Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4060
2024/1209
19 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/619 Esas, 2023/768 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hükümsüzlüğü, sicilden terkini ve ticaret ünvanının terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kuz Optik ve Saat San. ve Tic. Ltd. şirketinin %25 hissedarı olduğunu, şirketin KUZ, KUZ OPTİK ve KUZ OPTİK ŞEKİL markalarının bulunduğunu, şirket ortakları arasında uyuşmazlıklar çıktığını, konu ile ilgili davaların devam ettiğini, davalı şirketin uyuşmazlıklardan sonra kurulduğunu, ortaklarının müvekkil şirketin halen müdürlüğünü yapan Hasan Kuz'un ailesi olduğunu, davalı şirketin KUZPLUS markasının tescili için başvuru yaptığını, müvekkilinin ve diğer ortağın itiraz ettiğini ancak markanın tescil edildiğini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının ticaret unvanının müvekkilinin marka ve ticaret unvanı ile iltibas oluşturmayacak şekilde değiştirilmesine veya mümkün değil ise KUZ ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı açamayacağını, ortaklar arasındaki ihtilafın bu davanın konusu olmadığını, KUZPLUS markasının soyadı kullanım kapsamında olduğunu, markalar arasında iltibas bulunmadığını, ayrıca davacının ortağı olduğu şirketin KUZ markasını müvekkiline kiraya verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2018 tarihli ve 2017/519 E., 2018/186 K. sayılı kararıyla; davacının ortağı olduğu şirketin KUZ ibareli marka tescilleri bulunduğu, davalının ise KUZPLUS ibareli markasının bulunduğu, davacı markasındaki KUZ ibaresinin asli unsur olup, davalı markasının seri marka imajı oluşturduğu, yine davalı markasındaki KUZ ibaresinin asli unsur olduğu, davacının ortağı olduğu şirketin KUZ ibaresini uzun süredir kullandığı, davalının bunu bildiği halde KUZ ibaresini ticaret unvanı olarak çekirdek unsur olarak kullandığı gerekçeleriyle; davacı tarafın davasının kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/102884 Kuz Plus markasının Kuz ibareli daha önceki tescilli markalara benzer olduğundan hükümsüzlüğüne, davalıya ait Kuz ibareli ticaret unvanı davacı tarafın ortak olduğu şirket ticaret unvanına benzer olduğundan davalıya ait ticaret unvanındaki Kuz ibaresinin çıkarılmasına, ticaret sicil kayıtlarından terkinine yapılacak terkin işlemleri ilgili sicil kayıtlarında ilan edileceğinden davacı tarafın ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2018/2716 E., 2021/953 K. sayılı kararıyla; davayı dava dışı Kuz Optik ve Saat San. ve Tic. Ltd. Şti. ortağı olan ... açtığı, her ne kadar davacının ortağı olduğu şirket tarafından söz konusu talepler yönünden dava açılabilir ise de davacının şirket ortağı olarak kendi başına bu davayı açma bakımından aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı, bu hususlar gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yönlerden istinaf talebinin kabulüne, davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 21.12.2022 tarih, 2021/5139 E. ve 2022/9300 K. sayılı kararıyla ''...Dava, marka hükümsüzlüğü, sicilden terkini ile davalının ticaret ünvanının iltibası ortadan kaldıracak şekilde değiştirmesi, bunun mümkün olmaması halinde “KUZ” ibaresinin unvandan çıkarılması istemine ilişkindir.
Davacı, ortağı olduğu şirkete ait KUZ, KUZ OPTİK ve KUZ OPTİK+ŞEKİL markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer “Kuz Plus” ibareli markayı davalının kendi adına tescil ettirdiğini, önceki tescilli markaların sahibi şirket ortakları arasında uyuşmazlık bulunduğunu, bu uyuşmazlığın çıkmasından sonra davalı şirketin kurulduğunu, dava konusu markayı tescil ettirmesi ve unvanında KUZ ibaresine yer verilmesinde hem şirketin hem de şirket ortağı olarak kendi menfaatine aykırı olduğunu ileri sürerek bu davayı açmıştır.
İlk derece mahkemesince, şirket ortağı olan davacının, hakları helaldar olacağından davayı açma hakkı olduğu değerlendirilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince ise davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, KUZ, KUZ OPTİK ve KUZ OPTİK+ŞEKİL markalarının sahibi dava dışı şirket ortakları arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki, sonraki markayı tescil ettiren şirket ortaklarının önceki tescilli markanın sahibi olan dava dışı şirketin diğer ortağı ve şirket müdürü ortağının aile yakınları tarafından kurulduğu ve davalı şirket tarafından gönderilen 2016/102884 sayılı Kuz Plus markasının tescil edileceğini ilişkin ihtara itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu itirazın dava dışı şirket müdürü olan ortak tarafından geri çekildiği ve böylece sonraki markanın tescil edilmesinin yolunun açıldığı anlaşılmaktadır.
Hükümsüzlük davasını düzenleyen Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK)’nın 25. maddesinin 2. fıkrası ile menfaati olanların mahkemeden markanın hükümsüzlüğünü isteyebilecekleri açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda, her ne kadar önceki marka dava dışı şirket adına tescilli ise de söz konusu şirket ortakları arasında menfaat çatışması bulunduğundan, markanın bir başkası adına ikinci kez tescil edilmesine engel olunmasında hem şirket ortağı olan davacının hem de şirketin menfaati bulunmaktadır. Zira, şirket menfaatlerini koruma yönünden sorumluluk davası açma hakkının bulunduğu (TTK m. 553 ve 554) değerlendirildiğinde davacının söz konusu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Hal böyle olunca davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunduğu gözetilerek uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortağı olduğu şirket adına 9 ve 14. sınıfta 25/01/1998 tarihli 102421 tescil numaralı KUZ OPTİK şekil markası, 9/14/35. sınıfta 13/01/2003 tarihli 2003/00713 tescil numaralı KUZ markası, 9 ve 35. sınıfta tescilli 11/06/2002 tarihli 2002/14446 tescil numaralı KUZ OPTİK ve SAAT SAN VE LİMİTED ŞİRKETİ + ŞEKİL markasının tescilli olduğu, davacının ortağı olduğu şirket adına tescilli markaların 1998 yılından beri tescilli olduğu, davalı şirketin KUZ PLUS markasının 35. sınıfta, davacı tarafın dayandığı markaların tescilli olduğu emtiaların satışı yönünden mağazacılık hizmet sınıfında tescil ettirildiği, dosyaya taraflara ait mağazaların işyeri tabelalarının sunulduğu, markaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacağı, davalı markasının davacı tarafın dayandığı markaların serisi gibi algılanacağı ve sunulan hizmetin davacı işletmesinden geldiği yönünde izlenim yaratacağı, davalı markasında KUZ ibaresinin asli unsur olduğu, PLUS ibaresinin ayırt edicilik ve farklılık yaratmadığı, ilk derece mahkemesince davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı, davacının ortağı olduğu şirketin tescilli markalarının asli unsuru olan KUZ ibaresinin davalı ticaret unvanının çekirdek unsurunu teşkil ettiği, dava tarihinde davacı şirketin ortağı olduğu şirketin ticaret unvanının aynı zamanda marka olarak da tescil ettirildiği, şirketlerin aynı/benzer alanda faaliyet gösterdiği, davacı tarafça davalı şirketin ortaklarının, aynı zamanda davacı şirket ortağı ve yetkilisi olan Hasan Kuz'un eş ve çocukları olduğu olduğunun ileri sürüldüğü, davalı tarafça bu iddiaya karşı çıkılmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamında bulunan delillerden; davalı şirketin verdiği hizmetin davacı işletmesinden geldiği yönünde karışıklık doğacağı ve davalı şirketin benzer unvan tescilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 50 nci maddesine aykırılık teşkil ettiği ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereğince iyi niyetli olmadığı gibi,6102 sayılı Kanun'un 18 inci madde gereğince basiretli tacirden beklenen dikkat ve özenle de bağdaşmadığı, ilk derece mahkemesince davalı markasının hükümsüzlüğü ve terkini ile davalı ticaret unvanının terkinine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ortak olduğu şirketten çıkma davası açtığının belirtildiğini, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğinin ileri sürüldüğünü, davacının ortaklıktan ayrılma davası huzurdaki davadan çok daha önce açılmış olduğundan mezkur davanın başlangıçta bekletici mesele sayılması gerektiğini, ortaklıktan ayrılma davasının huzurdaki dava devam ederken 30.10.2019 tarihinde kesinleştiğini, davacının taraf ehliyeti kalmadığını, var olduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte müvekkil şirket ticaret ünvanı ve markası ile davacının ticaret ünvanı ve markası arasında benzerlik olup olmadığı hususu teknik bilgi yani bilirkişi incelemesi yoluyla değerlendirilebileceğini, İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ve savunma haklarının ihlal edilerek karar verilmiş olduğunu, müvekkili şirketin ticaret ünvanı ve markası ile davacı tarafın şirket ünvanı ve markası arasında benzerlik bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi mağazalar arasında yakın mesafe bulunmadığı gibi, mağazaların konumları itibariyle davacının evvelce ortağı olduğu şirketin satışlarının etkilenmesi/düşürülmesinin amaçlanmadığını, müvekkili şirkete ait KUZPLUS markası soyadı kullanımı kapsamında olduğunu, müvekkili şirkete ait KUZPLUS markası iyi niyetli soyadı kullanımı olduğunu, davacının ortağı olduğu şirketin, müvekkili şirkete marka haklarını lisans sözleşmesi ile kiraya verdiğini, müvekkili şirket tarafından davacının marka kullanım hakkının ihlal edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü, sicilden terkini ile davalının ticaret ünvanının iltibası ortadan kaldıracak şekilde değiştirmesi, bunun mümkün olmaması halinde “KUZ” ibaresinin unvandan çıkarılması istemine istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:40