Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2747
2024/1377
22 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında hazır beton teslimat sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasındaki alacak ilişkisi nedeniyle müvekkili şirket tarafından Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, davanın kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini, Kazakistan'da davalının hiçbir malvarlığına ulaşılamadığından alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu kararın Türkiye'de tenfiz edilemeyeceğini, dava dilekçesi ve kararın usulünce kendilerine tebliğ edilmediğini, gıyapta karar verildiğini, savunma hakkının ihlal edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 11.02.2020 tarih ve 2017/177 E., 2020/100 K. sayılı kararı ile; Kazakistan'daki davalı şirketin Kayseri'de kurulu olan iş bu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleştiği, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olduğu, kararın kamu düzenine aykırı olmayıp, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı taraf savunma hakkına uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine yabancı mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, tenfize ilişkin olarak her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22 nci maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki tanıma ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Kazakistan Cumhuriyeti Astana Bölgelerarası Ekonomik İhtisas Mahkemesi'nin 24.06.2011 tarihli 02 3390 11 nolu, 19.07.2011 tarihli kesinleşmiş kararının Türkiye'de tenfizine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 23.06.2021 tarih ve 2020/2372 E., 2021/5339 K. sayılı kararı ile, kararın onanmasına karar verilmiş, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
- Dairemizin 09.05.2022 tarih, 2021/6031 E., 2022/3650 K. sayılı kararı ile; kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 12 Kasım 1997 tarihli ve 23168 sayılı Resmi Gazete' de ''Türkiye Cumhuriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden tenfizi istenilen Kazakistan Cumhuriyeti Astana Şehri Bölgeler Arası Ekonomik İhtisas Mahkemesinin 24.06.2011 tarih 02 3390 11 dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhi taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiğinin anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 12 Kasım 1997 tarihli ve 23168 sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan Türkiye Cumhuriyeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın 23 üncü maddesine göre akit taraf mevzuatına göre icra kabiliyeti varsa, tanıma ve tenfiz mümkün olduğunu, kesinleşme ve icra edilebilirlik prosedürünün tamamlandığını, Kazakistan' daki dava dosyasında usule uygun çağrıların yapıldığı, davalının süreçlerden haberdar olduğu, kendisine karar itiraz etme hakkı tanındığı hususlarının açık olduğunu, Kazakistan ile iki taraflı sözleşmeler ve Lahey Sözleşmesi kapsamında beraber değerlendirildiğinde yabancı ülkede verilen kararın usulen kesinleştiğini, mahkemenin Kazakistan Adli Makamlarından, kararın kesinleşmesine dair bir bilgi talebi olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50 nci maddesi.
- Değerlendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı ilamın kesinleşmediği benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamında tenfize konu kararın, yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, karar üzerindeki şerhin kesinleşmeye ilişkin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Yabancı mahkeme ilamında kararın 19.11.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği şerh edilmiş ise de davacı tarafından temyiz aşamasında sunulan Kazakistan Adli Makamlarından alındığı anlaşılan 06.10.2023 tarihli belgede "Mahkemenin kararı 19 Temmuz 2011 tarihinde yasal olarak kesinleşti" yazmakla birlikte aslı dosyaya sunulmamıştır. 04.02.2014 tarihli tasdikli belgede de 19.07.2011 de yasal yürürlüğe girdiği belirtilmiştir. Temyiz aşamasında sunulan fotokopi belge kesinleşme ve tarihi konusunda önem taşıdığından davacıdan 06.10.2023 tarihli belgenin aslı istenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:59