Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4010

Karar No

2024/150

Karar Tarihi

10 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/821 Esas, 2022/844 Karar

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/260 E., 2022/57 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmeye istinaden kredi teminatı olarak ipotek tesis edildiğini, davacı şirketin borçlarını kapatmak için bankaya müracaat ettiğini, bankanın 07.11.2019 tarihli yazı ile 07.11.2019 tarihi itibariyle 2.452.906,70 TL kredi borcu + 1.080,60 TL ipotek fek harcı yatırılması durumunda ipoteğin fek edileceğinin taahhüt edildiğini, davacı tarafından 08.11.2019 tarihinde bankaya 2.453.996,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, ardından 11.11.2019 tarihli ihtarname ile kredi hesabının kapatılmasını ve ipoteğin fek edilmesinin talep edildiğini, ancak bankanın taahhüt ettiği 15 günlük sürede ipoteği fek etmediği ve krediyi de kapatmadığını, yatırılan tutardan kredi taksitlerini tahsil ettiğini, davalı bankanın yaptığı bu işlemlerden dolayı davacının kredi hesabını ... kapatmakla elde edeceği imkandan mahrum kalarak zarara uğradığını, ipoteğin fek edilmemesi nedeniyle başka bankalardan düşük oranlı kredi kullanma imkanından mahrum bırakıldığını ileri sürerek davalı bankanın kredi hesabını verdiği taahhüt gereğince kapatmaması ve ipoteği kaldırmaması nedeniyle uğranılan zararların tespiti ile şimdilik 3.000,00 TL zarar karşılığı tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı bankadan kredi kullandığını, kullandığı krediyi başka bir bankaya taşımak istediğini, taşınmaz üzerine taşıdığı banka tarafından ikinci dereceden ipotek konulduğunu, bankanın ... olduğu 07.11.2019 tarihli yazıya istinaden davacı tarafından 08.11.2019 tarihinde bu yazıda belirtilen tutarın taşıdığı banka tarafından davalı bankaya havale yapıldığını, yatırılan bedel içinde hazine maliyeti bulunmadığından kredinin kapatılmasının ve ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını, davacının sözkonusu ipoteği kullanarak düşük faizli kredi kullandığını, davacının ödediği bedelin bankada tutulmadığını, tutar üzerinde herhangi bir bloke veya engelleme bulunmadığını, buna rağmen davacının yatırdığı tutarı 02.12.2019 tarihine kadar bankada tuttuğunu, davacı ile 11.12.2019 tarihinde Mevduat Menkul Kıymet SPK türev Araçları ve Kıymetli Madenler sözleşmesi gereğince 900.000,00 TL tutarı bankaya rehin vermek sureti ile TT1126 nolu taksitli kredinin taksitinin bu tutardan tahsil edilmesini kabul ettiğini, davacının bu işlemler nedeniyle uğradığı zararı var ise bunu açık ve somut olarak ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket firmasının davalı bankadan kullanmış olduğu taksitli kredinin 28.10.2019 tarihli 17 nci taksidi ödendikten sonra 07.11.2019 tarihi itibariyle 2.437.974,04 TL ana para bakiyesi ile taksit tarihinden kapama talep edilen tarihe kadar işlemiş faizi olan 14.932,66 TL ile birlikte toplam 2.452.906,70 TL bakiyesinin bulunduğu, banka tarafından düzenlenerek davacıya verilen yazıda yukarıda belirtilen 2.452.906,70 TL tutarın 08.11.2019 tarihine kadar ödenmesi durumunda ipoteğin fek edileceğinin belirtildiği, davacı firma tarafından davalı bankadan kullanılan taksitli kredinin toplam 36 taksit olduğu, 17 taksiti ödedikten sonra 19 taksit ödemesinin kaldığı, davacı firmanın 19 taksit ödemesini davalı bankadan kullanmış olduğu faiz oranı ile ödendiğinde ve davacının beyanları doğrultusunda diğer bankadan bankanın grup firmasına kullandırdığı, faiz oranı ile kullanması durumunda aynı dönemler için ödeyeceği faiz ve BSMV tutarları karşılaştırıldığı, her iki banka ödeme planlarında davacının mevcut kredisini sürdürmesi halinde vade sonuna kadar 149.771,97 TL faiz+7.488,60 TL BSMV olmak üzere toplam 157.260,57 TL fazladan ödeme yapacağı hesaplandığı, davacının vekilinin 03.12.2021 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulü ile 191.130,84TL'nin dava tarihi olan 18.03.2020 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Banka tarafından mevduata fiili olarak uygulanan en yüksek faiz oranı olarak belirlenmesi gerektiğini, bu doğrultuda davacı şirketin kredi hesabını ... kapatamaması ve krediyi taksitler halinde ödemek zorunda kalması nedeniyle uğradığı zararın şu şekilde hesaplanması gerektiğini, 481.479,04 TL (Faiz ve Masraf Tutarı) (2.437.974,04 TL'nin davalı Banka tarafından mevduata fiilen uygulanan en yüksek işlemiş faiz oranı) belirterek; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ayrıca istinaf başvurusu gösterilerek, kamu düzenine, delillere, usul ve yasaya aykırı şekilde, tesis edilen Yerel Mahkeme kararının istinaf gerekçeleri doğrultusunda kaldırılmasına, yargılama/istinaf giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kredinin kapatılmasına ilişkin bir talimatı bulunmadığını, davacının basiretli bir tacir sıfatı ile hareket etmediği hususunun gözardı edilerek karar verildiğini, davacı tarafça bankanın düzenlediği 07.11.2019 tarihli belge gereği, 08.11.2019 tarihinde bedeli bankaya yatırdığını ancak kredinin kapanmadığını, ipoteğin fek edilmediğini bu sebeple zarara uğradığını iddia etse de söz konusu belgenin resmi bir taahhüt içermediğini, davacı şirketin de kredinin kapatılması yolunda bankaya hitaben usule uygun şekilde düzenlediği ve bildirdiği bir talimatın bulunmadığını, paranın transfer edilmiş olduğu sırada davacı şirketin bir talimatı bulunmadığını, davalı bankanın ... olduğu belgede kredinin 08.11.2019 tarihi itibari ile kapatılması aksi halde gecikme durumunda faiz işleyeceğinin de belirtildiğini, davacının kredinin kapatılması yolunda aynı tarihte bankaya herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davacının keşide ettiği 11.11.2019 tarihli ihtarname tarihinde ise zaten borç bakiyesinin değiştiğini, bu itibarla ihtarnamenin tebellüğ edildiği tarihte zaten 08.11.2019 tarihi için belirlenen rakamın geçerli olamayacağının açık olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/5004 E., 2019/4370 K. sayılı 13.06.2019 tarihli karar tesisi etmiş olmakla, davacı şirketin bankaya kredinin kapatılması yolunda bir talimatı bulunmadığı, yerel mahkemece davacının talep etmediği bir alacak kalemi için hüküm kurulduğunu, davacının dava dilekçesi dikkatle incelendiğinde davacının 157.260,57 TL bedel için talebi ve açılmış bir davası bulunmadığı, davacının talebini değiştirip genişletemeyeceği açık olmakla, dava dilekçesinde talep etmediği bir hususun bilirkişi raporu ile tespiti sonrası yargılamaya dahil edilebilmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin taleple bağlı olduğunu, iddianın değiştirilmesine ve genişletilmesine muvafakat etmediklerini daha evvel bildirmekle, davacının talebi dışında başka bir zarar kalemi yaratılarak bu bedele hükmedilmesinin yasa, sözleşme ve emsal yargı kararlarına aykırı olmakla, 157.260,57 TL olarak tespit edilen bedelle ilgili davacının bir talebi bulunmadığı gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, davacının ödediği bedelin banka nezdinde bloke edilmemiş, zaptolunmamış ve dilendiği zaman çekilebilecek iken, bankaya yatırılan bedele çekildiği güne kadar faiz işletilerek bu tutarın zarar olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının yatırdığı ve aynı gün ya da en geç ertesi gün çekebileceği bir bedel için faiz zararı bulunduğu gerekçesi ile 33.870,27 TL'ye hükmedilmiş olması da kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, davacının kullandığı kredinin 08.11.2019 tarihinde kapatılabilmesi için ödenmesi gereken asıl alacak, faiz, BSMV ve kapama masrafı/hazine maliyetinin hesaplanması gerekirken gözardı edilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde bankanın kredinin ... kapanması halinde ... kapama masrafı ile hazine maliyetini tahsil edebileceğinin düzenlendiğini, sözleşme gereği kredinin ... kapanması halinde krediye yansıtılacak ... kapama kapama/hazine maliyetinin olduğunu, davacı şirket tarafından tamamen kötüniyetle yaklaşık 164.000,00 TL hazine maliyeti bilinmiyormuşçasına iş bu davanın açıldığını, davacı şirketle mutabakata varılarak şirket ile davalı banka arasında akdedilen rehin sözleşmesi olduğunu, davacı şirket ile banka arasında 11.12.2019 tarihinde rehin sözleşmesi yapıldığını, davacının taşınmazı üzerindeki ipoteğin de aynı gün fek edildiğini, kaldı ki davacının daha önce dosyaya sunulan 11.12.2019 tarihli mevduat, Menkul Kıymet, SPK Türev Araçları ve Kıymetli Madenler Sözleşmesi gereği 900.000,00 TL tutarını bankaya rehin vermek sureti ile TT 1126 nolu taksitli kredinin taksit ödemesinin bu tutardan tahsil edilmesini kabul ettiğini, kalan tutar ise davacının talebi üzerine geri gönderildiğini, artık bu hali ile davacının mevcut durumu kabul ettiğinin ... olduğunu, alacak miktarının zamanaşımına uğradığı gibi ıslah edilen alacağa da ancak ve ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, resen gözetilecek istinaf sebepleri doğrultusunda olmak üzere (tehir i icra talepli olarak) yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmili hususunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından düzenlenen yazı sonrasında davacının bankaya yaptığı ödeme, bu ödemede bulunan açıklama, yine aynı şekilde davacının davalıya ihtarname göndererek talebini talimatını ilettiği, buna rağmen davalı bankanın kredi kapatma ve ipotek fek işlemini yerine getirmediği, bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan zarar kalemlerinin yerinde ve doğru olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı ile davalı banka arasındaki mevcut kredi sözleşmesi gereği davacının kredi borcunu ... kapatmak amacıyla yatırdığı bedel sonrası kredinin kapatılmaması ve bu kredi nedeniyle taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin fek edilmemesinden kaynaklı tazminat talebine istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'un 19 uncu maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim