Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4825

Karar No

2024/1100

Karar Tarihi

14 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/242 Esas, 2022/1165 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/62 E., 2020/354 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun başvurunun esastan karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına kayıtlı Malatya ili ... İlçesi ... köyü 145 ada 24 ve 25 sayılı arsa vasfındaki taşınmazlar üzerine dava dışı Ay Gök Yapı İnş. Mim. Müh. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti.'nin borcunu teminat amacıyla Yapı Kredi Bankası A.Ş. lehine 160.000,00 TL bedelle ipotek tesis ettiğini, dava dışı şirketin davalı bankadan kullanmış olduğu kredinin teminatı olarak taşınmazlar üzerine ipotek tesis edilmiş olup dava dışı şirketin krediden kaynaklanan tüm borcunu ödediğini, taşınmazların teminat vasfını yitirdiğini, dava dışı şirketin davalı bankaya borcu bulunmadığını, davacı tarafca ipoteğe konu borcun ödendiğini, bu sebeple ipoteğin kaldırılması için davalı bankaya başvuruda bulunulduğunu, davalı banka tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, davalının ipoteği fek etmekten kaçındığını, ipoteğe konu borcun ödenmiş olması nedeniyle ipoteğin kaldırılması amacıyla dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı ... adına kayıtlı bulunan Malatya ili Battalgazi İlçesi Bahçebaşı köyü 145 ada 24 ve 25 sayılı taşınmazlar üzerinde davacı ... tarafından Yapı Kredi Bankası A.Ş. lehine konulan 160.000,00 TL bedelli ipoteğin fekkini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı olan arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafça dava dışı Ay Gök Yapı İnşaat Mimarlık Mühendislik Gıda Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait esnek ödemeli kredi borcu sonlandıktan sonra müvekkil bankanın Malatya Çevreyolu Şubesine müracaatla ipoteğin kaldırılması için gereken işlemlerin sorulduğunu, banka yetkililerince de kendisine, ipotek fek ücreti ile tapudan ipotek kaldırılması işlemi için gereken harç tutarını yatırması gerektiği ifade edildiğini, davacı tarafın borcunun kalmadığına dair yazı verilmesinin kendisi için yeterli olacağını beyanla yazıyı da alarak konuya vakıf olduktan sonra şubeden ayrıldığını, akabinde iş bu davayı açtığını, davacı taraf ile banka arasında Ticari Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davacıya sözleşme için geri ödeme planı tahakkuk ettirilerek bir sureti verildiğini, taraflar arasında imzalanan dava konusu olan krediye ait sözleşmede masraf adı altında müşteriden alınacak rakamlara ve işbu masrafların vergilerine dair de açık hüküm olduğunu, dava konu ücret ve masrafların banka tarafından istenmesinde hukuka aykırı herhangi bir yön bulunmadığını, tarafların serbest iradeleri ile imza ettikleri sözleşme hükümleri ile her zaman bağlı olduklarını, davacı tarafından ipoteğin fek edilmesi konusunda müvekkili bankaya herhangi bir bildirim ve ihtar yapılmadığını, davacı tarafın bankalarına ipoteğin fekki konusunda herhangi bir başvurusu olmadığını, ipoteğin kaldırılması işleminin kurucu değil bildirici bir işlem olup ipoteğe konu borç ödendiğinden ipoteğin ortadan kalktığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Ay Gök Yapı ile davalı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin 9 uncu sayfasında ipotek masrafları ile ilgili sözleşmenin eki niteliğinde olan cetveli düzenlediklerinin kararlaştırıldığı, eki olan cetvelde ise ipotek ücretinin davalı müşteri tarafından ödeneceğinin düzenlendiği, ipotek kaldırılması için gereken masrafın dava dışı kredi müşterisi tarafından ödenmemesi sebebiyle ipoteğin kaldırılmadığı, bu haliyle davalının kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme tarafından verilen kararın yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur hesabı yaparak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin taraflarına yüklendiğini, kusur hesabı yaparken yerel mahkemenin davalı banka ile dava dışı kredi borçlusu arasındaki sözleşmeyi usulsüz bir şekilde dayanak yaptığını, dava konusu ipotek nedeniyle herhangi bir borç bulunmadığını, mahkemenin dayanak aldığı sözleşmenin; 03.12.2020 tarihinde yani karar verildikten sonra davalı banka tarafından sunulduğunu ve muvafakatleri olmamasına rağmen yerel mahkemece süresinden sonra sunulan sözleşmenin dayanak alınmasının hukuken olanaklı olmadığını, ipotek akit tablosunda belirtilen miktar üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilebilmesi için; ilk celseye kadar davalının davayı kabul etmesi ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi şartlarının birlikte gerçekleşmesinin gerektiğini, ipotek fek ücreti talebinin dahi haksız ve usulsüz olduğunu, genel işlem şartı olarak tabloda belirtilen bir bedelin bahane gösterilerek verilen hükmün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava harcının tamamının taraflarından tahsiline hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere davanın kabulü halinde haklılık durumuna bakılmaksızın yargılama giderleri ile harcın davalı üzerinde bırakılması gerektiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.

  1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava şartlarının yerine getirilmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın, ticari krediden kaynaklı ticari uyuşmazlık için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5/A maddesi gereğince yasal olarak arabuluculuğa başvurmadan dava açtığını, müvekkili bankanın kusuru olmamasına rağmen davanın kabul edilmesinin ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede; borcun ödenmesi durumunda ipoteğin fek edilmesi için gerekli şartların belirlendiğini, ilgili sözleşme ve eki cetvele göre ipoteğin fek edilmesi için gerekli harcın ödenmesi gerektiğini, davacının ise sözleşme ve kanuna aykırı hareket ederek harç masrafını yatırmadan davayı ikame ettiğini, yargılama aşamasında ise harç bedelini mahkeme veznesine yatırdığını, davacının harç masraflarını yatırdıktan sonra ipoteğin fek edildiğini, davacıdan talep edilen harcın sözleşmeye uygun olduğunu, mahkeme tarafından harç bedelinin sorulduğunu ve davacının mahkeme veznesine harç bedelini yatırdıktan sonra ipoteğin fek edildiğini, davacı tarafından ipoteğin fek edilmesi konusunda müvekkili bankaya herhangi bir bildirim, ihtarın da yapılmadığını, ipoteğin kaldırılması işleminin kurucu değil, bildirici bir işlem olup, ipoteğe konu borç ödenmiş olması nedeniyle ipoteğin ortadan kalktığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

  1. Her iki taraf vekillerinin ücreti vekalete ilişkin istinaf talepleri değerlendirildiğinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereği mahkeme kararında her ne kadar davanın kabulü ile birlikte, ipoteğin fekkine karar verilmiş ise de; ipotek fekki harcının yatırılması yükümlülüğü dava dışı borçlu şirket ve davalı bankanın kendi aralarında düzenlemiş olduğu sözleşme hükümleri gereğince, her iki tarafında tacir sıfatına sahip olduğu ve sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu göz önünde bulundurulduğunda harcın yatırılması yükümlülüğü dava dışı kredi borçlusu şirkete ait olduğu, ancak yargılama devam ederken bu harcın davacı tarafından yatırılmış olması birlikte değerlendirildiğinde; davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı taraf lehine ücreti vekalete hükmedilmemesi dosya kapsamına uygun olduğu, 6100 sayılı Kanunu'nun 312 nci maddesi hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı lehine de ücreti vekalete hükmedileceği sonucunu doğurmayacağı, her iki taraf vekillerinin ücreti vekaletle ilgili istinaf taleplerinin esastan reddine,

  2. Davalı tarafça, zorunlu arabuluculuğa tabi dava olduğu ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yönündeki talebin ise, bilindiği üzere 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiş olup anılan maddeye göre; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır....” denildiği, söz konusu maddede belirtildiği üzere ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını yasa dava şartı haline getirildiğinden davalı tarafın husustaki istinaf başvurusunun reddine kararı verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Taraf vekilleri temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ila 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 883 üncü maddesi.

  4. Değerlendirme

  5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalının vekâlet ücretine dair temyiz itirazına gelince, dava tarihi itibarıyla davacı ya da kredi borçlusu sorumluluğunda olan terkin harcı yatırılmadığı için uyuşmazlık doğmuş olup, bilahare davacı tarafından ipotek terkin harcı depo edilmekle dava kabul ile sonuçlandığından dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek davalı lehine ayrıca vekalet ücreti verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

3.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "Vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalı vekil marifetiyle temsil edildiğinden 3.400,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verimesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,”

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafdüzeltilerekkarartemyizkaldırılmasınaonanmasına”vı.kararımahkemesidereceortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim