Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5135
2024/1521
27 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/232 Esas, 2022/778 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/573 E., 2021/596 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... bir işyeri olarak 23.02.2015 tarihinde faaliyetlerine başladığını, davalının İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2015/30602 E. sayılı dosyası ile ... Yumurta, ... ..., ... ..., ... ..., Maksimum Kulüp Spor Faaliyetleri ve Medur Gıda Ltd. Şti. hakkında icra takibi başlattığını, icra takibinde müvekkili şirketin borçlu olarak gösterilmediği gibi davalı şirkete herhangi bir borcu da bulunmadığını, davalının İstanbul 32. İcra Müdürlüğünden almış olduğu talimat ile ... ...'in sahibi olduğu işletme olarak öngördüğü müvekkilinin Afyon'daki şubesine hacze geldiğini, hacze gelinen işyerinde ... ...'in kiracı olarak bulunduğunu, müvekkilinin ... ...'in alacağını ve de borçlarını bilebilecek konumda olmadığını, davalının müvekkilinin şirketinde bulunan mallar üzerine haciz tatbik ettirerek muhafaza altına aldığını, müvekkili şirketin itibarının zedelenmemesi için üçüncü şahıs sıfatıyla takip tutarını ödenmek zorunda kaldığını, İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2015/30602 E. sayılı dosyasına borçlu bulunmadıkları halde üçüncü şahıs sıfatıyla haciz tehdidi altında ödenmek durumunda kalınan 120.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; borçlu ile davacı arasında organik bağ olarak nitelendirilen bir ilişki olduğunu, davacı şirketin 04.03.2015 tarihinde borçlu ... ... tarafından kurulduğunu, borçlunun aynı adreste sırasıyla Hat Döner Bereket Gıda adlı yine gıda sektöründe faaliyet gösteren şirketleri kurduğunu, Bereket Gıda'nın haciz tatbik edilen adreste 10.07.2013 tarihinde ... ... tarafından kurulduğunu, borcun doğum tarihinden sonra adresle ilgisini saklayabilmek adına sicilden terkin ettirildiğini, ... ...'in icra takip dosyasında borçlu olan ve annesinin de kurucusu olduğu ... Yumurta ve Gıda Tarım Ürün. İnş. Tur. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin de aynı tarihlerde müdürlüğünü yaptığını ve borcun doğumundan sonra müdürlük görevinden istifa ettiğini, davacı şirkette bulunan hisselerini kağıt üzerinde devrettiğini ancak perde arkasında çalışmaya devam ettiğini, borçlunun adresine hacze gidildiğini, 17.11.2016 tarihli haciz zaptının birinci sayfasında yazılı olduğu üzere etraftan borçlu sorulduğunda haciz tatbik edilen adresin borçluya ait olduğunun tespit edildiğini, haciz mahallinde adresin borçlunun kullanımında olduğunu gösterir belgeler bulunduğunu, davacının tasarrufun iptali davası açılması gerektiği yolundaki iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, adreste 2013 yılından itibaren aynı iş kolunda aynı şahıs tarafından ticari faaliyet yürütüldüğünü, haciz zaptı ile ... olduğu üzere işyerinin ... ...'den devir alındığını, bir işletmeyi devir alanın, devir edenin borçlarından sorumlu olacağını, borçlunun borçlarını ödemek yerine davacının arkasına gizlenerek ticari faaliyetine devam ettiğini, davacı şirketin muvazaalı devirlerle fiili ilişkiyi saklamaya çalıştığını, borçlu ile davacıların birlikte faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.02.2015 tarihinde kurulmuş olan davacı şirketin kurucu ortak ve kurucu müdürünün ... ... olduğu, 18.03.2015 tarihinde yapılan tescil işlemi ile şirket ortaklarının ... ..., ... Top, ... Sancur ve Abdülselam Fettahoğlu, şirket müdürlerinin ... ... ve dışarıdan müdür olarak bir sene için münferiden imza yetkisi verilen ... ... olduğu, ... ...'in müdürlük ve imza yetkisinin 27.04.2015 tarihinde iptal edildiği, davalı alacaklı faktoring şirketi ile icra takibine konu edilen 28.04.2015 tarihli faktoring sözleşmesini imzalayan borçlu ... Yumurta ve Gıda Tarım Ürünler İnşaat Turizm Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 24.03.2015 tarihinde ... ... ve ... ... kurucu ortaklar olmak üzere tüzel kişilik kazanmış olduğu ve müdürlük ve imza yetkisinin ... ...'a ve dışarıdan müdür olarak ... ...'e yirmi sene için müştereken verilmiş olduğu dikkate alındığında davacı şirket ile borçlu ... Yumurta ve Gıda Tarım Ürünler İnşaat Turizm Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğu, her ikisinin ortak ve müdürlerinin aynı olup, aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, ... ...'in davacı şirketteki müdürlüğünün danışıklı olarak 27.04.2015 tarihinde sona erdirildiği, ertesi günü yine ... ...'in müdürlüğünü üstlendiği borçlu ... Yumurta ve Gıda Tarım Ürünler İnşaat Turizm Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında ... ... ve ... ...'in de kefil oldukları 28.04.2015 tarihli faktoring ilişkisinin kurulduğu, borcun doğumundan sonra ... ...'in davacı şirketteki müdürlüğünün danışıklı olarak 11.06.2015 tarihinde sona erdirildiği, icra takibine konu çek keşidecisi Maksimum Fitness Kulüp Spor Fal Dış Tic. Amb. Metal San. ve Tic. Ltd. Şti. olup, şirket yetkilileri ... ..., ... ..., ... ...'in çekte avalist oldukları, çekin keşide tarihinin 27.09.2015 olduğu dolayısıyla Maksimum Fitness Kulüp Spor Fal Dış Tic. Amb. Metal San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ..., ... ... ve ... ...'in de davacı şirket ve borçlu ... Yumurta ve Gıda Tarım Ürünler İnşaat Turizm Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile aynı organik bağ içerisinde yer aldıklarının anlaşıldığı, haciz yapılan dükkanın kira sözleşmesinin ve tahhütnamenin ... ... tarafından imzalanmış olmasının haciz mahalli olan adresteki malların davacı şirketin tüzel kişilik perdesi ardında ... ...'e ait olduğu kanısını güçlendirdiği, davacı şirketin ödemiş olduğu icra dosya borcu ile ilgisinin bulunmadığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından başlatılan icra takibinde davacı şirketin borçlu gösterilmediğini, davacının davalıya borcunun da bulunmadığını, davalı tarafından takip borçlusu ... ...'in işletmesi olduğu düşünülerek davacının işyerine hacze gelindiğini, ... ...'in işyerinde kiracı olarak bulunduğunu, davacının bu kişinin borçlarından haberdar olmadığını, davacının adresinde yapılan bu haksız haciz nedeniyle şirketin itibarının zedelenmemesi için üçüncü şahıs sıfatıyla takip tutarını ödenmek zorunda kaldığını, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının gerekçe içermediğini, Mahkemece sanki tasarrufun iptali davası gibi hüküm kurulduğunu, oysa davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, borçlu olunmayan tutarın icra baskısı altında ödendiği iddiasıyla açılan istirdat istemine ilişkin olduğu, davacının, takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 9 uncu ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılacağından, takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, somut dava yönünden davalı takip alacaklısının sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığı, ayrıca 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca istirdat davasını ancak takip borçlusunun açabileceği, davacının icra takip dosyasına ödediği bedeli davalıdan geri isteme hakkı bulunmadığından Mahkemece davanın esastan reddi yerine davacının aktif husumetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ilaveten İstinaf Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle haciz tehdidi altında ödenen parasın iadesi istemine ilişkin olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu değil, nispi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haciz tehditi altında icra dosyasına ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 72 nci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31