Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4778
2024/1324
21 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/751 Esas, 2022/179 Karar
DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/357 E., 2020/114 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2001/27071,104349; 2000/11226; 2007/39883; 2012,107226;2007/ 27603;1994/010825; 2011/27072; 2004/43483; 2015/55030 sayılı tanınmış hale gelmiş “yan şerit” şekil markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “şekil” markasını tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/24872 kod numarasını alan başvurunun, ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1924 yılında Almanya’da kurulduğunu ve 87 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de ve dünyada spor ayakkabıları, spor ürünleri, parfümeri ve moda aksesuarları alanında iştigal eden tanınmış bir şirket olduğunu, "PUMA" markasının tanınmış marka siciline tescilli olduğunu, yan şerit ve zıplayan kedi markalarının ise tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davaya konu markanın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun)6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarına ayniyet derecesinde benzer olup aynı mallarda tescil edilmek istendiğini ve iltibas yarattığını, davalı markasının müvekkiline ait ve tanınmış hale gelmiş “yan şerit” şekil markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının bu tescilinin, haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019/M 4999 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/24872 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının da tanınmış marka statüsünde olduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin ‘’LESCON’’ tanınmış markasıyla birlikte kullanılması yanında markalar arasında bir benzerliğin de bulunmadığını, tasarımların farklı olduğunu, davacının davasının kötü niyetli olduğunu, tüketicilerin PUMA ürünü ile LESCON ürünü arasında idari veya ekonomik bir bağlantı olduğunu düşündürecek bir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki 18 ve 25. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı oldukları, somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle “şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların “yan şerit” şekil markalarından oluştuğu, taraf markalarının görsel olarak benzemedikleri, davacı markalarının "koşu parkuru" vb. bir görselden oluşması, dava konusu markayı oluşturan şeklin "V" harfine veya "tik" işaretini veya bumerangı çağrıştırması karşısında taraf markalarının anlamsal olarak benzerliğinden söz edilemeyeceği, markaların görsel, kavramsal ve sesçil olarak birbirlerine benzememesi karşısında markaların 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında benzer olmadığı, davalının müktesep hak iddiasına dayanak gösterdiği 2013/ 90398 tescil numaralı markanın tescilinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmamış olması sebebiyle başvuru açısından müktesep hak doğurmayacağı, bu kapsamda davalının müktesep hak iddiası kapsamında 5 yıllık süre şartı sağlayan tek markanın 2013/90404 tescil numaralı markası olduğu, davacının 2013/90404 tescil numaralı markasının iki şekilden oluşan bir bütün olduğu, bu kompozisyonun davalının diğer markalarında da aynen korunduğu, davalının davaya konu başvurusunun ise sadece bu kompozsiyonun bir parçasından oluştuğu şu halde kompozsiyonun bozulduğu ve esaslı unsurun korunmadığı dolayısıyla müktesep haktan yararlanılamayacağı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu markanın bir şekil markası olduğunu ve müvekkilinin tanınmış markalarına benzediğini, başvuru konusu markanın ters çevrilmiş halinin müvekkilinin markasına benzediğini, kullanım halinde müvekkilinin markası ile ayniyet teşkil edeceğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalının tescilinin haksız ve kötüniyetli bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalının dava konusu edilen başvurusunun şekilden oluştuğu, davacının itirazına dayanak markalarının da şekil markaları olduğu, tarafların özgün şekil markaları arasında görsel olarak benzerlik olmadığı gibi kavramsal ve sesçil olarak da benzerlik bulunmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında benzerlik olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi olmadığından tanınmışlığın duruma bir etkisinin de olmayacağı ayrıca davalı şirketin kötü niyetli de olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
- Değerlendirme
Dava, davalı şirketin "şekil" markası için yapmış olduğu tescil başvurusuna, davacının adına tescilli markaları mesnet göstererek yaptığı itirazın reddine ilişkin YİDK kararının iptali ile davalı şirket markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup; İlk Derece Mahkemesince davalı şirketin başvuru markasıyla davacının itirazına mesnet markalarının kapsamı 18 ile 25. sınıfta aynı emtialara ilişkin ise de marka işaretlerinin benzer olmadığı, taraf markalarının anlamsal benzerliğinden bahsedilemeyeceği ve bu doğrultuda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Ancak, taraf işaret markalarının benzer olmadığı, iltibas ihtimali bulunmadığı kabul edilmiş ise de, taraf markalarının ortalama tüketiciler nezdinde bıraktıkları genel izlenim de dikkate alındığında, işaretler arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek derecede benzerlik bulunmakta olup, Dairemizin 02.03.2023 tarih, 2021/6302 E. ve 2023/1254 K.; 05.03.2020 tarih ve 2019/4402 E.,2020/2435 K. sayılı ilamları da bu yöndedir.
Şu halde Mahkemece, taraf markalarının kapsamlarındaki malların da aynı/benzer olduğu gözetilip markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesi bulunduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:12