Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3045
2024/1541
27 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1592 Esas, 2022/1731 Karar
DAVALILAR: 1....
2.Estooil Petrol Tarım Ürünleri Madeni Yağ Üretimi Kimya İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
DAVALI (Temlik Alan) : ... vekilleri Avukat ... ...
DAVALI (Temlik Aden) : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/369 E., 2022/191 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların arı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve duruşma istemi olmaksızın davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ...Ş. vekili Avukat ... Yılmaz, davalı aynı zamanda şirket yetkilisi ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Estooil Pet. Tar. Ürn. Mad. Yağ. Ür. Kim. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 27.04.2012 07.11.2012 tarihleri arasında ortağı olduğunu, davacının ortak olduğu tarihlerde davalı şirketin davalı TEB ile GKS imzaladığını, davacının GKS'ye kefil olarak imza attığını, GKS'nin imzalanması aşamasında bankanın borçlulardan boş bir bono aldığını, bononun hukuka aykırı olarak banka tarafından sonradan doldurulduğunu, konuyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/29065 soruşturma sayılı "güveni kötüye kullanma" suçuna ilişkin soruşturmasının bulunduğunu, söz konusu bononun bankadan alınan kredilerin ödenmemesi ihtimaline binaen teminat olarak verilen bono olduğunu, bononun kayıtsız şartsız belli bir bedeli ödeme vaadi taşımadığı için geçersiz olduğunu, davacının Kayseri 4. İcra Dairesinin 2017/3232 E. sayılı takip dosyası ve dayanağı bono sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin davacı yönünden iptali ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davacının yetkilisi olduğu şirketin davalı banka ile GKS imzaladığını, GKS uyarınca kullandırılan kredilerin teminatı olarak bankanın borçludan bono alındığını, GKS'nin ikinci maddesine uygun işlem tesis edildiğini, bononun geçerli ve hukuka uygun olduğunu, bankanın yetkili hamil olduğunu, bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu imzasının iyiniyetli hamil bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, bononun tanzim ve vade tarihlerinin sonradan doldurmasının bono vasfını etkilemeyeceğini, davacının şirket ortaklığından ayrılmasının, kefaletin sıhhatine bir etki yapmayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, gerek tarih gerekse miktara yönelik elyazısı ile doldurulan kredi sözleşmesindeki yazıların davacının kendi elyazısı olmadığını iddia etmiş ise de davaya konu takip genel kredi sözleşmesine değil bonoya dayandığından bu iddianın değerlendirilmediği, davacının davaya konu bononun anlaşmaya aykırı düzenlendiği iddiasının ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği, ancak yazılı belge sunamadığı, davacı vekilinin davalı TEB ve davalı ...'a yönelik yemin hakkına dayandığı, davalı ...'a davaya konu bono nedeniyle davacıdan alacağı bulunup bulunmadığına ilişkin yemin davetiyesi çıkarıldığı ancak davalının mazeretsiz olarak yemin duruşmasına katılmadığı gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetimi A.Ş.'ne ise davaya konu bononun davacı ile arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı hususunda yemin davetiyesi çıkarıldığı, bono temlik alınırken evrak üzerinde bononun sözleşmeye uygun düzenlendiğini tespit etmeleri nedeniyle alacağı temlik aldıklarına dair yemin eda ettiği gerekçesi ile bu davalı yönünden 1.870.000,00 TL bedelli senetten dolayı 711.545,98 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı Estoil Petrol Tar. Ürün. Mad. Yağ Üretimi Kimya İnş. Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlayamadığı ve yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe dayanak bononun bono niteliğinde olmadığını, müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerin asıl ve ek raporlarının hatalı hesaplamalar içerdiğini, borcun kambiyo senedinden kaynaklı değil, kefalet sözleşmesinden kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, takibe konu bononun kefalet sözleşmesinin teminatı olduğu hususunun dosya içerisindeki ikrarlar ile sabit olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, ipotek dosyasında yapılan tahsilatın davaya konu dosyanın açılmasından sonra yapıldığını, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takipler başlatılmış olduğundan her iki dosyadan yapılan tahsilatların ortak borçtan düşeceğini, yerel mahkeme aşamasında yapılan 850,000,00 TL'lik tahsilat kısmı için davanın konusuz kalmasına karar verilmesi gerekirken kısmi kabul kararı verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit, tazminat ve takibin iptali istemlerine yöneliktir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 72 inci madde
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Ancak, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140 ve 143 üncü maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince, davalı temlik alan varlık yönetiminin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan hüküm bölümünün (3) numaralı bendinde "istinaf eden davalı ...Ş.'den alınması gerekli olan 128.403,32 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 17.329,30 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 111.074,02 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına" ibareleri ile davalının harçtan sorumlu tutulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmı (3) numaralı bendinin karardan çıkarılmasına, yerine “3. istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılan 17.329,30 TL harcın istek halinde kendisine iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş.'ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31