Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4927
2024/1269
20 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1128 Esas, 2022/762 Karar
vekili Avukat ... ...
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/915 E.,2017/1544 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile dava dışı ... Yapı Cephe Sistemleri ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında 04.05.2015 tarihli, İstanbul ili, Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi 23 Pafta 15123 parselde yer ... müvekkile ait Dekon Plus projesinin cephe işlerinin yapılması için sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ve ekleri uyarınca ... Yapı'ya işe başlaması taahhüdü karşılığında 2 adet çek avans olarak verildiğini, ... Yapı sözleşme uyarınca işlerine başlamadığını ve bitirmediğini, bu nedenle ... Yapı aleyhine menfi tespit ve istirdat talepli olarak İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/881 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, dava konusu 2. çek olan 25.08.2015 tarihli çek için mahkemenin ihtiyadi tedbir kararı verdiğini, davalı ... şirketinin de çeki vade tarihinde ilgili bankaya ibraz ettiğini, çek hakkında ihtiyadi tedbir kararı olduğunu öğrenince, müvekkil şirket aleyhine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1395 D.İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı aldığını, çeklerin karşılığı yapılan bir iş olmadığından ve çeklerin borç karşılığı olmadığının İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi hükmü ile de tespit edildiğinden, bu anlamda çekler uyarınca müvekkilin davalı ... şirketine de bir borcunun da olmadığını ileri sürerek henüz ödenmemiş çek için menfi tespit talepli olarak, bu çekler uyarınca müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile ödenen çek bedelinin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin alacağın temlikinde izlenecek tüm usul ve esasları harfiyen yerine getirdiğini, çeklerin avans çeki olduğu iddiasının bir defi olduğunu, faktoring kanununda, taraflar arasındaki defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğinin açıkça düzenlendiğini, kanun gereği davacı taraf müvekkil şirketin kötü niyetli olduğunu ispatlaması gerektiğini, müvekkil şirket faktoring işlemini yaparken alacağın faturaya dayalı olup olmadığını araştırmakla yükümlü olup, faturadaki işlerin tamamlanıp teslim edilip edilmediğini araştırma yükümlülüğü olmadığını, hukukta avans çeki diye bir kavramın bulunmadığını, davacının bu iddiayı ileri sürmesinin mümkün olamayacağını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli olduğunu ve borcu ödemekten kaçınmaya çalıştığını gösterdiğini, bu nedenle 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketler Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddeleri uyarınca müvekkili şirkete husumet yönetilemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu çeklerden dolayı davalıya temlik eden dava dışı fatura alacaklısına karşı borçlu olmadığının ... olduğu (İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/881 E. 2016/509 K. sayılı dosyası), takip konusu çeklerin bu nedenle bedelsiz kaldığı, bu definin davalı ... şirketine karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne ... ... Şubesine ait, 25.08.2015 keşide tarihli, 115.000,00 TL tutarlı, 6360169 ve 10.08.2015 keşide tarihli, 6360168 nolu 115.000,00 TL tutarlı çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 10.08.2015 keşide tarihli, 6360168 nolu çek nedeniyle ödenen 115.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, deliller toplanmadan karar verildiğini, bunun sonucu olarak ortaya denetlenebilir bir gerekçe konulmadığını, dava dilekçesinin birinci sayfasının bir numaralı bölümünde, "Davacı Müvekkil Şirket ile dava dışı ... Yapı Cephe Sistemleri ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti arasında 04.05.2015 tarihli, İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, ... Mahallesi, 23 pafta, 15123 parselde yer ... Müvekkile ait Dekon Plus projesinin cephe işlerinin yapılması için sözleşme imzalanmıştır." denilerek davacı ile müvekkili faktoring müşterisi dava dışı ... Yapı Cephe Sistemleri ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunun bizzat davacının kendisi tarafından beyan edildiğini, bu sözleşme ilişkisi neticesinde müvekkili faktoring müşterisi dava dışı ... Yapı Cephe Sistemleri ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin davacıdan yapmış olduğu taahhüdün karşılığının tevsik eden hakedişlerinin de doğmuş ve muaacel hale geldiğini, müvekkili şirketin alacağın temlikinde izlenecek tüm usul ve esasları harfiyen yerine getirdiğini, çeklerin avans çeki olduğu iddiasının bir defi olduğunu, 6361 sayılı Kanun uyarınca taraflar arasındaki defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkili şirketin faktoring işlemini yaparken alacağın faturaya dayalı olup olmadığını araştırmakla yükümlü olup, faturadaki işlerin tamamlanıp teslim edilip edilmediğini araştırma yükümlülüğü olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusu olan çeklerle ilgili olarak davacı tarafından dava dışı ... Yapı firması arasında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/881E., 2016/509 K. sayılı dosyasında dava görüldüğü, yapılan yargılama neticesinde; dava konusu çeklerin teminat olarak verildiği iddiasıyla menfi tespit davasının kabulüne, çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 11.09.2017 tarihinde kesinleştiği, dava konusu çeklerin bedelsiz olduğu iddiasının İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/881 E., 2016/509 K. sayılı dosyasında verilen karar ile ... olduğundan aksi yöndeki davalı istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davalı yanın ticari defterlerinin incelenmemiş olması ve dosyanın bilirkişiye tevdi edilmemiş olmasının bu kapsamda bir eksiklik oluşturmadığı, 6361 sayılı Kanun uyarınca faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesinin ortadan kaldırıldığı, buna göre faktoring şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından ... alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabileceği, burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslimin, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurduğu, senet borçlusunun, faktoring işleminden haberdar olduğu andan itibaren, faktoring müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî defileri, faktöre karşı da ileri sürebileceği, şahsî defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesinin, işlemin taraflarının, kambiyo ilişkisinin sıralı tarafları olmasına bağlı olduğu, buna göre, senette düzenleyen ya da keşidecinin, lehtar ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki ... ilişkiden kaynaklanan şahsî def'ileri, faktoring şirketine karşı ileri sürebileceği, davacı, dava konusu çeklerin bedelsizliğine yönelik def'iyi, çekleri faktoring sözleşmesi ile devralan davalı şirkete karşı da ileri sürebileceğinden, aksi yöndeki davalı istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 10.08.2015 keşide tarihli, 6360168 nolu çek nedeniyle ödenen 115.000,00 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi.
-
Dairemizin 06.10.2020 tarih, 2020/2525 E., 2020/3862 K. ile 01.10.2020 tarih, 2020/4686 E., 2020/3742 K. sayılı ilamları ve Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 03.02.2020 tarih, 2018/3805 E., 2020/215 K. sayılı ilamı.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:26