayılı kararıyla taşınmazın dava dışı ... ... adına kayıtlı iken 06.10.2016 tarihinde davalıya satışı yapılarak adına tescil edildiği, davacı tarafça, dava dışı ... ... ile davacı arasında tanzim olunan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazın satışı konusunda yetki verildiği, satışın vekaleten gerçekleştirildiği belirtilmiş ise de, satış tarihinde kayıt malikinin dava dışı ... ... olduğu, vekaleten satış yapıldığından bahisle satış bedelinin vekil tarafından değil, kayıt maliki tarafından dava konusu edilebileceği, davacı ile dava dışı kayıt maliki arasındaki anlaşmanın iç ilişkide hüküm ve sonuç doğuracağı, davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, bu haliye davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarih, 2018/1631 E., 2019/1470 K. sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın tapuda üçüncü kişi ... ... adına kayıtlı iken, üçüncü kişinin davacı şirket yetkilisine verdiği vekalet ile davalıya tapuda satış yoluyla devredildiği hususunun ihtilafsız olduğu, davacı, davalı tarafından satın alınan taşınmazın satım bedelinin kendisine ödenmesi gerektiğini, ancak ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı, oysa, mahkeme gerekçesinde de vurgulandığı ve taraflar arasında ihtilafsız olduğu üzere; taşınmaz üçüncü kişi olan ... ... adına tapuda kayıtlı iken, bu kişinin davacı şirket yetkilisi ... ... isimli kişiye verdiği satış vekaletiyle davalı şirkete satılıp tapuda devredilmiş olup, satış bedelinin de nakden alındığının belirtildiği, satış bedelini, satım ilişkisinin tarafı, yani satıcının talep edebileceği, eğer satış bedelini davalı ödememiş ise bunu talep etme hakkının münhasıran dava dışı satıcıya ait olduğu, buna göre taşınmazın satış bedelinin, tapu maliki olan satıcı ... ... tarafından talep edilebileceğinin açık olduğu, tapuda taşınmaz maliki olmayan davacının, tapuda malik olduğu anlaşılan üçüncü kişi ile arasındaki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden ... haklarını, kendi akidine karşı ileri sürebilirse de üçüncü kişinin verdiği satış vekaleti kapsamında, taşınmazın satış bedelini davalıdan isteyemeyeceği, davacının aktif husumeti bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince verilen karar isabetli olup, davacı vekilinin faturaya dayalı alacak iddiasının ve üçüncü kişi ile aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşme hükümlerinin değerlendirilmediği yönündeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, davacının davalıya resmi olarak sattığı bir taşınmaz bulunmadığından, faturanın davacı tarafından kesilmesi ve tebliğinin de ... başına alacak hakkı yaratmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 24.02.2022 tarih, 2020/4363 E. ve 2022/1244 K. sayılı kararıyla Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesi uyarınca davalıya satılan taşınmaz davacıya düştüğünden ve inşaatın tamamlanması karşısında taşınmazın davacının sayılacağı, dolayısıyla bu davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, bu nedenle işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yeterli olmayan gerekçe ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin geçerli olabilmesi için resmi şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, resmi şekle uyulmadan yapılan sözleşmenin kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğu, davacının talebinin resmi şekilde yapılmış olan taşınmaz satışında taraflar arasında kararlaştırılan bedel değil ... satış bedelinin tahsili olduğu, ancak geçersizliği ileri sürülen belgenin resmi senet niteliğinde olması nedeni ile aksinin ancak aynı mahiyette yazılı delil ile ispatı gerektiği, ne var ki davacı tarafından bu mahiyette bir delil dosyaya sunulamadığı, kaldı ki dava dilekçesinde ifade edilen tapu harcının düşük ödenmesi amacı ile satış bedelinin düşük gösterilmiş olmasına rağmen işbu dava ile ... satış bedelinin talep edilmiş olmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına rağmen gereği gibi araştırma yapılmadığını, müvekkili şirket ile arsa sahibi dava dışı ... ... arasında imzalanan 26.01.2015 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, taşınmazda şeklen malik görünen dava dışı ... ...'un müvekkili şirket yetkilisi olan ... ...’ı aralarında imzaladıkları 26.01.2015 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince dilediği bedel ve dilediği şartlarla dilediği kişiye dava konusu dükkanı satma konusunda tam olarak yetki verdiğini, 06.10.2016 tarihinde gerçekleşen tapu devir işleminin görünürdeki malik ... ... tarafından değil bizzat müvekkil ASV ... yetkilisi olan ... ... tarafından gerçekleştirildiğini, kişiler arasında sıradan bir satış vekaleti olmadığını, Mahkemece bu ilişkinin değerlendirilmesi gerektiğini, yine davalı şirketin teslim aldığı ve yasal süresinde itiraz edilmeyen 1.499,957 TL bedelli faturanın da dikkate alınmadığını, halbuki tacir sıfatı taşıyan taraflar arasında konusu taşınmaz olan faturaya dayalı bir emtia alışverişi yapıldığını, davanın konusunun fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahsili istemi olduğunu, dosya kapsamında sunulan belgelerin değerlendirilerek davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapuda üçüncü kişi adına kayıtlı iken, üçüncü kişinin davacı şirket yetkilisine verdiği vekaletname ile davalıya satış yoluyla devredilen taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, davacının delil olarak dayandığı ve dolayısıyla incelenmesini istediği faturaların incelenmemesinin eksik inceleme kabul edilip edilmeyeceği ile fatura inceleme talebinden neyin anlaşılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
İspat hukuku bakımından fatura, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde (m) 199 kapsamında belge niteliğindedir. Davacıda taşınmaz satışıyla ilgili düzenlediği faturalara delil olarak dayanmış ve incelenmesini istemiştir. Davacı faturaların incelenmesini istediğine göre mahkemece HMK m. 218 vd hükümleri uyarınca inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Fatura incelemesinden kasıt ise, taşınmaz satışına ilişkin davacı tarafından tanzim edilip davalıya gönderilen faturaların davalı ticari defterlerine kaydedilip edilmediği ile BA ve BS formlarının düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesidir.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 124 kapsamında ticaret şirketi olan davacı şirket ile davalı şirketin ticaret defterleri bilirkişi marifetiyle incelenerek, dayanılan faturanın davalı defterlerine kaydedilip edilmediğinin tespiti ile davacı tarafından tanzim olunan faturaya ilişkin davalı tarafından BA formu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Hal böyle olmasına rağmen, davacının inceleme talebi göz ardı edilerek anılan kapsamda inceleme yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı ve dolayısıyla kararın BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumuzdan ... çoğunluğun ONAMA yönündeki görüşüne katılmamaktayız.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:47