Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7306

Karar No

2024/1538

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/850 Esas, 2022/1333 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Yağmur Erdal ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında cari hesap şeklinde yürüyen ticari ilişki kapsamında 01.07.2005 tarihinde yazılı olarak yapılan cari hesap mutabakatı ile müvekkili şirketin borcunun 692.065,00 TL olarak belirlendiğini, bu tarihten sonra 20.07.2005 tarihli, 255320 numaralı 480.201,00 TL bedelli fatura ile satılan tezgah ve aparatların karşılığının bir kısmının ödendiğini, akabinde akdedilen “Alacağın Temliki Protokolü” ile müvekkili şirketin alacağını dava ettiği ve müddeabihi 918.406,45 TL olan Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2001/790 E. 2005/367 K. sayılı dosyasının temlik edildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından bozulması ve dava konusu sözleşme gerekçe gösterilerek temlik sözleşmesine dayalı bir tahsilatının olmadığını, bu temlik sözleşmesinden sonra, 02.11.2005 tarihli Temlik Protokolü ve Ek Protokol ile müvekkili şirketin alacağını kısmi dava ettiği, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/823 E., sayılı dava dosyası ile bu dosyaya bağlı tüm hak ve alacakların davalı şirkete devir ve temlik edildiğini, dava sonunda Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/691 E., 2009/504 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne ve 100.000,00 USD‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilip bu kararın Yargıtay ilgili dairesince onanarak kesinleştiğini, temlik konusu hak ve alacağın bakiyesinin tahsili için davalı tarafça ikame edilen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/773 E., 2012/414 K. sayılı dosyasında verilen karar ile davanın zamanaşımından reddedildiğini ve bu kararın temyiz edilerek kesinleştiğini, müvekkili ile davalı arasında akdedilen temlik sözleşmesi gereği temlik tarihinden sonra temlik konusu dava ve dava konusu alacak ile ilgili tüm işlem ve masrafların davalı tarafça yapıldığını, ancak davalının temlik tarihi itibari ile zamanaşımına uğramamış alacağı süresinde takip ve dava etmeyerek temlik sözleşmesi gereğini yerine getirmediğini, neticede müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin davalının ihmal ve kusuru, özen borcuna aykırı davranması ve basiretli bir tacir gibi davranmaması nedenleriyle Hydrocontracting Holding Gmbh şirketinden olan alacağını tahsil imkanını kaybettiğini, karara çıkıp kesinleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/691 E., 2009/504 K. sayılı kararına konu 100.000 USD’lik alacağın tahsili için hiçbir girişimde bulunulmadığını, davalının özen borcuna aykırı davrandığını, davalı şirketin kötü niyetli davranarak herhangi bir alacağı olmamasına rağmen teminat senetleriyle müvekkili aleyhine takibe geçtiğini belirterek taraflar arasındaki temlik sözleşmesi gereği alacak borç durumunun bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, bakiye alacağın tahsiline karar verilmesini, müvekkili şirketin İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2012/1611 E. sayılı dosyasından takibe konulan 11.07.2005 vade tarihli, 692.065,00 USD’lik bonodan dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, müvekkili şirketin uğradığı zarar miktarının tespitine, bu miktarın taraflar arasındaki alacak borç takas mahsubundan sonra bakiye alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.11.2005 tarihli Temlik Protokolü’nün 3.2 maddesinde, hukuki imkansızlık nedeniyle davalı müvekkilinin tahsilat yapamaması halinde davacının tüm borçlarını 01.01.2008 tarihinde ödeyeceğinin açık şekilde kararlaştırıldığını, sözleşmede kendisine ait yükümlülükleri yerine getirmeyen davacının 01.01.2008 tarihi itibarıyla işlevi ortadan kalkmış olması gereken sözleşmeye dayalı olarak hak iddia etmesinde hukuki yarar bulunmadığını bildirerek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında; cari hesap şeklinde yürütülen ticari ilişki bulunduğu, 01.07.2005 tarihinde yazılı olarak cari hesap mutabakatı yapılarak davacı şirketin borcunun 692.065,00 TL olarak belirlendiği, sonrasında “Alacağın Temliki Protokolü” yapılarak davalı tarafından bir kısım alacağın tahsil edildiği, 02.11.2005 tarihli "Temlik Protokolü" başlıklı belgenin 3.2. maddesinde; davalı ... A.Ş.'nin temlik edilen alacağı borçlu Hydrocon tracting AG'den tahsil etmesi durumunda ve tahsilat yapılabildiği ölçüde, davacı ... A.Ş.'nin davalı ...'a olan cari hesap borcunun ifa edilmiş sayılacağı düzenlendiği, buna göre, alacağın temlikinin borcun ifası yani ödeme yerine geçmek üzere yapılmadığı ve ifa yerine borcun teminatını teşkil etmek üzere yapılmış bir alacak temlikinin söz konusu olduğu, buna göre; davacı ... A.Ş.'nin Hydrocontracting Holding AG'den olan alacağının davalı ...'a temlik edilmesi ile Galkon A.Ş.'nin Özkan'a olan cari hesap borcunun ödenmiş olmasının söz konusu olmadığı, borcun ifası ancak Özkan A.Ş.'nin temlik edilen alacağı Hydrocontracting Holding AG'den tahsil etmesi durumunda ve tahsil ettiği ölçüde gerçekleşmiş olacağı, yine, taraflar arasında akdedilen 02.11.2005 tarihli "Temlik Protokolü" başlıklı belgenin 3.2. maddesinde; davalı ... A.Ş.'nin 01.01.2008 tarihine kadar borçlunun aczi ya da hukuki imkansızlık nedeniyle temlik edilen alacağı tahsil edememesi halinde, cari hesap borcunun ödenmesi amacıyla yapılan alacak temlikinin de hükmünü yitireceği ve Galkon A.Ş.'nin Özkan A.Ş.'ye olan cari hesap borcunun 01.01.2008 tarihi itibariyle muaccel olacağı, Özkan A.Ş.'nin 01.01.2008 tarihine kadar temlik edilen alacağı borçludan tahsil edememesi halinde, söz konusu alacak temliki hiç yapılmamış gibi cari hesap alacağını Galkon A.Ş.'den talep edebileceğinin düzenlendiği, buna göre; 02.11.2005 tarihli alacak temlikinin ancak 01.01.2008 tarihine kadar Özkan A.Ş. tarafından borçludan tahsilat yapılabilmesi şartıyla geçerli olduğu ve bu tarihe kadar tahsilat yapılamadığı takdirde alacak temlikinin borcun ifası temin etmek anlamında herhangi bir hükmünün kalmayacağı, protokolün 3. maddesine göre, davacı ... A.Ş.'nin Hydrocontracting AG'den olan alacağını, davalı ... A.Ş.'ye olan cari hesap borcu karşılığında ve borçludan tahsili halinde cari hesap borcundan mahsup edilmek üzere, yani ivazlı olarak temlik etmiş olduğu, alacak temlikinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 169/1. maddesi uyarınca, davacı ... A.Ş.'nin temlik edilen alacağın varlığını davalı ... A.Ş.'ye garanti ettiği ve bu alacağın borçlu Hydrocontracting AG'den tahsil edilememesi riskini üstlenmiş bulunduğu, Diğer yandan 02.11.2005 tarihli Temlik Protokolünün 3.2. maddesine göre, Özkan A.Ş.'nin temlik edilen alacağı Hydrocontracting AG'den 01.01.2008 tarihine kadar borçlunun aczi ya da hukuki imkansızlık nedeniyle tahsil edememesi durumunda, bu tarihten itibaren temlik edilen alacağın tahsil edilip edilemediğine bakılmaksızın davacının cari hesap borcunun muaccel olacağı, yani 01.01.2008 tarihinden itibaren davalıya temlik edilen alacağı borçludan tahsil etmek konusunda herhangi bir kusur ya da çaba göstermeye gerek olmaksızın, cari hesap alacağını davacıdan talep edebileceği, bu bağlamda; 01.01.2008 tarihi itibariyle davacı tarafın 692.065 USD cari hesap alacağının olduğu, bu miktardan davalının belgesini sunduğu 103.900,00 TL ödemesi düşüldüğünde, 302.964,56 USD borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacının İzmir 7.İcra Müdürlüğü'nün 2012/1611 E. sayılı dosyasına konu bono nedeniyle 302.964,56 USD (dava tarihi itibariyle 645.072,14 TL) borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki ihtilafın alacağın temliki sözleşmesi gereği davalının temlik aldığı alacağı zamanaşımına uğratmasından dolayı sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığını, alacağın temliki hükümlerini yanlış yorumladığını, temlik alanın özenli ve basiretli bir tacir gibi davransaydı alacağı zamanaşımına uğratmayacağını, davacının cari hesaptan doğan borçlarının muaccel olmasının sadece borçlunun aczi ve hukuki imkansızlık nedeniyle alacağın tahsil edilme imkanının bulunmadığı durumlarda mümkün olabileceğini, alacak hangi sebeple olursa olsun 01.01.2008 tarihine karar tahsil edilemediği takdirde temlik işleminin geçersiz hale geleceğine ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, dava konusu olayda borçlunun aczi ve hukuki imkansızlık hallerinin gerçekleşmediğini, alacağın bizzat temlik alan tarafından kusuru ile zamanaşımına uğratılmasının hukuki imkansızlık hali olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle, harçların hatalı hesaplandığını ileri sürerek hükmün kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının düzeltilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, harçların hatalı hesaplandığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derce Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, davacının İzmir 7.İcra Müdürlüğü'nün 2012/1611 E. sayılı dosyasına konu bono nedeniyle 302.964,56 USD (dava tarihi itibariyle 645.072,14 TL) borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; taraflar arasındaki temlik protokolü gereğince, temlik edilen alacağın tahsilinde ve bir kısmının zamanaşımına uğramasında davalının kusurunun olup olmadığı, temlik protokolünün gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle davacı tarafın zarara uğrayıp uğramadığı burada varılacak sonuca göre tarafların alacak borç durumunun tespiti hususuna ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 818 sayılı Kanun'un 162 ve devamı maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci madde.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim