Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5371
2024/1515
27 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1216 Esas, 2022/790 Karar
DAVACILAR: 1....
2.... vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/224 E.,2019/56 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, meni ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." marka ve logolarının sahipleri olduklarını, 1985'ten beri geliştirdikleri yöntemlerle dünya çapında bayilikler eliyle İngilizce eğitimi verdiklerini, Türkiye'de de 2013'te ... Yaşta.. A.Ş. ile sözleşme yaparak İzmir, İstanbul, Ankara'da bayilikler kurulduğunu, ana franchise ... ... Yaşta'nın yükümlülüklerini ifa etmemesi nedeniyle, meydana gelen ihlaller sonucu, sözleşmesinin feshedildiğini, onun verdiği alt franchise sözleşmelerinin de dayanıksız kaldığını, şartlara uymayan kişilere franchise hakkı tanıdığını, bu kapsamda davalı "SOLERO ... EĞİTİM" firmasının ... Yaşta ile imzalanan sözleşme 30.06.2017'de sona erdiği halde "... ... İNGİLİZCE KURSU" tabelası altında hizmeti veren davalı Solero A.Ş.'nin aldığı fesih ihbarına rağmen, faaliyete devam ettiğini, davalıya sonraki ana franchise ... ... Çare.. Ltd. Şti.'nin yetkili olduğu belirtilmesine rağmen onunla anlaşmadığını, bunun üzerine davalıya 11.04.2018'de yazılı bildirim yapılıp markayı kullanmayı durdurulmasının ihtar edildiğini, alt franchise sözleşmesinin de feshedilmiş sayıldığını ve kayıtlar edindiğini, alt franchise sözleşmesi ile bayiliğin ana franchise alanının yetkisine bağlı olduğunu ileri sürerek davalının marka içeren tabela vb. gereçleri kullanmaktan men edilmesini, tecavüzün tespit edilip durdurulmasını, davacı ... Ltd. Şti.'ne tanıtım gereçlerinin teslim edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2011 yılında dava dışı Faal ... Eğitim ile franchise sözleşmesi imzaladıklarını, ancak durumun davacı ...'a bildirilmediğini, ... süre Faal ... Eğitim'in bir şubesi gibi gösterildiklerini, 23.06.2013 tarihinde ana bayilik haklarının ... Yaşta.. A.Ş.ye devredildiğini, 2014'te ana bayi ... Yaşta ile görüşen davalının ödemelerini onun vasıtasıyla yaptığını, karşı taraf ... tarafından tanınmayı sağladığını, 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı izniyle kurs işletmeye başladıklarını, resmi sistemde kayıtlı olduklarını, yükümlülüklerini yerine getirdiklerine dair belgelerin deliller arasında yer aldığını, davacının belirttikleri ... sürecin kendileriyle ilgisi olmadığını, davacının 30.06.2017 tarihinde ... Yaşta'ya fesih bildirimi yapıldığını iddia etmesine rağmen kendilerine böyle bir ihtar gelmediğini, karşı yanın Beşiktaş Noterliği 26.04.2018 tarihli ihtarnamesinin şirket ortağı Nadi Hasanefendi'nin şahsına gittiğini, usule uygun tebliğ edilmediğini, davacının 2017 2018 eğitim yılı materyallerinin ve setlerinin ücreti karşılığında ... Çare.. Ltd. vasıtasıyla kendilerine ilettiğini, faturalarının bulunduğunu, tedbir ve esas taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ... Çare.. Ltd. ile sözleşme imzalayamadıklarını, çünkü talep edilen ürünlerin gönderilmemiş olduğunu, para iadesinin sağlanmadığını, karşı tarafın elemanlarının ... Derecioğlu'nun ... vermediğini, onunla çalışmak istemedikleri için göndermediklerini, aynı sebeple sözleşme imzalamadıklarını; öte yandan 04.08.2018 tarihli İzmir 21. Noter kanalıyla gönderdiklerini tutanak ve fotoğraflarla Haziran 2018 sonu itibariyle eğitime son verdiklerini, kurumu kapatıp tatile çıktıklarını, ... dönemin Eylül ayında başladığını ve davacıyla çalışılmayacağının velilere bildirildiğini, tedbire konu olacak faaliyetlerde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu, İzmir 21. noterinin 31596 yevmiye nolu e tespit tutanak ekindeki davalıya ait kullanımı gösterir fotoğraflardan markanın 04.08.2018 tarihi itibariyle kullanıldığı, öte yandan davalının cevabında kendi yükümlülüklerini yerine getirdiği, ... Yaşta...A.Ş ile yapmış oldukları sözleşmenin geçerli olduğu, davacının da verilen yetkiyi onayladığını, bu yönde 23.05.2014 tarihi itibariyle onaylarına ilişkin yazı gönderdiklerini belirterek bir süre kullanımlarının devam ettiğini ikrar ettiği, davacının davalı tarafa ayrıca 26.04.2018 tarihli ihtar göndermekle markanın ve sistemin kullanımına ilişkin verilen izni ... taraflı geri aldığı, bu durumda, dava tarihi itibariyle lisansın fesih edilmesine rağmen kullanımın mevcudiyeti nedeniyle davanın kabulü gerektiği, ayrıca bu yönde verilen tedbirin 08.10.2018 tarihinde infazı sırasında fiilen markayı taşıyan eğitim gereçleri ile tanıtım materyallerine rastlandığı, davalının noter e tespit ve fesih bildirimlerine rağmen ana franchise verenin verdiği izni geri aldığı halde, kullanımını sürdürdüğü kanıtlandığından marka ihlali oluşturan bu kullanımlarının men edilmesi, durdurulması ve tecavüzün giderilmesi gerektiği, ana lisans veya franchise sözleşmesinin sona ermesi veya geçersiz olması halinde alt lisansların da bağlılık nedeniyle kendiliğinden geçersiz hale geldiği, diğer deyimle alt lisansların geçerliliği veya devam etmesinin ana lisansa bağlı olduğu, ihtarnameye rağmen bir süre markanın ve sistemin kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tarafın marka hakkına tecavüzünün bundan böyle önlenmesine, giderilmesine, tanıtım gereçleri ve sisteme ait materyalin davacıya teslimine; ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;davacının ihtarnamesini müvekkili şirket tüzel kişiliği yerine şirket ortağı Nadi Hasanefendi’ye gönderdiğini, tüzel kişiliğe karşı yürütülen tüm yasal işlemlerde o tüzel kişiliğin tam ünvanının esas alındığını, oysa davacının bu davaya esas teşkil eden ihtarnamesini hazırlarken kendi hukuk anlayışını, dava açarken müvekkili şirketin tam ünvanını kullanarak Türk Hukuk sistemini esas aldığını, Nadi Hasanefendi'nin müvekkili şirketin ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, ancak müvekkili şirketin tüzel kişiliğine gönderilmesi gereken ihtarnamenin muhatabı olarak Nadi Hasanefendi’nin gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca Selero Company ... Okulu diye bir tüzel kişilik olmadığını, davacının ihtarnamesine muhatap olarak tüzel kişiliği olmayan Selero Company ... Okulu Nadi Hasanefendi yazmasına rağmen bu davayı Selero ... Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. olarak açtığını, kabul edilmemekle birlikte eğer Selero Company ... Okulu Nadi Hasanefendi adına gönderilen ihtarname geçerli ise davada davalı olarak da Selero Company ... Okulu Nadi Hasanefendi yazması gerektiğini, davacının müvekkili şirketin tüzel kişiliğini hiçe saydığını, bu yüzden de ihtarnamesinin yok hükmünde olduğunu, davacının, davaya ... oluşturan ihtarnamesinin muhatap bölümüne müvekkili şirketin ticari ünvanı yerine Selero Company ... Okulu Nadi Hasanefendi yazdığını, bu ihtarnamenin tebligatının da şirket çalışanına teslim edildiğini, ihtarnamenin muhatabı olarak gösterilen Selero Company ... Okulu’nun tüzel kişiliği olmadığına göre muhatap bölümünde sadece Nadi Hasanefendi kaldığını, ona da yasal adresinde tebligat yapılmadığını, davacının, bir yandan müvekkili şirkete usulsüz tebligat yaptığını, bir yandan da icra müdürlüğü vasıtasıyla tespit yaptırdığı son güne kadar müvekkili şirket ile anlaşma görüşmeleri yapmaya devam ederek müvekkili şirketi mağdur ettiğini, davacının, gerek müvekkili şirkete ve gerekse diğer alt franchise’lerine koşulları daha ağır bir sözleşme imzalatmaya çalıştığını, bunu başaramayınca da, sözleşmenin koşullarının değişmesine ... vermeyen tüm alt franchise’lerinden ve bunların halen devam eden sözleşmelerinden bedelsiz olarak kurtulmak için herkesin güvenini suistimal etmiş olan Tekçare ile sözleşme imzalamaya mecbur edildiğini, müvekkili şirketin yıllarca yatırım yaptığı ve artık kazanç beklediği işyerinin davacının keyfi kararları nedeniyle zarara uğramasının açık kanıtları olduğunu, hiçbir sözleşmenin ... taraflı kazanç için imzalanmayacağını, davacının başlangıçtan bu yana alt franchise’lerini desteklemediği gibi ilk fırsatta da onlardan kurtulmak için tüm usulsüzlükleri uygulamaktan geri kalmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davalı fesih bildiriminin usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de tüzel kişilik olarak dava tarihinden önce fesih bildiriminden haberdar olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf itirazlarının haklı bulunmadığı, ancak; mahkemece tesis edilen hükmün infazı ..., uygulanabilir olması gerektiği, somut olayda mahkemece, davalı tarafın marka hakkına tecavüzünün bundan böyle önlenmesine, giderilmesine, tanıtım gereçleri ve sisteme ait materyalin davacıya teslimine karar verilmiş ise de, tanıtım gereçleri ve sisteme ait materyal ibaresi ile nelerin teslim edileceği hususu kararda açıkça belirtilmemiş olup, bu husus infazda duraksamaya yol açar nitelikte olup bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, ... adına tescilli markalardan ... davacıların mülkiyet hakkına yönelik davalı tarafın marka hakkına tecavüzünün bundan böyle önlenmesine, giderilmesine, ... adına tescilli markalara ait tanıtım gereçleri ve sisteme ait materyalin davacıya teslimine, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, kesinleştiğinde kendiliğinden kalkacağına, karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni ile ilgili ürün ve işaretlerin el konularak toplanması ile ilanı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31