Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5165
2024/1455
26 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/285 Esas, 2022/1007 Karar
DAVACILAR: Davacı ...'in mirasçıları
A....
B....
C.... vekilleri Avukat ...
DAVALILAR: 1....
2....
3....
4.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/290 E., 2019/316 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Davacılar vekilince temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 107.090,00 TL kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor okunduktan sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uzun yıllardır kuaför ve güzellik hizmetleri alanında faaliyet gösteren müvekkilinin adına tescilli 2002/09638 sayılı "SAN COIFFURE" markasının hizmet kalitesi ile haklı bir üne kavuştuğunu, davalıların "SAN BY CAHİT COIFFURE" ibaresini adi ortaklık ilişkisi içerisinde kullandıklarını, bu kullanımın İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/9 değişik iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalıların daha önceki yıllarda müvekkilinin yanında çalışması nedeni ile "SAN COIFFURE" markasından haberdar olduklarını, dava yanın eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ve davacıyı maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, davalıların “San COIFFURE” markasına yaptıkları tecavüzün önlenmesine ve menine, markayı taşıyan tabelaların sökülmesine, her türlü reklam vasıtası, basılı evrak, kartvizit ve ürünlerinin toplatılmasına, internet sayfasının kapatılmasına, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin (c) bendi uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın markaya tecavüzün ilk olarak vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın markaya tecavüzün ilk olarak vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, kararın masrafı davalılardan alınmak şartıyla tirajı en yüksek gazetelerden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiş, 30.10.2018 harç ikmal tarihli dilekçesi ile; dava konusu maddi tazminat talebini 159.027,21 TL'ye yükseltmiş olup, yargılama sırasında ...'in ölümü üzerine tüm mirasçılar davaya davacı sıfatı ile devam etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ...'ın 1979 yılından beri berberlik mesleğini icra ettiğini, faaliyet gösterdiği bölgede "CAHİT KUAFÖR" olarak tanınmış bir kişi olduğunu, 2012 yılında "SAN COIFFURE" adlı iş yerini davacıdan devraldığını ve işletmenin "SAN COIFFURE" adı ile işletilmesine davacının rızası ile devam ettiğini, 2012 yılı sonlarında davalı ...'a ait kuaförün büyütülerek diğer davalılar ile ortak olarak mevcut adrese taşınıldığını, davacının rızası ve bilgisi doğrultusunda Bağdat caddesinde davacıdan devralınan yerle aynı işletme gibi görünmemesi için "SAN BY CAHİT COIFFURE" adı ile faaliyete başladığını, müvekkillerinin kullanımında ön planda olan unsurun "CAHİT" ismi olduğunu, dava dilekçesinin tebliğinden sonra davacı markasına dair ibarelerin kullanıma son verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; açılan davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi nedeni ile davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile davalıların davacı ...'e ait markayı izinsiz olarak kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettikleri, bu nedenle maddi ve manevi tazminat ödemeleri gerektiği, markanın 2012 yılından itibaren ve bir süre iki iş yerinde birden kullanılmış olmasına göre, davalıların ticari kayıtları ve davacının vergi kayıtları incelenerek hesaplanan 159.027,21 TL maddi tazminatın olaya uygun olduğu, markanın ticari değeri, kullanıldığı süre ve davalıların cirosuna göre davacıya 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesinin de hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacıların murisine ait 2002/09638 numaralı "SAN COIFFURE" markası ile iltibas yaratacak şekilde "SAN BY CAHİT COIFFURE" markasını davalılar tarafından iş yeri tabelelarında, iş evrakında ve iş eşyalarında kullanılması suretiyle marka haklarına tecavüz ettiklerinin ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, davalıların davacıların hak sahibi olduğu "SAN COIFFURE" markasına yaptıkları tecavüzün önlenmesine ve men'ine, anılan ibareyi taşıyan tabelaların sökülmesine, her türlü reklam vasıtası, basılı evrak, kartvizit ve ürünlerin toplatılmasına, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki (c) bendi uyarınca 159.027,21 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 01.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin 30.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak şartıyla Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek gazetelerden birinde yayınlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'in SAN KUAFÖR adlı iş yerini davalılardan Cahit'e devir ettiğini, markasını kullanmasına şifahen izin verdiğini ve uzun zaman aynı piyasanın içinde olmalarına rağmen ses çıkarmayıp, sessiz kalarak bu duruma rıza gösterdiğini, müvekkilinin 1979 yılından beri CAHİT Kuaför olarak ün saldığını, davacının bilgisi dahilinde SUN KUAFÖR ismini kullandığından, miras bırakanın işlerinin devrinden 30 ay sonra daha önce hiçbir ikazda bulunmaksızın dava açmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, tespit yapılması üzerine markanın kullanımına son verdiğini, davalılar aleyhine aşırı fahiş tazminata hükmedildiği gibi davalıların 2013 ve 2014 yılı ciroları üzerinden tazminat hesaplanmasına rağmen faiz başlangıcı olarak 01.12.2012 tarihinin belirtilmesinin hatalı olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması nedeni ile açılan davanın kısmi dava olduğunun açık olmasına rağmen, belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesinin ve iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun gözetilmemesinin hatalı olduğunu, arttırılan kısım yönünden zamanaşımı süresinin geçtiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davacı yanın zararının bulunmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça ileri sürülmediği halde, markanın bir süre iki işyerinde kullanıldığı hususuna gerekçesinde yer vererek tazminat takdirinde dikkate alması ve sadece İstanbul Ticaret Odasından gelen yazı cevabı doğrultusunda cironun %15'i oranında maddi tazminat ile buna göre manevi tazminata hükmedilmesi hakkaniyete uygun görülmediğinden yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kısmen kabulüne, ihlal süresi yönünden toplam 1.060.181,41 TL ciro üzerinden % 10 oranında 106.018,14 TL maddi ve 14.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, mahkemece 01.12.2012 tarihinden faiz başlatılmışsa da tazminatın dava tarihine kadar olan tüm ihlal süresini kapsadığı anlaşılmakla, davacılar lehine hükmolunan tazminatların 27.04.2015 tarihinden itibaren (kazanılmış haklar korunarak) ticari faiziyle tahsiline, davacı yanın diğer taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesi tarafından davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, alacağın ancak bilirkişi raporları doğrultusunda belirlenebildiğini, lisans bedeli hesaplanırken tarafların cirosu ile elde ettikleri kazançlar doğrultusunda makul bir bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti gerekirken davalıların cirosunun % 15'inin esas alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminatın da somut bir gerekçe gösterilmeden düşürülmesinin doğru olmadığını, faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasının da hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 159.027,21 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer tüm taleplerin kabulüne karar verildiği, hükmün davacılar vekilince istinaf edilmemesi nedeni ile ilk derece mahkemesince reddedilen miktar yönünden davalı yan lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, davalı yanın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında kurulan hükümle 106.018,14 TL maddi tazminatın ve 14.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer tüm taleplerin kabulüne karar verildiği, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğinden, tazminatın miktarına ve buna ilişkin kurulan gerekçeye yönelik inceleme talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya içeriğine göre, davacı yanın reddedilen ve temyize konu edilen toplam tazminat miktarı 59.009,07 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır. Hal böyle olunca davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibari ile reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine,
2.Davalılar vekilince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere müştereken ve müteselsilen yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45