Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3550
2024/1141
15 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2009/65 Esas, 2017/180 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVALARDA DAVACI: ... vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVALARDA DAVALI: Şahinler Metal San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN 2008/44 ESAS SAYILI
DAVADA DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ...
2 ... Mirasçıları:
A ... ...
B ... ...
C ... ... ...
D ...
3 ...
4 ...
BİRLEŞEN DAVALAR: 1 Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin
2008/44 E.
2 Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin
2010/40 E.
3 Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin
2010/225 E.
4 Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin
2011/241 E.
5 Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin
2013/236 E.
6 Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/360 E.
7 Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin
2015/402 E.
8 Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin
2015/528 E.
HÜKÜM: Asıl dava kısmen kabul, birleşen 2008/ 44 E. sayılı dosya ile 2011/241 E. sayılı dosyalar kısmen kabul, diğer birleşen davalar ret
KARAR DÜZELTME
TALEP EDEN: Davacı vekili
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davaların bir kısmının reddine, bir kısmının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı şirket ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının asıl ve 2008/44 E. sayılı davada verilen kararın bozulmasına, diğer birleşen davalarda verilen kararların ise onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davalı şirketin kurucu ortaklarından olan davacı ... bir kısım davalıların babası ... ...'in 1997 yılında vefat ettiğini, miras yolu ile intikal yapılmadan yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'in murise ait %30 hisseyi kendi üzerine kaydettirdiğini, yine bir kısım tarafların annesi olan ... ...'in şirket ortağı olmasına ve şirketteki %5 hissesini kimseye devretmemesine rağmen payının anılan davalı tarafından kendi uhdesine alınarak annesinin ortaklıktan çıkarıldığını, davalı şirketin 11.08.2006 tarihli genel kurul toplantısının usulüne uygun yapılmadığını, toplantıya davete ilişkin belgedeki imza ile toplantı tutanağındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, 22.09.2006 tarihli yönetim kurulu toplantısına müvekkilinin katılımının engellemek amacı ile sahte imzalı mazeret dilekçesi sunumunun sağlandığını, bu tarihe kadar müvekkilinin şirketi temsile yetkili olmasına rağmen, bu toplantıda alınan kararla yetkisinin kaldırıldığını, usulüne uygun pay devri yapılmadan davalılar C.E. ... ... ile ...'ın şirkete önce ortak daha sonrada yönetim kurulu üyesi yapıldıklarını, yönetim kurulu başkanı ...'in müvekkilinin ve diğer pay sahiplerinin haklarını ihlal ettiğini, bazı ortakların pay oranlarını azalttığını, yerine başka ortaklar aldığını, bazı ortakların pay senetlerinin iptal edildiğini, müvekkilinin ... olmayan kızının payından bir kısmını yönetim kuruluna soktuğu kişiye devrettiğini, müvekkilini şirketi temsilde etkisiz hale getirildiğini, diğer davalılarında kanuna, anasözleşmeye ve iyi niyet kaidelerine aykırı alınan bu kararlara iştirak ettiklerini, davalı ... Taşcı'nın denetçilik görevini yapmadığını, yapılacak yargılama neticesinde; fazlaya ilişkin dava haklarının saklı kalması ... ile batıl muamelerin butlanının tesbitini, müvekkilinin babasından miras kalan şirket payının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile şirket kayıtlarının buna göre düzeltilmesine, anneleri ... ...'e ait olan payın kendisine ait olduğunun tespiti ile şirket kayıtlarının buna göre düzeltilmesine, davalı şirketin 11.08.2006 tarihinde yaptığı genel kurulun 22.09.2006 tarihli yönetim kurulu toplantısı ile burada alınan kararların geçersizliğinin tespiti ile iptaline, davalı şirketin ... pay durumlarının belirlenerek tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen 2008/44 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 11.08.2006 tarihli genel kurulunda ve 22.09.2006 tarihli yönetim kurulu toplantısında, müvekkilinin imzası taklit edilmek sureti ile müşterek imza selahiyetinin elinden alındığını, 03.12.2007 tarihli genel kurulda yönetim kurulu dışında bırakıldığını, yönetim kurulu başkanı ...'in, şirket çalışanlarına ... paylar vererek şirketi ... başına idare etmeye başladığını, davalı şirketin 03.12.2007 ve 17.01.2008 tarihli genel kurulunda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kaidelerine aykırı olduğunu, son iki yılda şirketin kötü yönetildiğini, bilançonun ... durumu açık ve ayrıntılı bir şekilde göstermediğini, mali tabloları düzenleme, sunma ilke ve esaslarına uygun olmayıp yeterli açıklamaların bulunmadığını, soyut bir şekilde ibra edilmenin sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, genel kurulda eşitlik ilkesine uyulmadığını, kâr payı dağıtılmayarak objektif iyi niyete aykırı hareket edildiğini, bu sebeblerle 03.12.2007 ve 17.01.2008 tarihli genel kurulun ve bu genel kurulda alınan tüm kararların iptalini talep ettiklerini, davalı ... ve yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin eylemleri ile müvekkilinin malvarlığında doğrudan doğruya azalmaya sebebiyet verdiklerini, ayrıca şirketi de zarara uğrattıklarını, detayı dava dilekçesinde açıklanan eylemlerden dolayı şimdilik 100.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
3.Birleşen 2010/40 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2007/2008 yıllarına ilişkin olmak üzere 09.11.2009 tarihinde yaptığı genel kurul toplantısında alınan kararların şirketin kötü yönetimi, faaliyet raporu, denetçi raporu, gelir tablosu mali tabloları düzenleme, sunma ilke ve esaslarına uygun olmama ve yeterli açıklama yapılmaması, daima kâr eden şirketin kâr payı dağıtmaması, yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğratmalarına rağmen yeniden seçilmesinden dolayı kanuna, anasözleşmeye ve iyi niyet kaidelerine aykırı olduğunu, anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptaline hükmedilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
4.Birleşen 2010/225 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 23.06.2010 tarihli genel kurul toplantısına müvekkilinin usulü dairesinde çağrılmadığını, bu suretlede davacının nizalı genel kurul toplantısına katılımının engellendiğini, davalı şirketin kötü yönetildiğini, bilançonun ... durumu açık ve ayrıntılı bir şekilde göstermediğini, faaliyet raporu, denetçi raporu, gelir tablosu mali tabloları düzenleme ve sunma ilke ve esaslarına uygun olmama ve yeterli açıklama yapılmaması, daima kâr eden şirketin kâr payı dağıtmaması, yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğratmalarına rağmen yeniden seçilmesinden dolayı kanuna, anasözleşmeye ve iyi niyet kaidelerine aykın olduğunu, anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptaline hükmedilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen 2011/241 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 01.07.1982 tarihinden sonra yaptığı sermaye artırımları ile pay devir ve temlikleri neticesinde oluşan hisse durumunun gerçeği yansıtmadığını, mevcut hisse durumunun butlana tabi olduğunu, murisler ... ... ile ... ...'in pay devirlerinin aslının olmadığını, genel kurulda yönetim kurulunun ibra edilmediğini, bilanço ve şirket kayıtlarının gerçeğe aykırı düzenlendiğini, kâr dağıtmama kararının doğru olmadığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'in, şirket kaynaklarını kurduğu başka bir şirkete aktardığını, müvekkiline gönderilen genel kurul davet yazısında ana sözleşme tadil tasarının bulunmadığını, yapılacak inceleme neticesinde, 04.08.2011 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların geçersiz sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
5.Birleşen 2013/236 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 01.07.1982 tarihinden sonra yaptığı sermaye artırımları ile pay devir ve temlikleri neticesinde oluşan hisse durumunun gerçeği yansıtmadığını, mevcut hisse durumunun butlana tabi olduğunu, murisler ... ... ile ... ...'in pay devirlerinin aslının olmadığını, genel kurulda yönetim kurulunun ibra edilmediğini, bilanço ve şirket kayıtlarının gerçeğe aykırı düzenlendiğini, kâr dağıtmama kararının doğru olmadığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında yapılan şikayet neticesinde Sincan l.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/75 esasında dava açıldığını, davalı şirketin 13.03.2013 tarihli genel kurulunda alınan kararların geçersiz sayılmasını ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
6.Birleşen 2014/360 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 01.07.1982 tarihinden sonra yaptığı sermaye artırımları ile pay devir ve temlikleri neticesinde oluşan hisse durumunun gerçeği yansıtmadığını, murisler ... ... ile ... ...'in pay devirlerinin aslının olmadığını, genel kurulda yönetim kurulunun ibra edilmediğini, bilanço ve şirket kayıtlarının gerçeğe aykırı düzenlendiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında yapılan şikayet neticesinde Sincan l.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/75 esasında dava açıldığını, davalı şirketin 21.04.2014 tarihli genel kurulunda alınan kararların geçersiz sayılmasını ve iptaline karar verilmesini istemiştir.
6.Birleşen 2014/402 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 01.07.1982 tarihinden sonra yaptığı sermaye artırımları ile pay devir ve temlikleri neticesinde oluşan hisse durumunun gerçeği yansıtmadığını, murisler ... ... ile ... ...'in pay devirlerinin aslının olmadığını, genel kurulda yönetim kurulunun ibra edilmediğini, bilanço ve şirket kayıtlarının gerçeğe aykırı düzenlendiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında yapılan şikayet neticesinde Sincan l.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/75 esasında dava açıldığını, davalı şirketin 30.03.2015 tarihli genel kurulunda alınan kararların geçersiz sayılmasını ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
7.Birleşen 2015/528 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 05.12.2014 tarihinde genel kurulunda sermaye artırım kararı aldığını, daha önceden geçmiş yıllar kârını sermayeye ilave ederek şirketin sermayesini 17.500.000,00 TL'den, 28.000.000,00 TL'ye çıkardığını, bu sermaye artırımından 7 ay sonra hiçbir hukuksal gerekçe olmadan yeniden genel kurul yapıldığını, burada şirketin 28.000.000,00 TL olan sermayesinin 90.000.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğini, ayrıca artırılan bu sermayenin 1.616.023,57 TL'sinin geçmiş yıllar kârından karşılanmasını, bakiye 60.383.076,43 TL'lik kesiminin de nakden karşılanmasına karar verildiğini, sermaye artırımını gerektirecek hiç bir neden olmadığını ileri sürerek şirket sermayesinin artırılmasına dair alınan kararın iptaline hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; ... ...'in sağlığında, 09.10.1997 tarihinde şirkete hitaben yazdığı yazı ile hisselerini ..., ..., ... ... ve ... ... ...'e devrettiğini, şirketin 11.10.1997 tarihli yönetim kurulu toplantısında oybirliği ile bu devir işlemi kabul edilerek pay defterine işlendiğini, davacının annesi ... ...'in şirkete yazdığı 25.08.1998 tarihli dilekçe ile şirketteki hisselerinin 90 adedini davalı ...'e devrettiğini bildirdiğini, aralarında davacının da bulunduğu yönetim kurulunun aynı tarihte bu durumu pay defterine işlediklerini, anne ... ...'in şirkete hitaben yazdığı 28.07.2003 tarihli dilekçe ile şirkette olan diğer hisselerini davacının kızları olan ... ... ve ... ...'e devrettiğini, bu durumun da pay defterine işlendiğini, davacının imzasını inkâr ettiği 11.08.2006 tarihli genel kurulda divan başkanı olarak görev yaptığını, bu nedenle davacının imzaya itirazının anlamının bulunmadığını, pay sahibi olmayan ortakların yönetim kumlu üyesi olabileceklerini, ancak göreve başlayabilmeleri için pay sahibi olmaları gerektiğini, bu eksikliğinde giderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen 2008/44 E. sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yazılı iddiaların tamamen gereçek dışı olduğunu, 11.08.2006 tarihli genel kurulda divan başkanının davacı olduğunu, davacının iddialarının soyut olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, davacının iddialarının aksine son iki yılda şirketin büyümesini devam ettirdiğini, faaliyet raporu, murakıp raporu ve mali tabloların gerektiği gibi yapılmadığı savunmasının gerçeği yansıtmadığını, şirketin bağımsız mali müşavir tarafından denetlendiğini ve bir örneğinin Maliye Bakanlığı birimlerine gönderildiğini, ibra edilme hususunda kanuna aykırılık bulunmadığını, genel kurullarda alınan kararların yasa ve anasözleşmeye uygun olduğunu, kâr dağıtmama yetkisinin genel kurula ait olduğunu, davacının da son aylara kadar yönetim kurulunda görev yaptığını, kendisininde genel kurulda kâr dağıtmama yönünde oy kullandığını, şirketin kâr dağıtmayarak sermaye artırımına gitmesinin objektif iyi niyet kaidelerine aykırılık olmadığını, davacının bahsettiği gibi ortada yürürlükte olan bir protokolün bulunmadığını savunarak dava şartları oluşmadığından davanın usulden reddine, bu olmadığında ise davacının tüm iddiaları yersiz olduğundan açtığı davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Birleşen 2010/40 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
4.Birleşen 2010/225 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; toplantının tebliğinde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Birleşen 2011/241 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
6.Birleşen 2013/236 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
7.Birleşen 2014/360 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
8.Birleşen 2014/402 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
9.Birleşen 2015/528 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ana davada ... ...'in 1997 yılında vefatından önce şirketteki hisseleri anılan mirascılarına devrettiği, vefatı anında uhdesinde hisse bulunmadığı, anılan devirlerin ... ... bilgisi dışında, davalı ... tarafından, hileli işlemlerle yapıldığı iddiasının doğru olmadığı gibi yukarıdaki açıklamalar karşısında, anılan iddianın ileri sürülmesinin de, iyi niyet kaidelerine de aykırı olduğu kanaatine varıldığı, ... ...'in payının usulsüz işlemlerle davalı ... üzerine devredildiği ve bu suretle ortak olmaktan çıkarıldığı iddiasının değerlendirilmesinde; ... ...'in şirkete yazdığı 25.08.1998 tarihli dilekçe ile 90 payını ...'e, 28.07.2003 tarihinde yazdığı dilekçe ile de kalan paylarını davacının kızı ... ... ile davalının kızı ... ...'e devrettiği, işbu davanın 23.10.2007 tarihinde açıldığı, ... ...'in ise 16.03.2009 tarihinde vefat ettiği, bu durumda hisse sahibinin dava tarihinde hayatta olması nedeniyle anılan iddia yönünden davacının dava açma hakkı olmadığı, talebin bu nedenle iş bu dosyada reddedilmesi gerektiği, birleşen diğer dosyalarda da bu hususun niza konusu edilen genel kurul kararlarının iptali sebebi sayılması, şirketin ... hisse durumunun ortaya konmasının da istenmesi karşısında, işbu dosya yönünden dava açma hakkının bulunmaması hususu göz ardı edilerek iddia değerlendirildiği, pay devrinin 25.08.1998 tarihinde yapıldığı, pay devrine ilişkin yönetim kurulu kararında bizzat davacınında imzasının bulunduğu, şayet sahte bir işlem yapılmış ise bundan davacınında sorumlu olduğu, ayrıca anılan belgeye geçerlilik kazandıran işlemin davacınında imzasının da olduğu yönetim kurulu kararı olduğu, hisse devrinin yapıldığı bildirilen 25.08.1998 tarihinden sonra davacının ihtilafa düştüğü 2007 yılına kadar yılda bir kez olmak üzere en az 8 adet olağan genel kurul toplantısına katıldığı, bu tarihe kadar şirketin yönetim kurulu üyeliğini yaptığı, davalılarla aynı aileden olmasıda nazara alındığında bu iddianın ileri sürülmesinin iyi niyet ve dürüstlük kaidelerine aykırı olduğu, bu durumda, davacının, ... ...'in usulsüz işlemle davalı şirket ortaklığından çıkarıldığı iddiası kabul edilmemiş ve buna yönelik talebide rededildiği, davacı ile davalı ...'in babaları ... ... ile anneleri ... ...'in şirketteki hisselerinin usulsüz işlemlerle davalı ...'e devredildiği iddiasının kabul edilmemesi neticesinde, davalı şirketin ortaklarının hisse (pay) durumlarının değerlendirilmesinde; davalı şirketin kuruluşundaki hisse durumlarının, dava tarihindeki hisse durumlarının bilirkişi raporlarında belirlendiği, anne ve babanın hisselerini sağlığında mirasçılara devrettiği, devir işlemlerinde bir usulsüzlük tespit edilemediği, bu durumda dava tarihinde ve halen şirket hissesinin, şirket pay defterinde ve Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında yazılı olduğu gibi olduğu, düzeltilecek bir kayıt olmadığından, ... pay durumunun belirlenmesine yönelik talebinde yerinde olmadığı kanaati ile buna yönelik olarak açılan davada reddedildiği, birlesen 2008/44 E. sayılı dosyadaki taleplerinin değerlendirilmesinde; davalı şirketin 03.12.2007 ve 17.01.2008 tarihli genel kurullarda alınan kararların iptali isteminin değerlendirilmesinde; genel kurul kararlarının iptali istemli davanın süresinde açıldığı, davacının iptalini istediği bir kısım kararlar yönünden red oyunu kullanarak muhalefetini tutanağa işlettiği, kararların yasal çoğunlukla alındığı, her iki genel kurulunda birbiri ile bağlantılı olduğu, ana dosyada şirket ortaklarının pay durumuna ilişkin değerlendirmelerin burada da geçerli olduğu, toplantının yapıldığı tarihte pay defterinde ve hazirun cetvelinde yazılı olan hisse durumlarının gerçeği yansıttığı, hisse durumlarına bağlantılı olarak alınan kararların iptali isteminin yerinde olmadığı, davalı şirketin 17.01.2008 tarihli genel kurulunda, gündemin 4. maddesinin görüşülmesi neticesinde bilançonun kabulüne ve şirketin kâr payı dağıtmamasına karar alındığı, dosyaya giren bilirkişi raporları ile de belirlendiği üzere, 17.01.2008 tarihli genel kurulda görüşülen bilançonun dayanağı olan şirket muhasebe ve kayıtları kanunun aradığı unsurları içerir şekilde tutulmadığı, buna bağlı olarak hazırlanan bilançonun da gerçeği yansıtmadığı belirlendiği, bu durumda gündemin 4. maddesinin görüşülmesi neticesinde anılan bilançonun görüşülerek kabulüne dair kararın iptaline hükmetmek gerektiği, öte yandan, anılan genel kurulda davacı şirketin sebep göstermeden kâr dağıtmama kararı aldığı, şirketin, söz konusu döneme ilişkin olarak incelenen mali yapısıda bu kararı doğrulamadığı, kâr dağıtmama kararı alınırken de herhangi bir neden gösterilmediği, bu durumun sermaye şirketlerinin ortaklarının, ortaklıktan beklentisi ile tezat teşkil ettiği, anılan gerekçeye istinaden, nizalı genel kurulda, gerekçesiz olarak kâr payı dağıtılmaması yolunda alınan kararında iptali gerektiği, diğer kararların iptaline yönelik olarak gösterilen nedenlerin gerçekleştiği yolunda sunulan delillerin, iddiayı ispatlayamadığı gibi yapılan inceleme neticesinde, yasa, ana sözleşme iyi niyet kaidelerine aykırılıklarda belirlenemediğinden, bunların iptali isteminin reddi gerektiği, davalı şirketin yönetici ve denetçileri olan diğer davalıların davacıyı doğrudan veya dolaylı zarara uğrattıkları ididasının değerlendirilmesinde; davacının, davalı olan ... kişilerin, şirketin yönetici ve denetçisi olarak görev yaptıklarını, eylemleri ile kendisini ve şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürdüğü, bu zararlarının, kusurları nedeniyle zararına sebebiyet verenlerden (davalılardan) tahsilini istediği, davacının bir kısım zararlarının 2008/97 E. 2013/109 K. sayılı dosyasında hüküm altına alındığı, bunun haricinde oluşan zararlarında tazmini istendiği, dava dilekçesinde ve sonrasında verilen mehillere rağmen davacının kendisinin ve şirketin ne şekilde zarara uğratıldığını açıklayıp bu durumun delillerini dosyaya sunmadığı, dosya kapsamında sunulan deliller ile şirket kayıtlarının bilirkişi kurulu tarafından incelendiği ve hükme bağlanan dosyadaki zarar kalemleri hariç davacının ve şirketin bir zararının olmadığı, başka bir deyişle davacının belirlenen bir zararının olmadığı, bu durumda davacının tazminat istemlerinin reddi gerektiği, birleşen 2010/40 E., 2010/225 E., 2011/241 E., 2013/236 E., 2014/360 E., 2015/402 E. dosyalardaki taleplerinin değerlendirilmesinde; ortak nedenler gösterilerek alınan kararların iptaline hükmedilmesi talep edildiği, buna göre davacının, davalı şirketin hazirun cetvelinde yazan pay durumlarının gerçeği yansıtmadığından bu durumun düzeltilmesi için 2009/65 esasında dava açtıklarını, genel kurula sunulan bilançonun gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin kötü yönetildiğini, daima kâr eden ortaklığın kâr payı dağıtmayarak yasaya aykırı hareket ettiğini, eşitlik ve objektif iyi niyet ilkelerine aykırı hareket edildiğini, davalı ... ve ... hakkında Sincan l.Ağır Ceza Mahkemesinde ... evrakta sahtecilik ve şirket dolandırıcılığı suçundan dava açıldığını, bu nedenlerle genel kurullarda alınan kararların yasa ana sözleşme ve iyi niyet kaidelerine aykırı olduğundan iptallerine karar verilmesinin istenildiği, birleşen 2011/241 E. sayılı dosyasının konusu olan 04.08.2011 tarihli genel kurulda alınan 8 no.lu kararın görüşülmesi hususunun gündemde yer almadığı, ayrıca sonradan olsa bile gündeme bu surette bir hususun görüşüleceği ilave edilmediği, burada ana sözleşmenin tadil tasarısının görüşüldüğü, bu madde ile ilgili olarak davacının olumsuz oy kullanıp muhalefet şerhinide tutanağa işlettiği, gündemde olmamasına rağmen, toplantı tutanağının 8. maddesi ile şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesi yönünde karar alındığı, yasa ve ana sözleşmeye aykırı olarak alınan bu kararın iptaline hükmedildiği, ana dosyayada yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, şirketin son pay defterinde ve hazirun cetvelinde yazılı durumun gerçeği yansıttığı belirlendiğinden, davacının buna yönelik iptal istemleri kabul edilmediği, davalı şirketin 04.08.2011 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu ibra edilmediği, buna ilişkin olarak 7. maddede karar alındığı, davacının bu kararında iptalini istediği, yönetim kurulunun ibra edilmemiş olmasının alman kararın iptalini gerektirmeyeceği, bu nedenle anılan kararın iptali isteminin reddedildiği, davacı, yönetim kurulunun geçersiz olduğunu ileri sürmüşsede, incelenen genel kurul tutanaklarından ve yönetim kurulu karar defteri kapsamından, bu yönde bir veriye ulaşılamadığı, yönetim kurulunun oluşumunun yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğu, öte yandan, davalı şirket yönetici ve denetçisinin Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıyor olmasınında ... başına yönetim kurulunun geçersiz olduğu sonucunu doğurmayacağı, kaldı ki, yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, anılan dosyaların dava dilekçesindeki diğer iddialar yönünden, alınan kararların butlana tabi olduğu veya iptal yaptırımına tabi olduğu yolunda dosya kapsamına delil sunulmadığı, bilirkişi marifeti ile yapılan incelemede, kararların iptal edilmesini gerektirecek bir veriye ulaşılamadığının belirlendiği, neticede bu genel kurullarda alınan kararların (04.08.2011 tarihli genel kurulda alınan 8 no.lu karar hariç) yasa anasözleşme ve iyi niyet kaidelerine aykırılıkları bulunduğununda ispatlanamadığından, açılan davaların reddi gerektiği, birleşen 2015/528 E. dosyadaki taleplerinin değerlendirilmesinde; davalı şirketin 12.08.2015 tarihli genel kurulunda aldığı sermaye artırım kararının iptali istendiği, gündemin 2. maddesinin görüşülmesi neticesinde, ana sözleşmenin, şirketin sermayesi başlıklı 7. maddesi (tadil edilmiş) değiştirildiği, buna göre şirket sermayesinin 28.000.000,00 TL'den 90.000.000,00 TL'ye çıkartılmasına ilişkin tadil tasarısı kabul edildiği, davacının işbu kararın iptalini dava edebileceğinin ve davanın süresinde açıldığının kabulü ile davacının önceden yaptığı sermaye artırımlarında iç kaynakların kullanıldığı, bu suretlede şirkete nakit girişinin sağlanmadığı, sermaye artırımına şirketin ihtiyacının bulunduğu gerekçesiyle, bu kararın iptali için açılan davanın da reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 29.12.2022 tarih, 2022/5225 E. ve 2022/9637 K. sayılı kararıyla, birleşen davalar Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/40 E., 2010/225 E., 2011/241 E., 2013/636 E., 2014/360 E., 2015/402 E. ve 2015/528 E. sayılarına yönelik davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davalardaki kararın onanmasına, asıl ve birleşen 2008/44 E. sayılı davaya yönelik davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, asıl davada 22.09.2006 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararların yoklukla malûl olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl davada verilen hükmün bozulmasına, birleşen 2008/44 E. sayılı dosyada ise, Mahkemece kâr dağıtmama kararının iptaline karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; bozma ilamında müvekkili lehine bozma yapılan kısmın sonuç kısmına yanlış yazıldığını, asıl davada genel kurul kararı yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini, birleşen davaların reddi kararının onanmasının hatalı olduğunu, ortağın şirketten beklentisinin kâr olduğunu, kâr dağıtmama kararının iptali gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının aleyhe kısımlarının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, muhtelif tarihli yönetim kurullarında ve genel kurullarda alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
2.Davacı vekilinin Dairemizin 29.12.2022 tarih, 2022/5225 E. ve 2022/9637 K. sayılı ilamının sonuç kısmına ilişkin olarak ileri sürdüğü sebepler, maddi hataya ilişkin olup Dairemiz ilamının ''SONUÇ'' bölümünde yer ... ''(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen 208/44 E. sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, '' kısmının ''(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA'' şeklinde düzeltilmesine; yine aynı kısımda yer ...'' takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmaya katılan davalılara ödenmesine'' ibaresinin kaldırılarak yerine ''takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine'' yazılmasına ve maddi hatanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
-
Dairemizin 29.12.2022 tarih, 2022/5225 E. ve 2022/9637 K. sayılı ilamının ''SONUÇ'' bölümünde yer ... yer ... ''(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen 208/44 E. sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davada verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, '' kısmının '' ''(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ' şeklinde düzeltilmesine; yine aynı kısımda yer ... '' takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmaya katılan davalılara ödenmesine'' ibaresinin kaldırılarak yerine ''takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine'' yazılmasına ve maddi hatanın bu şekilde giderilmesine,
Aşağıda yazılı 516,40 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09