Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2607
2024/1157
15 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/463 Esas, 2021/965 Karar
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 27.05.2005 ve 15.08.2005 tarihli acentelik sözleşmeleri ile bunlara bağlı olarak yapılan acentelik sözleşmesi ek protokolü ve cari hesap sözleşmelerinin düzenlendiğini, bu sözleşmeler uyarınca müvekkilinin davalının kullanımı ve zilyedliğinde bulunan araçlar ve sözleşmede belirtilen diğer demirbaşlar için toplam 92.957,00 Euro ödediğini, ek protokole göre acentelik sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshi halinde müvekkilinin kazanmış olduğu mülkiyet hakları dışında başka bir talepte bulunamayacağını, ancak bu hükme aykırı olarak davalının sözleşmenin feshinden sonra söz konusu araçları ve demirbaşları müvekkillerine devretmediğini, bedellerini de ödemediğini, oysa müvekkilinin sözleşmelerden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu nedenlerle müvekkilince ödenen bedelin iadesi için icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı ile icra takibinin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasındaki cari hesap ek protokolü uyarınca davacının yatırım katkı payını ödememesi nedeniyle müvekkilinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.05.2012 tarih, 2011/112 E., 2012/63 K. sayılı kararı ile taraflar arasında düzenlenmiş bulunan iki adet acentelik sözleşmesinin davalı tarafça haklı nedenle feshedildiği, davalının yapılan ödemeleri kabul etmesi ve acentelik sözleşmesi ek protokolüne ekli cari hesap sözleşmelerinde belirtilen bedellerin davacı tarafından ödenmesi karşısında davacının davalıdan toplam 88.960,00 Euro tutarında alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 88.960,00 Euro asıl alacak, 88,96 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 89.048,96 Euro üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %12 oranında faiz işletilmesine, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 28.03.2014 tarih, 2012/15743 E., 2014/6152 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek; davacı tarafça peşin ödemelerin yapıldığı uyuşmazlık konusu değil ise de cari hesap sözleşmesinin 7 nci maddesinde düzenlenen aylık ödemelerin yapıldığı iddia ve ispat edilmemiş olduğundan araçların mülkiyetlerinin davacıya geçtiği, diğer bir deyişle davalının araçların mülkiyetini devir borcunun doğduğu söylenemeyeceği, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sözleşme hükümlerinin çelişkili olması nedeniyle ek protokolün 4/1 inci maddesinin öncelikle uygulanmasının gerektiği belirtilmiş ise de taraflar arasındaki aynı sözleşmede düzenlenen hükümlerden birine öncelik tanınamayacağının ve sözleşme hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözönünde tutulması gerektiği, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü gerektiği, davacı tarafından yapılan peşin ödemenin bir kısmı devir alınan şubelerde bulunan demirbaşlar karşılığı yapıldığı ve davacı tarafça, demirbaş karşılığı ödenen bedellerin iadesi de talep edildiği, Mahkemece de bu talep kabul edildiği, acentelik sözleşmesi ek protokolünün 5 inci maddesinde, dökümü yapılan büro malzemelerinin mülkiyetlerinin de belirlenen bedeller mukabili acenteye devredileceği öngörüldüğü, anılan hükümde araç mülkiyetlerinin devrinde olduğu gibi ikinci bir ödeme düzenlenmeyip peşin bedellerin ödenmesini müteakip demirbaşların acenteye verileceği hüküm altına alındığı, davacı tarafça peşin bedellerin ödendiği konusunda bir uyuşmazlık da olmadığından söz konusu malzemelerin mülkiyeti artık davacıya geçmiş olup bu malzemelerin bedellerinin davacı tarafça istenilmesinin mümkün olduğu, ancak, istenebilecek olan bedel, sözleşmenin başında davalı tarafa ödenen miktar olmayıp söz konusu malzemelerin mülkiyetlerinin sözleşme uyarınca davacıya geçtiği andaki rayiç bedeller olduğu, bu itibarla, Mahkemece sözleşmede listelenen malzemelerin, yine sözleşme uyarınca mülkiyetlerinin davacıya geçtiği tarihteki rayiç değerleri tespit edilerek, tespit edilen miktarın tahsiline karar verilmesi gerektiği, kabule göre de, hüküm altına alınan yabancı para alacağına 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi işletilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesinin 7 nci maddesinde düzenlenen ödemelerin yapıldığı iddia ve ispat edilememiş olduğundan araç mülkiyetinin davacıya geçmediği, bu nedenle buna ilişkin bedelin talep edilemeyeceği, demirbaşlar yönünden ise, bir kısım demirbaşların leasing ile satın alındığı bir kısmının ise peşin alındığı, leasing ile alınan demirbaşların ödemelerinin tamamlanmadığı ancak diğer demirbaşlar yönünden ödeme ile bu demirbaşların mülkiyetinin davacıya geçtiği, buna göre Balgat ve Öveçlerdeki acentelerde bulunan bu demirbaşların mülkiyetinin geçtiği, mülkiyetin geçtiği tarih itibarı ile demirbaşların rayiç değerinin toplam 7.131,84 Euro (Öveçlerdeki demirbaşlarların rayiç değeri 2.161,84 Euro, Balgattaki Demirbaşların rayiç değeri 4.970,00 Euro) olduğu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatının da şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 7.131,84 Euro asıl alacak üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren alacak tamamen ödeninceye kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Euro cinsinden açılan 1 yıllık vadeli hesaba devlet bankalarının uygulamış olduğu en yüksek mevduat faizinin uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece Yargıtay bozma ilamına aykırı olarak karar verildiğini, zira Yargıtay ilamında ödemenin yapıldığı tespiti yapıldığını, demirbaşların bedeli peşin ödendiği için taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre ödemenin yapıldığı gün demirbaşların mülkiyeti davacıya geçtiğini, sözleşmenin yapıldığı ve ödemenin yapıldığı tarih aynı tarih olduğunu, demirbaşların değeri taraflarca tespit edilerek sözleşme yapıldığından tarafların demirbaşların değeri taraflarca kararlaştırılmış ve sözleşmedeki değer taraflarca kabul edildiğini, bu sebeple 29.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda; ödeme tarihi itibari ile demirbaş rayiç bedellerinin Öveçler Acentesine ait demirbaş rayiç bedelleri yönünden toplam 6.307,90 Euro, Balgat Acentesine ait demirbaş rayiç bedelleri yönünden toplam 10.592,80 Euro olduğunu tespit edildiğini 29.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda beyan etmiş olduğu değerlere göre karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, acentelik sözleşmelerinin feshi üzerine davacının, söz konusu sözleşmeler gereğince araç ve demirbaş bedeli olarak ödediği paranın iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
- Değerlendirme
Mahkemece uyulan bozma ilamında "... davacı tarafça peşin bedellerin ödendiği konusunda bir uyuşmazlık da olmadığından söz konusu malzemelerin mülkiyeti artık davacıya geçmiş olup bu malzemelerin bedellerinin davacı tarafça istenilmesinin mümkün olduğu, ancak, istenebilecek olan bedel, sözleşmenin başında davalı tarafa ödenen miktar olmayıp söz konusu malzemelerin mülkiyetlerinin sözleşme uyarınca davacıya geçtiği andaki rayiç bedeller olduğu, bu itibarla, Mahkemece sözleşmede listelenen malzemelerin, yine sözleşme uyarınca mülkiyetlerinin davacıya geçtiği tarihteki rayiç değerleri tespit edilerek, tespit edilen miktarın tahsiline karar verilmesi gerektiği,..." denilerek demirbaşların mülkiyetinin davacıya geçtiği ve bedelinin ödendiği tespit edildiği halde tüm demirbaşlar için mülkiyetin geçtiği tarihteki bedele hükmedilmesi gerekirken uyulan bozma ilamına rağmen, dava konusu içinde yer alan leasingle alınan demirbaş bedellerine hükmedilmemesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09