Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4035
2024/1386
22 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/406 Esas, 2022/405 Karar
DAVACI KARŞI DAVALI: Summa Turizm Yatırımcılığı A.Ş. vekili Avukat
...
DAVALI KARŞI DAVACI: Metal ve Yapı Sistemleri Tic. A.Ş. vekili Avukat
...
BİRLEŞEN İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2014/90 E. SAYILI DOSYASINDA
...
...
DAVA TARİHİ: 11.02.2014 (Birleşen dava)
HÜKÜM: Asıl davada davalının Burj Al Baher Complex isimli projenin sahibi olmadığının tespiti isteminin davacının sıfatı bulunmadığından reddine, davalının Burj Al Baher Complex isimli projenin isminin kullanmasının haksız olduğunun tespiti isteminin davacının taraf sıfatı bulunmadığından reddine, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne,
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/42 E., 2020/326 K.
Taraflar arasındaki ... sahibi olunmadığının, ismin kullanılmasının haksızlığının tespiti, esere tecavüzün ref ve men'i, maddi ve manevi tazminatın tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davanın davalısı, karşı davanın davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davada davalının Burj Al Baher Complex isimli projenin sahibi olmadığının tespiti isteminin davacının sıfatı bulunmadığından reddine, davalının Burj Al Baher Complex isimli projenin isminin kullanmasının haksız olduğunun tespiti isteminin davacının taraf sıfatı bulunmadığından reddine, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı karşı davacı Metal Yapı Sis. Tic. A.Ş., duruşmasız olarak davacı karşı davalı ... .... Yat. A.Ş. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin önde gelen inşaat firmalarından olduğunu, temsilciliğini yaptığı Libya menşeili Summa Libya Construction JSC’nin (Summa Libya) 2009 yılının Ağustos ayında Trablus’ta Burj Al Baher Projesinin (proje) yapımını üstlendiğini, bu kapsamda Summa Libya’nın Hashoo Group Limited ile (Hashoo) inşaat sözleşmesi imzalayıp avan projesini teslim aldığını, proje kapsamındaki işlerin bir kısmını ihracatçısı ve temsilcisi sıfatıyla müvekkili ile yürüttüğünü, ihracatçısının müvekkili, işvereni Summa Libya, yüklenici davalı olan Burj Al Baher Alüminyum Giydirme Cephe İşleri Sözleşmesinin 17.02.2010 tarihinde imzalandığını, davalının bu işi yapma taahhüdü altına girip bir kısmını gerçekleştirdiğini, Libya’daki karışıklıklar sebebiyle 2013 yılının Ocak ayına kadar projeye ara verildiğini, mücbir sebebin ortadan kalkmasıyla Summa Libya’nın temsilcisi sıfatıyla müvekkilinin alt yüklenici davalıya işe başlamasını ihtar ettiğini, ancak davalı işe başlamayınca müvekkilinin temsilci sıfatıyla sözleşmeyi feshedip işi başka firmaya verdiğini, davalının fesihten sonra 06.06.2013 tarihinde kötü niyetle Kültür Bakanlığına beyana dayalı şekilde Burj Al Baher Complex adlı mimarlık ve şehircilik projesini IEE/1887 numara ile tescil ettirdiğini, davalının hiçbir şekilde ... sahibi olmadığını bildiği halde bu tesciliyle mimari projeyi engellemeyi amaçladığını, bu tescili kullanıp kötü niyetli girişimlerde bulunduğunu, delil tespitleri yaptırdığını, arama, el koyma talep ettiğini, ... yüklenici aleyhine başvurular yaptığını, mal tedariki sağlayan firmalara ihtarnameler gönderdiğini, Burj Al Baher Complex’in Hashoo’ya ait bir yatırım projesi olduğunu, konsept dizaynının Arcop Mimarlık Ofisine (ARCOP), mimari projelerinin Chao Tsee Ann and Partners Pte Ltd.’ye (CTAP) yaptırıldığını, davalının kendisine hazır sunulmuş projenin yalnızca alüminyum cephe giydirme işlerinin imalat ve montajını üstlendiğini, asıl ... sahibinin Hashoo, CTAP ve ARCOP olduğunu ileri sürerek davalının Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü nezdinde 06.06.2013 tarih IEE/1887 kayıt tescil numarasıyla tescil ettirdiği Burj Al Baher Complex isimli mimarlık ve şehircilik tasarım projesi eserinin sahibi olmadığının tespitini, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün 06.06.2013 tarih IEE/1887 kayıt tescil numarasında Burj Al Baher Complex isminin davalı tarafından kullanılmasının haksızlığının tespitini talep etmiştir.
2.Davacı vekili karşı dava dilekçesinde; karşı davalının tüm hakları müvekkiline ait olan alüminyum giydirme dış cephe projesinin aynısını Libya’daki projesinde yapmak suretiyle mali ve manevi haklarına tecavüz ettiğini, bunun için dava dışı Arte yapı firması (Arte) ile sözleşme imzaladığını, bu hususta Arte yetkilileri hakkında soruşturma yürütüldüğünü ileri sürerek müvekkili adına Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü nezdinde tescil edilen Burj Al Baher Complex adlı mimarlık ve şehircilik tasarım ve projesine (IEE/1887 numaralı esere) tecavüzün ref’ini ve men’ini talep etmiştir.
3.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; temsilciliğini yaptığı Libya menşeili Summa Libya’nın 2009 yılının Ağustos ayında Trablus’ta Burj Al Baher Projesinin yapımını üstlendiğini, bu kapsamda Summa Libya’nın ile Hashoo’nun inşaat sözleşmesi imzalayıp avan projesini teslim aldığını, proje kapsamındaki işlerin bir kısmını ihracatçısı ve temsilcisi sıfatıyla müvekkili ile yürüttüğünü, ihracatçısının müvekkili, işvereni Summa Libya, yüklenici davalı olan Burj Al Baher Alüminyum Giydirme Cephe İşleri Sözleşmesinin 17.02.2010 tarihinde imzalandığını, davalının bu işi yapma taahhüdü altına girip bir kısmını gerçekleştirdiğini, Libya’daki karışıklıklar sebebiyle 2013 yılının Ocak ayına kadar projeye ara verildiğini, mücbir sebebin ortadan kalkmasıyla Summa Libya’nın temsilcisi sıfatıyla müvekkilinin alt yüklenici davalıya işe başlamasını ihtar ettiğini, ancak davalı işe başlamayınca müvekkilinin temsilci sıfatıyla sözleşmeyi feshedip işi Arte’ye verdiğini, davalının öncelikle kendisine avan projesi ile 2010 yılında teslim edilen Burj Al Baher Complex adlı mimarlık ve şehircilik tasarım projesini ve proje ismini kendisine aitmişçesine Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde tescil ettirdiğini, projenin Hashoo’nun talimatı ile ARCOP ve CTAP tarafından çizildiğini, Hashoo’nun sözleşme ile birlikte projeyi Summa Libya’ya, Summa Libya’nın da müvekkiline verdiğini, müvekkilinin de davalıya teslim ettiğini, davalının tescili ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerine dayanak olarak kullandığını, kendi eseri gibi gösterip haksız tespit davaları açtığını, savcılıklar nezdinde şikayet başvuruları yaptığını, web sayfasında kendi eseri gibi yayınladığını, yenilik vasfı taşımayan tasarımları ihtilaf başladıktan sonra adına tescil ettirdiğini, müvekkili ile sözleşme yapan üçüncü kişilere sözleşmeyi sona erdirmeye yönelik tehditler ve baskınlar yaptığını, müvekkili aleyhine arama ve el koyma talep ettiğini, müvekkiline mal tedarik eden şirketlere, asıl işveren Hashoo’ya haksız ve mesnetsiz ihtarnameler gönderdiğini, Libya projesinin uygulanmasını engellemeye çalıştığını, müvekkilini kötüleyici beyanlarda bulunduğunu, karaladığını, tüm bunların haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, haksız rekabetin men’ini, şimdilik 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini, hükmün ilanını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; Summa Libya ve Hashoo arasında herhangi bir sözleşme yokken 2005 yılında Hashoo’nun müvekkili ile irtibata geçmesi üzerine projenin tasarımına ilişkin teknik şartname ve görsel mockup hazırlanması, malzeme seçimlerinin yapılması işlerinin müvekkilince yapıldığını, ihaleye giren tüm firmalara müvekkilinin hazırladığı teknik şartname ve tasarım kriterlerinin ... şart olarak dikte edildiğini, Burj Al Baher projesinin dış cephe işlerinin, proje/... tasarımı, dizaynı, teknik dizaynı, planlanması, imalat ve yapımının müvekkilince gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını, Libya’daki ayaklanmalar sebebiyle alüminyum giydirme dış cephe projesinin askıya alındığını, davacı ve Summa Libya’nın sorumluluğunda ... zararın müvekkiline yıkılmak istendiğini, sözleşmenin haksız feshedildiğini, davacının müvekkilinin büyük emek, sermaye, zaman harcayıp meydana getirdiği alüminyum giydirme dış cephe projesinin sadece imalat ve montajı için dava dışı Arte ile sözleşme imzaladığını, işe başlanması için müvekkiline gönderilen ihtarnameye müvekkilinin olumlu cevap verdiğini, bu konudaki görüşmeler devam ederken teminat mektubunun nakte çevrilmesi ve feshin müvekkilinin ticari ve kredi itibarını zedelediğini, davacının üçüncü bir kişinin ... sahibi olduğunu isteyemeyeceğini, davacının ve Summa Libya’nın izinsiz şekilde müvekkilinin büyük bir emek ve sermaye ile meydana getirdiği alüminyum giydirme dış cephe projesini (eseri) ve bu eserin endüstriyel tasarım konusu parçalarını farklı şirketlere üretimini yaptırdığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (5846 sayılı Kanun) göre müvekkili adına tescil edilen dava konusu alüminyum giydirme dış cephe projesinin Hashoo, CTAP ve ARCOP’a ait olduğu iddia edilen mimari projelerden farklı ve bağımsız olduğunu, sözleşmede alüminyum giydirme dış cephe projesinin sadece imalat ve montajının değil projelendirme, tasarım, dizayn, plan gibi hususların da müvekkilince yapılacağının kararlaştırıldığını, ARCOP ve CTAP’ın projeye ilişkin mimari dış görüntü ve özellikleri ile müvekkilinin alüminyum giydirme dış cephe projesinin görüntü ve özelliklerinin farklılık taşıdığını, davacının iddia ettiği tüm projelerin mimari proje olduğunu, davacının aynı olduklarını ileri sürmesinin kötü niyetini gösterdiğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
- Davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; alüminyum giydirme dış cephe projesinin, imalat ve montajına ilişkin çizimlerin ... vasfını taşımadığını, aksi bile düşünülse alüminyum giydirme dış cephe projesini kullanmayan müvekkilinin bir tecavüzünün bulunmadığını, kullanılsa dahi karşı davalının rızası ile hukuki işleme konu olmuş, müvekkilinin mülkiyetine geçmiş bu ürünlerin kullanımına engel olunamayacağını, Arte yetkilileri hakkında takipsizlik kararı verildiğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
3.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait alüminyum dış cephe giydirme projesini Arte isimli firmaya verdiğini, sözleşmeyi feshederek müvekkilinin itibarını zedelediğini, alüminyum dış cephe giydirme projesinin sadece imalat ve montajının değil tasarımına ilişkin teknik şartname ve görsel mockup hazırlanması, malzeme seçimlerinin yapılması işlerinin müvekkilince yapıldığını, taraflar arasındaki davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, Burj Al Baher Complex adlı mimarlık ve şehircilik tasarım projesinin asıl ... sahibinin müvekkili olduğunu, davacının hak edişleri ödemediğini, tescil edilen endüstriyel tasarımların alüminyum giydirme dış cephe projesinin parçaları olduğunu, ARCOP ve CTAP’ın projeye ilişkin mimari dış görüntü ve özellikleri ile müvekkilinin alüminyum giydirme dış cephe projesinin görüntü ve özelliklerinin farklılık taşıdığını, müvekkilinin eserden kaynaklı haklarını kimseye devretmediğini, müvekkilinin Anayasa ve yasaların tanıdığı şikayet, delil tespiti gibi haklarını kullandığını, baskın, tehdit gibi iddiaların gerçeği yansıtmadığını, Burj Al Baher projesinin tamamının müvekkiline ait olduğuna dair beyan verilmeyip izlenim oluşturulmadığını, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün 06.06.2013 tarih IEE/1887 kayıt tescil numarasında tescilli eserin sahibi olduklarını belirttiklerini, asıl davacının haksız rekabet ve müvekkilinin sınai haklarını ihlal ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin gerçekte hak sahibi olmadığı dava dışı yabancı şirkete ait “Burj Al Baher Complex” isimli mimarlık ve şehircilik tasarım projesini hak sahibiymişcesine Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü nezdinde 06.06.2013 tarih ve IEE/1887 tescil kayıt numarası ile isteğe bağlı tescil ettirip bu projeyi gerekçe göstererek davacı aleyhinde hukuki girişimlerde bulunduğu, bu haliyle sahibi olmadığı eseri adına tesciliyle davacıya karşı ileri sürmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinden 5846 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası anlamında davacının aktif dava ehliyetinin ve işbu davayı açmakta hukuki yararının varlığının kabul edildiği, karşı dava yönünden ise; bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere davacı karşı davalının kullanımının tescil edilen bu projeden farklı olduğu gibi davalı karşı davacının hak sahibi olmaması karşısında karşı davanın reddine karar vermek gerektiği, birleşen dosya yönünden ise; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2014/32 E., 2016/212 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere davalının hak sahibi olmadığı bir eseri dayanak göstererek davacı hakkında girişimlerde bulunması, davacı ile iş ilişkisinde olan üçüncü kişi şirketlere çektiği ihtarnameler ve yazdığı yazılar ile kötülemesi karşısında davalının bu eylemlerinin yasal şikayet hakkını aşıp 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, maddi zararın miktarının tam olarak tespiti mümkün olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun TBK 50 ve 51 ... maddeleri uyarınca haksız rekabetin niteliği, tarafların ekonomik durumu, işin boyutu gözetilerek davacı yararına 50.000,00 TL maddi tazminat takdir edildiği, davalının bu eylemlerinin davalıyı üçüncü kişiler yönünden hak sahibi olmadığı projeden yararlanan olarak gösterip kötülemesi karşısında aynı Kanun’un 58 ... maddesi anlamında davacının manevi haklarını da ihlal ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalının Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü nezdinde 06.06.2013 tarih ve IEE/1887 tescil kayıt numarası ile isteğe bağlı tescil ettirdiği “Burj Al Baher Complex” isimli mimarlık ve şehircilik tasarım projesinin hak sahibi olmadığının, yine aynı kayıt tescil belgesinde “Burj Al Baher Complex” ismini kullanmasının haksız olduğunun tespitine, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının ... hak sahibi olmadığı “Burj Al Baher Complex” isimli mimarlık ve şehircilik tasarım projesini adına tescil ettirip bu projeye dayalı olarak davacı ve üçüncü kişilere yönelik girişimlerde bulunması eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, taktiren 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ilk haksız fiil (şikayet tarihi olan) 22.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak ülke çapında yayınlanan bir gazetede ilanına, davacının fazlaya dair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın davalısı, karşı davanın davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davanın davalısı, karşı davanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hak sahibi olduğu işleme eserin mimarlık ana projesinden farklılık arzettiğini, davacının bir proje ya da ... üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığını, Mahkemenin kimin hak sahibi olduğu yönünde açıklama getirmediğini, davacının işbu davayı açamayacağını, müvekkilinin bizzat kendisinin hazırladığı eseri projenin adıyla tescil ettirebileceğini, salt proje ismi ile anılmasının üçüncü kişiler nezdinde yanılgıya sebebiyet vermeyeceğini, taraflar arasında bir sözleşme yapılmadan asıl işveren Hashoo’nun iletişime geçmesiyle müvekkilinin projeyi tasarlamaya başladığını, projenin Burj Al Baher isimli binanın yapısına ... tasarlandığını, ticari amaçla kullanılamayacağını, eserin bu isimle adlandırılmasının herhangi bir kişinin haklarını ihlal nedeni oluşturmayacağını, müvekkiline ait eserin davacı ve dava dışı Arte tarafından haksız kullanıldığını, Arte’nin faaliyetlerinin benzerlik taşıdığını, muvafakat dışındaki bu kullanımın kabul edilemeyeceğini, hak sahipliği dahi bulunmayan davacının davayı takip edemeyeceğini, müvekkilinin projesinden kaynaklı haklarını korumak amacıyla tescili gerçekleştirip karşı tarafın haksız feshiyle projeyi üçüncü kişilere yaptırmaya çalışmasını engellemek istediğini, delil tespitleri ve şikayetlerin hak arama çabasından başka amaç taşımadığını, davacının bir zararının gerçekleşmediğini, belirlenen yılda müvekkilinin kâr kaybı yaşadığını, manevi zararın doğmadığını, tazminatların yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararında asıl davadaki husumet itirazlarının değerlendirilmesi yolundaki kararın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, dava dosyasında bulunan delillerin incelenmesinde 17.02.2010 tarihli sözleşmenin Summa Libya, davacı ve davalı arasında aktedildiği, sözleşmenin konusunun Burj Al Baher Alüminyum Giydirme Cephe İşleri olduğu, sözleşmede iş sahibinin Hashoo gösterildiği, davacının ihracatçı firma olarak yer aldığı, iş verenin temsilcisi olarak davranacağı, malzemelerin ihracatını ve sözleşmede belirtilen ya da iş verenin talep ettiği diğer işleri üstleneceğinin belirtildiği, dava dilekçesinde söz konusu Burj Al Baher Complex projesinin tasarım mimarının dava dışı CTAP, iş verenin de Hashoo olduğunun belirtildiği, buna göre dava konusu projenin sahibi dava dışı şirket olan Hashoo olduğu, dolayısıyla davacının asıl davadaki talepleri yönünden davacı sıfatı bulunmadığı, asıl ve birleşen davanın davalısı asıl davadaki karşı davalı vekilinin istinaf talebinin bu yönlerden kabulü gerektiği, bilirkişi raporları içeriğinden de anlaşıldığı üzere davacı karşı davalının kullanımları tescil edilen projeden farklı olduğundan bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde görülmediği, birleşen davaya yönelik istinaf talebine gelince; Dairece daha önceden kesin olarak verdiği karar içeriğinde de belirtildiği üzere birleşen davada davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu, kaldırma kararı sonrasında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporu içeriğinde de zararın miktarı tam olarak tespit edilemediği, rapor içeriğine yansıyan veriler ile haksız rekabetin niteliği, ağırlığı tarafların ekonomik ve mali durumları dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 ... maddeleri uyarınca hükmedilen maddi tazminat miktarı ile yine haksız rekabet nedeniyle manevi hakların ihlal edilmesi dolayısıyla hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olay ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı karşı davacı ve birleşen dava davalısı vekilinin vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davalının Burj Al Baher Complex isimli projenin sahibi olmadığının tespiti isteminin davacının sıfatı bulunmadığından reddine, davalının Burj Al Baher Complex isimli projenin isminin kullanmasının haksız olduğunun tespiti isteminin davacının taraf sıfatı bulunmadığından reddine, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının ... hak sahibi olmadığı "Burj Al Baher Complex" isimli mimarlık ve şehircilik tasarım projesini adına tescil ettirip bu projeye dayalı olarak davacı ve üçüncü kişilere yönelik girişimlerde bulunması eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, takdiren 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ilk haksız fiil (şikayet tarihi olan) 22.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak ülke çapında yayınlanan bir gazetede ilanına, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı vekili ile karşı davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davanın davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tüm idari ve adli başvurularında muhatap olarak müvekkilini gösterdiğini, müvekkilinin deposuna, şubesine haksız ve hukuka aykırı incelemeler yapılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili ile iş yapan şirketlere de baskınlar düzenleyerek bir şekilde müvekkilinin ticaret yapmasını engellemeyi, müvekkilini zarara uğratmayı hedeflediğini, üçüncü kişilerle münhasırlık sözleşmeleri imzalayarak müvekkili ve alt yüklenicilerinin mal tedariğini önleme cihetine gittiğini, aynı saiklerle işveren Hashoo’ya ve ... yüklenici Arte’ye de haksız ihtarnameler keşide ettiğini, davacının asıl davayı açmakta “korunmaya değer güncel bir menfaati” olduğunu, isteğe bağlı olarak yapılan kayıt tescil belgesinin iptali için de menfaati haleldar olan ve zarar gören müvekkil şirketin dava açabileceğini ileri sürerek asıl davada verilen kararın bozulmasını istemiştir.
2.Karşı davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Burj Al Baher isimli inşaat projesinin müvekkil tarafından tüm mühendislik ve mimari çalışmaları yapılarak projelendirilmiş olmasına rağmen, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı/ karşı davalı tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini, hak sahipliği müvekkiline ait olan işleme .../ tasarımın fikri sınai bedelinin müvekkile ödenmediğini, eserin müvekkilinin herhangi bir izni olmaksızın gerek davacı/ karşı davalı gerekse dava dışı Arte tarafından kullanıldığını, Arte tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerin inşaatın devam ediyor olmasının getirdiği bir yükümlülükten öteye geçecek şekilde milimi milimine benzerlik taşıdığını, zaten bu durumun bir zorunluluk olsa dahi hak sahibinin müvekkili olduğu bir eserin muvafakat dışında kullanılmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin haklarının ihlal edildiğinin delil tespiti dosyalarında belirlendiğini, taraflar arasında bir sözleşme yapılmadan asıl işveren Hashoo’nun iletişime geçmesiyle müvekkilinin projeyi tasarladığını, teknik şartnamenin proje ihalesinde kullanıldığını, birleşen davada verilen kararın asıl davadaki karar ile çeliştiğini, birleşen dava davacısının eserin hak sahibi olmadığını, davayı takip yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir hak ihlalini gerçekleştirmediğini, yasal haklarını kullandığını, davacının zararının gerçekleşmediğini, sırf isimden kaynaklı olarak müvekkilinin haksız rekabete sebebiyet veremeyeceğini, belirlenen yılda kâr kaybı yaşadığını, manevi zararın doğmadığını, taktir edilen tazminatların da yüksek olduğunu ileri sürerek aleyhe kısımlar yönünden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, ... sahibi olunmadığının ve ismin kullanılmasının haksızlığının tespiti, karşı dava tecavüzün men'i, birleşen dava maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 54 vd. maddeleri.
3.5846 sayılı Kanun'un 1, 2, 4, 6, 8 ve 83 üncü maddeleri.
4.6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davacısı vekili ile karşı davanın davacısı, birleşen davanın davalısı vekilince dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:59