Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5353
2024/1448
26 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1030 Esas, 2022/755 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/208 E., 2020/10 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ve davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tıp merkezi bulunan davacı şirket ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında imzalanan sözleşmede yer ..., sunulmadığı halde sağlık hizmeti fatura edildiğinin kurumca tespiti halinde, 10.000,00 TL'den az olmamak kaydı ile hizmet bedelinin beş ... tutarında ceza işlem uygulanacağı yönünde hükümler doğrultusunda davalı şirketin mesul müdür olduğu 2008 yılı Mayıs, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve ... ile 2009 yılı Şubat dönemleri için 70.000,00 TL ceza tahakkuk ettirildiğini, bu miktarın müvekkili şirketin SGK alacağından mahsup edildiğini, böylelikle müvekkilinin davalının eylemleri neticesinde 76.330,16 TL zarara uğradığını, yine davacının, 2010 ve 2011 yıllarında SGK tarafından yapılan kesintilerden dolayı toplam 143.661,46 TL zarar ettiğini, bu şekilde davalının görev ve sorumluluğu altında olan işlemler sonucu müvekkil şirketin uğramış olduğu toplam 219.991,62 TL zararın SGK'nin mahsup tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... hastane ve limited şirketi olduğunu, müvekkilinin 30.06.2006 01.11.2010 tarihleri arasında tıp merkezinde mesul müdürlük yaptığını, 29.01.2010 tarihinde hisselerini ... Yükselen'e devrederek 21.01.2011'de şirket ortaklığından da ayrıldığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu, tıp merkezinin bütün işlerinden mesul müdürün bizzat sorumlu tutulmasının tamamen mantık dışı olduğunu, mesul müdürlerin de işletene bağlı olarak çalıştığını, onlarca doktorun gün içerisinde yazdığı reçeteyi mesul müdürün kontrol etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyası ile diğer tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının tazminat talebinin dayanağını oluşturan yersiz işlemlerde davalının mesul müdürlük görevinden kaynaklanan kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığından açılan davanın reddine, 23.849,41 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza hakiminin kusur değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, mesul müdürün idari işlerden bizzat sorumlu olduğunu, kararın hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücretinin nispi değil maktu olması gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esasa yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemekle birlikte eldeki davanın mesul müdürün sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, karar tarihi itibari ile yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 üncü maddesi uyarınca tazminat isteminin tümden reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili hükmedilen vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm tarihinde yürürlükte olan ve 02.01.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan AAÜT uyarınca vekalet ücretinin nispi olarak belirleneceğinin düzenlendiğini, 09.01.2020 tarihli hükümden sonra yayımlanan AAÜT hükümleri gereğince karar verilemeyeceğini, AAÜT Genel Hükümler Tebliği'nin geriye yürüyemeyeceğini ileri sürerek, hükmün müvekkili lehine bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin mesul müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45