Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4493
2024/1120
15 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1063 Esas, 2022/818 Karar
DAVACI KARŞI DAVALI: ... vekili Avukat ...
DAVALI KARŞI DAVACI: ... vekili Avukat ... ... ...
DAVA TARİHİ: 20.02.2017 21.03.2017
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/30 E., 2018/123 K.
Taraflar arasındaki asıl marka hükümsüzlüğü, karşı markaya tecavüzün tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin İngiltere menşeili bir şirket olduğunu, uçak kiralama sektöründe dünya lideri olduğunu, müvekkili markalarından birinin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan AIR PARTNER ibaresi olduğunu, markanın 2011 yılından beri farklı ülkelerde tescilli olarak koruma altında olduğunu, müvekkilinin 2010 yılından beri Türkiye'de faaliyette bulunduğunu, davalı markasından 04.10.2016 tarihinde haberdar olduğunu, dava konusu AIR PARTNER markasının müvekkilinin ... hak sahibi olduğu AIR PARTNER markası ile birebir aynı olması,davalı markasının müvekkilinin tescilli ticaret unvanı ile aynı ve benzer olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü ve 25 ... maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, Paris sözleşmesinin 8 ... maddesi uyarınca müvekkili ticaret unvanının koruma altında olduğunu, davalının markasını kötü niyetle tescil ettirmesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 25 ve 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği iddia ederek davalıya ait 2016 15031 sayılı AIR PARTNER marka tescilinin hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu ibare üzerinde ... hak sahibi olduğunu iddiasının sundukları belgelerin Türkiye'de gerçekleşmiş bir kullanımı ispatlamadığından yersiz olduğunu, iddiasına dayanak yaptığı ticaret unvanının dava dışı üçüncü bir firmaya ait olduğunu, söz konusu ticaret unvanın AIR PHARTNER şeklinde olduğunu, kendi markalarının ise AİR PARTNER olduğunu, ibarelerin birbirine benzemediğini, müvekkilinin marka tescilinde kötü niyetli davranmadığını belirterek davanın reddini istemiş ve karşı dava olarak davalı tarafın kullanımlarını ispatlamak amacıyla sunduğu delillerin kendi markalarına tecavüzü ispatlar deliller olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un l49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre tecavüzün tespiti, aynı maddenin (b) bendine göre tecavüzün önlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı Air Partner Havacılık ve Taşımacılık Ltd. Şti. firması tarafından gerçekleştirilen kullanımlar değerlendirildiğinde, AIR PARTNER ibaresinin "..., ... ve ... taşımacılığı hizmetleri ve ..., ... ve ... taşıtlarının kiralanması hizmetleri" bakımından ciddi ve yoğun şekilde kullanıldığı, bu kullanımlar dolayısıyla söz konusu hizmetler bakımından AIR PARTNER ibaresi üzerinde hak sahibi olduğu, Air Partner Havacılık ve Taşımacılık Ltd.Şti.'nin faaliyet konuları arasında "..., ... ve ... taşımacı lığı hizmetleri ve ..., ... ve ... taşıtlarının kiralanması hizmetleri" de bulunduğu, aynı hizmetler bakımından ticaret unvanı ve marka olarak farklı haklar olarak tescil söz konusu olsa da, bu haklar kapsamında aynı ibarelerin kullanılmasının özellikle hizmet sektörü olması sebebiyle, karışıklığa sebep olabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası ve 25 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı markasının tescilli olduğu söz konusu hizmetler bakımından daha eski tarihli ticaret unvanından kaynaklı hakka dayalı olarak hükümsüzlüğü talep edilebileceği, Paris Sözleşmesinin 8 ... maddesi uyarınca, davacı firmanın iştigal konusu dikkate alındığında, davalı markasının tescil edildiği "..., ... ve ... taşımacılığı hizmetleri ve ..., ... ve ... taşıtlarının kiralanması hizmetleri" bakımından karışıklığa sebep olduğu ve davalı markasının hükümsüzlüğünü talep edebileceği, markanın hükümsüz kılınması ile markadan ... hakların hiç doğmamış hale gelmesi sebebiyle karşı davadaki marka hakkına tecavüze ilişkin karşı davacı taleplerinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı karşı davalı şirket SMK'nın 6/3 maddesine dayalı ... hak sahipliğini iddia ederken ortaya, ancak ve sadece, dava dışı üçüncü bir tüzel kişiliğe ait belgeler sunabildiğini, mahalli mahkemenin de bu belgelere dayalı olarak asıl davayı kabul ettiğini, davacının ... hak sahipliği iddialarında bulunamayacağını, bilirkişilerce bu kullanımların farklı bir tüzel kişiliği bulunan davacı tarafa hak sağlamayacağı, davacı ve söz konusu firma arasında bir temsil ilişkisinin de bulunmadığı, bu sebeplerle bahsedilen kullanımların davacı adına ve hesabına gerçekleştirildiği hususunun ispatlanamadığının belirtildiğini, davacı şirketin kendi adına gerçekleştirdiği kullanımların ise, birçoğunda tarih bulunmaması ve nitelik olarak söz konusu hizmetler bakımından marka hakkı oluşturacak nitelikte bulunmaması sebebiyle davacıya marka hakkı sağlamayacağının belirtildiğini, davacının ... hak sahipliğine ilişkin talepte bulunamayacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, tescilli marka sahiplerinin dahi, kanunun tanıdığı Marka hakkı korumasından yararlanabilmesi için şart koştuğu “ciddi anlamda kullanım” zorunluluğunun mevcudiyetine rağmen, huzurdaki davada, mahalli mahkemenin davacının Türkiye'de bir kere dahi kullandığını kanıtlayamadığı ticaret ünvanına dayalı olarak tescilli bir markayı hükümsüz kılmaya kalkışmasının hukuka aykırı olduğunu,davacı tarafın kötüniyet iddiaları ile ilgili olarak dava dosyasına hiçbir delil sunamadığını, dava dışı şirketin ... hak sahipliği kabul edilse dahi, esas davada haksız çıkmış olan davacı karşı davalının dava dosyasındaki dilekçelerindeki açık ikrarları ve beyanlarının, karşı davalının karşı davacı müvekkilin tescilli markasından ... haklarına karşı tecavüz etme niyeti sayılacağından, karşı davalının bu fiilinin. tespiti ve önlenmesi, yani karşı davanın kabulünün şart olacağını belirterek bu sebeplerle kararın kaldırılmasına, asıl davanın bütünüyle reddine ve karşı davanın bütünüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada marka hükümsüzlüğü, karşı davada markaya tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 25 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09