Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3789
2024/1450
26 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/649 Esas, 2017/1571 Karar
DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ...
2 ...
3 ...
4 ...
5 ...
6 ...
7 ...
8 ...
9 ...
10 ... ...
11 ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kısmen kabul, kısmen ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.02.2004 tarihinde şirkete TMSF tarafından el konulduğunu, o tarihte kasada hesaben bulunması gereken tutarın fiilen mevcut olmadığını, oluşan zarardan davalı yönetim kurulu üyeleri, denetçi, finans koordinatörü, finansman müdürü, muhasebe direktörü, muhasebe müdürü ve muhasebe müdür yardımcısının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 13.011,31 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya dayanak teşkil eden iç teftiş raporunun bağlayıcılığı olmadığı gibi tarafsız da olmadığını, zararın şüpheli olduğunu, hiçbir eylem veya işlemi nedeni ile zarara neden olmadığını, kaldı ki zararın da kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kasa açığının resmi bir tutanakla tespit edilemediğini, açık varsa hangi tarihte ve ne miktarda olduğunun belirlenemediğini, iç denetim raporunun bağlayıcılığının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... ... olduğu cevap dilekçesinde; Star TV'de vezne sorumlusu olarak görev yaptığını, günlük ve fiili işlemler dışında işlem yapmadığını, çalıştığı dönemde kasa ile ilgili bir açık ya da zararın söz konusu olmadığını, iddia edilen kasa açığını da bilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... cevap dilekçesinde; muhasebe kayıtlarını işlemekte görevli olduğunu, kasa açığından bilgi sahibi olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
5.Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; Rumeli Holding bünyesinde güvenlik ve ev koruması hizmetlerinde çalıştığını, hissedar olduğundan ve kasa açığından haberdar olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 02.06.2010 tarih, 2006/79 E. ve 2010/272 K. sayılı kararı ile; şirkete el konulduğu tarihte 13.011,31 TL kasa açığının bulunduğu, ancak kasada bu miktarın fiilen olmadığı, yapılan usulsüzlüklerden dolayı yönetim kurulu üyeleri ve denetçinin sorumluluğunun bulunduğu, diğer davalıların şirketteki görevleri dikkate alındığında kasa açığının kendilerinden tahsilinin istenemeyeceği, davadan önce temerrütün söz konusu olmadığı gerekçesi ile; davalı ..., ..., ..., ... ve ... yönünden dava dilekçesindeki miktar itibariyle davanın kabulüne, 13.011,31 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, ıslah miktarı yerinde görülmediğinden reddine, diğer davalılar hakkındaki dava ... olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.02.2015 tarihli, 2014/14348 E. ve 2015/1175 K. sayılı kararıyla; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar ..., ..., ...'ün tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmek sureti ile; davacının alacak talebinin temelinin davalıların haksız eylemleri olduğundan, davalıların temerrütü için ihtar gerekmeyeceği, dolayısıyla faizin haksız eylem tarihi olan kasa açığının tespit edildiği 13.02.2004 tarihinden itibaren başlatılmasının gerektiği, bu itibarla, mahkemece davacının kasa açığının tespit edildiği günden itibaren faiz talep edeceği kabul edilerek, ıslah dilekçesi de bu kapsamda değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 133 üncü maddesinin son fıkrası gereğince, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için vekalet ücretinin maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece hakkında ret kararı verilen bir kısım davalılar yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 27.12.2017 tarih, 2015/649 E. ve 2017/1571 K. sayılı kararı ile; davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... yönünden açılan davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 13.011,31 TL asıl alacak, 10.300,24 TL haksız fiil tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.311,55 TL'nin asıl alacak olan 13.011,31 TL'sine dava tarihi olan 13.02.2006'dan itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsilde mükerrer olmayacak şartı ile müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müdürlerin de yönetim kurulu üyeleri gibi sorumluluklarının bulunduğu, davalıların kusursuz olduklarını ispat edemediklerini, 5411 sayılı Kanun'un geçici 11 nci maddesi gereğince ispat külfetinin davalıların üzerinde olduğunu, esas mahkemenin verdiği kararın sadece temyiz edilen kısımlar yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin eski yöneticileri ve denetçisinin şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla açılmış tazminat istemine ilişkindir.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45