Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4711

Karar No

2024/1240

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2432 Esas, 2022/679 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/335 E., 2019/428 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; kardeş olan tarafların 1978 yılında Janine Giyim San. ve Tic.t Ltd.Şti.ni kurduklarını, %50'şer oranında ortak olduklarını, zaman içinde müvekkilinin şirketin işlerinden uzaklaştırılarak davalının şirketi ... başına idare ettiğini, davalının 10 yılı ... süredir şirketin müdürü olarak görev yaptığını, davalının müdürü olduğu şirketi zarara soktuğunu, şirketin 2004 ve 2005 yılındaki mali durumunun, şirket aktiflerinin şirket borçlarını karşılayamaz hale gelmiş olmasının, bankalara olan kredi borçlarının ve şirketin davacıya 2005 yılı sonu itibarı ile 535.297,54 TL borçlandırılmış olmasının, davalının kendisine yüklenen görevleri kasten veya ihmal suretiyle yapmadığını gösterdiğini, davalının 2004 yılında eşi ile birlikte müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile neredeyse aynı unvana sahip, aynı adreste ve aynı konuda faaliyet gösteren Janine Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd.Şti.ni kurduğunu, davalının ... şirket aracılığı ile ortağı olunan şirketin içini boşalttığını, müşteri çevresinden haksız olarak yararlandığını ve malvarlıklarını birbirine karıştırdığını, davalının Janine Giyim San. ve Ltd. Şti müdürü iken, aynı faaliyet alanı içerisinde bir başka şirkette ortak sıfatı ile bulunmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL zarar ve kâr kaybının ve davalının rekabet yasağına aykırılık oluşturan eylemlerinden dolayı 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 23.09.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu artırarak 1.177.941,50 TL zarar ve kar kaybı ile 5.000,00 TL rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar münferiden şirketi temsil ve ilzama yetkili iken 1997 yılına gelindiğinde şirkette ortaklığın sona erdirme kararı aldıklarını, müvekkilinin davacının şirketteki hissesine karşılık 07.03.1997 tarihinde 100.000,00 USD ödeyerek bugün 1.000.000 euro değerindeki kendi adına kayıtlı gayrimenkuldeki hissesini davacıya devrettiğini, ancak yasada öngörülen şekilde hisse devir işlemleri yapılmadığını, devrin kardeşine ... nedeniyle gerçekleştirilmediğini, davacı ortaklıktan fiilen ayrıldığından, 1997 yılından 2010 yılına kadar şirkete bir kez dahi gelmediğini, 08.01.2003 tarihinde oy birliği ile alınan ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin şirketi münferiden temsil etmek üzere 10 yıl süre ile müdür olarak seçildiğini, davacının açtığı davalar ve uzlaşmaz tutumu nedeniyle sermaye artırımı dahil şirketin faaliyetini devam ettirecek hiçbir karar alamadıklarını, müvekkilinin şirkete sermaye koyarak işe devam etmesine rağmen başarılı olamadığını, bu nedenle şirketin feshi için dava açtıklarını, mahkemece şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, bu dava süreçleri nedeniyle geçimini sağlayamayan müvekkilinin ortak olunan şirketin tüm faaliyet konusu ile aynı olmayan Janine Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.ni kurduğunu, şirketlerin aynı piyasaya yönelik faaliyette bulunmaması nedeniyle rekabet yasağına aykırılığın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçerli bir pay devrinin bulunmaması nedeniyle davacı ...’in hala şirketin ortağı olmasından dolayı dava açma hakkına haiz olduğu, zararın somut olayda da olduğu gibi, ancak şirkete ödenmesinin talep edilebileceği, hissedarın dava açması için ortaklar kurulunun kararının bulunmasının gerekmediği, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/309 E., 2011/291 K.sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalı ... ... ... aleyhine yönetim yetkisinin kaldırılması ve kayyım tayini davası açıldığı, bu dosya ile birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/322 E., 2010/395 K. sayılı dosyasında davacı ... ... ... tarafından davalılar ... ve Janine Giyim San. Ltd. Şti. aleyhine şirketin feshi ve tasfiyesi davası açıldığı, yargılama sonucunda "...davacının bir diğer iddiası şirketin iyi yönetilmediği yönündedir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dava dışı şirketin 2003 yılında herhangi bir borcu bulunmaz iken 2004 ve 2005 yıllarında borçlu olduğu, ... varlığını tamamen kaybettiği anlaşılmış olup, dosyaya ibraz edilen delillerden dava dışı şirket defterlerini inceleme yetkisinin davalı tarafından davacıya kullandırılmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı davacının hissesini 1997 yılında davalıya devrettiğini iddia etmiş ise de; söz konusu şirket hisselerinin devrini ancak resmi şekilde yapılması halinde mümkün olacağı, bu nedenle davalının bu savunmasına bir değer verilmesinin mümkün olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi ve dosyadaki delillerden davalının yönetim görevini gereği gibi yapmadığı ve şirketi iyi yönetmediği kanaatine varılmıştır. Ancak birleşen dosyada dosyamız davalısı şirketin feshi için dava açmış olup davacı ile davalının ortak olduğu şirketin iki ... olduğu ve şirket feshi için dava açıldığında dosyamıza konu kayyım atanması davasının konusuz kaldığından kayyım atanmasına ilişkin istemle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir...birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede...şirketin ortak gayeye ulaşmasının mümkün olmadığı kanaatine varılarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile verilen kararın, önce onandığı ancak karar düzeltme aşamasında 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (6103 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi uyarınca 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin birinci fıkrası dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmak üzere kararın bozulduğu, akabinde asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile Janine Giyim San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, eldeki dosyada alınan bilirkişi raporunda, davalının şirket müdürü olduğu dönemde, müdürlük görevini icra ederken ... ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranarak, şirket işlerinde gerekli özeni göstermediği, tarafların ortak oldukları şirketin müdürü iken ticaret unvanlarının ve faaliyet konularının çok büyük oranda benzerlik gösterdiği Janine Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.yi kurmasının 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde öngörülen rekabet yasağına aykırı olduğu, Janine Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin zarara uğraması ile rakip olarak kurulan şirketin kâr etmesi arasındaki illiyet bağının davacı tarafından ortaya konulamadığı, kural olarak müdürün şirketin uğradığı zararlardan sorumlu olduğu, ilgili dönemde şirket zararının 1.177.941,50 TL olduğu, ek raporda rekabet yasağına uyulmamasından dolayı davacının kâr kaybının sözkonusu olduğu, ortaklar arasında uyuşmazlık olmasaydı ve ... şirket kurulmasaydı, eski şirketin de daha önceki yıllardaki gibi kar etmesinin muhtemel olacağı, Janine Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. firmasının 01.01.2005 18.04.2011 (Janine Giyim San. ve Tic. Ltd. şirketinin fesih kararının alındığı tarih) (01.01.2005 ile 31.03.2011 arasındaki toplam 297.399,44 TL olduğu, davacının bu miktarın 1/2'si kadar 148.699,72 TL kâr kaybının olduğu, davacının rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 5.000,00 TL tazminat talep gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.177.941,50 TL zarar ve kâr kaybı ile, 5.000,00 TL rekabet yasağına aykırılık nedeniyle maddi tazminatın davalıdan tahsili ile Janine Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, delil dilekçelerinde, davacının hisselerine karşılık davacıya gönderilen paraya ilişkin banka kayıtları ile devredilen taşınmazın tapu kaydına dayandıklarını, ayrıca tanık listesi de sunduklarını, ancak mahkemece davacının talebi ile bildirdikleri deliller toplanmadan bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerin şirketin zarara uğraması ile diğer şirketin kar etmesi arasında illiyet bağı kurulamadığı yönündeki tespitlerinin değerlendirmeye alınmadığını, tarafların kardeş olmaları nedeniyle tanık dinletilmesi mümkün iken bu yöndeki taleplerinin dikkate alınmadığını, müvekkili tarafından davacıya hisse devri karşılığı yapılan ödeme ve tapu devri konusunda yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen bu taleplerinin dikkate alınmadığını, yönetici sorumluluğuna dayalı davanın ancak genel kurul kararı alınarak veya denetçiler tarafından açılabileceğini, davanın zaman aşımına uğradığını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, 2011 den bu yana süren yargılamada hakim değişiklikleri sebebiyla hakkaniyete uygun bir yargılama yapılmadığını, davacının toplantılara katılmayarak sermaye artırımına engel olduğundan müvekkilinin şirkete borç vermek zorunda kaldığını, bu durumun raporlarda değerlendirilmediğini, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ileri sürülen maddi olgular 6102 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 0l.07.2012 tarihinden önce gerçekleştiğinden 6103 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uyuşmazlıkta 6762 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, kural olarak şirket yöneticileri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, 6762 sayılı Kanun'un 336 ncı maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe oluşan zarardan sorumlu olacakları, yani yöneticilerin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucu meydana geldiğinin kabulü gerektiği, 6762 sayılı Kanun'da yöneticiler için kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörülerek yöneticiler aleyhine kusur karinesinin kabul edildiği, zarar meydana gelmiş ise, yöneticinin kusursuzluğunu ispat etmesi gerektiği, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkının ortaklığa ait olduğu, ancak zarar gören pay sahipleri ve alacaklıların da müdür aleyhine dava açma hakkı bulunduğu, bu durumda dolaylı zarar kapsamında pay sahiplerince açılacak davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunulabileceği, eldeki dava 6762 sayılı Kanun'un 341 ... maddesi gereği şirket namına açılmış bir dava olmayıp, 309 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı yetkiye istinaden ortak tarafından açılmış bir dava olduğundan, ortak tarafından açılan sorumluluk davasında, ortaklar genel kurulunun iznine gerek bulunmadığı, tarafların %50'şer oranında ortak oldukları dava dışı şirketin 08.01.2003 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirketi münferiden temsil etmek üzere 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak davalının seçilmesine karar verildiği, İstanbul Kapatılan 40. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/94 E. sayılı dosyasında işbu davanın davalısı tarafından şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda şirketin 2003 yılında borcu bulunmazken 2004 ve 2005 yıllarında borçlu bulunduğu, ... varlığını tamamen kaybettiği, davalının yönetim görevini gereği gibi yerine getirmediği, ortaklar arasında huzursuzluk bulunduğu, bu durumda şirketin ortak gayeye ulaşmasının zorlaştığı gerekçesiyle fesih ve tasfiyeye ilişkin birleşen davanın kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davalı tarafından eşi ile birlikte 2004 yılında Janine Giyim firması ile aynı alanda faaliyet göstermek üzere Janine Tekstil unvanlı bir şirketi kurduğu, davalı vekilince davanın zaman aşımına uğradığı ileri sürülmüşse de, yargılama sırasında ileri sürülmeyen bu savunmanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357 nci maddesi gereğince istinaf aşamasında dinlenilmesinin mümkün olmadığı, 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi gereği limited şirkette geçerli pay devri için noterde devir sözleşmesi yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve ayrıca devrin şirketin pay defterine kaydı gerektiği, somut olayda davalı tarafça, davacıya ait şirket payının banka yoluyla yapılmış olan ödeme ve tapu devri karşılığında davalıya devredildiğinin ileri sürüldüğü, ancak pay devrine ilişkin noterde düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı gibi, karşı edimlerin pay devir karşılığında yapıldığına dair de delil bulunmadığı, bu durumda geçerli bir pay devrinden söz edilmeyeceğinden davalı tarafça bu hususta tanık ve yemin deliline dayanılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki taraflar arasında görülen şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik davada da bu savunma ileri sürülmüşse de, mahkemece geçerli bir pay devri bulunmadığı ve davacının ortak sıfatını haiz olduğunun kabul edildiği ve kararın derceattan geçerek kesinleştiği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; davalının müdürlük görevini icra ederken ... ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranarak şirketi zarara uğrattığı, müdürü olduğu şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren ve benzer unvanda bir şirket kurarak rekabet yasağına aykırı davrandığı, 2004 yılına kadar kâr elde eden şirketin bu yıldan itibaren büyük tutarlarda zarar ettiği, 2003 yılından itibaren ortaklara büyük tutarlarda borçlandığı, şirketin davalının diğer şirketi kurmasından itibaren zarar etmeye başladığı, davalının ... şirket kurması ile şirketin zarara uğraması arasında illiyet bağı bulunduğu, şirketin 2004 2011 yılları arasında uğradığı zarar miktarının 1.177.941,50 TL olduğu, aynı dönemde davalının kurduğu Janine Tekstil firmasının 2005 2011 yılları arasında 297.399,44 TL kâr elde ettiği, tarafların ortağı oldukları şirketin kâr kaybının bu tutarın yarısı olan 148.699,72 TL olduğunun tespit edildiği, dava dışı şirket müdürü olan davalının ... yükümlülüğüne ve rekabet yasağına aykırı eylemleri sonucunda şirketin zarara uğratıldığı, davalının kusursuz olduğunu kanıtlayamadığı, bu nedenle davalının şirketin zararından sorumlu tutulması gerektiği, birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilince bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının değerlendirilmediği ileri sürülmüş olsa da; mahkemece itirazlar üzerine ek raporlar alındığı, esasen davalı tarafın itirazlarının hukuki nitelikte ve hisse devrine yönelik hususlarda olduğu gözetildiğinde, bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davalının tanık dinletme istemi hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de; davalının ... yükümlülüğüne aykırı davranışlarda bulunduğunun taraflar arasında görülen şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada verilen ve kesinleşen hükümle tespit edilmiş olması ve ayrıca taraflar arasında hisse devrine ilişkin geçerli bir sözleşme bulunmaması karşısında, bu husus sonuca etkili görülmediğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki beyanlarını yineleyerek delilleri toplanmadan karar verildiğini, sorumluluk davası ön şartı olarak şirket genel kurulu kararı olmadığını, davanın denetçi tarafından açılmadığını, bilirkişi raporunda "...Janine Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.nin zarara uğraması ile rakip kurulan şirketin kâr etmesi arasında ki illiyet bağının davacı tarafından ortaya konulmadığı gibi tespitinin de dosya kapsamından mümkün olmadığı" şeklindeki tespit dikkate alınarak davanın reddi gerekirken aksi yönde karar verildiğini, şirket sorumluluk davalarında öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiğinin re'sen dikkate alınması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirket yönetici sorumluluğu ve şirket müdürünün rekabet yasağına aykırı davranması sebebine dayalı tazminat ve kâr kaybına ilişkin tutarın dava dışı şirkete ödenmesi talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Kanun'un 357, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  3. 6103 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.

  4. 6762 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası, 336, 520 ve 547 nci maddeleri,

  5. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.03.2018 tarihli ve 2016/9225 E., 2018/2073 K. sayılı kararı.

  6. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim