Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3386
2024/1573
28 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1819 Esas, 2022/323 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2011/524 E., 2019/353 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 22.02.2010 tarihinde imzalanarak 22.01.2010 tarihinde yürürlük kazanan lojistik hizmet sözleşmesi uyarınca davalı şirketin müşterilerine yönelik taahhüdünün yerine getirilmesi için müvekkili şirketin taşıma ve lojistik hizmetleri konusunda taşeronluk görevini üstlendiğini, sözleşmenin 31.08.2010 tarihinde sona ermesi kararlaştırılmasına rağmen 10 uncu maddesi uyarınca 1 yıl süre ile uzatıldığını, sözleşmenin başından beri araçların kilometre hesabı üzerinden ücret ödenmesi yöntemiyle çalışırken kriz döneminde kilometrelerin düşük olmasına rağmen müvekkili şirketin aynı şekilde hizmet vermeye devam ettiğini, üstelik davalının çok sayıdaki araç talebini dahi karşıladığını, bu durum üzerine karşılıklı mutabakat üzerine 2011 yılı itibariyle kilometre yönteminden vazgeçilip sabit araç kirası ve yakıt gideri uygulamasına geçildiğini, ancak davalı şirketin bu durumu kötüye kullanarak önceden ortalama 90.000 kilometre için 20 ve iş durumuna göre 22 araç talep ederken, aynı kilometre için ocak ve şubat aylarında 14 araç talep ettiğini, bu durumda sözleşmeden beklenen faydanın elde edilememesi nedeniyle davalı taraftan kira bedellerinde artış talep edilmesine rağmen davalının cevap vermediğini, 14 araca 22 araçlık kilometre yaptırmaya devam ettiğini, davalı tarafça 15.05.2011 tarihine kadar olan kiralama bedellerinin ödendiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen 26.05.2011 tarihli fatura bedelini ödemeyerek iade ettiğini, davalının haziran, temmuz ve ağustos aylarına ait kira borçlarını da bu kapsamda ödemediğini, müvekkili şirketin davalıdan 359.000,00 TL araç kira bedeli alacağının bulunduğunu, davalının sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, feshin haksız ve kötü niyetli yapıldığını, davalının taahhütleri doğrultusunda inanca dayalı olarak 17 adet aracın gerçek değerinin üzerinde müvekkili şirket tarafından satın alındığını, bu durumun müvekkilinin yaklaşık 350.000,00 TL zarara uğramasına yol açtığını bildirmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 359.000,00 TL araç kiralama bedelinin faizi ile birlikte ve satın aldığı 17 araç sebebiyle uğramış olduğu zararla ilgili olarak şimdilik 1.000,00 TL zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin feshine neden olduğunu, sözleşmenin yerine getirilmesi konusunda davacı tarafın meydana getireceği bir aksaklığın davalının büyük oranda zararına yol açacağı bilincinde olan davacının elde ettiği kazancın kendisini tatmin etmediği anda pervasızca ardı arkası kesilmeyen yeni taleplerde bulunduğunu, işine gelmeyen durumlarda kural tanımaz tutumlar sergilemekten çekinmediğini, davacının işi bırakmış olduğunun Mahkeme tarafından yapılan keşif ile tespit edildiğini, davalının davaya konu sözleşmeyi davacının işi bırakması nedeniyle feshettiğini, davacı ile davalı arasında sabit araç kirası ve yakıt gideri uygulamasının koşullarını belirleyen ve bu uygulamanın karayolu taşıma sözleşmesinin süresinin sonuna kadar sürmesini düzenleyen hiçbir anlaşma bulunmadığını, müvekkili şirket ile Çelikor şirketi arasındaki taşıma sözleşmelerinin 03.03.2010 tarihli fesih protokolü ile sona erdirildiğini, Çelikor şirketinin fesih protokolü ile davalı şirketi gayrikabıli rücu olarak ibra ettiğini, sözleşmenin feshi tarihinden geriye doğru üç aylık dönem içinde davacının davalı şirkete kesmiş olduğu faturaların toplam tutarının 467.527,94 TL olduğunu, bu tutarın sadece Lojistik Hizmet Sözleşmesinin XVI. maddesine göre davacının, davalı şirkete ödemek zorunda olduğu ceza tutarı olduğunu, davacının bu cezanın yanında sözleşmenin feshine neden olması sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı ve uğrayacağı her türlü zarar ve ziyanın tazmininden de sorumlu olacağını bildirerek davanın reddine, karşı dava yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 22.04.2010 tarihli Lojistik Hizmet Sözleşmesi'nin XVI. maddesi gereği işi 3. kişilere yaptırmak zorunda kaldığı işler nedeniyle sözleşme süresi sonuna kadar 3 üncü kişilere ödenecek ücret ile sözleşmede belirlenen fiyat farkı tutarının davacı karşı davalıdan tahsiline, sözleşmede belirtilmiş olan sair zarar ve ziyanların müvekkili şirkete ödenmesine, davacı karşı davalının sözleşmenin fesih tarihinden geriye doğru en son kesmiş olduğu toplam üç aylık fatura bedellerinin toplam tutarı kadar cezanın tahsili ile ilgili şimdilik 1.000,00 TL zararın tazminine karar verilmesini talep etmiş, karşı dava yönünden Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar 3. bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda davacı tarafın 20.11.2013 tarihli dilekçesinde belirttiği araçların hizmetin verilmesi amacıyla davalıya tahsis edildiğinin ispatlanması halinde davalı tarafından sözleşmenin feshedilmesinin haklı bir fesih olarak kabul edilemeyeceğinin önceki iki bilirkişi raporuna aykırı olarak bildirilmiş ise de, feshin haklılığı dışında her üç bilirkişi raporunun da birbiriyle çelişkili olmayan tespit ve sonuçları içerdiği, taraflar arasında varlığı ve içeriği tartışma konusu olmayan 22.02.2010 tarihli sözleşme ve bu sözleşmenin eki niteliğindeki karayolu taşıma sözleşmesi kapsamında davacı şirketin davalı şirket için taşıma hizmeti vermeyi taşeron sıfatıyla üstlendiği, her iki sözleşmenin 22.04.2010 tarihli protokol ile 31.08.2010 tarihinden itibaren üç yıl süreli olarak uzatıldığı, sözleşmenin 7 nci maddesinde ödenecek iş bedelinin hangi yöntem üzerinden hesaplanıp ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede sözleşme hükümlerinin davalı şirketin yetkilisinin imzasını içeren bir anlaşma ile değiştirilebileceği kararlaştırılmasına rağmen davacı tarafça bu nitelikte bir belge sunulmadığı gibi, incelenen taraf defterlerinde de davacının kira bedelini talep edebileceği konusunda haklı ve geçerli kayıtların bulunmadığı, sözleşmenin feshine kadar olan ve sözleşmedeki hesaplama yöntemine göre ödenmesi gereken kira bedellerinin davalı tarafça davacı tarafa tamamen ödendiği, dolayısıyla davacı tarafın dava konusu yaptığı araç kiralama bedelini davalı taraftan talep edemeyeceği, ayrıca her üç bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davacı tarafın iddiasının aksine 17 adet aracın davacı tarafça piyasa rayiç fiyatlarının altında satın alındığı gibi davacının basiretli bir tacir olarak ve söz konusu araçların yüksek fiyattan satın alınmasını gerektirir davalı taahhüt ve istemlerine bağlı olarak zorunlu koşulların oluştuğuna ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı, ayrıca her iki istemin niteliği dikkate alınarak sözleşmenin haksız ya da haklı feshedilmesinin bir öneminin bulunmadığı göz önünde tutularak davanın her iki istem yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında ifa süresinin bitim anı taraflarca belirlenmiş olan belirli süreli sürekli borç ilişkisi bulunduğu ve hukuki ilişkinin davalı tarafın haklı fesih iddiası ile süresinden önce sona erdiğini, bu durumda, sözleşmeyi fesheden tarafın haklı sebebe dayanması gerektiğini, davalı tarafın feshinin Lojistik Hizmet Sözleşmesi'nin fesih koşulları başlıklı 15 inci maddesinde dayandırılmış olup, "Taşeron'un yasal ve akdi yükümlülüklerinden herhangi birisine aykırı davranması durumunda, sözleşme Omsan tarafından tek taraflı olarak feshedilecektir." hükmü içeriğinde "haklı sebeple fesih" halinin düzenlendiğini, bu itibarla davalı tarafın sözleşmenin feshinde gerekçe gösterdiği sebebin "haklı sebep" olmadığının açıkça ortada olduğunu, Köseköy Tren İstasyonu tren yoluyla dorse taşımacılığına yönelik yükleme boşaltma sahası olup, davaya konu sözleşme ilişkisinin devam ettiği dönemde/fesih tarihinde bu istasyonun yalnızca davalı ... Anonim Şirketine tahsis edilmiş durumda olduğunu, o dönemde tren yoluyla dorse taşımacılığı yapanın yalnızca davalı ... Şirketi olduğunu, bu nedenle istasyon sahasında bulunan tüm araçların yalnızca Omsan için çalışmakta olduğunu, yalnızca Omsan'a tahsil edilmiş durumda olduğunu, bu bakımdan sahada bulunan müvekkili şirket araçlarının başka bir taşıma işi için sahada bulunmalarının imkansız olduğunu, fesih sebebi haklı ve gerçek bir nedene dayanmadığından hem sözleşme süresince doğmuş hizmet bedellerinin hem de sözleşme davalı şirketçe haksız şekilde feshedilmeseydi sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar doğacak hizmet bedellerinin müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamından taraflar arasındaki akdi ilişkinin 12.04.2011 tarihi itibariyle fiilen sonlandığı, fesih ihtarının tebliğinden itibaren de 15 günün sonrasında davalı tarafından feshedildiği, bu feshin davalı bakımından haklı olduğu anlaşılmakla çalışılmayan döneme ait faturaların davalı tarafça kabul edilmediği ve davacının bu faturalara dayalı olarak hizmet verdiği iddiasının kanıtlanamaması nedeniyle davacının araç kira bedelini talep edemeyeceğinin açık olduğu, davacının aldığı bu işin devam edeceğine inanarak rayiç değerinin çok üzerinde davalıdan araç satın aldığı ve bu sebeble zarara uğradığı iddiasının da yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde alınan bilirkişi raporları içeriğine göre kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17