Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4667
2024/1346
21 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1788 Esas, 2022/391 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/534 Esas 2018/305 Karar
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince haksız rekabetin men'ine ve manevi tazminata yönelik başvurunun esastan reddine, maddi tazminata yönelik istinaf başvuru dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ..., İsviçre'de sahibi olduğu tekstil işletmesinin başında kendi adına markasını oluşturduğunu, ürünlerin özellikle Rusya, Almanya, Hollanda, İsviçre başta olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinde önemli bilinirliğe sahip olup yüksek alım gücüne sahip kişilerce tercih edildiğini, müvekkili ... markasının Türkiye'de kullanılması, satımı, dağıtımı, ithali veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılması konusunda tek yetkili olduğunu, davalının sahibi bulunduğu St Business isimli Cumhuriyet Mh. Gazi Cd. ... Sitesi No:20/A Nilüfer/Bursa adresinde bulunan mağazada müvekkilinin tescilli markası ve şekli ile taklit ürünlerinin satışının yapıldığının tespit edildiğini, savcılığa suç duyurusu sonucu davalı hakkında Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/345 esasında cezalandırma ve el konulan taklit ürünlerin de müsaderesine karar verildiğinden bahisle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile marka değerinin davalı tarafça zarara uğratılmasından dolayı 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 2.788,23 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza soruşturmasında davacı markaya ait ele geçirilen 21 adet ürüne el konulduğunu ve tecavüz fiilinin devam etmediğini, müvekkilinin malları TÜRKPATENT kayıtlı bir marka olduğunu bilmeden aldığını, marka tecavüzünden ve marka tecavüzüne dayanan haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, ceza davası dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin 50,00 TL'den satmış olduğu ürünlerin davacı firmanın sitesinde 298 Euro'dan satıldığını, yani markanın müşterileri gerçek ürünle taklit ürünü bu fiyat farkından dolayı farkedebilecek durumda olduğunu, ceza davasında bilirkişi raporunda yine müvekkilinin mağazasında bulunan taklit ürünlerin birebir aynısı olan orjinal ürünlerin bulunmadığının belirtildiğinden marka hakında tecavüzün oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacının markası ile iltibas yaratacak nitelikte bir markayı kullandığı, bu suretle davacının tescilli markasına tecavüz ettiği, davacının tazminat talep etme hakkının doğduğu, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranarak kötüleme yolu ile haksız rekabette bulunduğu, bu yolla davacı tarafı maddi zarara uğrattığı, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre maddi tazminat talep edebileceği, ayrıca, davalının davacı adına tescilli olan markasını haksız olarak kullanımından dolayı davacının iktisadi şahsiyet hakları zarar gördüğünden, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kullanımın süresi, kullanım şekli, davacı markasının piyasadaki imajı dikkate alınarak davacının davasının kabulüne, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının davacıya ait tescilli markaya yapmış olduğu tecavüz eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüz ve marka ihlalinin men'ine, maddi tazminat açısından davacının davasının kabulüne, 2.788,23 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat açısından davacının davasının kısmen kabulüne, 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iddia edilen tecavüz fiili ortadan kalktığını, davalının ceza soruşturması kapsamında işletmesinde davacı markaya ait ele geçirilen 21 adet ürüne el konulduğundan tecavüz fiili devam etmediğini, bu nedenle tecavüzün tespiti ve men’i söz konusu olamayacağını, davalının iltibas yaratacak şekilde markanın tanınmışlığından yararlanmadığını, çünkü iltibas unsuru araştırılırken emtiayı satın alan kitlenin gerçek markayı taşıyan mallar ile taklitli markayı taşıyan malları birbirinden ayırt edip edemeyeceklerini bildiğini, markaya tecavüz aynı zamanda haksız tecavüz teşkil ettiği taktirde aldatıcılık unsurunun önem kazanacağını, bu nedenle marka tecavüzünden ve marka tecavüzüne dayanan haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, ceza davası dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davalının 50,00 TL'den satmış olduğu ürünlerin davacı firmanın sitesinde 298 Euro’dan satıldığını, markanın müşterileri gerçek ürünle taklit ürünü bu fiyat farkından dolayı farkedebilecek durumda olduğunu, davalının ürünlerin tescilli bir markaya ait olduğunu bilmediğini, davacı şirketin bilindik şirket olduğunu ancak davalının esnaf olması sebebiyle davacının tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, davacı adına özel sicilde "..." markasının 2003/03729 ticaret markasıyla, 2011/111414 ticaret marka numarası ile "qp" şekil markasını, kurukafa şekil markasını ise 2014/ 93874 tescil no ile tescil ettirdiği, davacı adına tescilli olan markaların davacının izni olmaksızın davalı mağazasında satışa arz edilen ürünler üzerinde kullanılmasını haklı kılacak bir delilin davalı tarafça sunulmadığı, davalı tarafça davacı markalarının TÜRKPATENT nezdinde tescilli bir marka olduğunu bilmeden aldığı ve davacı markasının Türkiye'de tanınmışlık düzeyinin olduğu yönündeki savunmasına, marka sicilinin aleni olması karşısında itibar edilemeyeceği, davalının markanın davacı tarafa ait olduğunu ve ürünlerin taklit olduğunu bilmesi gerektiği, davalı mağazasında satışa arz edilen ürünler üzerinde davacı markasının kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu, davalının bu eylemi nedeniyle davacının tazminat isteme hakkının doğduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, maddi tazminata yönelik istinaf talebinin ise; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat açısından davanın kabulü ile, 2.788,23 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 07.06.2018'de kesinlik sınırının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 3.560,00 TL olduğu, somut olayda maddi tazminat talebinin 2.788,23 TL olduğundan ve kesinlik sınırı altında kaldığından, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun istinaf sınırının altında kalması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun), 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası.
- Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar hükmedilen maddi tazminatın kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle maddi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin usulden reddine karar verilmişse de; tazminat talebi haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tespiti talepleri ile birlikte talep edildiğinden taleplerin bütünlüğü söz konusudur. Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hem tazminat hem de diğer taleplere ilişkin istinaf incelemesinin birlikte yapılarak hüküm kurulması gerekirken, taleplerin bölünerek ayrı ayrı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:12