Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3256

Karar No

2024/1514

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1930 Esas, 2023/104 Karar

DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ...

2.... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Davanın ... yönünden kabulüne, diğer davalı ... yönünden usulden reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden ise pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı temsilcisi ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket borçlandırmaya yetkisi olmayan davalılardan ... tarafından keşide edilen 25.05.2012 tanzim, 23.12.2012 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli bonoyu imzalayarak diğer davalı ...'e verdiğini, verilen bonoya ilişkin davalı takip alacaklı tarafından İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/15838 E. sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine takibe geçildiğini, müvekkili şirket borçlandırmaya yetkili olmayan takibe konu edilen senedin sahte olması ve müvekkil şirketin davalı takip alacaklısına böyle bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, takip alacaklısı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin sahte olduğunun ve hiçbir işleme esas alınmamasının tespitine karar verilmesini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderler ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nun davaya konu edilen senette borçlu bulunduğunu, borçlu olduğundan müvekkiline bir tespit ya da alacak davası açmanın hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu alacak miktarının 23.05.2014 takip tarihi itibari ile 238.053,42 TL olduğunu, talep konusu alacakları tam olarak belirlenebilirken kısmi davaya başvurulmasının hukuken mümkün olmadığını, harca esas değeri 5.000,00 TL olarak gösterildiğini, İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün 2014/15838 E. sayılı dosyasında başlatılan takip tutarının 200.000,00 TL tutarlı olduğunu, dosyanın geçerli bir itiraz bulunmaması sebebiyle kesinleşmiş bir takip dosyası olduğunu, 08.07.2014 tarih 2012/260 E. sayılı karar ile müvekkilinin yokluğunda hiçbir belgeye dayanmadan ihtiyati tedbir kararı verildiğini, kısmi dava açılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının talep sonucunun belirlenebilir olduğu durumlarda kısmi dava açmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2017 tarih, 2014/1523 E. ve 2017/695 K. sayılı kararıyla; davacının yetkisiz kişi tarafından tanzim edilen bu bono nedeniyle davalı ...’e borçlu olmadığı gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden kabulüne, davacının, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2014/15838 E. sayılı takibe konu 300.000,00 TL bedelli, 23.05.2012 keşide tarihli, 31.12.2012 vade tarihli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının, davalı aleyhine talep ettiği kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacının ...’ya açtığı davanın ise pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2020 tarih, 2017/6083 E. ve 2020/1866 K. sayılı kararıyla; davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine, davacı temsilcisinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kabulüne, davacının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2014/15838 E. sayılı takibe konu 300.000,00 TL bedelli, 23.05.2012 keşide tarihli, 31.12.2012 vade tarihli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/15838 E. sayılı dosyasında 25.08.2014 tarihinde ödenen 101.879,40 TL, 31.10.2014 tarihinde ödenen 44.747,58 TL, 17.10.2014 tarihinde 3.484,65 TL olmak üzere toplam 163.522,71 TL ödemenin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 06.10.2022 tarih, 2021/696 E. ve 2022/6724 K. sayılı kararıyla ''..(1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2... 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72/5. maddesine göre, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden ... olamaz. Bu hüküm uyarınca davacı takip borçlusu lehine tazminata hükmolunabilmesi, menfi tespit davasına konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmasına bağlıdır.

Somut uyuşmazlıkta takibin haksız olduğu anlaşılmış ise de; davacı şirketin hakim hissedarı olan dava dışı ...’nun kardeşi olan davalı ..., davacı şirketin bir dönem yönetim kurulu üyesi ve yine şirketin döviz bürosunda ... süre çalışanı olup, davalı ...’in dava konusu bonoyu ...’dan davacı şirketin aleyhine bir borç yaratmak kastı ile bilerek aldığı ispat edilebilmiş değildir. İlk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden davacı yararına kötü niyetli takip tazminatına hükmolunması yerinde olmamış, davalı ... vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerektiği...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davasına konu 25.05.2012 tanzim, 23.12.2012 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bononun ... tarafından imza edildiği, ancak 04.01.2010 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinden, şirketi her hususta ve kademede sınırsız olarak münferiden temsile yetkili kişinin ... olduğu, ...'nun yönetim kurulu üyesi ise de, şirketi borçlandırıcı işlem yapma yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince yetkili temsilci tarafından imzalanmayan bonodan dolayı davacı şirketin sorumlu tutulamayacağına yönelik mahkeme kararının yerinde olduğu, menfi tespit hükmü yerinde olmakla birlikte, davacı vekilinin 14.03.2016 tarihli dilekçesi ve ekinde bulunan tahsilat/reddiyat makbuzları ve davacı şirket yetkilisinin 20.11.2019 tarihli dilekçesi ekinde bulunan tahsilat/reddiyat makbuzlarından, yargılama sırasında takip konusu borcun kısmen ödendiği 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince, ilk derece mahkemesince ödenen kısım yönünden davanın yasa gereği istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek bu kısmın istirdatına karar verilmesi gerekirken, istirdat hükmü kurulmaması yerinde görülmediği, davacı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinde bulunduğu ve takibin haksız olduğu anlaşılıyorsa da, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında da işaret edildiği şekilde, davacı şirketin hakim hissedarı olan dava dışı ...’nun kardeşi olan davalı ...'nun, davacı şirketin bir dönem yönetim kurulu üyesi ve yine şirketin döviz bürosunda ... süre çalışanı olduğu, davalı ...’in dava konusu bonoyu ...’dan davacı şirket aleyhine bir borç yaratmak kastı ile bilerek aldığının ispatlanamadığı, davacı tarafın kötüniyet tazminatına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı şirket temsilcisinin istinaf isteminin re'sen bağlamında kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kabulüne, davacının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2014/15838 E. sayılı takibe konu 300.000,00 TL bedelli, 23.05.2012 keşide tarihli, 31.12.2012 vade tarihli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2014/15838 E. sayılı dosyasında 25.08.2014 tarihinde ödenen 101.879,40 TL, 31.10.2014 tarihinde ödenen 44.747,58 TL, 17.10.2014 tarihinde 3.484,65 TL olmak üzere toplam 163.522,71 TL ödemenin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacının ...’ya açtığı davanın pasif husumet yokluğundan, usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... tarafının aynı konuda birbirinden farklı beyanları, yasaların ardından dolanarak maddi hatalı mahkeme kararını kötü niyetle suistimal ettiğini, ...'nun davacı şirketin yetkilisi olmadığını ... ve beyan eden ...'in buna rağmen davacı şirket hakkında aynı senede dayalı olarak icra takibine girişmesinin kötü niyetin kanıtı olduğunu, belirterek kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... Döviz Ticaret Merkezi A.Ş. tarafından, tarafımıza açılan dava hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'in icra takibine konu olan parayı ... Döviz Ticaret Merkezi A.Ş. adına hareket eden borçlu ...’ya verdiğini, borçlu ..., ... Döviz.. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ...'nun kardeşi olup, aynı zamanda bu şirketin sigortalı çalışanı ve 12 yıllık yöneticisi olduğunu, müvekkili tarafından 25.05.2012 tarihinde borçlu ...'ya verilen 300.000,00 TL'ye karşılık, borçlu dövüz bürosunun kaşeli belgesi verildiğini, borçlunun parayı dövüz bürsou adına aldığını, döviz bürosunda çalışan ...'ya yapılna ödemelerin iş yeri sahibi olan davacı ... Döviz ..A.Ş.'ye yapıldığının kabulü gerektiğini, Davalı ...’nun sonradan davacı işyerinden çıkış yapılarak temsil yetkisinin sona ermesi ile ortağın işçi statüsünü kazandığını kabul edilemeyeceğini, müvekkili ile davalı ... arasındaki sözleşmenin davalının ortak müdür olduğu dönemde imzalandığını, çekin düzenlendiği tarih itibariyle davalı ...'nun imza yetkisi olduğunun ... olduğunun tespit edildiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin altıncı fıkrası.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı temsilcisi ve davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı temsilcisi ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

süreciusuldenkararistinafyargılamadiğeryönündenkararımahkemesireddinederecebozmatemyizdavanınkararın...davalısonrakikabulünebozmadanonanmasınacevapincelenen

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim