Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4251
2024/1481
26 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2022/789 Esas, 2023/336 Karar
2.... vekilleri Avukat ...
İHBAR OLUNAN: Vartes İnşaat ve San. Tic. A.Ş.
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği teminat olarak verilen bono nedeniyle kısmi alacak istemiyle takip başlatılmasının davalının alacağını döviz kuruna endekslemesi nedeniyle ortaya çıktığını,davalıya yapılan çek ödemeleri dışında cüzi bir bakiye kaldığını ancak haciz baskısı ile icra dosyasına ödeme yapıldığını, davalıya takip bedeli tutarında borçlu olunmadığını ileri sürerek icra dosyasına yatırılan paranın 104.930,23 TL’nin istirdadına ve davacıların malvarlığına haciz konulması nedeniyle ticari itibarının zedenlendiğinden davacı şirket lehine şimdilik 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının malen kayıtlı bono nedeniyle borçlu olduğunu, aksini yazılı delille ispatlaması gerektiğini, icra dosyasına ödeme yapanın davacı şirket olduğunu, diğer davalının aktif husumetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2018/409 E., 2019/993 K. sayılı kararıyla; menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, takibe konu bonoda ihdas nedeninin malen olması karşısında davacının bononun teminat olarak verildiği iddiasını ispat edecek somut ve kanunun aradığı yazılı bir delil sunamadığı,bononun ticari deftere kaydının zorunlu olmadığı, kambiyo senedinin ticari deftere kayıt edilmemesinin, o senetten doğan hakların kaybedilmesi anlamına gelmeyeceği, davacı şirketin buna ilişkin iddialarının nazara alınamayacağı, diğer davacının avalist olması ve icra dosyasına ödeme yapan olmaması karşısında dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, icra takibi ile talep edilen komisyon bedelinin protesto edilen senet için talep edileceğinden buna ilişkin davalının isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden kısmen kabulüne diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/704 E., 2020/600 K. sayılı kararıyla; takip konusu bononun teminat senedi olduğu, boş olarak davalıya verilmesine karşın anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği ya da mal karşılığı alınmadığı yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, bu şekilde ispat yükü üzerinde üzerinde olan davacı tarafça söz konusu iddiaların kanıtlanamadığı, haksız bir icra takibi sonucunda davacı tarafın ticari itibarının zedelendiği ve aval veren konumundaki davacı ... tarafından icra dosyasına yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme ilamında usul ve esas açısından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 14.06.2022 tarih, 2020/8210 E. ve 2022/4858 K. sayılı kararıyla''... Dava, çeke dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadına ilişkindir.
1 Davacı, davalıyla aralarındaki ticari ilişki gereği bakiye bir borcun kaldığını ancak takip tutarı kadar olmadığını iddia etmiştir.Bu iddiasını ispata yönelik davacı vekilince dava dilekçe ekinde davalı şirket vekilinin WhatsApp uygulamasında 26.1.2018 tarihinde gönderildiği iddia edilen “cari hesap ekstresi” başlıklı davalı şirket anteti içeren fotokopi belge sunulmuştur. Davalı vekiline bu belgenin onun tarafından gönderilip gönderilmediği sorularak davalı vekilince gönderildiğinin tespiti halinde belge altında el yazısıyla kaleme alınan kur farkı ve çekle yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin notla ilgili Yargıtay'ın yerleşik uygulaması da nazara alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir...''gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacıların senetteki durumları birbirinden farklı olup, davacı Detay panel Yapı Sistemleri ve Tic. Ltd. Şti. senette keşideci ve diğer davacı ... avalist olduğundan her iki davacı bakımından farklı değerlendirmeye gidildiği, davacı ...'ın açmış olduğu istirdat davasına ilişkin değerlendirmede; davacı ...'ın dava konusu senette avalist olduğu, aval verenin, kendi imzasına ve senedin zorunlu unsurlarının bulunmadığına dair şekli itirazları hariç, esas ilişkiye (senedin teminat senedi olduğuna) dair herhangi bir itiraz ve def'ide bulunamayacağı, ...'ın dava konusu borcu ödeyen kişi de olmadığı, bu nedenle bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı, bu davacının istirdat davasının reddine karar verilmesi gerektiği, davacı Detay Panel Yapı Sistemleri ve Tic. Ltd. Şti.'nin açmış olduğu istirdat davasına ilişkin değerlendirmede; somut olayda davacı, davalıyla aralarındaki ticari ilişki gereği bakiye bir borcun kaldığını ancak takip tutarı kadar olmadığını iddia ettiği, imzası inkar edilmeyen senette malen kaydı olmasına rağmen davacı senedin teminat senedi olduğunu ileri sürdüğü, davalı ise senedin teminat senedi olmadığını ileri sürdüğü, bu iddiasını ispata yönelik davacı vekilince dava dilekçe ekinde davalı şirket vekilinin WhatsApp uygulamasında 26.01.2018 tarihinde gönderildiği iddia edilen "cari hesap ekstresi" başlıklı davalı şirket anteti içeren fotokopi belge sunulduğu, davalı vekili Avukat ...,14.11.2022 tarihli duruşmada "... Whatsapp üzerinden gönderildiği ifade edilen ve delillendirilen belge bizim tarafımızdan gönderilmiştir. Cari hesap ekstresi ve gönderi de takibe konu bonoya ya da icra dosyasına hiçbir atıf yapılmamıştır. Bononun sebepten mücerretliğini ortadan kaldıracak hiçbir durum söz konusu değildir. ..." şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanının doğruluğunu imzası ile tasdik ettiği, bu durumda senetteki bedel kaydına ilişkin ispat yükünün davalı üzerine geçtiği, mevcut durumda belge altında el yazısıyla kaleme alınan kur farkı ve çekle yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin notla ilgili Yargıtay'ın yerleşik uygulamasının nazara alınması gerektiği, dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davalının düzenlediği faturaların Türk Lirası cinsinden olduğu gibi, davalı tarafça ödeme karşılığı verilen çeklerin de Türk Lirası cinsinden olduğu, davalı taraf, döviz karşılığı satım yapıldığını veya taraflar arasında kur farkı istenebileceğine ilişkin sözleşme bulunduğunu iddia ve ispat etmiş de olmadığı, bu durumda davalı, davacı taraftan kur farkı alacağı isteyemeyeceği, mevcut delillere göre takibe konu bononun teminat amaçlı verildiği, davalının cari hesaptan ve kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla bu bonoyu icra takibine koyduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı şirketin davalıya 16.930,69 TL borcunun bulunduğu, icra takibi nedeniyle davacı şirketin takip dosyasına ihtirazı kayıtla 07.03.2018 tarihinde 121.942,82 TL ödeme yaptığı, davalı icra takibi yapmakta kısmen haklı olduğundan davacı şirketin borcu olan 16.930,69 TL'nin icra dosyasına ödeme tarihi olan 07.09.2018 tarihi itibari ile tahsil harcı, asıl alacak, başvurma harcı, vekalet ücreti, işlemiş faiz, masraf gibi asıl alacak ve fer'ilerini gösterir şekilde kapak hesabı yapması konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacı tarafın ödeme tarihi itibarı ile takip dosyasındaki gerçek borç miktarının 22.300,40 TL olarak hesap edildiği, davacı şirketin takip dosyasına ihtirazı kayıtla 07.03.2018 tarihinde ödeme yaptığı 121.942,82 TL'den bu tarih itibarı ile ödemesi gerekli olan 22.300,40 TL mahsup edildiğinde davacı şirketin davalıdan 99.642,42 TL fazla ödemenin istirdatını talep etmekte haklı olduğu, manevi tazminat koşullarının oluşmaması ve davalının takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre davacıların manevi tazminat davalarının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı Detay Panel Yapı Sistemleri ve Ticaret Limited Şirketi'nin istirdat istemine ilişkin davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin istirdat isteminin redine, davacı Detay Panel Yapı Sistemleri ve Ticaret Limited Şirketi'nin manevi tazminat davasının reddine, davacı ...'ın istirdat ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasının, takibe konu bononun teminat bonosu olduğu ayrıca takip konusu kadar borçlarının olmadığı noktasında olduğunu, kıymetli evrak,senedin tanzimine sebep olan asıl borç ilişkisinin (temel ilişki) senetten anlaşılmasına imkan bulunmayan kıymetli evrak olduğunu, mücerret senetlerin, bir temel münasebete dayanmayan senetler olmadığını, bunların da bir sebebe dayandığını, ancak, senetle, söz konusu hukuki münasebet arasında bir bağ kurulmadığını, senede bakarak, alttaki münasebetin ne olduğunun tesbitinin mümkün olmadığını, dolayısıyla, herhangi bir ihtilaf halinde, hamilin davasını sadece bu kıymetli evraka dayandırabileceğini, temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini isbat zorunda olmadığını, geçerli bir temel münasebetin bulunmadığının veya buna ilişkin defilerin dermeyanı ve isbatı meselesinin borçluya yüklendiğini, bu prensibin en üst seviyede uygulandığı senetlerin, kambiyo senetleri olduğunu, taraflarınca gönderildiği kabul edilen “cari hesap ekstresi” başlıklı müvekkil şirket anteti içeren fotokopi belge incelendiğinde, ne takibe ne de takip konusu senede dair hiçbir kayıt içermediği ve atıf yapılmadığını, dolayısıyla, sözkonusu fotokopi belge, takibe konu bononun mücerretliğini ortadan kaldıracak ya da senedin düzenleme sebebini talil anlamını taşıyacak vasfa sahip olmadığını, takibe konu bono incelendiğinde "malen" kaydını ihtiva ettiğini, Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, bononun "malen" kaydını ihtiva etmesi, bononun mal alışverişi karşılığında düzenlendiğine ve malların teslim edildiğine karine teşkil edeceğini, ayrıca, ticari defter ve belgeler ile mal tesliminin ispatının gerekmediğini, davacı tarafça ispatlamayan davanın reddi gerekirken aksi yönde hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45